full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Kadınları Çözdük!!!

Erkekçe kategorisinde ve Erkek Dünyası forumunda, bulunan Kadınları Çözdük!!! konusunu görüntülemektesiniz. eğer kadınları çözmemekten yakınıyosanız sonuna kadar sabırla okuyunuz lütfen Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Erkekçe > Erkek Dünyası

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Kadınları Çözdük!!!






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 31-05-2008, 10:04   #1 (permalink)
Twisted Kadınları Çözdük!!!

eğer kadınları çözmemekten yakınıyosanız sonuna kadar sabırla okuyunuz lütfen

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters
baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli
dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi.
Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. 'Sapa sağlam adam gidip çalışacağına
dileniyor, belki benden daha zengindir' diye düşündü. Zaten canı çok
sıkkındı, birde sinirlenmişti. Alaycı bir ses tonuyla :
—Ekmek parası mı istiyorsun? Diye sordu.
— Hayır, çikolata parası lazım!
Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan
dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.
— Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?
— Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz,
onu da bulamadıysak aç yatarız.
Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini
anlayamamıştı.
— Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?
— Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.
— Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?
— Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona
çikolata götürmek istiyorum.
— Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.
— O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca
ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka
çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.
Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla
kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş
sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa
eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp
götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek,
hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.
Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı.
”Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu” diye düşündü.
— Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?
Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus
cüzdanından başka bir şey çıkmadı.
— Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam
yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş
bulamadım. Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.
— Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.
Adam çekingen çekingen oturdu yanına.
— Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?
—Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi
karınlarını doyururlar.
— Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını?
— Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.
— Hımmmm. Aşk hem de otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü
en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.
— Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.
— Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine
bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.
— Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.
— Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık
evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga
ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız,
işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir
şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?
— Hiçbir şeyim yok mu? Hayır, benim her şeyim var. Benim karım her
şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım
insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?
Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir
şey olan.
— Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her
şeyden şikâyet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?
— Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç
anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit
yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi
olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.
— Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu?
— Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için
ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.
— Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?
— Küçük kızı severek.
— Küçük kız mı? Hangi küçük kız?
— Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük
kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o
kadını da o kadar mutlu edersin.
— Nasıl yani?
— Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük
kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya
bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar
hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz
şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata
doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?
—Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam
boynuma sarılır 'babacığım beni ne kadar seviyorsun?' diye sorar. Giysisini
değiştirdiği zaman etrafımda 'Baba güzel olmuş muyum?' diye
sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. ' Harikasın prenses gibi
olmuşsun' demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.
— İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli
yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da
yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona
'bebeğim' diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. 'Bebeğim bana bir
çay yapar mısın?' dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.
— Hiç kavga etmez misiniz siz?
— Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp
barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak
için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.
— Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.
— Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye
utanırlar. En ciddi ya da en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki
sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla
aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep
kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar.
Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.
— Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim
bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.
— Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.
Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde
karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek
için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek
mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir.
Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan
ne kadar mutlu olabilirsin.
— Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.
— Yine para, yine dış sebepler. Evet, para önemli ve gerekli ama
kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir.
Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama
hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan
hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı.
Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.
Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk
sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama
hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler
giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım
bedenini ve mutlu ettim onu. Adam ayağa kalktı.
— Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine
küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.
— Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.
— Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.
Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.
— Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.
Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta
götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin
yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.
Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su
içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp
yıkadı sonra eşinin önüne koydu.
— Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.
İnci hiç konuşmadı.
— Sorsana 'niye' diye.
İnci kızgın kızgın: — Niye? Diye sordu.
— Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi
gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi
yumuşamıştı.
— Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.
— Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim
hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim
istediğim birşeydi. 'bak senin sevdiğin meyveleri aldım'
Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü
alamazsın.
— Özür dilerim seni kırdığım için.
Sonra Bülent yere diz çöktü.
— Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice
seven bu adamı senden mahrum etme.
— Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik
görünüyordu. İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.
— Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara
katlanabileceksin, dedi.
Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı
küçük kızı gördü.
Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.
 
 
WebbiLişiM Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Eski 06-07-2008, 15:20   #2 (permalink)
Varsayılan

sÜpEr bİşE Ya EğEr bİr gÜn eVlEnİrSeM bEnDe öLe yApArIm ArTıK
 
 
adanalı_bunsal Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kahvaltı kadınları... Gizem_Lee Kadınlar Klubü 0 18-12-2007 09:13
kadınları ağlatmayın!!!!! Starlife Kadın Dünyası 0 11-12-2007 12:31
Beyza'nın Kadınları (Full) Gizem_Lee Online Yerli Film 0 06-12-2007 09:22
ikizler burcu kadınları malatyalı_onur İkizler 0 01-11-2007 19:33
Kadınları Anlamak HaYSeK Fıkralar 0 30-05-2007 00:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:02 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297