İslam & Din kategorisinde ve Dini Hikayeler forumunda, bulunan FELSEFE konusunu görüntülemektesiniz. Birgün Muhiddin-i Arabi hazretleri oturmuş yarenleriyle sohbet ediyordu. Sohbet iyice koyulaştı ve evliyanın kerameti - enbiyanın mucizatı meselelerine geldi. Mecliste ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
— Avamdan olan insanlar Hazreti İbrahimi ateşin yakmadığına inanırlar. Bu olamaz. Çünkü ateşte yakma hassası vardır; mutlaka yakar. Halbuki İbrahim Aleyhisselamm hadisesini tevil etmek lazım. O kadar ateş yanar da bir insanı yakmaz mı? Bu şu demektir; İbrahim Aleyhisselam Allahın inayetiyle Nemruda galip geldi ve Nemrudun gazabından kurtuldu, demektir. Kurandaki ayetleri böylece tevil etmek lazımdır, dedi. Şeyh-ul Ekber Muhiddin-i Arabi Hazretleri feylosofun konuşmalarını dinledikten sonra şöyle söyledi: — Siz ateşin yakmayacağını kabul etmiyorsunuz. Bizim maksadımız keramet göstermek değil ama, sizin bu husustaki inkarınızı kaldırmak isterseniz ben Hak Teâlâ ın Kuran-ı Kerimde «Biz İbrahime ateşin yakmamasını emrettik ve O a selam ettik» buyurmasının tevil götürmez doğruluğunu isbat edeyim, dedi ve içi ateş koruyla dolu mangalı tuttuğu gibi feylasofun eteğine boşalttı. Feylasof korkusundan sap - sarı kesilmişti. Muhiddin Arabi Hazretleri ise dileriyle feylasofun kucağındaki ateşi karıştırıyor ateşin bir feylâsofu bile Allahın izniyle yakmadığını isbat ediyordu. Bir müddet sonra ateşi tekrar mangala boşalttı ve feylasofa: — Elini ateşe yaklaştır, dedi. Feylasof elini ateşe yaklaştırdı ki, ateş eskisi gibi yakıcılığını muhafaza ediyor. Şeyh-ül Ekber feylasof a şöyle dedi: — Ateşin yakıp yakmaması Allahın emriyledir. Allah (C.C.) dilerse ateş yakar dilerse yakmaz. Bu hadise karşısında itiraz edecek bir mahal bulamayan feylâzöf hakikati kabul edip iman tazeleyerek müslüman oldu. |
|
|
|
|