Yabancı Diziler kategorisinde ve 24 forumunda, bulunan 24-Genel Bilgi-Genel Yorum konusunu görüntülemektesiniz. Polat Alemdar'a karşı Jack Bauer Amerikalılar "Kurtlar Vadisi"ne tepki gösterdiğinde Türkler "Ama sizinkiler de yapıyor" demişti. Kastedilen "24"tü. Ben diziyi ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Polat Alemdar'a karşı Jack Bauer Amerikalılar "Kurtlar Vadisi"ne tepki gösterdiğinde Türkler "Ama sizinkiler de yapıyor" demişti. Kastedilen "24"tü. Ben diziyi hiç kaçırmayanlardanım. 24, geçen sene yeni bölümlerinde "Türkleri terörist gibi gösterdiği için" Türkiye'de yayından kaldırılmıştı. Hatta bu yüzden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, diziyi ABD'li meslektaşına şikâyet etmişti. Neyse ki CNBC-e buna kulak asmayıp "birkaç tercüme müdahalesiyle" pazar gecesi diziyi yeniden yayına koydu. Peki iki ülkeyi polemiğe sokan iki dizi arasında benzerlik var mı? Bence var. "Kurtlar"ı biliyorsunuz; bilmeyenler için kısaca "24"ten bahsedeyim. Dizi, Amerikan anti-terör biriminin (CTU) teröristlerle yürüttüğü mücadeleyi konu alıyor. Kahramanımız Jack Bauer, daha önceki serüvenlerinde teröristlerin yerleştirdiği nükleer bombalarla, biyolojik silahlarla uğraşmıştı. Bu bölümde de yine "Ortadoğu kökenli" bir terör örgütünün rehin aldığı ABD Savunma Bakanı ile kızını kurtarmaya çalışıyor. Benzerlik şurada: Nasıl Kurtlar Vadisi'nin tüm Amerikalıları "sadist" ise, 24'ün tüm Ortadoğuluları da "terörist"... Dizide Bakan'ı kaçıran örgütün lideri Sherek, İstanbul'daki bombalama eylemlerini de düzenlemiş. Sherek'e ABD'de yaşayan Müslüman bir aile yardımcı oluyor. Ailenin oğlu "Behruz", "dünyanın kaderini değiştirecek bir eylem" için örgüte kuryelik yapıyor. Örgüt, Türkiye'deki bir sunucudan gönderdiği virüsle, interneti çökertecek bir saldırıya girişiyor. Saldırıda "bir Ortadoğu dili"nden kodlar kullanılıyor. (Yüksel Aytuğ'un dünkü yazısından öğrendiğimize göre dizinin orijinalinde "bu dilin Arapça, Türkçe ya da İbraniceye benzediği" belirtildiği halde, bizim yayında bu ifade "düzeltilmiş") Elbette Kurtlar'ın karikatür tiplemelerine karşın burada daha derin işlenmiş karakterler ve bir saniyeyi boşa harcamayan müthiş bir olay akışı var. 24, mesajını Kurtlar kadar kaba saba bir tondan değil, daha ince diyaloglarla veriyor. Ama mesaj aynı mesaj... Kaçırılan Bakan'ın barışsever oğluna söylediği gibi: "Amerika tehdit altında... Barış gösterilerinin, kafa karıştıran belgesellerin sırası değil. Güvenliğimiz her şeyin üstünde..." Gelelim kahramanlarımıza... Polat Alemdar'ın nemrutluğuna karşın, Jack Bauer sıcak, duygulu bir adam. Polat gibi "aseksüel" de değil; ilişkileri var; seviyor, hüzünleniyor, acı çekiyor. Ama bunun ötesinde aynılar: İkisi de kontrgerilla eğitimi almış. İkisi de gözü pek, attığını vuran, iyi dövüşen adamlar... İkisi de otoritenin aczine, yöneticilerinin pasifliğine, güvenlik birimleri arasındaki eşgüdümsüzlüğe öfkelenip inisiyatif alıyor ve tek başına mücadeleye girişiyor. Gereğinde müthiş acımasız olabiliyorlar. Polat, askerin başına çuval geçirilmesine tepkisiz kalanlara kızıp Kuzey Irak'ı basıyordu. Bauer, ABD tehdit altındayken eldeki tek zanlının aciz amirlerce "hukuka uygun" sorgulanmasına kızıyor. Sorgu odasını basıp zanlının bacağına sıkıyor kurşunu, alıyor bilgiyi... Seyirciye şahinliği onaylatıp "Bu bela anca böyle, yargısız infazla defedilir" dedirtiyor. Ciddiye almazsanız, Alemdar'la Bauer'in çekişmesi "Dünyayı Kurtaran Adam" tadında, eğlenceli bir düello... Ama ciddiye alındığını görünce ürperiyor insan... Can Dündar / Milliyet Gerçek mi , Dramatik mi? Başlangıcından beri ‘24’ün en önemli yazarlarından ve yapımcılarından biri olan Michael Loceff,Slate internet dergisinin sorularını cevaplandırıyor. Dizinin dramatik bir çekiciliği var.Öte yandan biz izleyiciler en korktuğumuz şeyleri görmek isteriz.Nasıl dengeliyorsunuz? Her sezon akla yakın senaryolar üzerine kurulu bir hikaye oluyor.Ancak akla yakın derken ,muhtemel demek istemiyorum.24’ü izlerken , gerçek dünyada terörizmle savaş için bir rehber olarak almayın.Bence hikayelerin gerçek hayat tınısı,hikayenin başarısında küçük de olsa bir rol oynuyor, hiç değilse akla yakın göründüğü için bir gerilim duygusu yaratıyor.Yine de bence önemli bir rolü yok.The X Files çok başarılıydı ama Amerikalılar’ın çoğunluğunun,hükümeti uzaylılar ele geçirirse diye bir endişesi yok. Diziyi gerçekçi kılmak için uğraşıyorsunuz mutlaka ama bazen gerçekçilik ile dram ister istemez çatışıyor İnanılırlık,yatırım yaptığımız bir şey.Casusluk ile anti-terörizmkonusunda araştırma yapmış,hükümetle çalışmış yazarlarla anlaştık.Güvenilir danışmanlarımız var.Ama bence dizi son tahlilde gerçeklikten değil,dramdan ibaret.Joel (Surnow) ve Bob (Cochran), dramatik yapımda neye inanıyorlarsa, burada da ona inanıyorlarram, her şeye rağmen, hikayenin gerçek yönünden daha önemlidir.Özellikle Joel , işine geldiği zaman gerçekliği yok saymakta ustadır.Bense, bir diziyi seyredip ‘’Böyle bir şey asla olamaz’’ diyenlerdenim.Ama sonuçta insanlar dizileri gerçekçi oldukları için izlemez, dramatik unsurlara sahip oldukları için izler. Gerçek dünya ile ‘24’ün kesiştiği bir nokta da işkence.‘24’te sorgulamada düzenli olarak işkence kullanılıyor.Hatta bazı eleştirmenler bu yüzden diziye ‘işkence pornosu’ diyor. Buna katılmıyorum.Bu konuyu çok tartıştık.İşkence bizim için sadece işkence olarak ilginç değil.Göstermeye de seyretmeye de meraklı değiliz.Eğer bize fazla gelen yanları olursa hemen vazgeçiyoruz.Bence dizide, anlatımsal işlevi dışında işkencenin gerçek faydası, dramatik çelişki yaratmak: Yalnızca iki kişi arasında değil, tek bir karakterde de.24’teki hangi işkence sahnesine baksanız, birine nahoş ya da iğrenç geldiğini gösteren ayrıntılar bulursunuz.Jack Bauer’ın geçmişte, bilgi almak için insanlara işkence etmeye kalkması ona pahalıya patladı.Başkalarına neler yapabileceğini gördü çünkü.Kendi de yaptığı şeyden dehşet duyuyor ama yapmak zorunda olduğundan emin.İşte size hakiki dramatik çelişki. Dizide öyle çok beklenmedik şey oldu ki artık beklenmedik olan da beklenilen bir nitelik kazandı.Bu iki uç arasında nasıl gidip geliyor, nasıl denge kuruyorsunuz? İnsanların öldürmek istemeyeceğini sandığın birini öldürmenin güzel yanı, seyircileri kendilerini rahat hissettikleri noktadan çıkarmak.Bu yüzden de öldürülmesi kolay bazı karakterleri bırakıyoruz, yaşasınlar.Başarısızlığa uğramaları büyük şok yaratacak insanların da başarıya ulaşmasına izin veriyoruz.Ama hikaye bunu gerektiriyorsa karakterleri öldürmeye, şok yaratmaya devam edeceğiz elbette.Bazen de çok sevdiğimiz karakterleri öldürüyoruz.Bir yazar için sevdiği karakterleri ve aktörleri öldürmek hiç de kolay değildir. ******* Tuvalete ne zaman gidiyor? 24’te aksiyon gerçek zamanla bir güne yayılıyor.Demek ki karakterlerin arada bir yemek yemesi,uyuması, hatta banyoya gitmesi gerek değil mi? Kiefer Sutherland bu sıradan soruları cevaplıyor. Karakteriniz Jack ne zaman yemek yer? 1.sezonda o konuda büyük bir tartışmaya girdik.7. ya da 8.bölümdeydik.Ben gerçekten de Jack’in durmasını ve bir binanın önünden sosisli sandviç almasını istiyordum.Yazarlar ise insanlar bunu komik bulur diye endişeleniyordu.Ve sonuçta hiçbir şey yemedi.Sanırım 14.bölümde birşeyler yedi.Böyle şeyleri tartışıyoruz işte.Yüzünü yıkar mı?Gerçekten birşeyler yiyecek mi?En büyük mesele yemek işinden çıkmıştı. Uyur mu? Bazen onu uyuyakalmış olarak gösteriyoruz.Böylelikle ne kadar yorgun olduğunu anlıyorsunuz. Karakterler cep telefonlarına yapışmış gibi.Şarjları bitmiyor mu? Bitiyor...Ve bağlantımız kesiliyor. Peki ya tuvalet meselesi? Kimse kendini 24saat tutamaz Tuvalete gitmek, yemek yemek kadar mesele oluşturmadı.Biz arada kaçıyoruz. cnbce dergi ![]() Sutherland 24’ü sevdi Ülkemize girdiği ilk yıllarda beğeni kazanan ama sonrasında Türkleri terörist olarak anlatan 24 adlı diziye 3 sezon daha devam edilecek. Ülkemizde tepki çeken bölümlerin gösterildiği şu günlerde dizinin gelecek bölümlerinde ne gibi konuların işleneceği merak konusu. Kısa süre sonra Michael Douglas ve Kim Basinger ile birlikte The Sentinel adlı filmde izleyeceğimiz Kiefer Sutherland, TV tarihinin en pahalı anlaşmalarından birine imza attı. Oyuncu, 24 dizisinde üç yıl daha özel ajan Jack Bauer karakterini canlandıracak. Hollywood Reporter kaynaklı haberde, anlaşmanın oyunculuk dışında Sutherland'ın yeni yapımcılık şirketinin önümüzdeki 2 yıllık faaliyetlerini de kapsadığı belirtilirken, Sutherland'in sadece oyunculuk için yaklaşık 40 milyon dolar alacağı bildiriliyor. Habere göre, halen beşinci sezonu devam eden dizinin tarihindeki en yüksek rating ortalamalarından bazılarına ulaşması ve DVD satışlarındaki patlama, yapımcıları bu kararı almaya teşvik etti. Yaptığı açıklamada, dizideki yıllarını kariyerinin en yaratıcı ve değerli yılları olarak tanımlayan Sutherland, her alanda başarılı olan böyle bir dizide oynamaya devam edecek olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Saat işliyor Variety'nin haberine göre filmin yapımcılığını üstlenen 20th Century Fox senaryoyu yazmaları için serinin yaratıcıları Robert Cochran ve Joel Surnow'la anlaştı. Yaratıcı ekip her ne kadar işin başına geçmiş olsada Fox henüz serinin hiçbir yıldızı ile masaya oturmuş değil.24'ün yıldızı Jack Baur'u unutulmaz karakterler arasına sokan Kiefer Sutherland'la bile henüz gerçek bir anlaşma yapılmadı. Fox senaryoyu görmek için bekleme kararı almış.Ancak esas amacın yapımcıların 6.sezona girecek olan 24'ün ilk bölümlerinin ratinglerini görmek için beklemesi olduğu söyleniyor. Eğer Ocak ayında gösterimlerine başlanacak olan dizi hala eski popülerliğini koruyorsa film için yeşil ışık yakılacak ve 2007 bahar aylarında çekimler yapılacak.Böylelikle 24'e,6. ve 7.sezonlar arasında ,yaz aylarında sinema salonlarının kapıları açılmış olacak. 24 olay yaratan bölümleriyle Türkiye’de ![]() Hollywood’un karizmatik oyuncularından Kiefer Sutherland’in teröristleri bir bir avlayan cevval özel ajan Jack Bauer’i canlandırdığı 24 dizisi aksiyonu bol ve heyecanlı bir yapım. Şimdiye kadar Türkiye’de CNBC-e kanalında yayınlanan üç sezonuyla dünyada olduğu gibi Türkiye’de de fanatik bir izleyici kitlesi yaratmayı başardı. Ancak dizide Sırplar, Almanlar ve Araplar’dan sonra dördüncü sezonda “kötü adam” olma sırası Türkler’e gelince işler değişti. Geçen kış 24 dizisinin ABD’de gösterilmeye başlanan bölümlerinde Amerika’da yaşayan bir Türk ailesi terörist olarak lanse edilince ortalık karıştı. Çünkü dizide Baba Navi Araz, anne Dina Araz ve genç oğulları Behruz Araz’dan oluşan ve Kaliforniya’da tipik bir orta sınıf hayatı süren Türkiyeli aile Los Angeles’ta bir tren istasyonunun bombalanmasına, ABD Savunma Bakanı’nın kaçırılmasına ve ülke içerisinde büyük bir terörist eylemin gerçekleştirilmesine önayak olan El Kaide bağlantılı kişiler olarak gösteriliyordu. TÜRKLER’İN TEPKİSİ Dizinin bu bölümleri yayınlanınca ortalık bir anda karıştı. Başta ABD’de yaşayanlar olmak üzere binlerce Türk ayaklandı. Son derece popüler bir televizyon dizisinde bir Türk ailesinin terörist olarak lanse edilmesini şiddetle kınıyorlardı. Diziyi yayınlayan Fox televizyonuna protesto mesaj ve telefonları yağmaya başladı. Hatta mesaj bombardımanı o kadar yoğundu ki, Fox’un resmi internet sitesi bir ara kilitlendi. Tepkiler sadece Türkler’in terörist olarak gösterilmesine de değildi. Dizide “Ekranımda bir yazı görüyorum. Ancak hangi dilde olduğunu anlamadım. Arapça ya da Türkçe olabilir” repliğinden yola çıkan Türk 24 hayranları, adları bile Türk isimlerini andırmayan Ortadoğulu ailenin ve bu tarz sözlerin kullanılmasıyla dizi yapımcılarını Türkiye’yi İran’la aynı kefeye koydukları için de suçluyordu. Sadece Türkler değil, Müslüman dernekler de 24’te ve genel olarak son yıllarda yapılan Hollywood filmlerinde İslami terörizme sıklıkla yer veren senaristleri sert bir dille eleştiriyordu. Diziye tepkiler ve protestolar öyle büyüdü ki, Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), Fox televizyonuna bir mektup göndererek, Türkler’in hedef alınmasını eleştirdi; Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu da, bir mektupla bu televizyonun üst düzey yetkililerini, Türkler’in yanlış tanıtıldığı ve hedef gösterildiği yönünde uyardı. En sonunda Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül devreye girdi, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’a konuyla ilgili rahatsızlıklarını bildirdi. ÖZÜR DİLEDİLER Bütün bu infialin ardından Fox televizyonu yetkilileri de ortalığı yatıştırmak için harekete geçti. Dizinin baş aktörü Kiefer Sutherland dizinin yayın saatinde, başlamadan hemen önce ekranda, bizzat “Amacımız kimseyi incitmek değil’’ açıklaması yaparak televizyon kanalı ve dizi ekibi adına dolaylı bir özür diledi. Sonunda, her konuda olduğu gibi bu konuda da sular yavaş yavaş duruldu ve unutuldu. Ta ki bugüne kadar. Şimdi dizinin bir yıl önce olay yaratan “terörist Türk aileli” bölümleri yarından itibaren Türkiye’de yayınlanmaya başlıyor. Bunun hassas bir konu olduğunu düşünen CNBC-e kanalı yetkilileri Türk izleyicilerin dizi hakkında fikrini almak için internet sitesinde bir forum düzenlemiş yayınlamadan önce. Yapılan anket, “yayınlansın” diyenlerin yüzde 60, “yayınlanmasın” diyenlerin ise yüzde 40 oranında olduğunu ortaya koymuş. Sonuçta Jack Bauer’in maceraları yarın akşamdan itibaren yine her hafta karşımızda olacak. Peki üzerinden bir yıl geçtikten sonra hâlâ bu konuda hassas davranan, diziyi hâlâ lanetleyen var mı? 24 dizisi dördüncü sezonuyla televizyonlarda gösterilmeye başlarken Türkiye’deki 24 fanatiklerine ne hissettiklerini sorduk. BAZI SAHNELERİ ÇIKARDIK CNBC-e Televizyonu Yayın Koordinatörü Cem Aydın: “24” dizisi çok iyi bir dizi. Ancak dördüncü sezonunda Türkiye bağlantılı bir teröristin yer aldığı gerekçesiyle kamuoyunda ve basında tepki görmüştü. Dizinin ilk üç sezonunu yayınlayan CNBC-e olarak, konu bütünlüğünü sağlamak ve izleyicisinden gelen yoğun talebi karşılayabilmek için beşinci sezondan önce dördüncü sezonu da yayınlamaya karar verdik. Ayrıca dizinin bütünü ele alındığında özellikle Türkler’e karşı bir tepki olmadığı görülmekte. Ancak CNBC-e olarak, bu saydığımız gerekçeler ışığında “24” adlı diziyi ekrana getirirken; yasal çerçeve ve yayıncılık sorumluluğu gereği, diğer dizilerde olduğu gibi, anlam bütünlüğünü bozmadan bazı sahneleri çıkarmak zorunda kaldık.” kaynak:aksam Jack Bauer'a beyaz cam yetmedi! ![]() Türkiye'de tartışmalara yol açan, dünyaca ünlü TV dizisi "24" şimdi de beyazperdede dakikaları sayacak... TV ekranlarında canlandırdığı özel ajan Jack Bauer karakteriyle büyük bir hayran kitlesi edinen Kiefer Sutherland, "24"ün sinema perdesinde güzel duracağına ilişkin esprilerine sonunda MTV.com'a yaptığı açıklamayla netlik kazandırdı. Sutherland, bomba gibi bir film planladıklarını açıkladı. Dizide gerçek zamanla hareket eden Jack Bauer, film versiyonunda 24 saati, 2 saate sığdıracak. Sutherland, yazarların þu anda zaman konusu üzerinde çalıştıklarını ifade ederken, filmdeki karakterlerin de diziden türetileceklerini sözlerine ekliyor. kaynak:e-kolay.net Zaman akıp gider Yüzbinlerce insabı bazen koca şehirleri tehdit eden teröristlerle boğuşmak kolay iş değil.Cesaret ve becerikliliğin yanı sıra müthiş bir tempo da gerektiriyor.4 sezondur tek bir günün olaylarını gerçek zamanla ve 24 adet birer saatlik bölümlerle veren 24ün başkarakterleri de doğal olarak terörizm karşıtı bir örgütün üyeleri.Terörizm Karşıtı Birim denen devlet örgütünün Los Angeles bürosunda çalışıyorlar.Doğal,çünkü böyle nefes kesici bir hızı hiç ara verdirmeden sürdürmek için ancak yukardaki gibi felaketleri önelmeyi çalışmak gerekir.Her yayın dakikası dizideki karakterlerin hayatındaki bir dakikayı karşılıyor ve gerçek zaman formatı da büsbütün gerilim yaratıyor.Gerçek zamanı unutmamamız için ara sıra ekranda dijital bir saat beliriyor,tercihen bölünmüş ekranda.Üçüncü sezonun sonuna kadar,her bölümün başında olayların gerçek zamanlı oluşundan bahsediliyordu.İzlediğimiz sezonda ve 5. de bu uygulamadan vazgeçildi. Bölünmüş ekran ,dizide birçok zorklukların aşılmasını sağlayan bir unsur.Gerçek zaman formatının ortaya koyduğu zorluklar,24te,mutlak bir felakete engel olmak için deli gibi koşuşturan insanlara ilişkin birçok soru sorulmasına yol açmıştı:yemek yemezler mi(rivayete göre,aslında bir iki kere yemişler),tuvalete gitmezler mi?Yoğun bir trafiği olan Los Angeles bulvarlarından ok gibi geçmek mümkün mü?İlk ikisini,biz onları görmediğimiz zamanlarda yaptıklarını varsayıyoruz.Arabayla gitmek gibi sıradan faaliyetler ise eğer canalıcı bir kovalamaca söz konusu değilse,ya trafiğin yoğun olduğu yerlerde yapılmıyor ya da atlanıyor.Bazen de bölünmüş ekranda kısaca gösterilerek,hemen seyirciye başka bir karakter hakkında bilgi vermeye geçiliyor.Aynı ana olay örgüsü içinde yer alan farklı karakterlerin paralel maceralarının birinden diğerine geçilirken,olaylar da farklı farklı mekanlarda gerçekleşiyor.Görünmeyen karakterler için uzun anlatılar söz konusu. Dizinin yaratıcıları zaman meselesini halledebilmek için birçok fedakarlıkta bulunmuşlar.Yazılmış hatta bazen çekilmiş bölümleri yeniden yapmak zorunluluğunu hissetmişler.Başka tv dizilerinde böyle bir uygulamaya rastlamak zor.Herhangi bir tutarsızlığı önlemek için dizinin iki yazarı kurgu odasına giriyor,eldeki malzemeye sanki daha önce hiç görmemiş gibi bakıyorlar ve uymadığını düşündükleri herşeyi atıyorlar.Gerçek zaman formatındaki bir dizinin birtakım zorlukları olduğunu kabul ediyorlar.1.sezonda ise tam tersine,imkanların sınırlı olması işlerini kolaylaştırmış.O sıralarda üzerinde düşünülecek o kadar çok şey yokmuş. Formattan kaynaklanan pek çok sorun var,ama biz basit bir tanesini ele alalım:Zamanı kesemiyorsunuz,atlayamıyorsunuz.Bunu akıldan çıkarmadan diyelim ki Curtis karakterinin CTU’da olması gerekiyor,ama o sırada havaalanında bu yüzden de hemen CTU’ya getiremiyoruz.Sezonun hikayesinin bütünlüğünü olduğu halde senaryoları da bölüm bölüm yazmak mecburiyetindeyiz.Bu durumda bazen bir karakterin annesini ya da babasını öldürdükten hemen sonra onun tam kapasiteyle eyleme geçmesini sağlamak gerekiyor.O anda babayı ya da anneyi öldürmek iyi bir fikir gibi görünmüş ancak geride kalan şahsın mateme girmesine izin veremeyiz.Ya da hikayeyi daha da heyecanlı hale getirmek için senaryo defalarca yeniden yazıldığı ya da kurgulandığı halde,bir zaman bozukluğuyla karşılaşmışız.Yani olup biten her şeyin gerçek zamanla olup bitmesi imkansız hale gelmiş.Özellikle sezonların sonunda hikayeyi anlatacak çok daha az vaktimiz kaldığı sırada.İşte o zaman havaalanının aslında Ctunun iki kapı ötesinde olduğunu fark ediyoruz. Filmlerde gerçek zaman Gerçek zaman,daha önce filmlerde de kullanılmış bir yöntem,bazıları yer yer bu yöntemden kısa aürelerle vazgeçse de.Gerçek zaman formatını benimsemiş filmler arasında Alfred Hitchcock'un Rope/ip'i(1948),Robert Wise'ın The Set-up'ı(1949),Fred Zinneman klasiği High Noon/Kahraman Şerif(1952),Sidney Lumet'in aslında bir tv oyunu olan filmi Twelve Angry Men/12 kızgın adam(1957) var.Richard Linklater'ın da iki filmi:Before Sunset/gün doğmadan (2004) ile henüz izlemediğimiz United 93(2006).Bunlardan Gary Cooper ve Grace Kellyli High Noonda 24teki saati hatırlatan ama dijital olmayan bir duvarsaati ikide bir görünerek vakti sınırlı olan şerifimizin daraltısına daraltı katar.Kimilerine göre Mike Figgs'in ekranı bölen 2000 yapımı filmi Timecode kısmen 24ün üslubuna ilham kaynağı olmuştur.John Badman'ın Nick of Time'ında ise(1995),olay örgüsü ve üslup,24ün 1.sezonuna çok benzer.Baba Johnny Deep ,kızı kaçırılınca bir Abd valisine düzenlenen suikaste katılmaya zorlanır. Ne Zaman? 24ün sezonlarının tam olarak hangi tarihlerde geçtiği konusu birçok tartışmaya neden olmuştur.1.sezondaki olaylar bir seçim yılının mart ayındaki başkanlık önseçimi sırasında geçiyor.3.sezonda 19yaşındaki bir karakterin doğumgünü olarak ağustos 1987 tarihi veriliyor.Demek ki,3.sezonun tarihi de ağustos 2006 ileağustos 2007 arasında geçiyor.3.sezon,1.sezondan dört buçuk yıl sonra cereyan ettiğine göre bu tarihin eylül 2006 olması gerektiği savı doğuyor.3.sezon hakkında bildiğimiz bir şey de bir başkanlık tartışması gününde geçtiği.Başkanlık tartışmaları daima kasımda olan bir seçim yılının sonbaharında yapılıyor.Öyleyse: 1.sezon:Mart 2002 2.sezon:Eylül 2003 3.sezon:Eylül 2006 4.sezon:Mart 2008 5.sezon:Eylül 2009 kaynak:cnbce dergisi 24 dizisinin 58.Emmy adaylıkları Drama Grey's Anatomy-Abc House, M.D.-Fox The Sopranos-Hbo 24-Fox The West Wing-Nbc Aktör: Denis Leary-Rescue Me/FX Network Peter Krause -Six Feet Under/Hbo Kiefer Sutherland-24/Fox Martin Sheen-The West Wing/Nbc Christopher Meloni -Law & Order: Special Victims Unit/Nbc yardımcı aktör: William Shatner-Boston Legal/Abc Oliver Platt-Huff/Showtime Michael Imperioli -The Sopranos/Hbo Gregory Itzin -24/Fox Alan Alda -The West Wing/Nbc yardımcı aktris: Candice Bergen-Boston Legal/Abc Sandra Oh -Grey's Anatomy/Abc Chandra Wilson-Grey's Anatomy/Abc Blythe Danner-Huff/Showtime Jean Smart -24/Fox Polisiye dizi izleme kılavuzu ![]() CSI ve 24 gibi polisiye diziler kısa zamanda fanatiklerini yarattı. Komplo teorisi düşkünlerine Alias, suçlu gibi nasıl düşünülür dersi içinse Criminal Minds tavsiye edilir. 24 Gün: Pazar Saat: 22.10 CNBC-e ve eski bölümleri pazar saat 15.00'de atv'de. [b]Karakter: Jack Bauer (Kiefer Sutherland) Konu: ABD hükümeti içindeki tezgâhlar, dünyadaki terörist tehditler ve onlarla baş etmeye çalışan ajan Bauer'in maceraları. 24 saat içinde eş zamanlı bir yöntemle işlenen dizi güncel temalara değiniyor. Yöntem: Bauer'in komplo çözme becerileri, ileri teknoloji kullanımı ve derin devlet bağlantılarının devreye girmesi. Öneri:Bauer'in kullandığı terminoloji bugünün dünyasından ipuçları taşıyor. Eğer dizi Araplar'ı düşman gösteriyorsa bilin ki ABD hükümetinin Araplar hakkında bir bildiği vardır. Aynı zamanda gerçek hayatla eş zamanlı kurgu dizinin avantajı. Kimler izler: Derin devlet bağlantılarını araştırmaya meraklılar, stratejistler. İyi- kötü: Bauer kötülere karşı dimdik ayakta dururken, kötülüğün cazibesine herkesin kapılabileceği ima ediliyor. kaynak sabah İlginç Bilgiler *24,teröristlerin peşinde heyecanlı bir tam gün geçiren Jack Bauer rolünde izlediğimiz Kiefer Sutherland'ın ilk uzun soluklu dizisi.Dizi büyük bir başarı yakalayınca yapımcılar beşinci sezonun ardından üç sezon için daha aktörle anlaşma yaptı. *24,gerçek zamanlı bir yapım olarak normalden çok fazla zahmetli bir dizi.Yapım öncesi çalışmaları,post prodüksiyon ve çekimleri her bir sezon için yaklaşık 11 ay sürüyor.Gerçek zamanlı bir dizide oynamanın oyuncuya da getirdiği bazı külfetler var.Mesela tüm oyunculardan beş günde bir saç traşı olmaları isteniyor.Bazı enteresan zorlukları aşmak için bulunmuş ilginç yöntemler de var:Kimberly Bauer rolündeki Elisha Cuthbert sandaletlerle koşamadığı için bir çift spor ayakkabıyı boyanıp sandalet görüntüsü vermişler. *Dizideki karakterlerden Alberta Green(Tamara Tunei)adını La Femme Nikita adlı televizyon dizisinin yıldızı Alberta Watson'dan alıyor. *Görüntülerin daha gerçekçi olabilmesi için set ekibi çekimlerde kameraların göz hizasında bulunmasına dikkat etmiş. *2.sezon çekimleri sırasında Elisha Cuthbert'i bir aslan ısırmış.Aktristin bir aslanı vuracağı sahnenin çekimine başlamadan önce aslanla arasında küçük bir husumet yaşanmış.Bunun üzerine aslan terbiyecisi sahnenin çekimine başlamadan önce oyuncunun aslanı gidip görmesinin iyi olacağını söylemiş.Bu görüşme esnasında aslan Cuthbert'in elini ısırmış. kaynak:cnbce dergi Emmy ödüllerine ’24’ damgası ![]() Televizyon dünyasının Oskarları sayılan Emmy Ödülleri, Los Angeles’ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. CNBC-e’de de yayınlanan “24” drama dalında “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı ABD’de televizyon Oscarları olarak kabul edilen 58. Emmy ödülleri sahiplerine verildi. Ödül törenine CNBC-e ekranlarından tanıdığımız “24” damgasını vurdu. Yeni sezonda da, CNBC-e izleyecileriyle bulaşacak olan “24”, drama dalında “En İyi Dizi” ve “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü. Kiefer Sutherland de, 24’deki rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı. kaynak:ntvmsnbc.com |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| 24genel, bilgigenel, yorum |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| FATSA Hakkında Genel Bilgi...:) | Gizem_Lee | Ordu | 0 | 20-08-2007 09:57 |
| Ağız ve Dişler Hakkında Genel Bilgi | ultrAslan | Fitness & Sağlıklı Yaşam | 0 | 17-08-2007 17:10 |
| Cabal Online Hakkinda Genel bir Yorum | WebbiLişiM | Diğer Online Oyunlar | 0 | 19-07-2007 17:58 |
| Düzce İli Genel Bilgi | Hande | Düzce | 1 | 12-06-2007 17:17 |