Tanışalım Arkadaşlar kategorisinde ve Fan Club forumunda, bulunan Denizli Fan Club (gelivenn gariii) konusunu görüntülemektesiniz. evvvet arkadaslar izin varsa bende bu fan clubü aciyorum buyurun .ilk önce biraz denizli hakkinda bilgi vereyim Denizli ile ilgili ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
![]() ![]() ![]() Denizli ile ilgili genel bilgiler Denizli telefon kodu (şehirlerarası): 258 İl plaka kodu: 20 Denizli ilçeleri: Merkez, Acıpayam, Akköy, Babadağ, Baklan, Bekilli, Beyağaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Sarayköy, Serinhisar, Tavas Denizli'nin komşuları: Afyonkarahisar, Aydın, Burdur, Manisa, Muğla, Uşak Denizli nüfus bilgisi: (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi - 2007 Nüfus Sayımı Sonuçları) Denizli'nin nüfusu 907.325'dir.(yeni rakam su an elimde mevcut diil) üyelerimiz 1-melek20 2-MEHMET |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Denizli'de geleneksel yemek türleri ve beslenme alışkanlıkları sürmektedir. Kedi börülcesi çorbası,Mercimek çorbası,Domates çorbası, kuru börülce çorbası, Tarhana çorbası, ovmaç çorbası gibi yöreye özgü çorba türleridir. Et yemeklerinin başlıcaları tas kapaması, kumbar dolması, sirkeli et, nohutlu et, Tandır,kol dolması, ciğer sarma, saçta işkembedir. Denizli mutfağının temelini sebzeli yemekler oluşturur.Özellikle patlıcan yemek çeşitleri çoktur. Kuru patlıcan dolması, patlıcan gözlemesi gibi vb. Taratorlu börülce salatası, ebe gümeci salatası, filiz salatası Yöreye özgün salata türleridir. Börek ve tatlı türlerinde Ege Bölgesi özellikleri görülür. Yufka, şipit, bazdırma evlerde yapılan ekmekledir. Yöredeki beslenme alışkanlıklarından biri de yatmadan önce yenen “yat geber ekmeği”dir. Kışın darı, kavurga, ceviz, kestane; yazın türlü meyveler, salatalık, kavun, karpuz yenir. ![]() MAHALLİ YEMEK TARİFLERİ ve ÖZELLİKLERİBölgemiz itibariyle tanınan fakat yerleşim mahalleri itibariyle değişiklikler gösteren mahalli yemeklerimizden bazılarının özellikleri aşağıya çıkarılmıştır. -Çaput Aşı : Toplanan taze bağ yapraklarından yapılır,yapraklar küçük parçalar halinde doğranır. Üzerine yağ ilave edilerek haşlanır. Sonra pirinç ve etle birlikte pişirilir. Üzerine yoğurt dökülerek yenir. -Alaçora : Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine tereyağı ve bulgur ilave edilir, tuz,biber ve su konulduktan sonra suyu çekilinceye kadar pişirilir. -Un Çorbası : Salça, yağla kızartılır. Un, kızartılmış yağla kavrulur. Yeterince su, tuz, biber ilave edilirek kaynatılır. Sıcak içilir. -Darı Ekmeği : Mısır unu yeteri kadar tuz, su ilave edilerek yoğrulur. Sonra sac üzerinde pişirilir. Sıcak iken üzerine tereyağı sürülüp, üstüne peynir konulup yenir. Soğuk sütün içine soğuk darı ekmeği doğranarak da yenir. -Ayran Ufaklaması (Doğrameç) : Yoğurda tuz konarak ayran haline getirilir. İçine mısır ekmeği doğranır ve kaşıkla yenir. Acı biber ve domates salatası ile de lezzetli olur. -Tirit : Buğday, mısır, bakla, nohut ve kuru fasulye haşlanır.. İçine toz kırmızı biber, karabiber, tuz konur ve kaynatılır.. Az sulu piştikten sonra indirilir. Servis yapılır. Üstüne badem içi, ceviz içi fındık kırması konularak kaşıkla yenir. Özel günler ve misafirler için bir eğlence ve toplanma vesilesidir.Acıpayam yöresinde çocukların ilk dişinin görüldüğümde pişirilip dağıtılır. Ayrıca hayır için pişirilip çocuklara dağıtılır. -Tarhana Çorbası : Yazın hazırlanıp kurutulan tarhana bir miktar suda eritilir. Bir tencerede kızartılan salça, yağ,kıyma ve sarımsağın üzerine ilave edilerek yeterince su eklendikten sonra kaynayıncaya kadar karıştırılır, İyice kaynadıktan sonra sıcak sıcak yenir. -Karın (Mumbar) Dolması : Pirinç, kıyma, karabiber, kimyon ve tuz dolma içi hazırlandığı gibi karıştırılır. Karışım bol su ilave edilir. Karışım bir huni veya lamba şişesi yardımıyla mumbarın ağzından doldurulur. bir kapta su ilavesiyle pişinceye kadar kaynatılır. Sıcak olarak servis yapılır. Soğuyan dolma dilimlenip tereyağında kızartılarak da yenir. -Denizli Turşusu : Biber, taze fasulye, salatalık, gök domates bir teneke veya küp içine yerleştirilir. Üzerine tuzlu sirke veya limon tuzu ilave edilir. Sarımsak soyularak içine atılır.Kabın ağzı sıkıca kapatılır.Bir müddet sonra turşu hazırdır. -Patlıcan Kebap : Bir tencerede kuşbaşı et tereyağı ile birlikte kavrulur, salça ilave edilip pişirilir. Ayrı bir yerde taze patlıcan soyulduktan sonra dilimlenerek doğranıp, yağda kızartılır. Kızaran patlıcanlar tepsiye döşenir. Pişen etler patlıcanın üzerine konur. Üzeri domates ve yeşil biberle süslenir. Tuz ve karabiber konur. Fırında pişirilir. -Kaçamak : Yarım litre tuzlu su kaynatılır. Su kaynamaya başlayınca, içine serpilerek üzere yeteri kadar un katılır. Bu işlem yapılırken, diğer taraftan tahta bir kaşıkla hızla unlu su karıştırılarak, karışım birbirlerine iyice yedirilir. Karışım koyu bir muhallebi kıvamına gelinceye kadar devamlı karıştırılır. Bir tavada kızdırılmış yağa bir miktar kırmızı biber eklenir. Kırmızıbiberli yağ tenceredeki unlu karışıma eklenerek servis yapılır . -Kuzu Çevirme : Bütün kuzu eti iyice temizlenerek tuzlanıp biberlenir. Hafifçe sulandırılmış salça içine ve dışına sürülerek terbiye edilir. İçine lezzetli olması için kekik konur. Hazırlanmış olan kuzu eti yakılan odun közü üzerine dikilen çatal kazıkların üzerine bir kazığa geçirilerek oturtulur. Et iyice pişinceye kadar arada sırada çevrilerek pişirilir. Pişirme işlemi bir çukur kazılıp et içine sallanarak da yapılabilir. -Sıyırma : Ayşe kadın fasulyenin tazeleri toplanıp, yıkanır, temizlenir ve toprak tencereye konur. Üstüne biraz patates eklenerek yeterince su konur. Taze birkaç kabak yaprağı örtülerek, üzerine ağırlık yapması için bir taş konur. Pişirinceye kadar ateşte tutulur. Pişince ateşten alınır ve suyu süzülür. Bir tepsi üzerine ters çevrilerek dökülür. Patatesler üzerinden alınıp, tuzu ekilir.Soğan ve közlenmiş biberle birlikte yenir. -Arabaşı : Özellikle yüksek bölgelerimizde kış mevsimlerinde pişirilir. Av hayvanlarının etinden ya da tavuk eti ile yapılır. Tavuk ve av hayvanlarının etleri iyice pişirilir. Acılı ekşili et suyuyla hamur yoğrulur ve pişirilir. Büyük bir siniye dökülerek soğutulur. Hamurun ortası açılır,et sulu çorba buraya konulur. Kaşıkla hamur alınıp çorbadan kaşıklanarak yenilir. -Et Çevirmesi : Babadağ ve Sarayköy yöresinde daha yaygındır. Koyun sırtlarından yağ kesilir. Bu yağlar baharatla ovularak bir şişe dizilerek serin bir yerde bir süre bekletilir. Kuru soğan kıyılarak salça ile ovulur. Köz halinde olan kömür üzerine, şişlere dizilen yağlar pişmeye bırakılır. Yağlar pişerek akmaya başlayınca yufkalara sıra ile basılarak emdirilir. Yağlar iyice küçülünce ye kadar bu işleme devam edilir. Daha sonra iyice emdirilen yufkalar salçalı soğanla siniler üstünde servis yapılır. -Yoğurtlu Patlıcan Gömmesi : Közde pişirilen patlıcanların kabukları soyulur. Yağ içinde tekrar pişirilir. Ayrı bir tabakta koyun yoğurdu ezilir, içine sarımsak eklenir.. Yağda pişirilen patlıcanın üstüne yoğurt dökülerek karıştırılır.. Üzerine eritilmiş tereyağı gezdirilir. Sıcak olarak taze soğan, tere, maydanoz, nane, biber kızartması, taze biberle birlikte yenir. -Et Kapaması : Genellikle Babadağ yöresinde pişiririlen bir yemek çeşididir. Koyun, oğlak veya kuzu eti küçük parçalar halinde doğranır, salça ile ovulur. Sarımsak, soğan ve patates doğranır,Hepsi bir tencerenin içine doldurulur. Üzeri bir tava ile kapatılır ve tencere ters vaziyette kömür ateşinin üzerine konur ve pişmeye bırakılır. İstenirse tavanın boş kenarlarına pirinç ilave edilebilir veya suyu ile de ayrıca pilav pişirilebilir.. Et kapaması sıcak olarak, yanında salata ile servis yapılır. -Sura : Koyun veya keçi etinin kaburga kısmının etinden yapılır. Etli kaburganın et kısmı kemiğinden ayrılarak açılır. Kemik ile et arasına pirinç, karabiber, kırmızıbiber ve baharat çeşitleri konup et kapatılarak dikilir. Sonra bir tencere içine oturtarak az su ve tuz ilavesiyle pişmeye bırakılır. Piştikten sonra olduğu gibi sofraya konur, sıcak olarak yenir. Bu yemek genellikle Kale ilçemiz ve köylerinde yapılmaktadır. -Keşkek : Orta Asya'dan bu yana milli yemeklerimizden biridir keşkek. Keşkek en çok Babadağ'da usulüne uygun olarak yapılır. Keşkeğin ana maddesi yağlı keçi veya koç eti ile dövülmüş buğdaydır. Genellikle düğünlerde yapıldığı için, bu tarifimiz 750 kişiliktir. 40-45 kg. kadar yağlı keçi veya koç eti, 30 kg. dövülmüş beyaz buğday, 2 kg. tereyağıdır. Büyükçe bir kazan içinde buğday, başka bir kazanda et normal ateşte pişirilmeye başlanır. Buğday piştikçe ağır ağır ara sıra karıştırılır ve pişen etin suyundan eklenir. Et iyice piştikten sonra çıkarılır ve kemiğinden ayrılır ve iyice ezilir ve tamamen pişen buğdayın içine eklenir ve karıştırarak bir süre daha pişirilir. Daha sonra tereyağı bir tavada kızartılır.. Üzerine kırmızı biber ilave edilir. Keşkeğin üzerine tabaklara konduktan sonra gezdirilir. Yanında turşu veya salata ile birlikte yenir. -Gındıra Çorbası : Ayıklanan ve temizlenen gındıra önce sıcak suda haşlanır. Haşlandıktan sonra kabuğundan ayrılır. Haşlama suyuna yağda kavrulmuş soğan ilave edilir. Ayrıca erik, ekşi ve tuz katılır. Sonra on dakika kadar daha kaynatılarak yenir. Gındıra çorbası, genellikle Çameli yöremizde yapılmakta olup lezzetli ve bol C vitaminlidir. Gındıra ayrıca bulgur ve pirinç pilavlarına da karıştırılarak yapılabilir. |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
HALK MÜZİĞİ: Kerem çeşitlemeleri, garipler, misket ezgileri Denizli yöresinin özgün müzik yapısını oluşturur. Yörenin ritmik özelliği, dokuz zamanlı oluşudur. Denizli yöresinde bağlama düzeninde saz çalmak yaygındır. Tezeneli sazlardan bağlama ailesi (divan, bağlama, tambur, cura) yörede çok kullanılır. Yaylı sazlardan, çeşitli boylarda kabak kemaneler vardır. Üflemeli sazlardan zurna, sipsi, dilli düdükler kemikten yapılmış dilsiz kavallar bölgede yaygın olanlardır. Zil, leğen, kaşık, tef, davul Denizli yöresinin vurmalı sazlarıdır. GELENEKSEL HALK OYUNLARI: Denizli'de zeybek oyunları ve türleri yaygındır. Zeybek, yörede çok çeşitli sazlı-sözlü havalarıyla zengin folklor kaynağıdır. Oyunlar açık havada davul-zurna, davul-klarnet, kapalı yerlerde meydan sazı, darbuka eşliğinde oynanır. DENİZLİ' OYNANAN ERKEK OYUNLARI : Erkeklerin oynadığı oyunlara “Efe Oyunu” denir. Bu oyunlar zeybek türündedir. Tavas Zeybeği, Çal Feraisi, Acıpayam Zeybeği, Harmandalı, Çivril Zeybeği, Kerimoğlu Zeybeği bunlar arasında sayılabilir. DENİZLİ' OYNANAN KADIN OYUNLARI : Bunlara “Kız Oyunu” denir. Bazıları; Keten Gömlek, Düz Oyun, Çameli'dir. Kız oyunları genellikle kapalı yerlerde cümbüş, tef, darbuka (dümbelek), leğen eşliğinde oynanır. |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
1)olma mı , yapma mı , etme mi gibi estetik harikasi kelimelerin kullanildigi denizli yoresinin konuşma stili. ayrica -hööle bi yürüyüp gelive biyo , irahmat yaaiyosa semsiyeni de alive- gibi cumlelere de sahiptir. 2) önkü tası horaya go = şu tabagı oraya götür hangırıya goycem teeze ? (Hangi yere koyacağım teyze..) Hönkürüye gıı.. (Oraya işte..) needip goyyonuz (ne yapıyorsunuz?) 3) gülü gülü deezem (güle güle teyzem) 4) senin oğlan hangi bölümü kazandı? tıpa kazandı 5) - yandaki site var ya... işte ordaki bekçiyi vurmuşlar! - bekçiye??!! - bekçiye vurmamışlar!! bekçiyi vurmuşlar! - bekçiye??!! - hey allahım 6)d- al bunu götüvecesen götürüve, götüvemicesen götüvecek vaa… Bu paraya götüreceksen götür,götürmeyeceksen,götürecekler var. 7) *nerem deding *? : hasta birisinin şikayetinin ne olduğunu sormak için kullanılır. ör. cümle: kişi a: nerem deding bizim gıız? kişi b: sooma gareee, öskürü öskürü bitmediii. soonuda * hurama hööle bi ağrı girdi. kıpırdeyemeyyon. tokturu gitçen hindi… 8) extreme olarak nitelendirdigim bir ornek; enkini enkirden al enkireye goyve ( sunu suradan al suraya koy ) 9)sevgili babaannem sokakta güneşin altında oynayıp terleyen kuzenime kızmaktadır: -demingkden ben sene kölgelerde oyna dimedim mi? - ..... -geberdirin çocuk seni - ..... -git önkü yüzünü yuuka gel.sırtındakini de değiştir.koş baken!!!! 10) dünyanın neresinde olursa olsun, o memlekette hangi dil konuşuluyor olursa olsun iki denizlili'nin birbirini tanımasını sağlayan konuşma tarzı. konuşanların asla utanmadığı, düzeltme ihtiyacı hissetmediği az sayıda ağızdan biridir bu coğrafyadaki. bilenler için çok estetik ve akıcıdır. 11) turkce ogretmenlerinin bile 'pekiyi ama i ve e hallerine karıştırıyorsun' dedigi, hos bir sive. otobus yolculugunda kendinden cok su istenen denizlili bir muavinin 'sayin yolculaamiz duz mu yaladingiz? hareme kadar su yok gaari' dedigi de bir arkadas tarafindan test edilip onaylanmistir 12) ismin hallerine bir haller olan sivedir.lisedeyken matematik hocasi vardi denizlili.her ne kadar universite bitirse de sive gitmiyor olsa gerek 'bugun elif'e kaldiralim.' gibisinden laflariyla her ders ayri bir faciaya yol acma riski tasirdi. 13) denizli dogumlu ya da cocuklugunuz burada gecmisse zihninizden hic silinmeyecek sive . turk dili profesoru olsaniz , trt ana haber bulteni sunucusu olsaniz da gerektiginde . nedipbarin , tavasi gitcem ben , ahmet de ordan gelipba tarzi cumleleri hic cekinmeden kullanir , kendinizle gurur duyarsiniz.en guzeli bunu yasli insanlarla konusmaktir. 14) 'sıranızı geçin' -denizli anafartalar lisesi müdürünün öğrencileri hizaya sokmak için söylediği emir cümlesi 15) herkes cik-cuk'le konustugu icin son derece sirin gelir kulaga yore insaninin konusmasi. ciddiye almak zordur bazen. bu yorelerde pazar yerinde dolasmak da cok keyiflidir. yasli teyzecikleri opmemek icin zor tutar bazen insan kendini. ortalikta bir saat dolasip diyaloglari dinlemek bile meditasyon etkisi yapabilir. ornek: - domat dativeecenmi iki gilo. - dattim dattim. aha suracikta. aliveecen mi? - alcem de tobayi aciveecen mi? - accem de parami cikariveemedim bi dakka bekleyiveecen mi? - bekleyiveririm nolcekki... seklinde uzar gider. bir sure ortalikta dolastiktan sonra 'beni bak' denilmesi normal gelmeye bile baslayabilir... 16)Denizli'de iki kadın pazarda karşılaşırsa şu repliğin geçmesi kuvvetle muhtemeldir: -ne buuuu neree gidik gidesiiin?? -çocuklaaa döndeeme (dondurma) isteepturuu ne zımandıı.. -pazarı varem de dalgan alem.. (Pazara gidip dalagan=ısırgan otu alacak) 17) mesela 'biyol' vardır, bir şey isterken kullanılır. örneğin: - biyol ötüvee çil horozum (bir kere öter misin çil horozum?) 'dinelmek' vardır, (ayakta) durmak anlamında: - bizimoğlan orda dinelme de beni bi çay yap. (arkadaşım/çocuğum ayakta durma da bana bir çay koy.) gahpeerif (kahpe + herif) sık kullanılan bir küfürdür. gahpecik, gahpenin doğurduu, gahpe garı gaşlı (kahpe karı kaşlı) gibi türevleri mevcuttur. denizli şivesi ortamda denizlililerle fazla bulunulduğu vakit dillere pelesenk olmakta, dilin ayarı kaçabilmektedir 18) rivayet olunduğuna göre pazar yerinde uzun süren bir alışveriş sırasında güzelim ürünleri alıp almamakta kararsız kalan müşteriye karşı satıcı kadın cevap verir: 'götüceksen götü götümiceksen götüme.. go'. dilimizin yöresel elastikliği konusunda denizli lehçesi en dikkati çeken tarzdır denebilir 19) yavrım ben onu nezmandır söleboturum… bilip batırın mı? = yavrum ben onu nezamandan beri söyleyip duruyorum,biliyor musun? 20) istanbul şivesi nden başka şive duymadıysanız, ilk seferde kafanızı sağlam karıştırabilecek, yurdumun en komik şivesi 21) denizli şivesi diye birşey yoktur denizlice vardır. 22) eşsiz bir şivedir. gapçık ağızlı diye bir kavram vardır misal. beni bırakın, hala ne olduğunu anlayabilmiş bir nene, dede yoktur. bu şivenin özü komedi üzerine kurulu gibidir sanki. misal dedeniz size küfreder ama belki anlayamadığınızdan belki de söylediği şeyin komikliğinden dedenize kızamazsınız bile. -dede neden bu böyle? -sus bakem gapçıkaazlı! -o ne demek dede? -höyt höyt edip durma bakem gömüveğcem şimcik depçiğine işte böyle. bu ve bunun gibi kendine ait söylenişi son derece komik, ama ne anlama geldiği tam bir muamma olan kelimeler içerir bu şive 23)Mersindeyiz,Denizlili bir hemşehrimiz ögretmen..Sınıfta gürültü yapan bir öğrenciye bağırır, -Kızdırmeyin bene,şindi sene tahtaya kaldırır,sıfıra bascen. 24)Seneler evvel,memleketinde elektrik olmayan Denizli'li İstanbul'a gidip caddelerdeki yanan lambaları görünce şaşkınlıktan şöyle demiş: Yanıpba..yanıpba..Ne gaz yetçek ne fıtıl.. 25)İstanbul'da hamamda başı sabunlu gözleri kapalıyken sabun kalıbını yürütmüşler bizimkinin.Olayı arkadasına anlatmış,-Gahpaçocukları..hamamda bana sabunsuz kodular…(hamamda beni sabunsuz bıraktılar) 26)-Çeşmide gala,Gavga edip bala..(Çeşmede kadınlar kavga ediyorlar) |
|
|
|
|
| melek20 Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
WeGa (13-06-2008)
|