Her Telden kategorisinde ve HayvanLar aLemi forumunda, bulunan GözLer Önünde konusunu görüntülemektesiniz. Orta Asya'nın ele geçmez kedisinin peşinde... Bir kar leoparı dağların ördüğü kaya duvarları arasında avının izini sürerken, parmaklarının arası bol ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bir kar leoparı dağların ördüğü kaya duvarları arasında avının izini sürerken, parmaklarının arası bol kürklü geniş patileriyle usul usul, "eriyip de bir çıkıntıdan kayıp yere düşen bir kar parçası gibi" hareket eder, diyor Raghu. "Hareket edip etmediğini anlamak için bir dakika başka yöne bakmanız gerekir. Bir taşa çarpsa, düşüp ses çıkarmasın diye patisiyle uzanıp taşı durdurur." Şu anda bile biri çıt çıkarmadan, tüm kasları gerilmiş bir halde hareketlenmiş olabilir; hatta belki de çok yakınımızdadır. Ama nerede? Değişmeyen sorulardan biri bu. Bir diğeri de, görülebilecek kaç tanesinin kaldığı? Raghunandan Singh Chundawat, kar leoparlarını bu dünya üzerinde yaşayan herkesten daha çok izlemiş biri. Yeni Delhili biyolog, bu hayvanları kuzey Hindistan'ın en büyük, en yüksek bölgesi olan Ladakh'taki Hemis Yüksek İrtifa Ulusal Parkı'nda, beş yıl boyunca yakından incelemiş ve ek olarak dokuz yıl da yine bu bölgede yabanıl yaşam araştırmaları yapmış. Bu akşam, 3 bin 350 kilometrekarelik bu ulusal parkta, yaklaşık 3 bin 500 metrede, sarp yarlardan oluşmuş bir kanyonda kamp kuruluyor. Aylardan haziran, Himalaya mavi koyunları yeni kuzulamış.Bir gözleri Gevşek taşlı bir yamaçtan geçen koyun sürüsünde, diğeri de yamacın tepesindeki kayalıklarda. Pusu kurarak avlanan leoparlar, yukarıdan saldırmayı seviyor. Asya ve Afrika'daki leoparlar gizlenmek için dal ve yaprakları kullanırken, kar leoparı sarp kayaların arasında kendini gözden kaybettiriyor. Tam da kar leoparlarının beğeneceği bir yer burası. Raghu bile tüm kariyeri boyunca sadece 20-25 kar leoparı görmüş. Gölgeler uzayıp akşam karanlığıyla birleşiyor. Himalayalar'daki kanyon yaban gülleriyle mis gibi kokuyor, gelip geçen kar fırtınaları dağ sırtlarına taze kar serpiştiriyor. Bir leoparın, karanlık çökmüş yamaçlardan usulca indiğini hayal ediyor... Bal rengi kocaman gözleriyle, dona vurmuş benek benek mehtap renginde kürküyle, yere yakın bir şekilde kayıp gidiyor. Gövdesi, burundan kalçaya, 1,3 metre uzunluğunda. Kedi ailesindeki en çarpıcı kuyruğa sahip; bu kuyruk, vücudu uzunluğunda, öyle kalın, öyle hareketli ki sanki kediyi tüylü bir piton takip ediyormuş gibi görünüyor. Kar leoparları kuyruklarını bazen sosyal ortamlarda sinyal göndermek için ya da sert havada uykuya yattıklarında, bir atkı gibi gövdelerini kısmen sarmak için kullanıyor. Ama bu uzantının ana işlevi, 500 metrelik uçurumların olduğu bir yerde denge sağlamaya yardımcı olmak. Karanlık en son kayaları da esir alıyor. Raghu da bugün bir kar leoparı göremeyecek. Hayal kırıklığına uğramış değil. Bulunamamakla nam salmış bu muhteşem kedi, ününe uygun yaşıyor sadece. Ladakh dilinde şan, Moğolcada irbis ve Urducada barfani çita -kar çitası- denilen, bilim insanlarının Uncia uncia olarak adlandırdığı bu etçil, yaklaşık 2,5 milyon kilometrekarelik bir alanda yayılım gösteriyor ve bu topraklar toplamda 12 ülkenin sınırlarını barındırıyor. Kar leoparının bulunduğu yeri kükreyerek belli ettiğini asla duymuyorsunuz; bu tür bir gırtlak yapısına sahip değil. Ama tıslıyor, pufluyor, miyavlıyor, hırlıyor ve inliyor. Sırlarını kendine saklayan, iyi gizlenen ve genelde yalnız dolaşan kar leoparlarının en hareketli olduğu saatler, geceler ve günün geceye, gecenin güne döndüğü alacakaranlık saatleri; gezindikleri yer ise Dünya'daki en göz korkutucu dağlar: Himalaya ve Karakurum; Tibet ve Kunlun platoları; Hindukuş, Pamirler ve Tanrı Dağları; Moğolistan'ın Çin, Kazakistan ve Rusya'yla sınırını oluşturan Altaylar ve Baykal Gölü'nün batısında uzanan Sayan Dağları. Yükseklerdeki soğuk ve sarp arazilerde yaşayan kar leoparlarının sayısı hiçbir zaman çok yoğun olmamışsa da, geride bıraktığımız yüzyılda binlercesinin moda sektörü için posta dönüştürülmesi sonucunda, daha da seyrekleştiler. Birleşmiş Milletler Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme uyarınca 1975'ten beri resmi olarak korunmalarına rağmen, bu benekli kediler karaborsada servet eden kürkleri için hâlâ öldürülüyor. Asya'nın doğusunda kuvvet verici ilaç olarak değer bulan kemikleri ve penisine olan talep artıyor. Hayvancılık alanında da çatışmalar artıyor ve bu paralelde çobanların zulümlerine de giderek daha çok maruz kalıyorlar. Yem, kapan, tuzak ve zehir sayesinde bir kar leoparını öldürmek, onu görmekten çok daha kolay. Tahminlere göre günümüzdeki nüfus ancak 4-7 bin arasında. Bu rakamlar kesin olmasa da, gerçek sayı yüzyıl öncekinin yarısından az olabilir. Bazı yetkililer, gerçek rakamın şimdiden 3 bin 500'ün altına düşmüş olmasından endişeli. Kar leoparının yayılım gösterdiği topraklar dahilindeki beş ülkede sayıları, 200 veya altında olabilir. Yasadışı avlanan kaplandan, serbest dolaşan son 30 Amur leoparına, yeryüzündeki büyük kedilerin çoğunun başı fena halde dertte; bu yadsınamaz bir gerçek. Kar leoparları da bu konuda bir istisna oluşturmuyor. Ama iyi haberler de var: Kar leoparının hızla kötüye gidişini durdurmak için birkaç yerde yerel koruma girişimleri oluşmaya başladı. Hindistan ve Moğolistan'da toplum temelli bazı programlar, kesinlikle umut verici gibi görünüyor -en azından kâğıt üzerinde. Ama gerçekte ne kadar işe yarıyorlar? Bir hayvanı kurtarmak, o hayvanı tanımak demek; oysa kar leoparına ilişkin fazla bir bilgi yok. Tüm büyük ve popüler kara memelileri arasında, doğal geçmişinin bunca ayrıntısı hâlâ bilinmeyen bir başka hayvan yok gibi. Kâr amacı gütmeyen Kar Leoparı Vakfı'nın bilim ve doğa koruma bölge müdürü olan Raghu bu konuda belki de en bilgili insan. Yıllarını sahada geçiren araştırmacılara özgü olan ve onu, kâh bir boğazdaki bir yavru Himalaya mavi koyununun narin bacak kemiklerine, kâh rüzgârın yabani çiçekleri bir renk cümbüşüne dönüştürdüğü bir yamacın tepesindeki bir dağ keçisi kafatasına yönlendirip, "Ceset yeniyse, yavrulu bir kar leoparının öldürüp öldürmediğini anlayabilirsiniz. Kulakları kemirilmiş olur. Anne avı açana dek, yavruların tek yiyebileceği şeyler onlar," gibi cümleler kurmasına olanak veren bir altıncı hisse sahip.
__________________
![]() Bir gül olmak isterdim,, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım.. seηiηLe αηLαmLıчım beη
|
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| gozler, onunde |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Gözler | DarkgirL | Diğer Videolar | 0 | 29-01-2008 14:11 |
| Osman Köseoğlu-Hastane Önünde incir ağacı | GamzeLim | Yozgat | 0 | 01-09-2007 20:43 |
| Önünde Hayallerin Adım Atman Demek | çatlakkız | E-kart | 0 | 30-07-2007 09:52 |
| İndiana (Spot ışıklarının önünde Harkulade bir güsellik) | Darkman | Çöp Tenekesi | 0 | 15-07-2007 17:34 |
| Dünya'nın önünde eğildiği adam: Atatürk! | Hekimoğlu | Atatürk Özel Bölümü | 0 | 13-06-2007 16:05 |