Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Atatürk Özel Bölümü forumunda, bulunan Kemalizm ve Kadin konusunu görüntülemektesiniz. [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın ] Atatürk, Tevfik Fikret'in bir dizesini çok seviyordu: "Elbet sefil ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] Atatürk, Tevfik Fikret'in bir dizesini çok seviyordu: "Elbet sefil olursa kadin, alçalir beser." Bir "Dünya Kadinlar Günü"nde konusma yapmam istenmisti. Konusmami bitirp kürsüden indigimde, yanimda IBM'in Türkiye'deki yetkililerinden birisi yaklasti. Söyle dedi: - Biliyor musunuz ki, tüm dünyada IBM'de çalisanlar arasinda kadin orani yüzde 20'dir. Ama Türkiye'de yüzde 41'dir! Sasirdim. Ve bu ilginç kiyaslamayi yeri geldikçe kullanmaya basladim. Birkaç ay önce Prof. Türkan Saylan buna bir baska ekleme yapti. Sayin Saylan, Almanya'da katildigi bir toplantida ögrenmis ki; Alman üniversitelerindeki her yüz ögretim üyesinden sadece birisi kadin. Oysa bu oran, Türkiye'de Almanya'dakinin tam otuz kati! Geçenlerde, Cumhuriyet'in "Olaylarin Ardindaki Gerçek" kösesinde, bir gerçegin alti çiziliyordu. 1789 Frnsiz Devrimi, "Insan Haklari Bildirisi" ile bütün dünyayi etkilemisti. Ama o devrimin içinde kadin haklari ve özgürlügü yoktu. Bati, kadin - erkek ayriminin kaldirilmasi konusunda 20'nci yüzyilin ortalarina kadar "tutuk" kaldi. Ama Atatürk tutuk kalmadi! Kafasindaki dünya, bir ortaçag Türkiyesi'nde yasadigi halde, 20'nci yüzyil Avrupalisindan daha genisti. Dayandigi kültürel birikim de diger Islam ülkelerinden çok farkliydi. Türklerin Islami kabul etmelerinden yaklasik 500 yil sonra bile, Orta Asya'da kadin - erkek ayrimi yok denecek düzeydeydi. Timurlenk'in Semerkand'da yabanci elçiler için verdigi ziyafete, kadinlar da erkekler ile birlikte katilmislardi. Orta Asya'da Hz. Muhammed'den sonra en kutsal kisi sayilan Ahmed Yesevi, "cemiyette ve dergâhta" kadinla erkegin bir arada olmasini savunuyordu. Hem de bundan yaklasik 8 yüzyil önce. Atatürk söyle diyor: "Daha esneklikle daha dürüst olarak yürüyecegimiz yol vardir. Büyük Türk kadinini çalismamiza ortak etmek, yasamimizda onunla birlikte yürümek, Türk kadinini bilimsel, ahlaki, sosyal, ekonomik yasamda erkegin ortagi, arkadasi, yardimcisi ve destegi yapmak yoludur esneklikli yol. Eger kadinlarimiz (...) erdeminin gerektirdigi davranis ve hareketlerle aramizda bulunur, ulusun bilim, sanat ve sosyal hareketlerine katilirsa, bu durumu inanin ulusun en tutucusu bile begenmekten kendini alamaz." Kurtulus Savasi'nin en korkulu günlerinde, Meclis'in - daha güvenli oldugu gerekçesiyle - Kayseri'ye tasinmasi önerilerinin yapildigi bir Ankara'da, Mustafa Kemal, bir egitim kurultayi toplamisti. Kurultayin amaci ise "Türk kadin ve erkegine verilecek egitim"in ilkelerini saptamakti. Geçen gün sinifta ögrencilerime sordum: - Atatürk kadininin egitimi ve toplumsal yasama katilmasi konusunda, sizce, niçin bu kadar önem verdi? Bir kiz ögenci, "Iyi egitilmis bir anne çocugunu daha iyi yetistirir" diye yanitladi. Yanit yanlis degildi, ama asil önemli noktayi içermiyordu. Atatürk demokrasiye niçin inaniyorsa, kadin konusuna da onun için önem veriyordu. Demokrasi halkin gücünü harekete geçirebilmenin, halki etken kilmanin en iyi yoluydu. Kadin ise, o halkin yarisiydi. Toplumsal gücün, neredeyse tamamen devre disi birakilmis "yari"si! Kadinin gücü toplumsal atilima katilirsa "ahlak" gider mi? Atatürk söyle diyor: "Bizim örtünme konusunda dikkate alacagimiz sey, bir yandan ulusun ruhunu, öte yandan yasamin gereklerini düsünmektir. Örtünmede her iki yöndeki asiriliklardan kaçinmakla bu iki gereksinimi de karsilamis olacagiz. Kendi zevkimize, kendi terbiye ve düzeyimize göre istedigimiz kiyafetleri seçebiliriz. (...) Bazi uluslarin zevk alemlerini ülkemizde uygulamaya kalkmak elbette hata olur. Bu yol sosyal yasamimizi ileriye ve erdeme götürmez." Sonra ekliyor: "Kadin konusunda biçim ve kiyafet ikinci derecede kalir. Kadinlarimiz için asil savasim alani, basarili olunmasi gereken alan, kültürle, aydinlikla, gerçek erdemle donanmaktir. " Bugün bazi Iskandinav ülkelerinde, milletvekillerinin yariya yakini kadin. Bakanlarin da... Birakin yarisini, Türkiye'de bu orani yüzde ona, yirmiye çikarin; bakin neler olur! Bos siralarin utanci azalir... Küfür ve kavgalarin utanci azalir... Verimlilik ve ciddiyet artar... Ve Türkiye, yeniden "Atatürk'ün Türkiyesi" olma yoluna girer! Ahmet Taner KIŞLALI
__________________
ufukta bir gemi görsem seni taþýyan, mavi denize dalardým geriye bakmadan. uçsuz bucaksýz mavilikte arardým beni takii beni sende bulana kadar... MaVi ![]() [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] NE MUTLU TURKUM DIYENE
|
|
|
|
|
| svdvc Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
Deadly (12-08-2007)
|