Romantizim - Aşk & Burçlar Alemi kategorisinde ve Aşk & Sevgi forumunda, bulunan Şiirler konusunu görüntülemektesiniz. AŞKI SIRTINDAN VURDUM...!!! Acısını içtim aşkın, Hüznüne dokundum Gökkuşağı gibi değildi renkleri Siyahında boğuldum Yoruldum hep yoruldum Kime tutunduysam yaralı ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Acısını içtim aşkın, Hüznüne dokundum Gökkuşağı gibi değildi renkleri Siyahında boğuldum Yoruldum hep yoruldum Kime tutunduysam yaralı kanadımla Yalanlarında kayboldum Masum bir çocuk bakışıyla geçtim Aşkın kör gözlerinden Yüreğimi büyüttüm, Düşler yetiştirdim minik avuçlarımda Ağlamayı öğrendim, Gülmeyi unuttum. Hırçın denizlerde, Boşa kürek çektim hep Yalnızlığın kıyısında, Unutulan bir liman gibi Bekledim, durdum Nereye gittiğini bilmeyen bir yolcunun Sessizliğinde geçti hayatım Aşkı bulayım derken, Yolumdan oldum. Korkularım büyüdü aşkın kollarında Sessizlik parladı içimde, Bir yakamoz gibi Üç kuruşa yalnızlığa sattı Gülen suretimi Ne bana gösterdi kendi yüzünü, Ne güldürdü benim yüzümü Yar olmadı bana hiç Seslendim ses vermedi Sonunda sustum Ve bir akşam üstü Aşkı sırtından vurdum!....... SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar, bu şehri terk edeli Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile Pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanıldığımdın Yangınımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum "Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda. "Ya öldür beni"dedim Ya da ğit benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yarini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum. ATEŞ VE SU Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, Hayatıma anlam veren mucizem ol... Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüreğim sana armağan... Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına... Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı... Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su... Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın. Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını.... Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. İşte o zamandan beridir ki: Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş.. Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş... Hadi gidiyorsun Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun Herşey gidiyor Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kır çiçeyi ölüyor sen gidiyorsun Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun Bakma öyle Ben kanıyorum sen üşüyorsun Kolaydeyil bir yalan bu Yaralayan kanayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiyim yalan Sarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşak sıcak bir yalan Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var Bir yangından arta kalan Sorduğum adreslerde kimse olmuyor Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman Her şey bir yalan gibi yandığı zaman Yalnız olduğunu anlıyor insan Anladım ve geçtim Yaralı bir ceylanın kalbinden Aynamı kırdım fotoğraflarımı yaktım Nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı Nasılda umarsız Su gördüm düşümde Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu Sonra sabah oluror Ve bir celan kalbinde alem ağlıyordu Hayır diyordu bir dağ köylüsü Hiç bir şey için geç giyil Ve geç diyil birşey için hiçbirşey Bişey vardı öyleyse bişey Beni çeken Gecenin dadasından uzağa Kocaman çayırlara çeken bişey Gümrah ırmaklara Sonra sıcağa sonra acıya Sonra yaralarımamerhem olmaya kapıma dayanan Bişey Tutsana beni,bırakmasana Olsun yaralasana Olsun,ağrısa da Yalanda olsa,kalsana Dağ köylüsü Aşkın olduğu yerde ben varım Sen olmasanda ben varım Yağmur yağar saçlarım filizlenir Bir yıldız düşer omuzlarıma Islık çalar ıslanır şarkılarımı söyler geçerim kapından Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan Tanırlar beni Bilirler En iyi yalanlarını ben alırım onların Adresler sorarım kimseler oturmaz orda Ve kimseler olmaz ben sordukça Dağköylüsü Simdi gidersen Simdi git Kalırsan şimdi AŞK DEDİKLERİ BU MUYDU? Dostum söylesene aşk dedikleri bu muydu? aşk dedikleri sevdiğinin limanında beklemek bekleyip bekleyip geri dönmek miydi? onu uzaktan seyretmek miydi aşk? sevdiğini haykıramamak mıydı yüzüne? onun nerede olduğunu bilmeden onu beklemek miydi? ''kimbiliri nerde,kimle?''diyerek hayatını zehir etmek miydi? onun yüzünü görebileceğin bir saniye için bir ömür feda etmek, onunla bir kelime konusabilmek için hergün dua etmek miydi? yoksa,yoksa yüzünün gülüp içinin kan ağlaması mıydı aşk? hergün mutluluk maskesini takıp polliyanacılık oynamak mıydı? aşk dedikleri sevip de horlanmak mıydı? hergün onun gözlerine bakıp kendini unutmak mıydı? hergün biras daha saplanmak bataklığa, ve ne zamn boğulacagını beklemek miydi? beklemek miydi hayatının en buyuk yorgunlugu? söylese dostum aşk dedikleri bu muydu???* |
|
|
|
|