Hastalık Türleri Ve Tedavileri kategorisinde ve Dahiliye forumunda, bulunan İyot Eksikliği konusunu görüntülemektesiniz. İyot ile ilgili neler söylenebilir? Normal hormon yapımı için alınması gereken günlük iyot miktarı 100 - 150 mikrogram olmalıdır ve ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Normal hormon yapımı için alınması gereken günlük iyot miktarı 100 - 150 mikrogram olmalıdır ve alınacak olan iyotun ana kaynağı diyettir. Bu ise su ve topraktaki iyot miktarına bağımlıdır. İyot en fazla deniz ürünlerinde, yeterli miktarlarda süt, yumurta ve ette bulunur. Ispanak hariç diğer sebze ve meyvelerin iyot içeriği düşüktür. Ancak yukarıda sıralanan yiyeceklerin yeterli iyot içerebilmesi için bulundukları bölgedeki su ve topraktaki iyot miktarı yeterli olmalıdır. Su ve topraktaki iyot miktarı az olan bölgelere iyottan yoksun bölgeler adı verilir ( endemik iyot eksikliği ). Başta Karadeniz bölgesi olmak üzere ülkemizin birçok bölgesinde iyot yetersizliği vardır. İyot eksikliği ne gibi sorunlara yol açabilir? Bireyin aldığı iyot miktarı az ise, tiroide giden iyot miktarı azalacak ve yeterli hormon yapılamayacaktır. Bu durumda kanda hormon düzeyi azalır. Hormon yapımını artırmak için hipofiz bezinden TSH yapımı artacaktır. Böylece bir yandan tiroitte hormon yapımı arttırılmaya çalışılırken diğer yandan tiroit bezi büyüyecektir. Bu döngü tiroit ile hipofiz arasındaki denge kurulana kadar, yani kan tiroit hormon düzeyi normale dönünceye kadar devam eder. Bazen tiroide ait nedenler de devreye girer ve yetersiz hormon yapımı devam eder. Sonuçta yukarda değinilen hipotiroidizm ya da tiroidin az çalışması dediğimiz durum ortaya çıkar ve tiroit büyür (guatr). İyot eksikliği özellikle kimlerde önemli sorunlara neden olur ? İyot eksikliği olan bölgede yaşayan her birey risk altındadır, ancak en çok zarar görenler; gebeler, anne karnındaki bebekler, yenidoğanlar, süt çocukları ve süt veren annelerdir. 1983 yılından itibaren iyot eksikliğine bağlı oluşan sorunları daha iyi açıklayabilmek için iyot eksikliği hastalıkları teriminin kullanılması önerilmiştir . Örneğin şiddetli iyot eksikliği ile karşı karşıya olan gebe bir kadında iyot gereksinimi artacağından hem annede hem de anne karnındaki bebekte yeterli kadar iyot olmayacaktır. Sonuçta anne az çalışan bir tiroidin etkisi altında kalırken bebek de doğduktan sonra gelişme ve zeka geriliği sorunuyla karşı karşıya kalacaktır. Şiddetli iyot eksikliği olan bir anneden doğan çocukta bu sorunların olması kretenizm olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca bu bebekler guatrlı olarak doğabilirler ve guatrın büyüklüğü solunum sıkıntısı yaratacak düzeylere kadar çıkabilir. Anne üzerine etkileri
Yeni doğan bir bebekte bu sorunların olup olmadığı nasıl anlaşılır ?
Yenidoğanda guatr yoksa hastalık geç farkedilebilir. Ancak gebelik boyunca muntazam kontrolleri yapılmışsa, durumdan şüphelenen hekim doğumdan hemen sonra tarama testlerine başvurarak gerekli önlemleri alabilir. Tarama testi, bebek doğduktan 2 ila 5 gün sonra topuktan alınan kanda T4 ve/veya TSH ile bakılarak yapılır. Bireylerde iyot eksikliği olduğu nasıl anlaşılır ? Diyetle alınan iyot eksikliğini saptamak hemen hemen imkansızdır, ancak tahmin edilebilir. Yine kan iyot düzeyini ölçmek teknik açıdan zordur. Dolayısıyla 24 saatlik idrarda iyot miktarının ölçülmesi iyot eksikliği olup olmadığı hakkında tama yakın fikir verir. Eğer 24 saatlik idrarın her litresinde 100 mikrogram iyot varsa iyot eksikliği sözkonusu değildir. Bu miktar 20 mikrogramın altındaysa o bireyde şiddetli iyot eksikliği vardır. İyot yetersizliği nasıl giderilebilir ? Birçok gelişmiş ülke, iyot eksikliği bölgelerinde etkin bir iyotlama programıyla sorunu büyük ölçüde gidermiştir. İyot eksikliğini gidermek için birçok yöntem tanımlanmıştır. Bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı o yöreye ve o yörede yaşayan bireylerin alışkanlıklarına bağlı olarak değişir. Birçok ülkede ekmeğe ve sofra tuzuna iyot katılmaktadır. Ülkemizde de bu yıldan itibaren piyasada iyotsuz sofra tuzu satılması yasaklanmıştır. Bunun başarıya ulaşabilmesi için, etkin bir kontrol sistemi kurulmasına ve iyot eksikliği olan bölgelerde belli aralıklarla bireylerin idrarla attıkları iyot miktarının ölçülmesinde yarar vardır. Unutulmaması gereken nokta toplumun tuz tüketme alışkanlığıdır ve kullandığı tuzun kaynağıdır. Tuza iyot katılırken bireylerin günde ortalama 5-10 gram tuz kullandıkları dikkate alınır. Dolayısıyla çok az tuz kullanan bireylerde bazen etkili olunmayabilir. Ayrıca pişirmekle iyotlu tuzun iyot içeriği yarı yarıya azalmaktadır. Dolayısıyla yemekler piştikten sonra tuz katılması önerilmektedir. Ülkemizde fabrikasyon yöntemiyle yapılmış tuzları kullanan kesimlerde bu program etkin olabilir, ancak bu tuz yerine kaya tuzu kullanan bir bölgede yöntemin etkili olmayacağı belirgindir. İyot miktarı dışında tiroit işlevlerini etkileyebilen yiyecekler var mıdır ? Bazı yiyeceklerde bulunan ve tiroit karşıtı madde (anti tiroit madde ) adı verilen yapılar tiroit işlevini bozabilir ve sonuçta guatr ve/veya tirodin az çalışması sorunu ortaya çıkabilir. Bu yiyecekler ülkeden ülkeye hatta aynı ülke içindeki yörelere göre değişiklikler gösterebilir. Ülkemizde en çok bilinenler, beyaz başlı lahananın tohumu ve yenen kısmı, karalahana tohumu ve yaprağı, şalgam ve tohumudur. Tropik ülkelerde yaşayanların ana besin kaynağı olan kasava, mısır, bambu filizi ve tatlı patates guatr nedeni olabilmektedir. Yine Sudan’da ana besin kaynağı olarak kullanılan darı, guatr nedenidir. Ayrıca soğan, sarımsak, pancar, soya fasulyesi, bezelye gibi sebzelerle şeftali, armut ve çilek gibi meyvelerde de şüpheli olarak anti tiroit madde bulunduğu belirlenmiştir. Ancak bu listeden korkulmamalıdır. Bu listedeki yiyeceklerin guatra neden olabilmesi için tek ana besin kaynağı olmaları gerektiği kabul edilir. Bunların yanında bazı mikroplar (E.coli, Yersinia enterocolitika v.s.) ve bazı ilaçlar tiroit işlevini bozabilmektedir. Bu ilaçlardan en önemlisi cordarone adı ile piyasada bulunan kalp ilacı ile psikiatrik hastalarda kullanılan “lityum” dur. Tiroid hastalıkları nasıl sınıflandırılabilir ? Tiroid hastalıkları tiroidin büyümesi ile ilgili sorunlar ve tiroidin çalısması ile ilgili sorunlar olarak iki ana sınıfa ayrılabilir. Ancak çoğu zaman bunlar içiçe geçmiş şekilde bulunurlar. Diğer bir deyişle aynı hastada hem guatr hem de tiroidin fazla çalışması ya da hem guatr hem de tiroidin az çalışması beraber olabilir. Çoğunlukla tiroidin büyümesine tiroidin az veya çok çalışması eşlik etmez. Diğer bir deyişle guatrı olan hastaların çoğunun tiroidi normal çalışıyordur ve kanda bakılan T3, T4 hormon düzeyleri normaldir. Tiroitte büyümeye neden olan diğer bir önemli hastalık grupları tiroidin iltihabi hastalıkları ve tiroit kanserleridir.
__________________
![]() Bir gül olmak isterdim,, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım.. seηiηLe αηLαmLıчım beη
|
|
|
|
|
![]() |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Beriberi Hastalığı (B1 vitamini Eksikliği) | DarkgirL | Hastalık Türleri Ve Tedavileri | 0 | 24-06-2008 18:46 |
| İskorbüt Hastalığı (C vitamini Eksikliği) | DarkgirL | Hastalık Türleri Ve Tedavileri | 0 | 24-06-2008 18:32 |
| İyot Eksikliği ve bodurluk | DarkgirL | Bebeğim Benim | 0 | 06-06-2008 23:33 |
| çocuklarda demir eksikliği | rx3004 | Çocuk Sağlığı ve Beslenme | 0 | 02-03-2008 09:33 |
| Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite | DarkgirL | Bebeğim Benim | 0 | 18-08-2007 13:02 |