Her Telden Diğer Konular kategorisinde ve Hastalık Türleri Ve Tedavileri forumunda, bulunan Soru ve Cevaplarla Obezite konusunu görüntülemektesiniz. Geçmişte obezite iştah çekici gıda maddelerinin gereğinden fazla tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak nitelendiriliyordu. Bilimsel araştırmalar ise obezitenin ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Obezite-aşırı şişmanlık nedir? Yağ dokusu insan vücudunun normal bir yapı elemanıdır ve vücuda gerekli enerjiyi yağ şeklinde depolayarak mtabolizmanın ihtiyaçlarını karşılar. Obezite ise insan vücudunda yağ miktarının gereğinden fazla artmasıdır ve sonuç olarak sıklıkla sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olur. Yağ birikmesi yağ hücrelerinin hacimlerinin artmasına neden olur. Aşırı şişmanlıkta vücuttaki yağ hücreleri sayısı da artış gösterir. Bu durum vücudun enerji alımı ve harcaması arasındaki düzensizlikten kaynaklamaktadır. Obezite-aşırı şişmanlık mtaboli, biykimyasal, fizyolojik, psikolojik, genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı bir hastalıktır. Bu faktörlere iki önemli etkeni de eklemek gerekir; kontrolsüz biçimde fazla kalori alınması ve fiziksel aktivitenin çok düşük düzeye indirilmesi, yani hareketsiz yaşam. Bilimsel araştırmalarda yağ hücrelerinde bulunan Leptin adlı bir protein molekülünün obezitenin oluşumunda rol oynayabileceği belirtilmektedir. Bu molekülünün normal koşullarda mtabolizma ve iştahı etkileyerek yağ miktarını azaltmaya, kilo vermeye yardımcı olduğu yönünde bulgular vardır. Fonksiyon veya üretiminde bir bozukluk meydana gelmesi halinde obezite söz konusu olabilmektedir. Obezite nasıl ölçülür? Kişinin obez olup olmadığının saptanmasında belirli bir tabloya göre belirlenmiş ideal vücut ağırlıklarıyla kişini ağırlığı kıyaslanabilir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan ve tıbbın kabul ettiği kriter Vücut Kitle Endeksi’dir. Vücut Kitle Endeksi = Kilo, (Kg) ———— (Boy, m)² Örneğin; ağırlığı 95 kg olan 180 cm boyundaki bir kişi için VKİ=95/(1.8)² = 95/3.24 = 29.3 kg/m² Dünya Sağlık Örgütü’nün Vücut Kitle İndeksine Göre Obezite Sınıflaması Zayıf VKİ, 18.5’dan az Normal kilo VKİ, 18.5-24.9 Şişman VKİ,25-29.9 Obez (Clas 1) VKİ, 30-34.9; modere şişman Obez (Clas 2) VKİ, 35-39.9; aşırı şişman Obez (Clas 3) VKİ, 40’dan büyük; morbid şişman Amerikan Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü (NHLBI) referans kriterlerine göre de Vücut Kitle İndeksi 25-29.9 aralığında olan kişiler şişman, 30 ve üzerinde olan kişiler obez-aşırı şişman olarak kabul edilir. Kilo ve boy ölçüleri aynı olan kişilerin vücut yapıları ve tıbbi özellikleri farklı olabilir. Bu nedenle Vücut Kitle İndeksi hesaplamasının obezite konusunda sadece bir gösterge olduğunu unutmamalıyız. Ancak sağlık sorunları ve uzun ömür açısından bilimsel bir gösterge olduğu kabul edilmektedir. Uzmanlar vücut ağırlığının arzu edilen kiloya göre % 20 veya daha fazla artmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı konusunda birleşmektedirler. Obezitenin neden olduğu hastalıklar Klinik araştırmalar obezite ile çeşitli hatalıklar arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.bilimsel veriler ışığında obezite-aşırı şişmanlığa bakış açımızı değiştirmemiz gerekmektedir. Obezitenin sadece estetik bir sorun olmadığını, yaşamı tehdit eden ciddi bir sağlık sorunu olduğunu algılamak zorundayız. Araştırma bulgularına göre obezite kalp damar hastalıklarının gelişmesine yol açan bağımsız ve önemli bir risk faktörüdür. Bu risk faktörünü tanımlarken “bağımsız” ifadesini, sigara, hipertansiyon ve benzeri diğer hazırlayıcı faktörler bulunmasa bile obezitenin tek başına kalp hastalıkları açısından ir risk faktörü olduğunu vurgulamak amacıyla kullanıyoruz. Obezite yalnız kalp damar hastalıklarına neden olmakla kalmayıp safra taşları, diyabet, hipertansiyon oluşumuna ve eklem hastalıklarının kötüye gitmesine yol açmaktadır. Araştırma bulgularına göre Vücut Kitle İndeksinin erkeklerde 27.8, kadınlarda 27.3 değerlerinin üzerinde olması kalp damar hastalıkları riskini ciddi biçimde arttırmaktadır. Kilolu kişilerde hipertansiyon olasılığı normal kilolu bireylere göre 2.9 kat fazladır. Bu oran 20-44 yaş aralığında 5.6’ya çıkmaktadır. Gençlerde kolesterol yüksekliği riskinin kilo ile ilişkisi 2.1 kat olarak belirlenmiştir. Obezite kan şekeri, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin artmasna, HDL-kolesterol (iyi kolesterol) düzeylerinin düşmesine neden olmaktadır. Ayrıca obezite-kanser ilişkisi uzun yıllar süren klinik araştırmalar sonucunda saptanmıştır. Obez erkeklerde sigara içme alışkanlıklarından bağımsız olarak bağırsak, rektum ve prostat kanserlerinden ölüm oranı daha yüksektir. Obez kadınlarda ise safra kesesi, meme, rahim ve yumurtalık kanserinden ölüm oranı yüksek bulunmuştur. Endometrial kanser türünde kilolu kadınların normal kilolulara göre kansere yakalanma riski 5.4 kat daha fazladır. Şişmanlık ömrü kısaltır mı? Obezitenin yaşam süresini olumsuz etkileyip etkilemediği konusunda çeşitli araştırma çalışmaları yapılmıştır. Sonuç olumsuz etkilediği yönündedir. Özellikle sağlık sigorta şirketleri için yapılan Framingam 30 yıllık takip çalışması ve Amerikan Cancer Society çalışması ciddi bilimsel sonuçlar ortaya koymuştur. Fazla kilo ile ölüm oranı artışı arasında bir paralellik mevcuttur. Bir başka deyişle şişmanlık insan ömrünü kısaltmaktadır. Kilo ile bağlantılı ölüm oranlarındaki artışın sigara içme alışkanlığına bağlı olmadığı da görülmüştür. Kilo-ölüm oranı arasındaki paralel ilişki yaşlı kişilere kıyasla 50 yaş altındaki grup için çok daha önem taşımaktadır. Özellikle gençlerde obezite sorununun ciddi biçimde ele alınması ve bir hastalık olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Obezite kimleri etkilemektedir? Obezitenin mtabolik, biyokimyasal, fizyolojik, psikolojik, genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklanan bir hastalık olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. 1999 yılında Amerika Tıp Birliği Dergisi (JAMA) da yayınlanan bir araştırmaya göre Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan erişkinlerin %80’si şişman, ve bu oran içerisinde yer alan %22’si aşırı şişman olarak değerlendirilmektedir. Obezitenin görülme sıklığı giderek artmaktadır. Genel ortalama olarak %30 düzeyini aşma eğilimindedir. Son 10 yılda %7’lik artış oranı ciddi bir tehlikeyi işaret etmektedir. Geçmiş yılara göre sürekli artış kaydeden obezite konusunda kadın, erkek, ırk, yaş ve eğitim düzeyinden bağımsız bir artışın gerçekleştiği görülmektedir. Bir hastalık olarak ele alınıp ciddi önlemler alınmadığı taktirde insan sağlığını tehdit eden en önemli sorun haline gelmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla tüm toplum bireylerinin içerisinde yaşadıkları çevre koşulları ve genetik özellikler nedeniyle bu hastalık riski ile karşılaşabileceklerini düşünerek dikkatli olmaları gerekir. Obezite ve buna bağlı nedenlerden kaynaklanan ölümler ABD’de ikinci sıraya yerleşmiştir ve yılda yaklaşık 300.000 bin kişi bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Çocukluk çağında obezite 6-17 yaş grubundaki her 5 çocuktan bir tanesinin kilolu olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Son 30 yıl içerisinde şişman çocuk miktarı iki misline çıkmıştır. Obezite denilen bu kronik hastalık çocuk hastalıkları içerisinde en hızlı artışı göstermiştir. Batı stili yaşam tarzı çocukların giderek hareketsizleşmesine, oyundan uzaklaşmasına, televizyon karşısında, video-bilgisayar oyunları oynayarak, kalorisi yüksek, yağ oranı fazla “abur cubur” besinlerle beslenmelerine zemin hazırlamaktadır. Bu zeminde obezite ve bağlantılı hastalıkların gelişmesi kolaylaşmaktadır. Yeni bin yılın en önemli sağlık problemlerinden birisi olan obezitenin çocukluk çağında da çok dikkat edilmesi gereken bir hastalık olduğu iyi bilinmelidir. Çocuk yetiştiren anne-babalar kilolu çocuklarına sadece diyet yaptırtarak bu soruna çözüm bulamayabileceklerini bilmedirler. Bu konuda kesin çözüm Beslenme ve mtabolizma Hastalıkları Uzmanları’nın görüşleri doğrultusunda hareket etmektir. Obezite ile nasıl başedebiliriz Obezite ile mücadelenin ilk koşulu kalıcı şekilde kilo verebilmektir. Obezite ile ilgili hekimlerin oluşturdukları Amerikan Society of Bariatric Physicians kurumu tıbbi kontrol altında kilo verme programlarının aşağıdaki unsurları içermesi gerektiğini belirtmektedir. 1) Kilolu, şişman, obez kişinin tıbbi özgeçmişi incelenmeli, fiziki muayenesi yapılmalı, gerekli laboratuvar analizleri yapılmalı, gerektiği taktirde elektrokardiyogramı alınmalıdır. 2) Diğer uzmanlarla gerekli işbirliği sağlanması gereken konular: · Düşük kalorili diyet ve beslenme programı · Güvenli ve kişiye uygun bir egzersiz programı · Yaşam biçiminin değiştirilmesi, strese bağlı yemek yemenin önlenmesi, ailenin beslenme düzeninde değişiklikler, vb. 3) Yapılacak her türlü uygulamanın zaman içerisinde yarar sağlayacağının hastaya iyi anlatılması. Bazı durumlarda %5-10 düzeyinde bile sağlanabilecek bir kilo azalması sağlık açısından önemli kazançlar sağlayabilir. 4) Periyodik kontrol ve takip programı uygulanmasının başarılı sonuç alınmasında kritik önem taşıdığı algılanmalıdır. 5) Tıbbi olarak gerek görülen hallerde cerrahi uygulamalar başvurulabilir. Biruni Labaratuvarı
__________________
![]() Bir gül olmak isterdim,, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım.. seηiηLe αηLαmLıчım beη
Bu mesaj en son " 15-07-2008 " tarihinde saat 15:38 itibariyle DarkgirL tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| cevaplarla |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Türk Tıbbında Obezite | DarkgirL | Sağlık - Tıp | 1 | 15-07-2008 15:04 |
| Soru ve Cevaplarla Beyin Atağı | DarkgirL | Sinir Hastalıkları | 0 | 14-07-2008 20:12 |
| Soru ve cevaplarla cilt bakımı | DarkgirL | Güzellik & Moda | 0 | 25-06-2008 12:30 |
| Yüksek tansiyon ve obezite riski | Gezgin | Fitness & Sağlıklı Yaşam | 0 | 21-12-2007 16:00 |
| 'Obezite, ciddi sağlık riski' | Gezgin | Fitness & Sağlıklı Yaşam | 0 | 07-12-2007 18:20 |