Her Telden kategorisinde ve Hikayeler forumunda, bulunan Yİtİrİlen Umut konusunu görüntülemektesiniz. Bir sabah uyandığımda acı bir telefon sesi geldiği kulağıma bu çalan ses telefonuma gelen bir mesajın ürpertici sesiydi. İrkilerek kalktım ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bir sabah uyandığımda acı bir telefon sesi geldiği kulağıma bu çalan ses telefonuma gelen bir mesajın ürpertici sesiydi. İrkilerek kalktım elimi telefonuma uzattım gelen mesajı korkarak açtım sanki içimde o gelen mesajda beni çok korkutacak bir şey vardı ve hislerim yanılmadı korkarak açtığım mesajda şunlar yazıyordu; Mutluluğu bana çok gördüler ben zaten hayatta hiç mutlu olamadım ki bana hep çok görüldü mutlu olmak diyor ve devam ediyordu sen benim için çok değerlisin o yüzden seni kırmak üzmek istemiyorum ama bundan sonra görüşmeyelim diyordu.
Oysa ben çok şey istememiştim ondan sadece istediğim bir yudum bir parçacık sevgi mutluluk ve umuttu. Ama anladım ki bu hayatta bana mutluluk çoktu hiç olamamıştım ki oysa çok değildi istediğim. Birisi demişti bana umut kömür parçaları arasında küçücük bir cam parçasının ışıltısıdır diye ama ben o umudu ararken hep kömür tozuna bulaşmış kararan vücudum gibi gözlerimde kararmış olmalı ki o ışıltıyı bir türlü yakalayamamıştım. Doğduğumdan beri hep bir şeyler için uğraşmış bir şeyler yapmak istemiş hayatıma bir yön vermek için hep uğraş vermiştim ama şimdi bir bakıyorum geriye koskocaman bir hiç yapmışım bu güne kadar. Yaşamak istemiştim sadece mutlu olmak istemiştim sevmek sevilmek. Fakat bu güne kadar yapamamıştım bunları onu bile çok gördüler oysa seninle mutlu olup birbirimizi sevip hayatımızı yaşayacaktık bir yudum sevgini bana çok gördüler. Oysa hem senin hem benim hakkım değimliydi sevmek sevilmek mutlu olmak ama gel görkü bu hakkımız bile yoktu. Şimdi ne halde miyim söyleyeyim ; kalbimde açılan derin yaranın sancısı anlatılmayacak kadar büyük ellerim duyarsız gözlerim sanki görmüyor beynimde derin bir uğultu ruhumda ise sensizlikten meydana gelen bir boşluk. Oysa bir gün önce ne güzelde geçmişti zaman gerçekten mutlu olmuştuk ikimizde o kısacık zaman içerisinde. Yemek yemiş ve oynayan çocuklara bakmış seninle o kısacık zaman içerisinde sohbet etmiştik birbirimizin gözlerine bakarak mutluyduk. Tamda kendi kendime işte olacak aradığım mutluluğu yakaladım derken birden olan olmuştu yine… Oysa çok şey değildi istediğim ama işte aması vardı her zamanki gibi. Hayat devam ediyordu sabah kalktığımda güneş parlıyordu hiç parlamadığı kadar gökyüzü hiç bu kadar mavi olmamıştı güne hiç bu kadar mutlu dinlenmiş ve huzurlu başlamamıştım sanki yeni doğan bir bebeğin gözlerini ilk kez dünyaya açışı gibi uyanmıştım. Oysa bu yeni doğan gün benim içimdeki kalan son umut parçacığını da iki üç dakika sonra götürecekmiş bilseydim kalkar mıydım ? uyanıp açar mıydım ? o telefonu açmazdım biliyorum zamanı o an durdurabilseydim durdurmaz mıydım ? durdururdum ama ne zamanı durdurmaya yetecek bi güç var nede o anı geri çevirebiliriz. Biliyorum sende o yazdıklarını yazmak istemezdin bana sende istiyordun mutluluğu ama demişsin ya işte “ mutluluğu bana çok gördüler “ diye oysa mutlu olmak seninde hakkındı herkesin olduğu kadar. Ben sana öylesine bağlanmıştım ki sen minicik ama kocamandın dünyamdın benim varlığınla ruhunla bakışınla güzel gözlerinle sen eşsizdin hayatıma girdiğin ilk andan beri fırtınam olmuş beni oradan oraya sürüklemiştin seni ilk tanıdığımda dipsiz bi kuyudaydım sanki. Kapkaranlık soğuk bi kuyu sen benim ışığım oldun hemde ışıkların en güzelisin çünkü sadece doğru ve güzel olan şeyleri aydınlatıyorsun. Bu kalp sensizken atmaya korkuyor sen benim kalbimin en heyecanlı en hızlı en yavaş ritmisin yaşamam için gereklisin özlediğim her şeyi sende buluyorumdum çocukluğumu, yaramazlıklarımı, korkmadan ağlamayı , cesareti , huzuru , sevgiyi … beklentilerim hep senin üzerine kurmuştum bundan sonra ki hayatımda hayattaki tek ve en büyük ümidimdin UNUTMA İNSANLAR UMUT OLMADAN YAŞAYAMAZLARMIŞ... Senin sevginle yeniden tutundum hayata. o çok sevdiğim papatyalara bayılarak yediğim çileklere yeniden gülerek baktım... hevesle sevinçle yaşamayı öğrendim... Şimdi nemi olacak bilmiyorum yalnız bir şekilde bekleyeceğim ne kadar bekleyeceğimi bilmeden gözyaşları mı içime akıtarak özleyerek yorgun bir şekilde sadece sevdiğimi sevildiğimi hissetmek için … Beklentisiz severek … Cesaret her şeye rağmen sevmek ve onun için savaşmak mıdır yoksa unutmaya çalışmak mıdır hadi seni unuttum diyelim kendimi nasıl unutacağım… zamana bırakmak en iyisi... "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir…" |
|
|
|
|