Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Atatürk Özel Bölümü forumunda, bulunan Ataturk ve Denizcilik konusunu görüntülemektesiniz. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın ] 1937 HÜKÜMET PROĞRAMINDA… Atatürk 1937 yılında hükümet programını açıklarken,denizciliğe ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] 1937 HÜKÜMET PROĞRAMINDA… Atatürk 1937 yılında hükümet programını açıklarken,denizciliğe verdiği önemi çok net bir biçimde bu sözlerle belirtmiştir. "Denizcilik sadece ulaştırma işi değil, iktisadi iş olarak anlaşılacak ve tersaneler, gemiler, limanlar ve iskeleler inşaa edilecek, deniz sporları kulüpleri kurulacak ve korunup geliştirilecektir. Çünkü: Toprakların ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudret ve yeteneğinin hududu çizer. En uygun coğrafi konumda ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri bir denizci ulus yetiştirmek yeteneğindedir. Bu yetenekten yararlanmasını bilmeliyiz. Denizciliği Türk'ün büyük ulusal ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız..." [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Mustafa Kemal Atatürk denize büyük bir sevgi duyar ve deniz sevgisini tüm Türk ulusuna aşılamaya çalışırdı. Florya'da bulunduğu zamanlarda ya kürek çeker ya da denize girerdi. Denizi medeniyet olarak gören Atatürk, denizciliğin gelişmesi için de deniz sporlarının temel olduğunu düşünürdü. Büyük Atatürk’ün bilfiil yaptığı üç spor vardır. Askerlik hayatında başladığı ve ömrünün son yıllarına kadar fırsat buldukça sürdürdüğü binicilik, İstanbul’da geçirdiği yaz tatillerinde devamlı olarak uğraştığı yüzme, zaman zaman da kürek ve yelken sporlarıdır. Yaz aylarında, Florya Köşkünde istirahatta bulunduğu günlerde sandala binerek kürek çekmekten çok hoşlandığı bilinir. Onun kürek sporuyla ilgili bir anısını, 1930'ların ünlü kürek şampiyonlarından olan rahmetli Prof. Dr. Bedii Gorbon şöyle nakletmişti: "Hiç unutmam; sene 1935 ve tarih de 29 Hazirandı. Galatasaray Lisesi'nde son sınıf talebesiydim. Rahmetli Müdür Muavini Muslih Peykoğlu, akşam çıkışta beni bekliyordu. Yürü haydi gidiyoruz dedi. Nereye diye sordum. Cevap vermedi Doğru Bebek'e gittik. Galatasaray Kulübü denizcilik Lokali Bebekteydi o zamanlar. Hoca, tek çifte fıtayı denize indirmemi istedi. Fıtayı denize indirdim. Ancak ondan sonradır ki, bana şu hususu açıkladı: Gazi , Florya da bizi bekliyor; kürek çekecek, dedi. İşte o anda büyük bir heyecanın tüm benliğimi kapladığını hissettim. Adeta tir tir titriyordum. Bir motor bizi aldı, Florya'ya götürdü. Köşkün önünde fıtayı motordan denize indirdik. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Biraz sonra Atatürk köşkün iskelesinde göründü. Gazi'yi ilk defa yakından görüyordum. Ne büyük insandı. Fıtaya bindi. Elli metre kadar kürek çektikten sonra yoruldu. Bana dönerek: "Senin çok acayip bir sandalın var!.." dedi. "Biraz sen kürek çek de göreyim..." Tam kırk beş dakika Atatürk'ü dolaştırdım. İnsana müthiş hamle veren hali vardı. O zamanlar Türkiye rekoru bendeydi. Eğer kronometre tutulsaydı, bu rekoru çoktan kırmış olurdum o gün. Gazi bu geziden çok memnun olmuştu. Köşkün rıhtımına çıkınca bana döndü: "Ne arzu ediyorsun?.." diye sordu.Ne isteyebilirdim? Zaten dilim tutulmuştu. Onun varlığı benim için en büyük mükafat değil miydi?... "Sağlınız paşam dedim" Hangi kulüpten olduğumu sordu. Galatasaraylı olduğumu söyledim. "Bütün arkadaşlarının gözlerinden öperim" dedi, bizi eliyle selamladı. Hiç durmadan fıta ile Bebek'e kadar kürek çektim. Kulübe geldiğim zaman haberi duyan bütün arkadaşların heyecan içinde beni beklediklerini gördüm. O gece heyecanımdan sabaha kadar uyuyamamıştım. Büyük Atatürk'ün binip çektiği bu tarihi tek çifte fıta uzun yıllar Galatasaray Kulübü'nün denizcilik şubesi müzesinde muhafaza edilmişti. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Büyük Atatürk, İstanbul'da bulunduğu yaz aylarında özellikle Moda Koyu'nda yapılan yelken ve kürek yarışlarını "Acar" motorundan veya "Ertuğrul" yatından izlerdi. Başta 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nda Moda Koyunda yapılan büyük deniz sporları şenlikleri olmak üzere, önemli yarışma günleri "Acar" motorundan veya "Ertuğrul" yatı erkenden Moda Koyu'na gelip demirler, Atatürk ve beraberindekiler bütün günü burada yarışları izleyerek geçirirlerdi. Yarışmalar veya deniz şenlikleri başlayacağı saatte "Acar" motoru veya "Ertuğrul", Atatürk'ün yarışları en iyi şekilde izleyebileceği yere gelirdi. Büyük kurtarıcının yarışları izlemeye gelişi denizciler için de ayrı bir heyecan ve gurur vesilesi olurdu. Yarışmalara katılacak teknelerin Cumhurbaşkanlığı yatı veya motoru önünden geçerken Atatürk'ü selamlayışları o güne bambaşka bir renk katardı. Atatürk, kendisini selamlayan sporculara küpeşte kenarından mukabelede bulunarak onlara en büyük teşviki verirdi. Yarışmalar sona erdikten sonra Cumhurbaşkanlığı yatı veya motoru Moda Koyu'ndan demir alarak Florya istikametinde yola çıkarken koyu dolduran yelkenliler ve kayıklarda bulunanlar tarafından sevgi gösterileri arasında uğurlanır ve bu tekneler Atatürk'ün yatının arkasından Moda Burnu açıklarına kadar sevgi konvoyu halinde giderlerdi... Atatürk, İstanbul Florya’da bulunduğu zamanlarda her gün denize girmekte, kürek çekmekte, halkla beraber olmaktadır. İsmet İnönü’nün yüzmeyi öğrenmesi Atatürk’ün direktifiyle olmuştur. Atatürk Florya’da yüzerken Başbakan İsmet İnönü gelir. Atatürk Seslenir: “İsmet gel! Gelde yarışalım” der İsmet İnönü kollarını açarak “Paşam, ben yüzme bilmem ki“ Bunu duyan Atatürk “Sana bir hafta süre. Bir hafta sonra birlikte yarışacağız” der İsmet İnönü Heybeliada’daki Deniz Askeri Lisesi Sınıf Subayı Ulvi Tekeş’le tanışır. Kısa bir süre içinde yüzme öğrenmek istediğini bildirir. Heybeliada ile Kaşıkadası arasındaki derin bir yere deniz motoru ile gidilir. Ulvi Tekeş İsmet İnönü’ye “Sayın Paşam atlayın” der “Nasıl atlayacağım” “Çivileme atlayacaksınız” İsmet İnönü anlatıldığı şekilde çivileme atlar. Bu İsmet İnönü’nün meşhur çivilemesidir. İlk atlayışıdır. Suyun yüzüne çıkınca kendini subayın kollarında bulur. Çırpınmaya başlar. Sonrada yüzme kurallarına uyarak birkaç gün içinde yüzmeyi öğrenir ve Florya’nın yolunu tutar. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
ATATÜRK’ÜN DENİZ SPORLARI OLARAK SEÇTİĞİ YER Atatürk 1937 yılında Fenerbahçe ve çevresindeki gezinti ve denetlemeleri sırasında Fenerbahçe Burnu'nun Kalamış Koyu'na bakan kıyılarını beğenmiş ve buradaki köhne mendireğin derhal onarılması; Fenerbahçe kıyılarının gençliğin deniz sporlarıyla uğraşacağı bir merkez haline getirilmesi doğrultusunda ilgililere emirler vermişti. Fenerbahçe Burnu'nun Kalamış Koyu'na bakan kıyılarının bu amaçla değerlendirilmesi ancak onun ölümünden sonra kendiliğinden doğan bir gereksinmeyle mümkün olabilmişti. Bu kıyıda bugün İstanbul Yelken Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü ve Galatasaray Spor Kulübü'nün deniz sporları tesisleri sıralanmaktadır. Yan yana sıralanan bu üç tesis bugün Atatürk'ün bu kıyılar hakkındaki arzusunu dile getirmiş olmanın huzur verici tablosunu oluşturuyor. alinti
__________________
ufukta bir gemi görsem seni taþýyan, mavi denize dalardým geriye bakmadan. uçsuz bucaksýz mavilikte arardým beni takii beni sende bulana kadar... MaVi ![]() [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] NE MUTLU TURKUM DIYENE
|
|
|
|
|
| svdvc Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
MüLTeCi (25-07-2007)
|
![]() |
| Etiketler |
| denizcilik, ataturk |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|