Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Atatürk Özel Bölümü forumunda, bulunan AtatÜrk, TÜrk Mİlletİ Ve TÜrk Dİlİ konusunu görüntülemektesiniz. ATATÜRK, TÜRK MİLLETİ VE TÜRK DİLİ Kısaca varlığından söz ettiğimiz şuurlu dil hareketlerinin ortaya çıkışına dikkat edilecek olursa, görülür ki ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kısaca varlığından söz ettiğimiz şuurlu dil hareketlerinin ortaya çıkışına dikkat edilecek olursa, görülür ki Türkçecilik anlayışı, millet olma şuurundan, millî şuurdan başka bir şey değildir Türkçe, Türk kimliğinin, Türk kültürünün kısaca Türk milletinin varlık sebebidir. Türkçe, Türk kimliğinin ve Türk kültürünün varlık sebebi ve temel unsuru olarak asırlar boyunca millî duygu ve millî şuur sahibi Türk devlet adamı ve aydınları tarafından çeşitli şekillerde korunmuş ve savunulmuştur. Bu koruma ve savunma hareketleri, özellikle dilimizin işlenmiş birer ilim ve edebiyat dili olan Arapça ve Farsça ile karşılaşmasından sonra ortaya çıkmıştır. Türkçe'nin tarihî, dinî, edebî, hatta coğrafî sebeplerle zaman zaman Arapça ve Farsça karşısında ihmal edildiği veya önemsenmediği devirler görülmüştür.[4] Ancak yine her devirde şuurlu Türk devlet adamları ve aydınları tarafından da korunup savunulmaya devam edilmiştir. Tarih boyunca süren, dilimizi koruma ve savunma hareketlerinin hepsine birden "Türkçecilik Hareketleri" veya "Türkçecilik Akımı" diyebiliriz. Bu akım, şuurlu olarak XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut ile başlamış, Âşık Paşa, Karamanoğlu Mehmet Bey, Ali Şîr Nevaî, Edirneli Nazmî, Tatavlalı Mahremî, Sait Bey, Şinasi, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Süleyman Paşa, Şemsettin Sami, Necip Asım, Ömer Seyfettin, Yahya Kemal, Ziya Gökalp vb Türkçecilerle Cumhuriyet devrine gelmiştir. Tarih boyunca süren bu şuurlu dil hareketleri ayrı bir araştırma konusudur.[5] Burada sadece hatırlatmakla yetiniyoruz. Kısaca varlığından söz ettiğimiz şuurlu dil hareketlerinin ortaya çıkışına dikkat edilecek olursa, görülür ki Türkçecilik anlayışı, millet olma şuurundan, millî şuurdan başka bir şey değildir. Yani Türk milliyetçiliği tarih boyunca kendisini önce dil sahasında Türkçecilik hareketi olarak göstermiştir. Türkçecilik, her devirde Türk milliyetçiliğinin hareket noktası olmuştur. Bundan dolayı, Türkçecilik tarihi, Türk milliyetçiliği tarihi anlamına da gelmektedir. Kısaca dil şuuru, millî duygu ve millî şuurun uyanışı demektir. Cumhuriyet devrinde Atatürk'ün önderliğinde başlayan dil çalışmaları da bu tarihî akış içinde görülmelidir. Cumhuriyet devri dil çalışmalarının veya Türkçeciliğin öncüsü, Türklüğün de öncüsü ve Devletimizin kurucusu Atatürk'tür. Atatürk'ün önderliğini yaptığı Türkçecilik çalışmalarının kendisinden öncekilerden farkı, dilimizi devlet adamı olarak, devlet himayesine alması, dil politikasını devlet politikası haline getirmesidir. Daha önceki hareketler ferdî gayret ve çalışmalar şeklinde değerlendirilebilecek hareketlerdir. Atatürk'ün bütün faaliyet ve hareketlerinin temelinde "Türk milliyetçiliği" fikri vardır. Kurduğu devlet, "Türk milleti"ne dayanan "millî" bir devlettir.[6] Millî devlette milletin yapısı ne kadar sağlam olursa devlet o kadar sağlam olur. Bunu Atatürk şöyle ifade ediyor: "Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." [7] Atatürk'e göre, "Türk demek, dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir." [8] Atatürk, Türk milliyetçisi olarak Türk diline eğilme sebep ve gerekçesini ünlü Türk milliyetçisi fikir ve ilim adamı Sadri Maksudî Arsal'ın Türk Ocakları yayını olan "Türk Dili İçin" (l930) adlı eserinin kapağına bizzat el yazısıyla şöyle açıklamaktadır: "Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin inkişafında başlıca müessirdir." Görüyoruz ki Atatürk'ün dil konusuna eğilmesinin sebebi, millî duyguları kuvvetlendirmek ve böylece millî yapıyı sağlamlaştırmak, millî birliği kuvvetlendirmektir. Atatürk, Türk milliyetçisi olduğu için, milliyetçiliğinin gereği olarak Türkçe'nin gelişip zenginleştirilmesiyle ilgilenme ihtiyacı duymuştur. Çünkü dil, milletin var olmasının ve var kalmasının ilk şartıdır. Dil, millî kimliktir. Atatürk'ün dil çalışmalarını bu anlayışın dışında değerlendirmek ve anlamak bizi yanlış yollara, yanlış adreslere götürür. PERİ TÜRK
__________________
![]() Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi Hele puslu geçen o geceyi Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi Bu benim en büyük yasım Bu atamın öldüğü tarih on kasım Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü Tutturmus Bir Kürdistan Türküsü Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!! ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| ataturk, dili, milleti, turk |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| TÜrk Dİlİ Ve Edebİyatinda Nazim TÜrlerİ | IceMaN | Edebiyat - Türkçe | 0 | 25-06-2008 13:11 |
| TÜrk Dİlİ Ve Edebİyatinda Edebİ Sanatlar | IceMaN | Edebiyat - Türkçe | 0 | 24-06-2008 18:47 |
| Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları Türk Edebiyatları | IceMaN | Edebiyat - Türkçe | 0 | 23-06-2008 19:31 |
| AtatÜrk DÖnemİ TÜrk EĞİtİm Tarİhİ | Darkman | Tarih | 0 | 27-05-2008 12:44 |
| Atatürk ve Türk Kadını | çatlakkız | Kadın Dünyası | 0 | 08-08-2007 12:46 |