full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

aşkın soğukluğu

Romantizim - Aşk & Burçlar Alemi kategorisinde ve Aşk & Sevgi forumunda, bulunan aşkın soğukluğu konusunu görüntülemektesiniz. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın ] Okulların tatile girmesine on gün kalmıştı. Her yerde, dönem ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Romantizim - Aşk & Burçlar Alemi > Aşk & Sevgi

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



aşkın soğukluğu






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 20-11-2007, 14:55   #1 (permalink)
66 aşkın soğukluğu

[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]

Okulların tatile girmesine on gün kalmıştı. Her yerde, dönem sonu sınavlarının bunaltan havası vardı. Çok yakında gelecek olan yaz sıcakları, iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı kendini.

Delikanlı, iki yıldır geçemediği dersi okutan hocanın odasından ümitsiz bir yüz ifadesiyle çıktı. Uzun bir maratonda ayağına takılan çalı gibi gördüğü dersi, anlaşılan yine geçemeyecekti. Kapıyı farkında olmadan şiddetle kapatması dışarda, içeri girmek için bekleyen kızın irkilmesine sebep olmuş, biraz da korkutmuştu. Delikanlı, dalgınlıktan kızı farketmemişti. Kız elindeki kitapların da etkisiyle boynunu sağa doğru bükerek, parlayan gözleri ve ürkek sesiyle “İçerisi müsait mi?” diye sordu. Delikanlı hiç konuşmadan evet dercesine başını öne doğru sallayıp, bütün zarifliğini topladığı küçücük eliyle kapıyı tıklayıp içeri giren kıza, hayran olmuş gözlerle bir müddet baktı. Uzun sarı saçlara, parlayan gözlere, baş döndüren bir güzelliğe sahipti. Delikanlı kalacağı dersten geçmenin, bir de kızla tanışmanın yollarını düşünerek yürüdüğü koridorun sonundan dönüp gözden kayboldu.


Küçük bir araştırma sonucunda kızın ismini ve sınıfını öğrenen delikanlı, tesadüf süsü verdiği karşılaşmalarla kızın dikkatini çekmeyi başarmıştı. Günler ilerledikçe doyumsuzlaşan kızı görme arzusu delikanlıyı, kızın peşinde, fiziki yönden uyuşmayan gölgesi haline getirmişti. Kız sürekli peşinde gezen delikanlıyı önceleri dikkate almamış fakat bir müddet sonra rahatsızlık duymaya başlamıştı. Bu rahatsızlık kısa sürede yerini korkuya bırakmış, çirkin sayılabilecek bir yüzün takibinde olmak ürperti verir olmuştu.

Okulun son günü gelip çatmıştı. Kumbaraya atılan bozuk para misali biriktirdiği cesaretini yanına alan delikanlı, okulun kapısında beklemeye koyulmuştu. Kararlıydı. Bu onun son şansı olabilirdi. Ondan etkilendiğini gece gündüz onu düşüdüğünü söylemeliydi. Kız çıkınca, heyecanına, terlemesine, sıkılmasına hatta nefesinin kesilmesine aldırmadan, içinden geçenleri bir çırpıda söyleyiverdi. Kız, karşısında heyecanla bir cevap bekleyen delikanlının söylediklerini umursamadan: “Seni peşimde görmek istemiyorum. Bir daha ki sefere bu kadar hoşgörülü olmam. Duyguların umurumda bile değil. Bir daha beni rahatsız etme!” dedikten sonra oradan hızlı adımlarla uzaklaşıp gitti. Delikanlı koşar adımlarla giden kızın arkasından boş gözlerle bakarken, hafif bir rüzgarda bütün yaprakları dökülmüş gelincik çiçeği gibi yanlız ve anlamsız olduğunu hissediyordu...

Günlerce kendisini eve kapattı. Ölmeyecek kadar yiyor, çok az uyuyor, sadece onu düşünüyordu. Okullar da tatil olmuştu. O günden sonra kızı hiç görmemişti. Bir akşam ansızın, memleketine dönmeye karar verdi. Unutmaya çalışacaktı. Kararlıydı. Belki de en hayırlısı bu olacak diyordu. Sabahın ilk ışıklarıyla şehri ve sevdiği kızı terketti.

Günler hızla geçiyordu. Delikanlı memleketine geleli tam onbeş gün olmuştu. Yangın bir türlü sönmüyordu. İçinde sebepsiz bir ümit vardı. Sanki bir gün, kendisini kabul edecekti. Pes etmemeliydi. Ona sevgisinde samimi olduğunu ıspatlamak için tekrar kızın yanına dönmeye karar verdi. Onu görme isteğinin de etkisiyle hazırlıkları hızla tamamlayıp, fethe giden asker edasıyla yola düştü. Sevdiği kızın gönlünü fethe çıkmıştı.

Heyecan ve sabırsızlıkla geçen yolculuktan sonra, şehre varır varmaz yorgunluğuna aldırmadan soluğu kızın evinin önünde aldı. Şehirdeki hareketlilik, tatilin ve sıcakların etkisiyle yerini boş sokaklara bırakmıştı. Kızın evinin karşısındaki parka oturup akşama kadar bekledi. Fakat evde hiç hareketlilik yoktu. Tam ümidini kesmiş evine dönmek üzereyken, parka bakan odanın ışığının yandığını gördü. Işığın yanmasıyla, içinde yanan ateş de alevlenmişti. Heyecanından yerinde duramıyordu. Kız, perdeleri aralamış dışarıya bakıyordu. Gözlerinde hafif bir ışıltıyla gülümseyen delikanlı, kızın kendisini farketmesi için oturduğu yerde kıpırdanmaya başladı. Kız etrafa bakınırken delikanlıyı farketmiş, ansızın yüzünde beliren şaşkınlıkla uzun uzun süzmüştü. Daha sonra pencereyi kapatıp perdeleri çekti.

Delikanlı, okullar açılana kadar neredeyse bütün gününü parkta sevdiği kızı görme umuduyla geçirdi. Sabahlara kadar oturduğu günlerin, üzerine doğan güneşin sayısını bile unutmuştu. Kız dışarı çıktığı zaman, peşinde gölge olmuş, bulduğu her fırsatta kıza aşkını ilan etmiş, samimiyetine inanmasını istemiş, ancak, kız hiç oralı olmamıştı. Yaz boyunca oturduğu parkta sarhoşlara yarenlik etmiş, onu kaldırmaya gelen polislere, bekçilere zararsız olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Her reddedilişinde aşkından vaz geçmek istemiş ancak bunu yapamamıştı.

Sonunda, okullar açılmıştı. Delikanlı, sevdiği kızı daha çok görebilecekti. Okula, sırf kızı görebilmek için gidiyor, hiç ders çalışmıyordu. Okulu, adeta buluşma yeri gibi kullanıyordu. Telefonda görüştüğü ailesine, çok çalıştığını, bu yıl okulu bitireceğini söylüyordu. Annesinin, bu azim karşısında döktüğü sevinç göz yaşları onu kahrediyordu...

Artık, kız onu görünce yolunu değiştirmeye başlamıştı. Bazen mecburen onu dinlemek zorunda kalıyor ama hiç konuşmuyordu. Delikanlı, kendisinden kaçan kıza mektuplar yazıyor, bulduğu her fırsatta mektupları kıza veriyordu. Fakat kız bu mektupların hiçbirisini kabul etmiyor, bazısını da delikanlının gözü önünde yırtıp atıyordu. Günler hızla geçiyor hiçkimse delikanlının çaresizliğini anlamıyordu...

Sonbahar bütün hüznü ve acısıyla geçmiş, ve nihayet sıcak günlerin ardından kış bastırmıştı. Delikanlı, bayağı zayıflamış, çektiği acı ve yaşadığı karşılıksız aşk onu halsiz düşürmüştü. Artık eskisi gibi parkta oturamıyor, ders çıkışlarında saatlerce bekleyemiyordu. Sanki yaşlanmış gibi hissediyordu kendini. Havanın iyi olduğu zamanlarda yine parka gidiyor, yine halsiz bedeninin üzerine güneşler doğuyordu.

Son zamanlarda çok hastaydı. Sürekli öksürüyordu. Uzun süredir hem hastalığı hem de şiddetli kış, sevdiğini görmesine izin vermemişti. Çok özlemişti. İçinde müthiş bir istek vardı. Tek düşündüğü onu görmekti. Üzerindeki battaniyeyi bir kenara atıp, güçlükle ayağa kalktı. Havanın soğukluğuna ve yağan kara aldırmadan parka gitmeye karar verdi. Üzerini kar kaplamış bankı, eliyle temizledikten sonra oturup kızın pencereye çıkmasını beklemeye koyuldu. Çok titriyordu. Ellerini ağzına götürüp üfleyerek ısınmaya çalışıyordu. Çok geçmeden perdeleri aralayan kız karşısında soğuk havaya ve yağan kara aldırmadan, bankta oturan delikanlıyı görünce: “ Bela oldu bu çocuk başıma” diye mırıldandı. Gece geç saatlere kadar birisi pencerenin önünde, neler olacağını merak ederek, diğeri ise buz gibi bankın üzerinde yüreğindeki ümitle oturdu. Kız, gitmesi için ışıkları söndürüyor, perdeleri hiç açmıyordu. Fakat arada bir perdenin ucunu kaldırıp baktığında hâlâ oturduğunu görüyordu. Ona, hem kızıyor hem acıyordu. Delikanlının kalkıp gitmeyeceğini anlayan kız: “Ne halin varsa gör” diyerek uyumak için yatağına girdi. Delikanlı ise tir tir titriyor, boğazı yırtılacak gibi öksürüyor, ama nedense kalkıp gitmek içinden gelmiyordu. Sanki şimdiye kadar kendisini kabul etmeyen kız, bu gece kabul edecekmiş gibi geliyordu.

Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Kız dışarda kendisi için bekleyen delikanlıya aldırış etmeden uyumaya başlamıştı. Derken, yüzünde boncuk boncuk terlerle sıçrayıp yatağından doğruldu. Rüyasında delikanlıyı görmüştü. Yine aynı parkta oturuyor, kızın yüzüne dahi bakmıyordu. Belli ki küsmüştü. Sonra kıza dönüp: “Hâlâ inanmıyorsun değil mi? diye sordu. O halde sevgimi, işte bu gece, işte bu sabah, işte bu rüzgaz, işte bu yağan kar, işte bu üzerime doğan güneş anlatsın” deyip ortadan kayboldu. Delikanlı, işaret parmağını havaya kaldırıp, işte bu gece dediğinde gece oluyor, işte bu sabah dediğinde güneş doğuyor, rüzgar dediğinde şiddetli rüzgarlar esiyor, kar dediğinde kar yağıyordu. Kız, bunları bizzat yaşıyor, bütün bu tabiat olaylarından yoğun bir şekilde etkileniyordu. Rüzgar estiğinde, kar yağdığında sanki donuyor, güneş çıktığında sanki yanıyordu.

Kız, pencerenin önüne gidip perdeyi araladı. Dışarıda çok şiddetli kar yağıyordu. Pek uzağı göremedi, ama parkta birisinin oturduğu belli oluyordu. Sabah olmasına az kalmıştı. Kız, tekrar yatağına uzandı. Gözlerini tavana dikip, gördüğü rüyanın etkisiyle içinden: “Sabah olduğunda yanına gidip özür dileyeceğim. Beni affetmesini isteyeceğim” diye geçirdi. Rüya gözünün önünden gitmiyordu. Sabahı sabırsızlıkla bekleyip, güneşin ilk ışıklarıyla kendisini dışarı attı. Konuşacaklarının provasını yaparak parka doğru ilerledi. Parka yaklaştığında delikanlının oturduğu bankın etrafında dört beş kişinin olduğunu gördü. Bunların birisi polisdi. Kız, bu manzara ile birkaç kez daha karşılaşmıştı. Mahallenin namus bekçileri, delikanlıyı defalarca polise şikayet etmişti. Herhalde yine öyle bir durum yaşanıyordu. Banka iyice yaklaşmıştı ki birden, parkın girişinde bir adamın: “Ambulans geldiiiii” diye bağırdığını duydu. Hemen banka koştu. Bankın yanına geldiğinde üzerini kar kaplamış, içinde hâlâ bir umut olduğu belli olan, delikanlının soğuktan donmuş, cansız ve cılız bedeniyle karşılaştı.

Mavi ışıklı ambulansın acı sirenleri bu kez de, delikanlının donmuş bedenini morga götürmek için çalıyordu...
 
 
clup_HALiKARNAS_bodrum Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
askin soguklugu


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aşkın cüneyt Çöp Tenekesi 1 31-08-2007 15:06
Aşkın cüneyt Şiir & Güzel Sözler 0 29-08-2007 21:31
Aşkın Türleri HaYSeK Aşk & Sevgi 0 14-06-2007 17:45
Aşkın Belirtileri HaYSeK Aşk & Sevgi 0 14-06-2007 17:43
Bel Soğukluğu Nedir? WebbiLişiM Cinsel Sorunlar 0 03-06-2007 16:31


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:04 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416