Bilgi Kulübü kategorisinde ve Edebiyat - Türkçe forumunda, bulunan Anlam Özelliklerine Göre Sözcükler konusunu görüntülemektesiniz. Anlam Özelliklerine Göre Sözcükler Somut ve Soyut Anlamlı Sözcükler : Bir sözcük, duyu organları ndan biri yoluyla algılanabilen bir varlığı ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Anlam Özelliklerine Göre Sözcükler Somut ve Soyut Anlamlı Sözcükler : Bir sözcük, duyu organları ndan biri yoluyla algılanabilen bir varlığı gösterirse "somut anlamlı", duyu organları yoluyla algılanamayıp da zihinde var olan kavramları gösterirse "soyut anlamlı" sözcük adını alır. Örnek : Ağ aç, taş, hava, ses, koku, çiçek. (somut anlam) Mutluluk, Sevgi, korku, kin, dostluk, insanlı k. (soyut anlam) Somut ve Soyut Anlamla İ lgili Uyarılar : Bir sözcük temel anlamı yla somutken cümlede kazandığı anlamıyla soyut olabilir. Bu yüzden sözcükler somutluk soyutluk yönünden değ erlendirilirken cümle içinde kazandığı anlama göre değerlendirilir. Örnek : Sözgelimi "hava" sözcüğ ü dokunma duyusuyla ilgili somut bir anlam taşırken "Eski eşyalar salona ayrı bir hava vermiş." cümlesinde soyut bir anlam kazanacak şekilde kullanılmıştır. Aktarma yoluyla somut anlamlı bir sözcük bir somut anlam daha kazanarak kullanılabilir. Örnek : Organ adı olan somut anlamlı "ayak" sözcüğü, "sıranın ayağı, masanın ayağı, köprünün ayağı" gibi kullanımlarda yeni bir somut anlam kazanmıştır. Soyut bir kavramı n gözle görünür kılınması için somut anlamlı bir sözcükle anlatılması söz konusu olabilir. Bu duruma somutlama denir. Örnek : Bu sözlerin onu kı rmış. ("Üzmek","kırmak" la somutlaştırılmıştır.) Sanki bakış larıyla bizi eziyordu. ("aşağılayıp, küçümsemek","ezmek" le somutlaştırılmıştır.) Kanunları çiğnemek suçtur. ("ihlal edip, uymamak", "çiğ nemek" sözcüğüyle somutlaştırılmıştır.) Deyimlerimizin bir bölümü somutlamaya örnektir. Örnek : Öküz altı nda buzağı aramak (Akla uymayan bahanelerle suç ve suçlu bulma çabası) Öp babanı n elini (beklenmedik bir durum) Örümcek kafalı (geri düşünceli, yenilikleri kabul etmeyen) Soyut anlamlı bir sözcük cümle içinde bir soyut anlam daha kazanarak kullanılabilir. Örnek : Karnı m henüz doymuş değil. (soyut-temel anlam) Ömrü boyunca okudu, hala okumaya doydu diyemem. (Soyut-mecaz anlam) Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler : E ş Anlamlı Sözcükler (Anlamdaş Sözcükler) Aynı varlığı, nesneyi ya da kavramı gösteren sözcüklerdir. Aslında hiçbir dilde birbirinin tıpatıp aynısı olan eş anlamlı sözcük yoktur. Bu tür sözcüklerin ilk bakışta anlamlarının aynı olduğu sanılır. Fakat çok ince bir anlam ayrılığı vardır. Bugün dilimizdeki "çevirmek, döndürmek", "yollamak, göndermek", "bıkmak, usanmak" sözcükleri görünüşte eş anlamlı sayılabilir. Fakat aslında bu sözler ayrı köklerden türemiş ve anlamca birbirine çok yaklaşmış olan sözcüklerdir. Örnek : İri - büyük - kocaman / Bitmek - tükenmek / Cihan - dünya - alem Üzüntü - gam - keder / Diyar - ülke Yakı n Anlamlı Sözcükler Anlamca aynı değil de birbirine benzer ve yakın olan sözcüklerdir. Dilimizde eş anlamlılıktan çok yakın anlamlılık daha yaygın bir kullanıma sahiptir. Eş anlamlı sözcüklerde anlam eşitliği varken (sesteş-eşsesli, uğraşmak-didinmek vb.) yakın anlamlı sözcüklerde anlamca yakın olma özelliği vardır. Örnek: Sözünü onaylamadığım için bana darıldı. Toplantı ya çağrılmazsa bize gücenir. UYARI Sözcüklerin e ş ya da yakın anlamlı olup olmadıkları cümle içindeki kullanımlarıyla belirlenir. Örneğin, "ak-beyaz" ve "siyah-kara" sözcükleri tek başlarına kullanıldıklarında eş anlamlıdırlar. Fakat "Ak akçe kara gün içindir." gibi bir kullanımda "ak ve kara" sözcüklerinin eş anlamlısı "beyaz ve siyah" değildir. Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler : Anlamları birbirine karşıt olan kavramları bildiren sözcüklerdir. Birbirine karşıt yargılar verilirken karşıt anlamlı sözcüklerden yararlanılır. Bu açıklamadan şu anlam çıkar. Karşıtlığın oluşabilmesi için, sözcüklerin uç noktalarda bulunma zorunluluğu vardır. Sözgelimi "ya şam - ölüm" iki uç noktada bulunduğu için karşıt anlamlıyken "zayıf - dolgun" yaklaşık karşılığı gösterir ve uzak anlamlı olarak kabul edilir. Örnek : Gülmek - ağ lamak / Dar - geniş / Er - geç / Alçak - yüksek / Sert - yumuşak UYARI Bir sözcüğ ün olumsuz kullanılmış şekli onun karşıt anlamını oluşturmaz. Sözgelimi "oturmak" sözcüğ ünün karşıtı "oturmamak" değil "kalmak" tır. Bir sözcüğ ün karşıt anlamlısını o sözcüğün cümle içinde kazandığı anlam belirler. "zor - kolay" Midesinden zoru var. (Bu cümlede "kolay" ı n karşıtı değildir.) Bu ders oldukça zormu ş. (Bu cümlede "kolay"ın karşıtıdır.) Kar şıt anlamlılık ilişkisi "ad, sıfat, zarf ve eylem" türündeki sözcükler arasında olabilir. Sesteş (Eş Sesli) Sözcükler : Yazı lışları ve okunuşları aynı olduğu halde, anlamları tamamen farklı olan sözcüklere "sesteş" sözcükler denir. Örnek : Yüzünde kan lekesi vardı . - Sen hala onun söylediklerine kan. Ay'a bu ay yeni bir uzay aracı gönderilecekmiş. - Yüzünü asma, öbür sınavda yüz alırsın. Gül sen, gülün olayı m. - Köyün ortasından geçen çay, çay bahçelerini suluyor. Seste ş Sözcüklerle İlgili Uyarılar : Seste ş, sözcüklerde kimi zaman yalnızca anlam ayrılığı, kimi zaman da hem anlam hem de tür ayrılığı söz konusu olur. Örnek : Saçı ndaki kır çektiği acıları gösteriyor. Hem anlam, hem de tür Elindeki bardağı düşürüp kırdı. farklılığı söz konusudur. Ayakkabı sının bağı çözülmüş. Yalnızca anlam farklılığı Bağ a girdik, üzüm topladık. söz konusudur. E ş seslilik çoğu kez çok anlamlılıkla karıştırılmaktadır. Oysa sesteşlikte, sözcüğün kazandığı her farklı anlam temel anlam olup bu temel anlamlardan birine bağlı olarak ortaya çıkan yan ya da mecaz anlamlar sesteşlik değil çok anlamlılık olarak adlandırılır. Örnek : Gemideki tayfalardan biri kara göründü diye bağırdı. Kara gecede bir tek yı ldız bile yoktu. Cümlelerinde geçen "kara" sözcükleri e ş seslidir. "Kara yazı m gene değişmedi" cümlesinde "kara" sözcüğü bunların sesteşi değil, renk "kara" ya bağlı olarak yapılmış bir çok anlamlılıktır. E ş sesli sözcüklerle "ortak kökler" karıştırılmamalıdır. Çünkü ortak kökler arasında bir anlam yakınlığı varken, sesteş sözcükler arasında hiçbir anlam yakınlığı yoktur. Örnek : boya Renkli boya, Duvarı boyadı. Al bir ata binmişti. eski Eski elbise, Araba eskidi. Ortak kök Bana da gömlek al. Seste ş Barış Barış yapıldı, Yakında barışırlar. Kır at yarışmaya giremedi. Şunu da çöpe at. Seste ş bir sözcüğün iki farklı anlamını da düşündürecek biçimde kullanılmasıyla oluşan sanata tevriye denir. Örnek : Ak gerdana bir ben gerek. (Siyah nokta, I. Tekil kişi) Ulusun, korkma nası l böyle bir imanı boğar. (Yüce - büyük, bağırıp ulumak) Seste ş sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla oluşan sanata cinas denir. Örnek : Geçtikçe bembeyaz giyinenler üçer beşer Gördüm ki ahiret denilen yerdedir be şer. Özel ve Genel Anlamlı Sözcükler : Sözcüklerin özel ve genel anlamlığı karşıladıkları kavramların kapsamlılığıyla ilgilidir. Anlamları sınırlı olan, kavramları tek tek ya da küçük parçalar halinde gösteren sözcükler özel anlamlıyken, aralarındaki ortak özelliklere göre daha çok varlığı gösteren, aynı türden kavramları topluca düşündüren sözcükler genel anlamlıdır. UYARI Genel anlamlı bir sözcük, cümle içinde genel anlamıyla da dar anlamıyla da kullanılabilir. Çocuğ un bilinçlenmesinde kitap önemlidir. (genel anlamlı) Elinde kalı n bir kitap vardı. (dar anlamlı) Nicel ve Nitel Anlamlı Sözcükler : Bir sözcük, herhangi bir şeyin, sayılabilen, ölçülebilen, artıp azalabilen durumunu bildirirse nicelik anlamlı olur. Sözgelimi "Elinde büyük bir paket vardı ." cümlesinde "büyük" sözcüğü paketin ölçülebilen durumunu gösterdiği için nicel anlam taşır. Örnek : Bu i şten iyi para kazandı. (Paranın miktarını gösterir, nicel anlamlıdır.) Evin geni ş bir salonu vardı. (Salonun ölçülebilen özelliğini gösterir.) Bahçede büyük bir kalabalı k vardı. (Kalabalığın sayılabilen durumunu gösterir.) Bir sözcük herhangi bir şeyin nasıl olduğunu, ne durumda bulunduğunu özelliğini gösterirse nitel anlamlı olur. Örneğin : "Kapı da kırmızı bir araba vardı." cümlesinde " kırmızı sözcüğü arabanın sayılabilen, ölçülebilen durumunu değil de"nasıl olduğunu, rengini, özelliğini" gösterir, nitel anlam taşır. UYARI Aynı sözcük farklı cümlelerde nicelik ya da nitelik gösterebilir. Bu değişme çok anlamlılığın bir sonucudur. Kapı yı küçük bir kız açtı. (nicel anlamlı) Beni küçük dü şürmekle ne kazandın? (nitel anlamlı) Derin bir kuyudan su çekerdik. (nicel anlamlı ) Edebiyatı mızın derin bir yazarıydı o. (nitel anlamlı) Anlam Değişimlerine Göre Sözcükler Anlam Daralması : Sözcükler, anlamda daralma ya da geni şleme yoluyla başka bir anlama geçerek yan anlamlar kazanabilir. Sözcüğ ün eskiden anlattığı şeyin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesine anlam daralması denir. Sözgelimi "oğ ul" sözcüğü başlangıçta kız ve erkek anlamlarını içerirken sonradan yalnızca erkek çocukları için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır. "Erik" sözcüğ ü, şeftali, kayısı, zerdali anlamını içerirken, sonradan bir tür meyve için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır. Anlam Genişlemesi : Bir varlığı n bir türünü ya da tekini anlatan, kullanım alanları dar olan şeyleri gösteren sözcüklerin zamanla o varlığın bütün türlerini birden anlatır duruma gelmesine anlam genişlemesi denir. Örneğin ; "alan" sözcüğü, "düz ve açık yer" anlamını içerirken anlam genişlemesine uğrayarak "iş, meslek, araştırma-inceleme" anlamlarını da kazanmıştır. Başka Anlama Geçiş (Anlam Kayması) Sözcüğ ün eskiden yansıttığı kavramdan bütünüyle farklı, yeni bir kavramı karşılar duruma gelmesine başka anlama geçiş denir. Örneğin : "sakı nmak" sözcüğü Eski Türkçe de "düşünmek, üzerinde durmak, yaslanmak, kederlenmek" anlamını içerirken sonraları "tehlikeden uzak durmak" anlamına geçmiştir. Ba şka anlama geçişin bir türü de anlam iyileşmesi ya da anlam kötülenmesidir. Kötü anlamı olan bir sözcüğün zamanla iyi bir anlam kazanmasına anlam-kötülenmesi denir. Örnek : Kötü İ yi . Mareşal (nalbant) Mareşal (Ordudaki en yüksek rütbe) İ yi Kötü . Canavar (Canlı ) Canavar (cana kıyan, yaban hayvanı, acımasız) Deyim Aktarmaları Araları nda çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki şey arasında benzerlik ilişkisi yoluyla, birinin adını diğerine veren anlamlandırmaya deyim aktarması denir. Deyim Aktarması şu yollarla yapılır : 1. Vücut parçaları ve organ adlarının doğaya aktarılmasıyla. Örnek : Ba ş (vücut parçası, organ adı temel anlam) Yoku şun başı - Toplu iğnenin başı - İki baş soğan - Dağ başı - Başa güreşmek 2. İ nsanla ilgili özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılması yoluyla. Örnek : Ağ lamak (gözyaşı dökmek temel anlam) Gökyüzündeki bulutlar, ağ lıyordu bu ölüme. 3. Doğ ayla ilgili özelliklerin insana aktarılmasıyla. Örnek : Değ nek (bir tür sopa temel anlam) Kı yman a zalımlar kıyman Kör karı nın bir değneği (oğul) 4. Doğ ayla ilgili özelliklerin yine doğaya aktarılması yoluyla. Örnek : Minik fare kükredi. (Aslana ait "kükreme" özelliğ i fareye aktarılmış.) Deniz bütün gece kudurdu. (Köpeğ e ait "kudurma" özelliği denize aktarılmış.) 5. Duyu aktarması yoluyla. Örnek : Acı (tadı ağzı yakan, tatma duyusuna ait olan) acı soğuk (dokunma duyusuna aktarılmış) acı çığlık (işitme duyusuna aktarılmış) sı cak (dokunma duyusuyla ilgilidir) sı cak bakış (görme duyusuna aktarılmış) sı cak konuşma (işitme duyusuna aktarılmış) Ad Aktarması Bir sözcük ya da sözün, benzetme amacı güdülmeden, anlamca ilgili olduğu başka bir sözcük ya da söz yerine kullanılmasıdır. Bu mecaz türüne, "düz değişmece" de denir. Örnek : Beyaz Saray bu olaya sı cak bakmıyor. (Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı) Soba yandı (İçindeki odun - kömür) Çankaya bu yasayı onaylamaz (Cumhurbaşkanlığı) Okul geziye gitti. (Okuldaki öğ renciler) Mozart'ı severim. (Mozart'ın bestelerini) Doğ u kan ağlıyor. (Doğu yönündeki bölgeler) Argo Genel dilin sözcüklerine yan anlamlar kazandı rarak genel dilden ayrılan, bir meslek ya da topluluk arasında kullanılan özel dile argo denir. Argo, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbekleri ve deyimlerden de oluşabilir. Örnek : Okutmak (elden çı karıp - satmak) racon (adet - usül) şabanlık (aptallık - sersemlik) keklemek (kandı rmak - aldatmak)
__________________
![]() Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi Hele puslu geçen o geceyi Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi Bu benim en büyük yasım Bu atamın öldüğü tarih on kasım Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü Tutturmus Bir Kürdistan Türküsü Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline Duy Ulan Soysuz Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!! ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| anlam, gore, özelliklerine, sozcukler |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| ertelenmiş sözcükler | perhaps | Şiir & Güzel Sözler | 1 | 27-06-2008 18:51 |
| Paragrafta Anlam | IceMaN | Edebiyat - Türkçe | 0 | 24-06-2008 11:35 |
| Kelimede Anlam | DarkgirL | Edebiyat - Türkçe | 0 | 15-06-2008 01:03 |
| Bir anlam veremedim ??? | NüNü | Komik Resimler | 10 | 10-05-2008 01:30 |
| ünlülerin isimlerine anlam yükleyince.. | NüNü | Komik Yazılar | 0 | 13-02-2008 11:03 |