Kadınca kategorisinde ve Cinsellik forumunda, bulunan Doğum Kontrol Hapı konusunu görüntülemektesiniz. Kullanım kurallarına tam olarak uyuldu-ğunda doğum kontrol hapı neredeyse yüzde yüz güvenilir bir yöntemdir. Bileşiminde iki kimyasal madde ya da ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kullanım kurallarına tam olarak uyuldu-ğunda doğum kontrol hapı neredeyse yüzde yüz güvenilir bir yöntemdir. Bileşiminde iki kimyasal madde ya da sentetik hormon (östrojen ile projesto-jen) vardır. Bunlar yumurtanın oluşması- na ve yumurtalıktan dışarı salınmasına engel olurlar. Eğer hiç bir yumurta oluşmaz ve dışarı bırakılmazsa kadının gebe kalması olanaksızdır. Bu, bir çeşit hormonla geçici kısırlık olur. Fakat doğum kontrol hapının da yüzde yüz güvenilir olmamasında çeşitli dış nedenaler rol oynar. Bazan kadın hapını almayı unutur ya da devamlı almaz ve kullanım açıklamasında yazılanlara uymaz. Şidadetli bir mide bozukluğu ya da ishal, hapın bedende emilmesine engel olabilir. Bazı ilaçların ve antibiyotiklerin hapın işlevini bozduğu da olur. Bugün yeryüzünde piyasaya sürülmüş otuzun üstünde doğum kontrol hapı türü vardır. Bunlar değişik oranlarda hormon içerirler. Çoğu paketlerde 21 hap bulunur. Üç hafta süreyle her gün bir hap alındıktan sonra yedi gün hiç hap alınmaz ve bu süre içinde adet görülür. Sonra yeni bir pakete başlanır/Yılın her günü bir hap alınan doğum kontrol ilaçları da vardır. Her paketin içinde nasıl kullanılacağı yazılıdır. Fakat önce hekime danışmak en iyisidir. Her hap her kadına iyi gelmeyebilir. O zaman yeniden hekime baş vurup başka bir cins denemekte yarar vardır. Bazı kadınlara ise doğum kontrol hapı hiç yarar getirmez. Bunlar öteki doğum kontrol yöntemlerinden birini uygulamak zorundadırlar. Doğum kontrol hapı her gün aynı saatte alınmalıdır. Sabahları kalkar kalkmaz ya da yatmadan önce almak hatırlama takımından bir kolaylık olabilir. İlacın kullanım açıklamasında yazılanları olduağu ‘ gibi uygulamak gerekir. Hapın alındığı ilk iki hafta, bir başka önlem yöntemini de birlikte uygulamak akıllıca olur. Haplar sadece cinsel birfeşmeden sonra değil, her gün alınmalıdır. Asla değişik türler bir arada kullanılmamalı ya da başkasından ödünç alınmamalıdır. Eğer bir gün hap unutulmuşsa ertesi gün iki tane birden almak gerekir. İki gün arka arkaya unutulmuşsa, hatırlandığınada üç tane birlikte alınmalıdır. Fakat bu durumda artık güvenliliği azalmıştır. Bu yüzden adet görünceye kadar başka bir döllenmeyi önleyici yöntem daha uygula-, mak gerekir. Eğer hastalık veya ishalden dolayı beden henüz hapı ememeden dışarı atılmışsa, bir hap daha alınmalı ve yine ek bir yöntem uygulanmalıdır. Başlangıçta kadın bedeninin yeni horamon düzeyine alışabilmesi, bazı yan etkilere yol açtıktan sonra gerçekleşir. Bunlar yorgunluk, sabahları mide bulanatısı, ara kanamalar, baş ağrıları, sinirlilik göğüslerde acı, dölyolu iltihaplanmaları ya da kilo almak gibi belirtilerdir. Bazan ‘da adet görme aksayabilir. Eğer kuşkualanmak için bir neden varsa, bir gebelik testi yaptırmak gerekir. Yan etkiler çoğunlukla iki ay içinde geçer. Daha uzun sürdüklerinde hekime baş vurup başka bir hap denemelidir. Bazıları kadının gebeliğini kontrol etmeasinden hoşlanmadıkları için doğum kontrol hapının zararlarını abartırlar. Diğer yağdan bu haplar henüz yeterince incelenmiş ve denenmiş değildir. Zararaları ve yan etkileri tam olarak bilinmeamektedir. Bazı uzmanlar dört yıl sürekli kutlanıldıktan sonra bir kaç ay bırakılamasını önerirler. 40 yaşının üstünde hiç bir kadın doğum kontrol hapı kullanmaamalıdır. 30 yaşının* üzerindeki kadınlar da yân etkileri çok ciddi düşünmelidiraler, özellikle birkaç yıl süreyle hap kullanan bir kadın için başka bir döllenmeyi önleyici yöntem seçme zamaanı gelmiştir. Ayrıca günde 3-4 sigaradan fazla içenler, doğum kontrol hapı kullanmamalıdırlar. Çünkü bir kalp rahatsızlığı olasılığı bu durumda artmakatadır. Varis, her türlü kalp rahatsızlıklaarı, göğüs ya da cinsel organ kanseri, sarılık ya, da başka bir karaciğer hastalığı, şeker hastalığı, böbrek rahatasızlıkları, yüksek tansiyon, anemi, sara, astım, migren baş ağrıları, göğüs ve dölyatağı urları, depresyon gibi hastalıkalardan yakınanlar ya da aile geçmişlerinade bu hastalıklardan bulunanlar doğum kontrol hapı kullanmamalıdırlar. Spiral (Dölyatağı içi aracı) Spiralin güvenilirlik oranı yaklaşık yüzde 98′dir. Bu, dölyatağının içine yerleştirialen küçük, yassı, esnek aaaal ya da plastik bir araçtır. Değişik şekilleri vardır. Çıkarma kolaylığı için spirale bağlı bir ip dölyatağı boynundan dışarı sarkar. Spirallerin nasıl bir işlev gördükleri henüz tam anlamıyla bilinme mektedir. Dölyatağının çeşitli yerlerine değerek döllenmiş yumurtanın dölyata-ğında yuvalanmasına engel olur. Bu araç büyük olasılıkla dölyatağı iç duvarını tahriş etmekte ve akyuvarlar üretilerek yumurta ve sperm hücrelerinin öldürülamesine yol açmaktadır. Her kadına spiral takılabilir. Fakat hekimler daha çok doğum yapmış kadınlara bu araçtan takmayı yeğlemekatedirler. Doğum yapmamış kadınlara çoğunlukla bakır spiral takılır. Spirali ancak deneyimli bir hekim kadının dölyatağına yerleştirmelidir. Araç önce ince bir tüp içinde dölyolundan dölyatağı boynuna sokulur ve burada tüpten dışarı fırlatılır. O vakit araç gerçek şeklini alır. Tüp tekrar geri çekilir, spiralin ucundaki iplerse dölyatağı boynundan dölyoluna sarkarak dururlar. Bu süreç ancak bir dakika alır. Bazı kadınlarda çok acıya yol açabilir, bazılarıysa hiç bir şey duymazalar. Dölyatağı, içinde herhangi bir katı cisim bulunmasına alışkın olmadığı için spirali dışarı atmaya çalışır. Bu sırada kramplı ağrılar ve kanama olabilir. Bu ağrılar ilk birkaç günden sonra geçer. Fakat dölyatağının spirali dışarı atması gerçekaleşebilir de. Ara sıra çömelerek parmakla iplerin yerinde olup olmadığına bakmak gerekir.Eğer ipler hissedilmiyorsa heakime baş vurularak başka bir korunma yöntemi seçilmelidir. Spiral bazân daha ciddi sorunlar yaratabilir. Pek çok kadında iç cinsel organ iltihaplanmaları görülür. Ender olarak dölyatağında yırtıklar olabilir. Sürekli ağrı ya da kanama görüldüğünde gecikmeden heki- me gitmek gerekir. Eğer spirale rağmen gebe kalınmışsa yine derhal hekime gitmelidir, çünkü spiralin varlığı dölüt için tehlikelidir. Spiral aşağı yukarı doğum kontrol hapı kadar güvenilir bir korunma yöntemidir. Kadın bedenine sentetik kimyasal madadeler alınmadığı için bu tür yan etkilerden de korunulmuş olur. Prezervatif v Bir yıl boyunca prezervatif kullanan yüz çiftte dört kadın gebe kalmaktadır. Prezervatif spermi öldürücü bir. ilaçla birlikte kullanıldığında daha güvenilir olmaktadır. Erkek tarafından kullanılan bir korunma aracı olan prezervatif, çok ince eldiven parmağı şeklinde lastik bir torbadır. Cinsel birleşmeden önce erek- siyon halindeki penisin üzerine geçirilir, Erkek boşaldığında meni bu torbanın içinde kalır, dölyoluna akması önlenmiş olur ve spermlerin dölyatağına doğru yüzmeleri gerçekleşmez. Prezervatif, Roma İmparatorluğu döneminde de bilinmekteydi. Orta Çağda frengiye karşı önlem olarak önerilmişti. 18. yüzyılda İngiliz doktoru Kondom tarafından fakir kadınlar için korunma aracı olarak oflaya çıkarılmıştı. Bu yüzden prezervatife verilen bir başka ad da Kondom’dur. Bu, bütün ülkelerde en yaygın olarak kullanılan döllenmeyi önleme aracıdır. Üstün yanları, ucuzluğu, kolayca satın alınabilmesi, rahatça cepte taşınabilmeasi, aynı zamanda da zührevi hastalıklaradan korunmada etkili olmasıdır. Bununla birlikte prezervatif kullanımında dikkat edilecek bazı noktalar vardır. Prezervaatif, bütün lastik eşya gibi taze olmalıdır. En çok altı ay önce yapılmış olabilir. Serin bir yerde, üzerinde basınç olmaksızın saklanmalıdır. Bir cüzdan ya da beden ısısındaki cepte taşınmamalı-dır. Erkeklik organına tam uyacak büyüklükte olmalıdır. Fazla büyük olduğunda büklümler oluşur ve araç, cinsel birleşme sırasında kayabilir.. Kullanıldığı sırada özenle ele alınmalı, gerilip çekiştirilmemeli ve yırtılmamasına dikkat edilmelidir. Penise giydirilirken çok dikkatle ve hafifçe iki’ parmak arasında tutularak ve yavaşça sıvazlayaarak geçirilmelidir. Eğer içinde hava kalacak olursa prezervatif orgazm ortaasında patlayıp yırtıiabilir ve işlevi sıfıra iner. Erkeklik organının dölyoluna giramesinden önce prezervatifin yırtılmama-sı için üzeri nemlenmeli ya da krem, vazelin gibi kaygan bir madde sürülmeli-dir. Her perezervatif bir kez kullanıldıkatan sonra atılmalıdır. Bazı erkekler prezervatif kullanmayı eldivenle gitar çalmaya benzetirler, çünkü bu araç erkeği bir ölçüde duyarsızlaştırır. Orgazmdan hemen sonara penis henüz küçülmeden dışarı çıkartılması gerektiğinden kadın belki henüz orgazma ulaşmamışsa ya da erkeğin organını bir süre daha içinde hissetmek istiyorsa bu zorunluluk biraz düş kırıklığı yaratabilir. Tam heyecanalanma doruğundayken prezervatif takma işlemi de bazan sorun yaratır. Hele o sırada penisin küçülmeye başlaması erkek için tatsız olabilir. Diafram ile birlikte sperm öldürücü madde: Diafram, küçük çukur kaseye benzer bir araçtır. Boş bir yarım limon kabuğu ya da yarım bir yumurta.kabuğu şeklindeadir. Kapağın içi yumuşak ince lastiktenadir, kenarında helezoni tefden bir halka geçirilmiş bir kıvrım vardır. Lastiğe karşı alerjisi olan kadınlar için küçük plastikaten diaframlar da üretilmiştir. Diafram dölyolunun içine sokulur ve dölyatağı boynuna geçirilerek bu giriş noktası kapanır. Böylece spermler olduğu gibi dölyolunda kalırlar. Bazıları kenarlardan sızmaya kalkışırlarsa da diaframla birlikte kullanılması gereken sperm öldürücü ilâç tarafından yok edilirler. Hiç bir kadının dölyolu büyüklük ve biçim bakımından bir başka kadına benzemediğinden her kadın özel olarak hekime baş vurup kendine uygun bir diafram edinmelidir. Diafram cinsel birleşmeden üç saat önce takılır. İçeri yerleştirilmeden önce bir çay kaşığı dolusu sperm öldürücü krem ile içi dışı ve kenarları iyjce sıvanmalıdır. Sperm öldürücü madde içeren köpük tabletleri de aynı amaçla kullanılabilir. Diafram baş parmak ile parmaklar arasında sıkıştırılarak uzun ince bir rulo halinde dölyoluna sokulur, iyice geriye itilir ve dölyatağı girişi kapanacak şekilde yeraleştirilir. Daha sonra yoklayatak dölyataağı boynunu iyice örtüp örtmediğine bakılmalıdır. Eğer kapağı taktıktan sonra üç saat içinde cinsel birleşmedebulunul-mamışsa dölyoluna bir miktar daha sperm öldürücü sıkılmalıdır. Cinsel birleşmeden ancak 6-8 saat sonra diafram çıkarılmalıdır. Böylece spermlearin öldüğünden iyice emin olunabilir. Diaframı 24 saatten fazla içeride bulundurmamalıdır. Bu araç, sperm öldürücü bir maddeyle birlikte kullanıldıağında en güvenilir döllenme önleyici yöntemlerden biridir. Ritm metodu ya da gün sayma metodu: Ritm metodu, kadının döllenme yeteneağinin yüksek olduğu günlerde cinsel birleşmeden kaçınma ilkesine dayanır. Oldukça basit bir yöntem gibi görünmekale birlikte’uygulaması güçtür ve rizikosu yüksektir. Bu yöntemi uygulayan yüz çiftten 30′u döllenmeyi ödeyememekteadir. Ülkemizde “gün sayma” diye bilinen bu yöntemin esas güçlüğü, kadının döllenebileceği günlerin tam olarak belirlenememesindedir. Döllenme günleri, yumurtanın yumurtalıktan salıanıp Fallop borularında bulunduğu süreadir. Bu süre, bir hekim gözetiminde kadının günlük beden ısısını ölçüp yumurtlama günlerinde ısının oluşturduağu ritmik tabloyu çizmek yoluyla saptanabilir. Bir başka olanak, en azından 8 ay süreyle kadının adet görme takvimini çıkartarak bu takvimin kaçıncı gününde yumurtlama olduğunu belirleamektir. Fakat döllenme tehlikesinin bu yumurtlama süresini ortada tutarak onbeş günlük bir süre için var olduğunu hesaplamak gerekir. Çünkü yumurtanın döllenebilir durumu bir haftaya kadar uzayabilmekte, spermlerin Fallop boru larında canlı kalma süreleri de beş günü bulmaktadır.. Bu günlere güvenlik payı olarak iki gün daha katıldığında ortaya onbeş gün gibi bir sayı çıkmaktadır ki, bu oldukça uzun bir süredir. Bu yöntem Batı‘da katolik ülkelerde en çok uygulaanan bir doğcım kontrol yöntemidir. Çünkü katolik kilisesi ancak böyle bir önleme izin vermektedir. Yöntemin rizikosunu vurgulamak için halk arasınada buna “Vatikan Ruleti” adı verilmişatir. Coitus Interroptus (Geri Çekme): Bu yöntemin uygulanmasında erkek, tam orgazmdan önce penisini kadının dölyolundan dışarı çeker ve dölyolu yakınına sperm gitmemesine dikkat eder. Oldukça büyük rizikosu olan bu yöntemle pek çok istenmeyen çocuk doğar. Çünkü erkek henüz boşalmadan da bir miktar sperm dölyoluna girebilir. Erkeğin, ne kadar deneyimli olursa olsun, bazan zamanında geri çekilemeamesi de mümkündür. Bir de bu yöntem cinsel birleşme pozisyonunu kısıtlar, çünkü ancak kadın altta, erkek üstteyaken uygulanabilir. Geri çekme eylemi erkeğin orgazmını sekteye uğratabilir ve kadınlar bu yöntemle çoğu kez tatmin edilmemiş olurlar.. Coitus Reservatus ya da Karezza (Geri Tutma): Bu uzakdoğuda geleneksel olarak uygualanan bir sevişme yöntemidir, ama her zaman doğum kontrolü amacıyla uygualanmaz. Erkeğin mümkün olduğu kadar. uzun süre kadının içinde kalmasını sağlayan bu yöntemde erkeğin penisi dölyoluna girdikten sonra kadın da erkek te uzun süre elden geldiği kadar az hareket ederler, ta ki erkeğin penisi kendi kendine küçülene kadar. Sonra penis dışarı çekilir. Ne kadın ne de erkek orgazma ulaşmaz. Yalnız Karez-za’nın bir çeşit uygulanmasında erkeğin belli bir penis adelesini harekete geçirerek meninin idrar borusuna boşal- masını sağlayabilmesi söz konusudur. Bu yöntem her durumda çok büyük ölçüde kendi kendini kontrol gerektiramektedir. Yukarıda anlatılan doğum kontrol yönatemleri arasında en ideal olan biri ne yazık ki yoktur. Her yöntemin belli rizikoları ve sakıncaları bulunmaktadır. Yüzde yüz etkili bir korunma yolu henüz bulunmuş değildir. Kati güvenilir-lirlik açısından kısırlaştırma belki de en iyi seçenektir. Fakat bunun da hoş olmayan yanları vardır. (Bkz. Kısırlaştırama) Doğum kontrolü konusunda araştıramalar sürdürülmektedir. Pek çok kadın özellikle erkeklerin kullanabilecekleri bir korunma aracının geliştirilmesini umutla beklemektedir. Bu konudaki çalışmalar oldukça ilerlemiş bir aşamadadır. Diğer yöntemler: Bunlardan en yaygın olanı, lâvajdır. Sirke, limon suyu ya da asit özelliği olan diğer maddeleri içeren solüsyonlarla cinsel birleşmeden hemen sonra dölyolu-nu yıkamaya (lavaj yapmak) dayanır. Etkinliği yüksek olmadığı gibi kadın için de oldukça sıkıcıdır. Köylerde yaygın olan bir yönterçı de cinsel birleşmeden önce konsantre tuzlu su emdirilmiş bez ya da süngerlerin döl yoluna yerleştirilmesidir. Bu yöntemin de etkinliği düşük olup ayrıca dölyolunda ciddi tahrişler yapabilmektedir |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| dogum kontrol hapi |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Planlama Ve Kontrol | Gizem_Lee | Madencilik | 0 | 17-02-2008 13:34 |
| Erkeklere Doğum Kontrol Aşısı | WebbiLişiM | Erkekçe Cinsellik ve İlişkiler | 0 | 07-01-2008 18:14 |
| Erkeklere Doğum Kontrol Hapı | WebbiLişiM | Erkekçe Cinsellik ve İlişkiler | 0 | 07-01-2008 11:53 |
| Doğum kontrol hapına dikkat! | Gezgin | Fitness & Sağlıklı Yaşam | 0 | 12-11-2007 06:43 |
| Öfke, sizi kontrol etmeden siz onu kontrol edin | Hande | İlişkiler | 0 | 13-05-2007 16:22 |