full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Atatürk 10 Kasim`da Ölmedi

Bunları Biliyormusunuz ? kategorisinde ve Bilmediğimiz Yalanlar forumunda, bulunan Atatürk 10 Kasim`da Ölmedi konusunu görüntülemektesiniz. Seyfettin Yağız 11 yıl Atatürk'ün şoförülüğünü yaptı. Çankaya'daki kavgalara, çekişmelere tanık olmasına rağmen sırlarıyla yaşadı. Şimdi 100 yaşında ve artık ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Her Telden,Konular > Bunları Biliyormusunuz ? > Bilmediğimiz Yalanlar

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 02-01-2008, 15:11   #1 (permalink)
Exclamation Atatürk 10 Kasim`da Ölmedi

Seyfettin Yağız 11 yıl Atatürk'ün şoförülüğünü yaptı. Çankaya'daki kavgalara, çekişmelere tanık olmasına rağmen sırlarıyla yaşadı. Şimdi 100 yaşında ve artık konuşmaya karar verdi.

Atatürk'ün şoförü olduğu belirtilen ve kendisiyle yüzlerce defa röportaj yapılan Seyfettin ile birde ben konuştum. Konuşmamız dede-torun havası içinde geçti. Sanki röportaj yapmadık, eskileri biraz dertleştik.


ATATÜRK 10 KASIM'DA ÖLMEDİ: Gazi yatağa düşünce İnönü'ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Şimdi bana "Tarihi şaşırtıyorsun" derler. Ama doğru.



TARTIŞMA YARATACAK AÇIKLAMALAR

UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM:Savarona yatında Ürdün Kralı Abdullah'ın üstüne kahve döken benim. Kral, "Yazık, etrafınızda terbiyeli kimse kalmamış" deyince, Ata'nın cevabı şu oldu: Ben bu milleti her şeye alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım.



İSMET PAŞA'YI HİÇ SEVMEZDİ: Atatürk'ün en çok sevdiği insanlar Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak'tı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İnönü ile aralarının açılmasının üç sebebi vardır. Biri İzmir suikasti, ikincisi Serbest Fırka olayı. Üçüncüsü Nuri Conker.



İZMİR SUİKASTI VE KARABEKİR: Kazım Karabekir'in suikasttan haberi yoktu. Ziya Hurşit Issız bir yerde bombayı atacaktı. Vali Kazım Paşa (Dirik) istihbarat almış. "Gelmeyin paşam" diye telgraf çekti. Bunun üzerine Atatürk "Sür kocaoğlan" dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.



"haber"in devami, Seyfettin Yagiz`in diger iddialari:
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]


bu haberde sözkonusu yalanimiz haberx tarafindan bulunmamis.
Haberx ve akabinde bir cok medya organi dolmusa bindirilimis aslinda Zaman Gazetesinin tabiriyle.Ancak yalana sadece inanip, kandirilmis olmalari mazaret kabul edilemez medya mavzubahis olunca...



Atatürk'ün şoförü (!) medyayı dolmuşa bindirdi
Altı yıl boyunca Atatürk'ün en yakınında tarihe tanıklık eden makam şoförü Ahmet Fahri Uçar, bugüne kadar O'na saygısızlık olur diye tek bir anısını bile gazetecilere anlatmadı.

Pehlivan Fahri 1997 yılında sessizce öldü. Çocuklarına miras olarak, Atatürk'e hizmet etmesinin gururu ve anılarını bıraktı. Pehlivan Fahri'nin ölümünden sonra Atatürk'ün yeni bir şoförü daha çıktı ortaya. Atatürk'ün 11 yıl boyunca şoförlüğünü yaptığını söyleyen Seyfettin Yağız'ın adı tarih kitaplarında geçmiyordu; ama çıkmadığı televizyon kanalı, gazete, dergi kalmadı. Atatürk'ün ölmediğini aslında öldürüldüğünü iddia edince, yakın tarihi sarsacak iddiaları sürmanşetlere taşındı.

Biz de Seyfettin Yağız'ın hayat hikayesinin peşine düştük. Atatürk'ün şoförü, kontağı çevirip gaza bastı; ama biz direksiyonu kırıp başka bir yöne gittik. Bambaşka bir portreyle karşılaştık. Atatürk'ün sırma saçları diye gösterdiği bir tutam saç, Bahar isimli bir hemşireye ait. Atatürk'ün terlikleri ve ayakkabıları ise Eminönü malı çıktı. Atatürk'ün Florya'da spor yaparken giydiğini iddia ettiği spor ayakkabılarının markası Kinetix. Bu marka Atatürk'ün ölümünden 52 yıl sonra Türkiye'de üretilmeye başlandı. Hepsi bir yana, 107 yaşında olduğunu söyleyen Seyfettin Yağız, nüfus kayıtlarına göre 1917 doğumlu. Bu, Atatürk'ün şoförlüğünü yaptığını iddia ettiği tarihlerde henüz 10 yaşında olduğunu gösteriyor.

Uzun aramalar sonunda ulaştığımız Seyfettin Yağız'ın oğlundan, babasının psikolojik rahatsızlıkları bulunduğunu, raporlu olduğu için askerlik bile yapmadığını öğrendik. Meğer Seyfettin Yağız'ın "Ben Atatürk'ün şoförüyken" diye başlayan gazete, dergi, televizyon ve internette yayınlanan sayısız röportajlarında anlattıkları hayal ürünüymüş. Şirin ihtiyar, medyanın yanı sıra aralarında üst düzey askerî yetkililerin de bulunduğu çok sayıda devlet görevlisini Cumhuriyet döneminde sanal bir yolculuğa çıkarmış. İşte "Atatürk'ün şoförü"nün gerçek hikayesi.

1927’de 30 yaşındayken Salih Bozok’un hizmetindeydim. Atatürk bir gün Salih Bozok’un yanına geldi. Ben de Atatürk’ün elinden şapkasını aldım. Atatürk, o sırada yâveri Bozok’a döndü ve ‘Bu oğlan kim?’ diye sordu. Birkaç gün sonra Salih Bozok yanıma geldi. Bana ‘Kocaoğlan, seni Ata’nın yanına alayım mı?’ diye sordu. Ben de ‘alın’ dedim. Beni hemen yanına aldı, bir daha da birbirimizden ayrılmadık. Tarih kitaplarında adı geçmeyen Seyfettin Yağız, 13 yıl Atatürk’ün şoförlüğünü yaptı. Atatürk’ün yakın çevresinde bulunan hayattaki “son adam” bugüne kadar sırlarıyla yaşadı. İstanbul’da köhne bir dairede yaşayan bu gizemli adamın anılarını, beş yıl öncesine kadar Kasımpaşa-Taksim hattında 11.00 seferini yapan İETT otobüsü şoförü ve yolcularından başkası bilmiyordu. Her gün Atatürk’ü görmek için gittiği Taksim’deki simit saraylarında tanıştığı Atatürkçü gençler sayesinde sivil toplum örgütleriyle bağlantı kurdu. Kültür merkezlerinde konferanslar veren Yağız’ı, çok geçmeden medya keşfetti. Diğer meslektaşlarımız gibi Atatürk’ün şoförünün peşine düştük. Ancak biz bambaşka bir portreyle karşılaştık.

“Atatürk’ün yanındaki delikanlı benim”

Atatürk’ün şoförünün izini Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi gençler sayesinde bulduk. Kasımpaşa’da içi küf kokan iki odalı bir apartman dairesinde sabah saatlerinde başlayan “tarihi” röportajımız, fotomuhabiri arkadaşımız Turgut Engin’in filmlerinin benimse kasetlerimin bitmesiyle son buldu. Dört saat süren röportaj sırasında tarih kitaplarında yer almayan “korkunç gerçekler”i öğrendik. Meğer Atatürk ölmemiş, öldürülmüş. Atatürk’ün ölüm tarihi de 10 Kasım değilmiş. Gerçeği İsmet İnönü gizlemiş. İzmir suikastından Atatürk’ün bilinmeyen vasiyetine kadar yakın tarihi sarsacak ifşaatlarda bulunan Seyfettin Yağız, “Bildiklerimi açıklarsam beni ortadan kaldırırlar.” diyerek şimdilik susmayı tercih ediyor. Gözyaşlarını tutamayan Yağız, göğsünden çıkardığı naylona sarılmış negatif film karesini ışığa tutarak, “Atatürk kollarımda öldü.” diyor. Yağız, böyle bir filmin karta basılmasının cezasının ölüm olduğunu söyleyerek bize vermiyor. Ardından kilitli sandıktan Atatürk’e ait emanetler çıkarıyor. Meşhur çizgili takım elbisesi, battaniyesi, terlikleri, kösele ayakkabısı, spor ayakkabıları, bastonu, kahve içtiği son fincanı, tırnakları, takma dişleri ve Ata’nın altın sarısı saçları... Sıra duvarları kaplayan fotoğraflara geliyor. Seyfettin Yağız’ın girmediği kare yok gibi. Yağız, eline aldığı kalemle bu fotoğraflardaki delikanlıyı işaret ederek “İşte o benim” diyor. Yağız, Taksim Anıtı’nın İstiklal’e bakan tarafında yer alan Atatürk ile İnönü arasındaki kişinin de kendisi olduğunu söylüyor. Bu tarihi şahsiyetle vedalaşarak topladığımız bilgileri ikinci bir kaynaktan doğrulatmak üzere harekete geçiyoruz.

Neredeyse adında Atatürk ismi geçen bütün dernekleri aradık; ama bu bilgilerin çoğunu doğrulatamadık. Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe, böyle bir kişinin Ata’nın şoförü olduğunu ne yalanlıyor ne de doğrulayabiliyor. Yağız’ın kanıt olarak sunduğu fotoğraflara inanmış görünüyor. Bakırköy’de kendisine ait kültür merkezinde Seyfettin Yağız’a konferans verdiren emekli tarih öğretmeni Süda Özkol kanalıyla tarihçi Cemal Kutay’a ulaştık. Yağız’ın müthiş tarih bilgisi karşısında zorlanan Kutay, sonunda Yağız’ın Atatürk’ün şoförü olamayacağı kanaatine vardı.

Atatürk’ün terliği Eminönü malı çıktı!

Başladığımız yere geri dönerek Atatürk’ün şoförünü yeniden araştırmaya başladık. Yağız’ın bize gösterdiği ama aralarında ton farkı bulunan sarı saçların sırrını çözüdük. Bunlar bayan saçıydı. Bu saçlardan bir tutamı ‘Bahar’ adında bir hemşireye ait. Hemşire Bahar, Yağız’ın evinde kısa bir süre misafir olarak kaldığını, saçlarının da uyurken kesildiğini söyledi.

Atatürk’ün eşyalarını incelediğimizde acı gerçeklerle yüzleştik. Yağız’ın “Atatürk Florya’da spor yaparken işte bu ayakkabıları giyerdi.” diyerek gösterdiği iki çift ayakkabının markalarının Kinetix olduğunu fark ettik. Ziylan Grubu’na ait bir Türk markası olan Kinetix, 1990’ların başında üretildi. Atatürk’e ait olduğunu iddia ettiği terlikler Eminönü malı, kösele ayakkabıların ise taklit pazar malıydı. Yağız, Atatürk’ün meşhur çizgili takımının markasına bakmamıza izin vermedi.

Sıra geldi “Atatürk ölmeden beş dakika önce çekildi.” dediği film karesini elde etmeye. Negatifin bir kopyasını alabilmek için Seyfettin Yağız’ın evinde bir gece yatmak zorunda kaldım; ama başaramadım. Gazeteciliğe meraklı bir bayan arkadaşımız cazibesini kullanarak bu negatifi elde etti. Laboratuvara girip negatifi bastık ama; yaşlı bir kadın fotoğrafı çıktı. Atatürk gibi görünen siluetin gerçekte Seyfettin Yağız’ın 2001 yılında vefat eden eşi Seniha Yağız olduğunu öğrendik! Seyfettin Yağız’ın Atatürk’ün şoförü olduğunu kanıtlayan en sağlam delil de böylece çürümüş oldu.

Atatürk’ün şoförü raporlu çıktı

Bu sefer “Seyfettin Yağız Atatürk’ün şoförü değilse kimdir?” sorusunun cevabını aramaya başladık. Nüfus kayıtlarından yola çıkarak ulaştığımız Yağız’ın üç oğlundan biri olan Çetin Erdoğan Yağız, 1917 doğumlu olan babasının psikolojik rahatsızlıkları bulunduğunu, ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden raporlu olduğunu, bu nedenle askerliğini bile yapmadığını söyledi. Üstelik Seyfettin Yağız ehliyetini 1948 yılında almış. Seyfettin Yağız sadece Sipahiocağı’nda çalışmış. Seyfettin Yağız’ın hikayesinin büyük bir kısmı Dolmabahçe Sarayı’nda geçiyor. Saray kızlarından biri olduğunu iddia ettiği eşi Seniha Yağız’la orada evlendiğini anlatıyor. Oğul Yağız ise, annesinin sıradan bir Türk kadını olduğunu belki de hayatı boyunca Dolmabahçe’nin önünden bile geçmediğini söylüyor... Babalarına engel olamayan Yağız ailesinin fertleri, medyada yer alan haberlerden ve işin bu boyutlara gelmesinden dolayı çok üzgünler.

Şirin ihtiyarın Atatürk’ü çok sevmesinin, kendisini onun şoförü olarak görmesinin kimseye bir zararı yok. Ancak yaşananlar, Atatürk adının kullanılarak neler yapılabileceğini gösteriyor.

Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yrd.

DOÇ. DR. KEMAL SAYAR:

Seyfettin amca önemsenmek istiyor

Bir kişinin olmadığı bir şeyi iddia etmesi, gerçeklikle bağın koptuğu psikotik bozukluklarla ortaya çıkabilir. Bu kişiler kendilerinin tarihte önemli bir kişi olduklarını ya da tarihte önemli kişilerle birlikte olduklarını iddia edebilirler. Bu zaman zaman büyüklük hezeyanı boyutuna varabilir. Nitekim büyüklük hezeyanı gösteren insanlar sıklıkla peygamber, Mehdi, Napolyon olduklarını ifade edebilirler. Bu örnekte yaşlı bir kişinin kendini Atatürk’ün şoförü gibi hissettiğini görüyoruz. Hayatını tamamen bu düşünce etrafında kuruyor, her yerde böyle davranıyorsa hayatında bu düşünce büyük bir boşluğu dolduruyor demektir. Kişi bu düşünceye tutunarak aslında kırılgan olan kendi imgesini ayakta tutuyor. Bu durum psikotik bozukluklarda görülebileceği gibi ileri yaşlarda ortaya çıkan bazen bunama rahatsızlığının bir belirtisi olarak da görülebilir. Bazen bunama hastalığından muzdarip hastalarımız bu tür büyüklenmeci düşüncelerle ortaya çıkabiliyor. Bellekle ilgili bazı rahatsızlıklarda uydurma davranışlarına çok sık rastlarız. Bu kişiler sık sık hikaye uydurabilirler. Önemsenmek, dikkate alınmak isteyen insan daha önemli saydığı bir insana nispet ederek kendisini ön plana çıkartabilir. Yalnızlık, psikolojik ihtiyaçlar burada çok önemli rol oynuyor.

28.11.2004
M. YAŞAR DURUKAN

orjinal metin:
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]


CUMHURBAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİĞİNDEN ALINAN BİLGİYE GÖRE SEYFETTİN YAĞIZ (SEYFİ YAVUZ) ATATÜRK'ÜN ŞOFÖRÜ DEĞİL
23.12.2004

T.C.
İSTANBUL VALİLİĞİ
İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
Tel:0.212 528 39 32 Faks:526 08 81

Bülten No: 177

21.12.2004
BASIN BÜLTENİ


Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin 13.12.2004 tarih ve 7483 sayılı yazısında;
İstanbul İlinden başvuran Mehmet CILIZ, Atatürk’ün şoförlüğünü yaptığını bildirdiği 104 yaşındaki Seyfi YAVUZ adlı yurttaşa yardımcı olunmasını istemiştir.
Mehmet CILIZ, adı geçen hakkındaki bilgiyi Atatürkçü Düşünce Derneği Bakırköy Şubesi’nden aldığını bildirmiştir. Daha sonra söz konusu kişinin adının Seyfettin YAĞIZ olduğunu anlaşılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı kayıtlarında Seyfi YAVUZ yada Seyfettin YAĞIZ adlı herhangi bir kişinin görev yaptığına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.
Seyfettin YAĞIZ ile ilgili olarak İstanbul İli Vali Yardımcısı Sayın Mehmet SEYMAN’dan bilgi alınmış ve Atatürk dönemiyle ilgili olarak ileri sürdüğü bağlantısının incelenmesi gerekli görülmüştür.
Kendisiyle de görüşülerek yapılan inceleme sonucu;
Gerçek doğum yılının 1917 olduğu, kendisinde bulunan Atatürk’e ait olduğunu belirttiği giysilerin çok yeni, fotoğrafların gazete, dergi ve albümlerden çoğaltılmış olduğu, Atatürk’ün kendisine yazdığını belirttiği bir yazının ise, Atatürk’ün onunla ilgisi olmayan bir yazışmasının fotokopisi olduğu, Atatürk’le aynı karede göründüğünü iddia ettiği ve üzerine işaret koyduğu fotoğraflardaki kişilerden birinin Atatürk’ün koruması Bekir ÇAVUŞ, birinin de Cevat ABBAS, öteki karelerdekilerin ise hem adı geçenle hem de birbirleriyle hiçbir benzerlikleri bulunmadığı belirlenmiştir.
İzmir Uşakizade Konağı’nda bulunan Latife Hanım Müzesi’ne bedeli karşılığı verdiği 15 parça eşyanın da yeni olduğu anlaşılmıştır.
Adı geçen, Sipahi Ocağı’ndaki askerlik hizmetinden sonra, 1927 yılında bir kamu kuruluşunda işe girdiğini, buradan da Dolmabahçe Sarayı’nda şoför olarak göreve başlatıldığını bildirmektedir. Nüfus cüzdanında doğum yılı 1917 olduğuna göre, 1927 yılında 10 yaşında olması gerekmekte ve bu yaşta Dolmabahçe’de şoför olarak görevlendirilmesi tutarsız olmaktadır.
Elde edilen bilgiler, adı geçenin, Atatürk döneminde şoför olarak görev yapmadığını kanıtlar nitelikte görülmektedir.
Bu nedenle, durumunun izlenmesi ve incelenmesinin, bu arada, basın-yayın kuruluşları ile ilgilenebilecek başka kurum ve kuruluşlara Atatürk’ün şoförlüğünü yapan bir kişi olarak tanıtmaması yönünde hem kendisinin hem de onunla ilişki kuracak kişi ve kuruluşların uyarılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]


Seyfettin yağız ismi google da aratılacak olursa;

"Atatürkün 107 yaşındaki şoförü" sıfatyla;

Akşam, Radikal v.s. gibi onlarca gazetede haber olduğu görülebilir.
 
__________________
.
.
.

[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
Gizem_Lee Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Yaz

Etiketler
ataturk, kasimda, lmedi


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
4 bin metreden çakıldı ölmedi! WebbiLişiM Efsaneler & Garip olaylar 1 24-07-2008 16:20
Walt Disney ölmedi, donduruldu. Gizem_Lee Bilmediğimiz Yalanlar 0 02-01-2008 10:24
ATATÜRK Belgeseli DVD-Rip 10 Kasim Özel Deadly Atatürk Özel Bölümü 0 11-11-2007 15:39
ATATÜRK HaYSeK Atatürk Özel Bölümü 0 14-06-2007 12:28
O AN Atatürk WebbiLişiM Atatürk Özel Bölümü 0 04-05-2007 12:09


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:30 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307