full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Ahilik

Din Bölümü kategorisinde ve Diğer Dinler forumunda, bulunan Ahilik konusunu görüntülemektesiniz. Ahilik Ahilik, alışılagelen anlamda bir tarikat değil, bir uğraş örgütüdür. Belli kuralları, koşulları, inanç geleneği bulunan, din e bağlı tarikattan ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Din Bölümü > Diğer Dinler

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Ahilik






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 21-04-2008, 00:14   #1 (permalink)
Varsayılan Ahilik

Ahilik
Ahilik, alışılagelen anlamda bir tarikat değil, bir uğraş örgütüdür. Belli kuralları, koşulları, inanç geleneği bulunan, din e bağlı tarikattan apayrı özelliği olan, bir kurumdur. Ancak, tasavvufla, tarikatlarla ilgili araştırıcılar, bu kurumun benimsediği birtakım ilkelerle tarikatlar arasında yakınlık gördüklerinden, Ahilik de bilinen tarikatlar arasında yer aldı. Ahilik'in hangi yılda, kimin çabasıyla kurulduğu kesinlikle bilinmiyor. Birtakım "Fütüvvetname"lerde bulunan bilgilere dayanılarak bu kurumun epey eskiye götürüldüğü görülüyor.

[Only Registered Users Can See Links]
Ahiliğin Kurucusu Ahi Evran

"Ahi" sözcüğünün anlamı konusunda da açıklığa varılmamıştır. Kimi araştırıcılara göre, "ahi" sözcüğü Asya Türkçe sinde "eli açık"anlamına gelen "akı l ahı" dan türemiştir "eli açıklık" demektir, bundan dolayı da bu kuruluşun kökeni Türk topluluklarıdır.Başka bir sava göre "ahi" sözcüğü Arapça "kardeşim" anlamına gelen "ahi"den türemiştir, dolayısıyla kurucusu Araplardır, kökeni Ali'ye değin gider. Nitekim Ahilik'ten söz eden yapıtların "fütuvvetname" olması, "fütuvvet" sözcüğünün Arapça "genç" "yiğit", eli açıklık gençlik" gibi karşılıkları olması bu kanıyı pekiştirir. Sözcüğün kökenini araştırmak, kurucusunun kim olduğunu açıklamaya yetmez burada. .

Ahilik, kökü ne denli eskiye giden bir kavram olsa da, yaygın bir kuruluş niteliğinde l0'ncu yüzyıldan sonra ortalıkta görülmektedir. Anadolu' da. ise Selçuklular çağında, onlardan sonra etki_lik göstermiştir. Selçuklularda da, Osmanlılarda da bir tarikat niteliği taşımaz, bir iş kuruluşu özelliği içerir. Belli ilkeleri, düzeni, aşamaları, giriş-davranış törenleri bulunan bir uğraş örgütüdür. 13. yüzyılda en etkili çağını yaşayan ahilik, daha çok Ankara dolaylarda gelişmiştir. Başlıca özelliği yalnız Türkler arasında varlığını sürdürmesi, Ali'ye bağlanması, dahası alevi bir kuruluş olmasıdır. Bu örgüt Batı'(la görülen, Osmanlılarda yasal bir kurum niteliği taşıyan "lonca" özelliği gösterir. Anadolu'da, bu örgütün öncüsü Ahi Evren Veli'nin l299'da Osman Gazi'ye kuşak bağladığı söylentisine bakılırsa 13.yy. sonlarında yaşadığı anlaşılır.

Ahilik'te, temel ilke, örgüte girenlerin kesin eşitliğidir, bütün örgüt üyeleri birbiriyle "kardeş" sayılır, küçükten büyüğü (yaş, aşama bakımından) doğru sınırsız bir saygı vardır. Bu saygı örgüt kuralları gereğincedir. Ahilik, bir örgüt olduğundan ona her isteyen giremez, girecek alanda belli nitelikler aranır. Örgüte, örgütten yetkili bir kimsenin aracılığı, onayı, önerisi üzerine girilir. Belli kurallara göre uygulanan bir giriş töreni vardır. Bu törenin temelini. saygı-sevgi sözünün eri olmak doğruluk -yiğitlik-gövde yapısı bakımından alımlılık bg., özellikler oluşturur. Aktöre bakımından küçültücü, yerilmeye, kötülenmeye elverişli bir nitelik taşıyan kimse kesinlikle bu örgüte giremez. Örgüte giren kimsenin, belli aşamalara göre yükselmesi, bütün aşamalarda başarı gösterdikten sonra "şeyh" olması gerekir. Şeyh olmak ise zamana, örgütte belli görevleri yerine getirmeye, uzman olmaya bağlıdır. Örgüte girmesi uygun g6rüİen kimseye, belli bir törenle "kuşak" (şed) bağlanır. Bu kuşak bağlamanın anlamı, örgütün bir üyesi olmak, kendini örgüte vermek, örgüt kurallarına uymak, yasalarına bağlanmak demektir.

Ahilik'te dinsizlerin, dedikoducuların, falcıların, yıldızlara bakarak geleceği bilmek-bildirmek isteyenlerin, peygamberlere saygısızlık edenlerin, hamam tellaklarının, çığırtkanların (dellalların), Pişekarların (bir işte öncülük -açıklayıcılık edelilerin), kasapların, cerrahların, bayrak taşıyıcıların (alemdôr) başkalarının kargışlayanların (beddua edenlerin), hırsızların (bir nesneyi değerinden yükseğine satanların) yeri yoktur. Bu on iki nitelikten birini taşıyan kimseler, örgütte olsa bile (sonradan), bir daha alınmamak üzere koyulur. Ahi olabilmek için de şeriat, tarikat, marifet gibi üç alanda bilgi edinmek gereklidir. Bu bilgilerin varlığı saptandıktan sonra. gence kuşak (şed) bağlanır. .

Kuşak bağlamanın on iki koşulu vardır. ilim (bilgi), am el, (Eylem), sabır (katlanma), rehnuma (yalgösterici), şükrüllah (Allaha şükretmek), ihlas (kurtuluş), iç arınmışlığı, kötülüklerden uzak kalmak. Kuşak bağlamanın (şed) öteki koşulları şunlardı: Tövbe, mücahede (çaba gösterme), yakın dostluk (kesin dostluk), sadakat (bağlılık), tevekkül (kendini Tanrı'ya, inanca verme), terki adet (alışkanlığı bırakma), Kuşak bağlanırken üç kural daha vardır: Şeyhlerin katına eli-boş gitmemek ayrıca.her zaman yıkanmış olmak, buyruğu yerine getirmek, yasağı uygulamak. Kuşak bağlamada beş peygambere uymak, onları benimsemek gerekir: Adem, Şid, Nuh, İbrahim Hz.Muhammed Peygamberlere "salavat" getirilir, "Fatiha" okunur. '

Şeriatın ise yalan söylememek, zina etmemek, içki içmemek uğruluk etmemek gibi dört koşulu vardır.

Örgüte girmek isteyen kişiye, özel törende, dört kişi seçtirilir. Bu dört kişi, ona uğur getirmek için, nefes vermek için (örgütle tinsel güç kazandırmak için), dört simgesel kişidir: Usta, yol atası sağ yol yoldaşı, sol yol kardeşi. Bu dört kişi, istekliye tinsel bakımdan öncülük eden, yardımına koşan, yol gösteren kimsedir. Kuşak sarmış, örgüte girmiş kimsenin şu nitelikleri de taşıması gerekir: Sözünü ölçülü; yerinde söylemek, değer bilir olmak bu nitelikte sürekli bulunmak, açık yardım sever olmak, güler yüzlü olmak, tatlı dilli olmak, kimsenin arkasından koğuculuk etmemek.

Ahi şeyhlerinde bulunması gereken. nitelikler, uyulması gereken koşullar da şunlardır:

. Hakk' a inanmak
. Halk içinde ölçülü, duyarlı olmak
. Benliğini öldürmek, bencillik etmemek
. Ululara hizmet eylemek
. Buyruğu ,altındakine yumuşak yürekle davranmak
. postlara öğüt vermek
. Dervişlere su vermek (sakilik etmek
) . Bilginlere karşı alçakgönüllü olmak
. Düşmanlara hoş görünmek,
. Bilgisizin karşısında susmak.

Ahilik'in, bütün topluluk ta uygulanması, genel bir kural niteliği taşıyan altı ilkesi daha vardır:

. Elini açık tut
. Sofranı açık tut
. Gözünü bağlı tut
. Kapını açık tut
. Belini bağlı tut
. Dilini bağlı tut...

Bu altı ilke, örgütün genel aktöre düzenini temel öğelerdir. İlk ikisi yardım etmeyi, eli açık davranmayı, eli sıkılıktan kaçınmayı, yedirip içirmeyi dile getirir. Üçüncüsü, başkalarının işine karışmamayı, tüm olup biteni görmemeyi, dördüncüsü konukseverliği, son ikisi de kendine egemen olmayı, duyguların, tutkuların boyunduruğu altına girmemeyi öğütler.

Ahilik, Selçuklulardan Osmanlılara gelinceye değin varlığını, özelliğin korumuş, daha sonra yozlaşmaya, çevreyi tedirgin etmeye başlamıştır. Bu da, koyu bir Sünni anlayışa dayanan Osmanlı yönetiminin, Alevilik'e karşı duyduğu derin ***** yüzündendir. İmparatorluğun kuruluş döneminde gelen Osman, Orhan, Birinci Murat gibi üç padişah Ahi kuruluşundandı. Yıldırım Bayazıd, Çelebi Mehmed 'Zeynilik tarikatına girerek Sünni inançların, devlet düzeninde egemen olmasına bir giriş sağladılar. Onlardan sonra gelen padişahların, Abdülaziz dışında (bıı Padişah Bektaşi idi.) hepsi Sünni tarikatlara bağlanmıştır. Yalnız Vahdeddin'in ne olduğu bilinmiyor.



AHİLİK'TE EĞİTİM – ÖĞRETİM

Bir uğraş kurumu olan Ahilik'te eğitim-öğretim yaşanan gerçekler_ dayalı bir içeriktedir. Bütün öğretilenler, yaşamda uygulanabilecek niteliktedir, belli bir amaca yöneliktir. Bu eğitimin üç ayrı dalı vardır:

. Bilgi edinmek için uygulanan öğretim,
. Bir uğraş alanında yetişmek için sürdürülen eğitim,
. Savaş gereksinimlerini karşılayacak nitelikte eğitim..


Ahi örgütüne giren gencin bu üç dalda yetişmesi gerekirdi.Bu dalların ayrı öğreticileri vardı. Bu örgüte giren gencin Ahi ocağında (zaviye) bir ustası, bir yol atası, iki de yol kardaşı olurdu. Bu öğretim - eğitim kuruluşu uzmanlarca yürütülür" her yetkilinin kurum içinde belli bir aşaması, sanı vardı. Öğretim iki aşamalıydı. Birinci aşamada okuyup yazma, matematik, Türkçe, tarih, Kur'an, fütüvvetname; ikinci aşamada yazın, yaşamöyküleri, tasavvuf, Arapça-Farsça, müzik, oyun öğretilirdi. Bu öğretim-eğitim aşamalarından sonra ordu eğitimi başlardı. Ata binmek, kılıç, kargı, ok kullanmak gibi savunma, savaş alanlarını ilgilendiren işler görülürdü.Bunun da Ahi görmek, şeyh görmek, öğretmen görmek gibi uç koşulu vardı. Burada "görmek" sözcüğü çalışmak, tanımak, çalışacağı kimseyi seçmek, onup. değerini kavramak' gibi değişik simgesel anlamlar içerir, yetki almak karşılığı söylenirdi. Ahilik eğitiminin temeli kardeşlik,yiğitlik, insanları sevmek, eşitlik, iş aktöresi, örgüte bağlanmak gibi altı ilaaae dayanır. Bunların dışında "sofra töresi" uygulanırdı. Bu töreye göre temiz olmak,yıkanmak, saygılı davranmak, yemek yenen yere ayakkabıyla girmemek, lokmaları ağzı şişirtecek biçimde almamak, kemikler sofranın üstüne koymamak, ekmeği yemeğin suyuna çok batırmamak, sofrada kaşınıp sümkürmemek, ağzını sesletmemek, kendine düşenden çoğunu aramamak, yeterince yemek, kendi önünden yemek (yemek ortak sofrada, bir kapta yendiğinden) gerekliydi.

Ahilik'te uğraşın öncüsü bir peygamberdi, bu nedenle iş, uğraş kutsal bir eylemdi.

Adem - tarımcı
Şid - hallaç
İdris - terzi
Nuh - marangoz
Hud - alışverişçi
Salih - deveci
İbrahim - sütçü
İsmail - avcı
İshak - çoban
Yusuf - saatçı
Musa-çoban
Zülküf - ekmekçi
Lut - tarihçi
Üzeyir - bağcı
İlyas - culhacı
Davut – zırhçı
Lokman - otacı (hekim)
Yunus - balıkçı
İsa - gezgin
Muhammed - alışverişçi


Uğraşlar incelenince, A1ılIik'te berber, kasap, hamamcı, bg.işlerle ilgili öncülerin yer aImadığı görülür. Bu işlerle uğraşanlar örgüte giremezdi.

Ahilik'in, Anadolu'da öncüsü olarak Ahi' Evren Veli gösterilir, ancak birliğin kurucusu o değildir., Ahi Evren, 13'üncü yüzyıl sonlarına değin yaşamıştır, ilk örgütü Ankara'da düzenlemiştir. Bu örgüt'ün iç düzenine göre, bir uğraş türünün başında bir yetkili bulunur, işçileri o yönetir, yönlendirir. Işçilerin, başlangıçtan ustalığa değin yükselme aşamalarını yönetir. Çalışamayacak durumda olanlara, yaşlılara örgüt düzenine göre bakılır, onların geçimi sağlanır, yatacak yer bulunur. Örgütten kovulmamışsa, Ahi olan ölünceye değin kurumun içinde kalır. Ustalık aşamasına gelince, yeni bir iş tutmak, ,yetkilinin vereceği yetkiye bağlıdır. Yeni iş, yeni bir törenle açılır, düzenlenir. İş, işyeri kutsaldır, saygınlığı dokunulmazdır.

Ahi Evren'in yaşamı söylencelerle, olağanüstü olaylarla süslenmiş, doğal gerçeğinden uzaklaştırılmıştır. Onda, Anadolu insanın sevdiği .kimseyi nasıl gördüğünün, yaşattığının belirtileri açıklığa kavuşmuştur.

Ahilik, IS' inci yüzyılda yavaşlamış, özellikle Yeniçeri Ocağı kurulduktan sonra etkinliği yitirmiş tek tek kişilerin benimsediği bir yol olarak biraz ,daha sürmüşse de, toplum kurumu olma özelliğinden uzaklaşmıştır. Ancak Ahilik'in, bir tarih kurumu olarak, büsbütün ortadan kalkmadığı, bir gelenek olarak sürdüğü tartışma götürmez. Osmanlı toplumundaki bütün iş kuruluşları (esnaf örgütleri) Ahilik'in biçim 'değiştirmiş kol1arıdır. Osmanlı toplumunda usta-çırak geleneği, iş kolunda küçüğün büyüğe kesin saygısı, karşılıklı yardımlaşmalar , uğraş dayanışmaları hep Ahilik'in ürünleridir. Bu alanda yapılacak bilimsel, düzenli, geniş boyutlu bir çalışma, Ahilik Örgütünün Anadolu tarihinde de ne denli etkili, verimli, kapsamlı olduğunu gösterecektir. Oysa bu kurum, bugüne değin, bilimsel bir açıdan görülmemiş, bilimsel, önyargıdan uzak bir anlayışla ele alınmamıştır.
 
 
rx3004 Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ahilik teşkilatı rx3004 Tarih 0 14-02-2008 08:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:41 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443