full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Kastın neydi Moni KASTAMONU

il il Türkiyem kategorisinde ve Kastamonu forumunda, bulunan Kastın neydi Moni KASTAMONU konusunu görüntülemektesiniz. Kastın Neydi Moni? Kentin eski ahşap evlerinin sıralandığı sokakların ucundan, er geç, Kastamonu Kalesi görünür. Burası, kentteki Bizans varlığını hatırlatan ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Her Telden,Konular > Her Telden Diğer Konular > il il Türkiyem > Kastamonu

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 09-06-2007, 10:20   #1 (permalink)
Arrow Kastın neydi Moni KASTAMONU



Kastın Neydi Moni?

Kentin eski ahşap evlerinin sıralandığı sokakların ucundan, er geç, Kastamonu Kalesi görünür. Burası, kentteki Bizans varlığını hatırlatan tek yapı. Kaleye çıkıp, tepeden kenti seyrediyorum. Aklıma, Kastamonu adının kökenine dair anlatılan, efsanevi, romantik öykü geliyor. Bizans tekfurunun güzel kızı Moni, kaleyi kuşatan Türk askerlerinin komutanını, kale burçlarından görür ve aşık olur. Türkler, Bizans tekfurunun direnişi karşısında, kuşatmadan vazgeçmek üzeredirler. Bir gece, Moni dadısını kalenin anahtarıyla birlikte, Türk beyinin çadırına gönderir. Dadı, beye, Moninin ona aşık olduğunu söyler, kuşatmayı bırakıp gitmemesini ister ve ona kalenin anahtarını verir. Kısa bir zaman içinde, Türkler yeniden saldırıya geçmiş, tekfursa kızının ihanetini öğrenmiştir. Baba, kızını, kırk arkadaşıyla birlikte, kaleden aşağı attırır. Bu sırada tekfur, acı içinde, Kastın neydi Moni? diye bağırıyordur...
Coğrafyayla tarihin çocukları olan kentlerin kişilikleri, hatta ruhları vardır desem, bana inanır mısınız? Bazı kentler mırıl mırıldır sabahtan aksama kadar, bazıları sürekli gürültücü. Bazı kentler erkenden uyanır, bazıları öğleyin bile esner. Bazıları şımarıktır, bazdan dalgın dalgın durur. Bazıları tarihin gölgesinde kalmış, bazıları adım unutmuştur. Bazı kentler hikayeler anlatır, bazıları ise yalnızca dinler. Her kent kişiliğini yüzyıllarca, hatta binlerce yıldan beri tarih denen eleği sallaya sallaya kurar.

Ve ben ne zaman dağları aşıp Kastamonu'ya adımımı atsam, ağırbaşlı bir hava çöker üstüme. Gün görmüş, devran geçirmiş onurlu bir kentin soluğu yüzüme vurur. Sırtında bir saat kulesiyle gezinen sabırlı bir dervişi görür gibi olurum. Belki de adım başında bir türbe ya da yatırla karşılaşmamdır bunun nedeni. Osmanlı bakışlıdır Kastamonu, oya nakışlıdır. Dokumalarım yaratan kadınlar, pazarda mevsimine göre torba yoğurdu, saçaklı mantar ve ebegümeci satar. Ama kurtuluş tarihimizin ilk kadın mitingine de imza atarak vatanın kimseye satılmayacağım haykırmışlardır l6 Mayıs 1919'da. O yüzden de, mimar Vedat Tek'in başyapıtlarından biri olan Valilik Binası'nın önünde bir kahraman kadının, Şerife Bacının anıtı vardır ve bence Anadolu'da bir meydana konmuş en güzel heykel dizisidir.
Kastamonu, söylenceye göre adinin içinde bir Bizanslı komutanın kızının adı, Moni'yi gizler ve Halime Çavuş gibi yiğit kadınları da anılarında yaşatır. Kurtuluş Savaşı'nda silah ve cephanenin Anadolu'daki Kuvay-ı Milliyecilere dağıtılması, İnebolu Limanından başlayan Çankırı-An-kara hattındaki 'istiklal Yolu'yla gerçekleşir. Kentin mimari dokusu açısından 'Osmanlı bakışlı' dediğimiz Kastamonu, işte bu yüzden de 'Cumhuriyet gözlü'dür.
Kastamonu, imzasını zamanın içine atar. 26 Ağustos 1885'te İstanbuldan, Sarayburnu'ndan sökülüp, kente getirilen ve aynı biçimde inşa edilen Saat Kulesi, söylencelerle dolu kente bir yenisini daha ekler. Derler ki, padişahın haremindeki bir gözde cariye, kulenin sesinden korkarak çocuğunu düşürmüş; kule de Kastamonu'ya sürgün edilmiş. Baharın ilk günleriyle birlikte kulenin altındaki çay bahçesi, günbatımının keyfini çıkaran Kastamonulularla dolar.
Kentin ışıkları çöken karanlığın içinde bir bir yanarken, karşı tepede geniş bir taç gibi duran kale, aşağıda suları azalarak akan Gökırmak, 'Evkaya' diye anılan Hititlerden kalma kaya mezarı yavaş yavaş silinir. Gece yeryüzünde yürüdükçe, ödevlerim bitiren çocuklar, işten yorgun dönen babalar, ekşili pilavı pişirip yarın için hazır eden anneler uykuya dalar, îşte o zaman kentte, konakların fısıltıları başlar. Sepetçioğlu Konağı, Kırk Odalı Konağı'nın hatırım sorar. Mahalle Evi olarak hizmet gören Konyalı Konağı, o gün kendisin! dolduran ilkokul öğrencilerinin neşesini ballandıra ballandıra anlatır. Osmanlı Konağı diye de adlandırılan ve otel olarak hizmet veren H. Tahir Efendi Konağı, o gece kalmaya gelen ünlü konuklarım sayıp döker. Sirkeli Konağı, Saat Kulesi'ne yakın duran Mazlumcular Konağına saati sorar. Eflanili Konağı da onlara katılır. Gerçekte uzun yıllar sessiz kalan bu konaklar, Vali Enis Yeter'in hayata geçirmek için büyük çaba harcadığı büyük bir restorasyon projesiyle yemden 'konuşmaya' başlamışlar. Bakımsızlığa, yalnızlığa terk edildikleri için üzüntülü bir suskunluğa bürünen konaklar bugün yeniden doğmanın sevincim yaşıyor. Kastamonu'da geleneksel mimarinin bu görkemli örneklerinin restorasyonu hala sürüyor. Ellezler Konağı, 'El Dokumacılığı Müzesi' olacağı günü 'sarıkıvrak' ipiyle çekiyor. Konakların yüzlerinin yeniden gülmeye başlamasına en çok sevinen de, şadırvanından şırıl şırıl sular akıtan Nasrullah Camii... Söyleyin, eski dostlarına yeniden kavuşmak az mutluluk mu? Hem Nasrullah Camii'nden söz etmişken, size bir şeyi de çıtlatalım: înanışa göre, caminin sularından bir içen, yedi yıl Kastamonu'dan ayrılamıyor. Ama restorasyonlar tamamlandığında, konaklarla dolu sokaklarda gezenlerin kalmayı yeğlemek için ille de ağzım çeşmeye dayaması gerekmeyecek gibi görünüyor!
Kastamonu'nun yeni yüzüne eklenen en önemli çalışmalardan biri, eskiden kömür deposu olarak kullanılan ambarların özgün yapılarla bezenerek Vedat Tek Anı, Sanat ve Restorasyon Merkezi'ne dönüştürülmesi... Bu, aynı zamanda kentlerine emek veren büyük mimarın karşısında saygıyla eğilmek değil mi? îşte yalnızca bu yüzden bile, değer bilir bir kent olduğunu söyleyebiliriz Kastamonu'nun.
Zaten, bu kentte ne zaman, hangi evin kapışım çalarsanız çalın;Tanrı misafiri olduğunuz anlaşıldığında sofrada bir tabağınız, divanda bir yastığınız var demektir. Siz ikram edilen çayınızı yudumlar, ev sakinleri size gülümserken, bu işe tek bozulan, evin tombul kedisi olacaktır! Onun gönlünü almak için elinizi uzatıp sevmeniz yeter. Kastamonu'lularla dost olmak için onlara bir selam vermenin bile yettiği gibi... "
* Akgün Akova, yazar.
Kale


İstanbul'dan gelen saat
1885 tarihinde yapılan kulenin üstündeki saat, bir söylentiye göre İstanbul'dan sürgün edilmişti. Daha önce Sarayburnu'nda bulunan ve düzensiz çalışan saat, Kastamonu valisi Abdurrahman Paşa'nın ısrarları sonucu, yerinden sökülüp kulenin ortasına monte edilmişti. Yeni yerini seven saat şimdi tıkır tıkır çalışıyor ve zamanı saniyesi saniyesine gösteriyordu.


Nasrullah Camii : İl merkezinde, çarşının ortasındadır. 1506'da kadı Yakuboğlu Nasrullah tarafından yaptırılmıştır. Osmanlılar döneminde yapılmış ilk camidir.

Evkaya Mezarları : Kastamonu kentinin güneyindeki Endüstri Meslek Lisesi'nin yakının bulunduğu mezarda 3 oda bulunmaktadır. Mezarların M.Ö. 7. Yüzyıldan kaldığı tahmin edilmektedir.


Kastamonu Müzesi : Cumhuriyet Caddesi'ndeki tarihi yapı, ünlü Türk mimarı Kemaleddin Bey tarafından 1917-19 arasında İttihat ve Terakki Cemiyet binası olarak yapılmıştır. Mustafa Kemal, Kıyafet ve Şapka Devrimi'ni bu binadan halka duyurmuştur. Daha sonra sırayla İstiklal Mahkemesi, CHP merkezi ve sinema olarak kullanılan bina, 1941'de müzenin deposu haline getirilmiştir.
Müze Binası Önünde Nutkunu Söylerken 30.08.1925


Randevular meydanlarda verilir, kitleler meydanlarda bir araya gelir, kutlamalar ya da protestolar meydanlarda yapılır. Kentlerin tarihleri biraz da meydanlarında yazılır. Günümüzde yüksek yapıların arasına, dar sokaklara sıkışan insanlar için bir nefes alma alanıdır aynı zamanda.

HÜKÜMET KONAĞI MEYDANI

Bir ay önce orijinal haline döndü

1942de dönemin valisi Avni Doğanın talimatıyla yapıldı. Meydanda Milli Mücadele yıllarında cepheye cephane taşırken küçük çocuğuyla birlikte şehit olan Şerife Bacı anıtı bulunuyor. Yanı sıra Kurtuluş Savaşında şehit olan Türk askerlerinin de anıtı var. Bir ay önce restore edilerek orijinal haline dönüştürüldü. Şehrin tam merkezinde ve ağaçlarla çevrili olması nedeniyle dinlenme alanı olarak kullanılıyor. Güneyinde mimar Vedat Tek tarafından yapılan tarihi hükümet konağı, güneybatısında restorasyonu devam eden tarihi defterdarlık binası, batısında Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi, kuzeyinde Kastamonu şehir merkezi ve 100 metre ilerisinde Mehmet Akif Ersoyun İstiklal Marşını ilk kez okuduğu 600 yıllık Nasrullah Camii bulunuyor.









Konakları





[Araç Gölcük yaylası

Sarı çiçek yaylası

Pınar başından küre dağları

Pınarbaşı valla kanyonyonu

 
__________________
.
.
.
.
.
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
Hande Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Yaz

Etiketler
kastamonu, moni, neydi, kastin


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:25 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427