Diğer Diziler kategorisinde ve Ezo Gelin forumunda, bulunan Dizi oyuncularının biyografileir konusunu görüntülemektesiniz. Nurgül Yeşilçay Nurgül Yeşilçay 26 Mart 1976 yılında Afyon'da doğdu.. Koç burcu. Ortaokul ve lise eğitimini İzmir`de tamamladı. 2001 yılında ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Nurgül Yeşilçay 26 Mart 1976 yılında Afyon'da doğdu.. Koç burcu. Ortaokul ve lise eğitimini İzmir`de tamamladı. 2001 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi - Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 2004 yılında Cem Özer ile evlendi ve şimdi Osman Nejat adında bir oğlu var. "Shakespearei severim. Bir gün Lady Macbethi oynamak isterim. Şimdi performans ağırlıklı oyunları seviyorum, çünkü gencim, dinamiğim. Neden kendim dışında bir oyun oynayayım ki? Ben neysem onu oynamak isterim. Sinemada da "Piyanist" (Michael Haneke) gibi, oyunculuğu çok zorlayan, duygu inişi çıkışı olan ve çok dar bir karakter yaratabileceğim roller isterdim. O filmi çok beğeniyorum. Mesela "Karanlıkta Dans" (Lars von Trier), "Mulholland Çıkmazı" (David Lynch). Öyle anlaşılmaz filmleri de seviyorum. Onlara anlaşılmaz denir ya!" diyor. Nurgül Yeşilçay tiyatroya dönmek istiyor ama tiyatroda, televizyondaki kadar çok kazanamayacağını belirtiyor. Haluk Bilginer'in oyunculuğunu çok beğeniyor. Onunla bir tiyatro oyununda çalışmak istediğini vurguluyor. Nurgül Yeşilçay güzel olduğu kadar, tatlı, sevimli, seksy ama onun çok önemli bir özelliği var o da "doğallık". Nurgül Yeşilçay bu doğallığı oyunculuğuna yansıtarak, pek çok kişiden "ya" takıntısı yüzünden eleştiri alsa da, milyonların kalbinde taht kurmayı başardı. Belalı Baldız dizisi hala devam ediyor. Nurgül Yeşilçay, Berna Laçin gibi bir profesyonelle aynı diziyi paylaşıyor. Sanırım bu Nurgül Yeşilçay'ın şansı. Çünkü bir önceki dizide (Melekler Adası) Hande Ataizi gibi çok başarılı bir oyuncuyla aynı dizideydi. Belalı Baldız'ı izleyenler Nurgül Yeşilçay'ın bu dizideki performansından çok memnun. Çok yanlış bir karar olan facia dizi Melekler Adası'ndan sonra Nurgül Yeşilçay, Belalı Baldız dizisiyle tekrar yükselmeye başlıyor Ve şuan Ezo Gelinde.. -------------------- erkan sever 11.07.1974 İzmir bornova doğumlu.Dokuz Eylül Üniversitesi tiyatro oyunculuk bölümü mezunu.1996 yılında şehir tiyatrosuna girdi. 1999 da askerliğini tamamladı. İstanbul şehir tiyatrosunda oynadığı oyunlar : Gelin ile kaynana,Suç ve ceza,Hasır şapka,Romeo ve julıet,,Aydınlanma ateşi,Kuyruklu yıldız altında,Maviydi bisikletim,Lüküs Hayat,Küçük nasrettin,Haydi marsa gidelim, Yönetmen yardımcılığı üslendiği oyunlar Altıncı kat,Haydi marsa gidelim,Münevverin Hasbihali,,Vasati Dört Kişi,Kendi Gök Kubbemiz İzmir Devlet tiyatrosunda oyunadığı oyunlar : Mephisto,Marat de Sade,Deli ibrahim,Danseden Eşek,Çıtırköy (1994-1995-1996) Sinema : Melekler Evi (rolü Komiser Tahir) ------------------- onur ünsal Usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın Eğreti Gelin filmiyle yıldızı parlayan, ardından "Şaşkın" filminde izlediğimiz ve son olarak da Ezo Gelin Dizisi'nde rol alan Onur Ünsal, İzmir'e Oyun Atölyesi Tiyatro Grubu'nun Hırçın Kız oyunuyla geldi. Son derece naif ama bir o kadar kendine güvenen, heyecanlı ve de başarılı bir genç olan Onur'la, anlaşılan o ki artık sık sık karşılaşacağız. Çünkü katıldığı projeler hep başarılı oldu. Onun da tek düşüncesi kaliteli projelerde yer almak ve oyunculuğunu her geçen gün biraz daha ileriye götürmek. Ve sonunda bir gün hak ederek kitleler tarafından "büyük oyuncu" diye anılmak. Onur'a bu gün için de "büyük oyuncu", "çok başarılı" diyenler var ama bu sözlerin kitlelere malolmasını istiyor. Okurlarımızın da tanımak isteyeceklerini düşündüğümüz İzmirli Onur Ünsal'la çıktıkları İzmir turnesinde konuştuk: ÇEKİRDEKTEN * Nasıl başladın? - Aslında benim oyunculuk başlangıcım ilkokula dayanır. Sunuculuk yaptırırlardı bana. Ortaokula geldiğimde okul temsillerinin aranan oyuncusu oldum ve hemen kursa yazıldım. Liseyi bitirince de konservatuvara girdim. Zaten tek isteğimdi bu. Çünkü oyunculuktan başka bir şey düşünmüyordum. Ardından işin profesyoneli oldum ve zevkle devam ediyorum. * İstanbul'a gitmeden önce İzmir'de günlerin nasıl geçiyordu? - Karşıyaka'da oturuyorduk. Okul tiyatrolarında roller aldım. Bornova Uğur Mumcu Kültür Sanat Merkezi'nde çalıştım. Sonra İstanbul'a gittim ve kaldığım yerden devam ettim. Aslında İzmir'de en çok yaptığım şey, fazla fırsat olmamasına rağmen bol bol oyun seyretmekti. İstanbul'a gidince günde 2-3 oyun birden seyredebildim... İstanbul sanatın başkenti. BİR ANDA * Atıf Yılmaz'ın çok ses getiren "Eğreti Gelin"i ile tanındın biliyoruz da, o şansı nasıl yakaladın? - Konservatuvar 2. sınıftayken Haluk Bilginer'in tiyatro topluluğu "Oyun Atölyesi"nde de çalışmaya başladım. Benim miladım orası. "Atıf Usta" methiyemi duyunca bir gece telefonla geldi haber "Oynar mısın?" diye. Ben de "oynarım" dedim. Yine küçük bir rol zannediyordum ama Eğreti Gelin'in Ali'si oldum. Bir anda oldu aslında, her şey benim dışımda gelişti. * 20'li yaşlarda ciddi bir projede başrol neler hissettirdi sana? - Aslında küçük bir başrole ihtiyaçları vardı ben de o görev için iyiydim. İsteneni öğrenince fazla korkmadım. Yaşımın ve vücudumun getirdiği şeyi istiyorlardı benden. "Vay ben neymişim be!" de demedim. Çünkü doğru bir kasttı bence. Yine de çok heyecan vericiydi. Her şeyden önce Atıf Yılmaz ismi heyecanlandırdı beni. Çok iyi bir kadroydu. Ürün çok kaliteli oldu. ZORLANMADIM * Zorlandığın sahne oldu mu? - Olmadı, gerçekten olmadı. "Eyvah ne yapıcaz?" dediğimiz bazı sahneleri senaryo aşamasında gördük ve düzeltip bazılarını attık zaten. Onun dışında işe başladığımızda kafam rahattı. Üzerinde çalıştıktan sonra da sahneler kendiliğinden aktı... * Peki, bir karakteri çalışırken nelere dikkat edersin? - Öncelikle ne yazıldığı çok önemlidir. Bir hocamız derdi ki; "Oyun metni mürekkeptir, önemli olan sizin yaptığınızdır!". Ben de bu düşünceyi savunuyorum açıkcası. Rolü birazcık kendinleştirme, kendinden bir şeyler çıkarma durumuyla yaklaşıyorum. "Ben olsaydım ne yapardım?" diye düşünüyorum. Rolü okurken kafanızda bir şeyler canlanıyor zaten. Okuma aşamasında, yaş, ses, tip şekilleniyor. Ama insan bazen kendini beğenmiyor. Ben devamlı kusur bulurum kendimde. Bulmalıyım da zaten. Çünkü insanı bulduğu kusurlar ileri taşır. Ancak kendinize yaptığınız eleştirinin bile yapıcı olması gerekir. ÖNERMELİ OYUN * Oyun Atölyesi'nde "Hırçın Kız"da oynuyorsun. Biraz ondan bahseder misin? - Shakespeare'in ısmarlama komedilerinden biri. Dolayısıyla, Hamlet veya Machbeth oyunları kadar vurucu değil. Ama anlatımı ve yapısı müthiş ve de önermesi var. Bir kadının evcilleştirilmesi durumunu anlatıyor. Önermesi, oyunu inanılmaz kılıyor. Bu yüzden biz heyecanla girdik bu işe. * Sahnede heyecanınız görülüyor zaten. Yarattığınız enerji seyirciye yansıyor, çok emek harcandığı anlaşılıyor... - 17 kişilik bir kadroyuz ve hayli çalıştık. Sabah akşam demeden kafa yorduk. Yormaya devam ediyoruz. ÇOCUKLUK DÜŞLERİ * Biraz da insan Onur'u anlat bize? - Açıkcası Onur, oyunculuktan başka bir şey yapamıyor... Onu da tam yapamıyor ama yapmaya çalışıyor. O konuda istekli. Oyunculuk Onur'u mutlu ediyor. * Peki nasıl bir öğrenciydin? - Ortalama... Ama bütün hocalarım beni severdi. Kendimi pek fazla yormadım okulda. Devamsızlık haklarımı tam kullandım, bazı derslere girmedim.. Bütün hocalarım benim tiyatroyla ilgilendiğimi bildikleri için üzerime gelmedi. Yine de ÖSS'ye girip Marmara Radyo, Televizyon ve Sinema'yı kazandım. Aslında o okula girmeyeceğim belliydi. Girsem bile konservatuvarı tekrar deneyecektim. * Ailede senden başka oyuncu var mı? - Yok! Bizimkilerin oyuncu olmasına da gerek yok zaten. Babam mimar, annem sporcu, eski bir eskrim şampiyonu, abim tekne tasarımıyla uğraşıyor. Oyunculuk bana özgü! HAMLET * Oynamak istediğin bir karakter var mı? - Tiyatroda var aslında. Her oyuncu gibi ben de Hamlet'i oynamayı çok isterim, ama sinemada hiç öyle düşünmedim. HAYALCİ DEĞİLİM * Hayallerine geçelim... - Her insan gibi benim de pek çok hayalim var tabii ki... Bazıları ütopik ölçülerde, bazıları değil. Yalnız hayaller insanı bazen garipliğe de sürekleyebiliyor. "Devam edelim bakalım" diyorum... Aslında iyi gidiyor. Aman iyi gitsin de... Çünkü hayalim bu aslında... * Boş zamanlarını nasıl değerlendirirsin? - Playstaion oynarım, çok da iyi oynarım aslında. Fakat açıkcası oyunculuktan başka bir şeyle ilgilenmiyorum. Bir de, çok fazla müzik dinliyorum, galiba o da oyunculuğun getirisi! Sanatsal etkinlikleri takip ederim, bazılarına gidebilirken bazılarını kaçırıyorum ne yazık ki. Onur genelde, boş zamanlarında ya evde olur ya da oyunculuk anlamında kendini geliştirmeye çalışır... TAKINTIM AYAKKABI * Gelelim alışverişe, ne sıklıkta alışveriş yaparsın? - Çok seyrek... Genelde tek başıma giderim ama çoğu zaman annemi de alırım yanıma ki, alışveriş çabuk ve mantıklı olsun. Annem benim giyimimi çok iyi bildiği ve beni iyi anladığı için neyi seveceğimi çok isabetli olarak kestirir. Bazen ihtiyaç duyguğum giysilerin listesini ona sunarım, o da beni kırmaz gidip alır. Aldıkları da üstüme cuk oturur. * Nasıl giyinmeyi seversin? - En son spor giyim mağazalarına göz attım. Yeni dönem kreasyonları güzeldi. Anlaşılacağı üzere spor giyinmeyi seviyorum. Ama hayatımda hiç bot giymemişimdir. Kot pantolon da giymem. Yalnız, bu sene giydim, o da yeni dönem kotların daha rahat ve kot gibi olmaması sayesinde. Aslını soracak olursanız, benim tek takıntım ayakkabıdır. Eğer o gün spor ayakkabı giymiyorsam rahat değilimdir. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| dizi, oyuncularinin, biyografileir |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| En Güzel Dizi | LokuMm... | Anket Bölümü | 11 | 06-12-2008 18:31 |
| Acemi cadı dizisi oyuncularının fotoğrafları | Deadly | Acemi Cadı | 0 | 02-09-2007 16:21 |
| Bir Dizi Kitap | Deadly | E-Kitap & E-Book | 0 | 21-06-2007 14:18 |
| Dizi Resimleri | Darkman | Bebeğim | 0 | 01-05-2007 13:01 |
| Dizi tanıtımı | Darkman | Bebeğim | 0 | 18-04-2007 16:55 |