full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Tek Çzrık Yüzbaşı-Hakkı Kamil Beşe

E-Kitap & E-Book kategorisinde ve Kitap Özetleri forumunda, bulunan Tek Çzrık Yüzbaşı-Hakkı Kamil Beşe konusunu görüntülemektesiniz. Romanın konusu: Vatanını çok seven ve orduya tam kırk beş yıl hizmet ettikten sonra ,yüzbaşı olarak emekli olan bir adamın ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > E-Kitap & E-Book > Kitap Özetleri

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 12-02-2008, 19:09   #1 (permalink)
Varsayılan Tek Çzrık Yüzbaşı-Hakkı Kamil Beşe

Romanın konusu:
Vatanını çok seven ve orduya tam kırk beş yıl hizmet ettikten sonra ,yüzbaşı olarak emekli olan bir adamın öyküsüdür.

2. Romanın özeti:
Türk ordusunda uzun uzun yılların yıpratmadan,örselemeden bize kadar getirdiği taptaze bir gelenek var:İyi,çok,büyük şeyler yapmak,fakat yaptıkları ile asla öğünmemek! Bu sanki mukaddes bir töredir.Sanki asker ocağıda her Mehmetçiğe,her subay adayına ebcet ve fatiha(ilk ve son bilgi)olarak şu vecize öğretilir:
“Feda edilebilecek şeylerin sonuncusu hayattır;fakat,ey Türk askeri,şunu bil ki vatan uğrunda fedâ edebileceğin ilk değersiz şey hayatındır.”

Tek çarık yüzbaşı ; doksana merdiven dayayan,asker ocağına nefer olarak girip,yüzbaşı olarak çıkan ve orduya tam kırk beş yıl hizmet verdikten sonra emekli olna Geleyli yüzbaşı süleymen Karaca dır.Emekli olduktan sonra köyünde oturup,torunlarını yetiştirir.Yüzbaşı gücü yettiği kadar köylüyüde yetiştirir.Başı sıkışan akıl danışmak için ona koşar.Yedi,sekiz köyün akıl hocasıdır.Bu köylerden hiçbirinin okulu yokken o,kapı kapı dükkan dükkan dolaşmış,para toplamış,malzeme toplamış,işçi toplamış ve Geley’in okulunu yaptırmıştır.
Bir gün yüzbaşıyı görmeye memurlar gelir bunlar arasında,Kastamonu fidanlık müdürü Şevki Akalın,yüksek su mühendisi İbrahim Derin,Yüksek orman mühendisi Sait kantarel bulunur,bucak müdürü Nuri Tunçbilek ve bir de Celal Davut Arıbal vardır.Yüzbaşı kazaya gelen memurları birer ikişer evlendirerek kazaya bağlar.Yüzbaşı bu memurları ayak üstü türkü toplayan toy gençlere benzetir.Çünkü ne söyleseler halkı samimiyetlerine inandıramazlar bu memurlar ve bundan da çok şikayetçi olurlar yüzbaşıya.Yüzbaşı ise bu olaylar üstüne onlara bu benzetmeyi yapar ve bunu onların yüzlerine karşı söyler.
Köylülerin böyle davranmalarının sebebi ise köylünün söze değil yapılan işlere baktığıdır.yüzbaşı bunların kuru sözlerden ziyade onlardan somut icraatlar beklemektedir ve ancak o zaman köylünün güveni oluşacaktır.Bir gün hep birlikte köy odasında otururlarken yüzbaşı bazı delikanlıların öleceği besbelli olna bir öküzü sapasağlam diye bir yuttaşa satıldığını öğrenir ve bu olaya gerçekten çok üzülür.Bu sırada delikanlılarda köy odasında oturmaktadırlar ve kendi aralarında birşeyler fısıldamaktadırlar.

Bu arada falsoları ortaya çıkınca oradan savuşmak isterler. Bu en az, onların kabahatleri yüzlerine vurulduğu zaman utanç duyacak bir ahlak seviyesinde olduklarını, vicdanlarının henüz korkulacak derecede kararmadığını gösterir. Sonra delikanlıların çok üzüldüğünü ve vicdanlarının azap içinde olduğunu fark eden yüzbaşı onlara ve bir nevi herkese bir ders olsun diye onlara Fatih devrindeki ecdadımızın nefis bir menkıbesini anlatır.menkıbe şöyledir:bundan dört yüz doksan iki yıl önce İstanbul’u alan Fatih Sultan Mehmet , fethin ertesi günü Bizans hapishane ve zindanlarında bulunanların salıverilmesini emreder.Emri yerine getiren memurlar saray bahçesinde yeraltı zindanında saçı sakalı birbirine karışmış,yaşlı başlı iki adama rastlarlar. bunlar hiçte suç işlemişe benzemezler.memurlar bunların ne zaman,niçin ve kim tarafından zindana atıldıklarını sorarlar.adamlardan biride kendilerinin bir zamanlar padişahın nedimlerinden olduklarını,memleketin gidişatını ve halini beğenmediklerini ve bu halin böyle devam etmesi durumunda devletin inkıraz bulacağını imparatora söylediklerini anlatır.İmparatorunda bunlardan bıkmış olup ve gazaba gelerek kendilerini zindana attırdığını söyler.Şimdi ise imparatoru görüp sözlerinin doğru çıktığını kanıtlamak isterler.Filozofların bu sözleri ta Fatih’in kulağına kadar gider.Fatih bu adamalrı yanına çağırtır ve görmek ister,adamlar Fatihe de aynı cevabı verirler.Bunun üzerine Fatihin emriyle filozoflar hamama götürülür,temizce yıkanıp,giydirilip tekrar padişahın huzuruna çıkarılırlar.Fatih bunlara:” madem bir devletin inkıraz alametlerini görüyorsunuz;gidin,benim memleketimi baştan başa gezin.Onda da inkıraz alametleri görüp görmediğinizi gelip bana söyleyin” der ve onlara bir kese altın uzatır filozofların bütün bu olanların üzerine derin bir şaşkınlıkla bursanın yolunu tutarlar.
“Anasının öldüğü gün vazifeye gelmeyen hakim”
Adamlar Bursa’da halkın namus ve doğrulukla işlerine, güçlerine devam ettiklerini , ibadet zamanlarında da camilerin dolup taşdığını görüp memnun kaldılar. Ardından da bir de mahkemeleri görelim derler. Hakimin huzurunda iki kişi vardır. Davacı diyordu ki:
Hakim efendi, ben bu adamdan bin kuruşa bir at satın aldım. At özürlü çıktı,çevirdim. Geri alma teklifini kabul etmediğini bildirdi. Bu defa hakim davacıya dönerek:
Peki madem bu adam atı geriye almadı; niçin hakime başvurup hayvanın gerş verilmesine hükmetmesini hemen istemedin dedi. Davacı ise;hakimin makamına geldiğini, ancak onu bulamadığını söyler. Hatta hakimin muhzırınında buna şahit olduğunu da söyler. Hakim davacıya hak verir. Hakim ogün validesinin öldüğünü ve ona karşı son vazifesini yerine getirmek için cenazesiyle mezarına kadar gittiği için makamında olmadığını söyler ve cebinden kesesini çıkartarak:
“Şu halde bu bin kuruşu ödemek bana düşüyor” diyerek parayı davacıya öder ve filozoflar bunun gibi bir kaç olaya da şahit olduktan sonra Fatih’in huzuruna çıkarak:
Padişahım dediler:”halkınızda bu ruh temizliği ve asalet, mahkemelerinizde bu adalet oldukça, korkmayınız,memleketiniz inkıraz bulmak şöyle dursun genişleyecek ve yükselecektir.”Yüzbaşı bunları anlattıktan sonra Fatih’in İstanbul’u fethettiğinde yirmiki yaşında bir delikanlı olduğunu tekrar hatırlatır ve bu menkıbelerden herkesin kıssadan hisse çıkarmasını ister.Herkesin çocukları ne yapıp ne edip okula göndemelerini orda onlara yalnızca çeşitli bilgi verilmeyeceğini ve aynı zamanda da iyi ve sağlam bir ahlak kazanacaklarını söyler.Bu olay sonundada delikanlılar alacakları dersin hepsini zaten alırlar ve yaptıklarından da pişmanlık duyarlar.bunlardan sonra memurlara gelince yüzbaşının da iknalarıyla hep birlikte köyü kalkındırmak için çare ararlar, ama köyün en büyük sorunu su sorunudur.Hayvanların dahi dili damağı su hasretiyle kuruyup kavrulan bu köylülerin bulanık su bile içlerini bulandıramaz.içleri kinsiz, şiddetsiz, hassetsiz ve tertemizdir.köylünün dizinde takati kalmamıştır, ama yüreğindeki güç ve umut olduğu gibi duruyordur.bunu en güzel örneği ise üç ay içinde kısıtlı imkanlara rağmen yapılan okuldur.Bucak müdürü yapacaklarını programlaştırıp ve bunları imece usulü ile yaptıkları takdirde köyün dört beş yıl içinde kalkınabileceğine inanmaktadır.Daha sonra bir dernek kurmaya karar verirler ve böylece köyün kalkınması daha kolay olacaktır.Derneğe bir de isim bulamak lazım gelir.ilk önce derneğe “Araç köylerinin kalkınmasına yardım derneği”diyelim derler.Fakat yüzbaşı bu ismin biraz uzun olduğunu söyler ve en iyisinin her kelimesinden birer ikişer harf almak suretiylekısa bir ad bulur.”AKKAYA Derneği” artık bu derneğin yeni adıdır.bundan sonrada hep beraber Akkayanın yolunu tutarlar.

3. Romanın ana konusu:

Emekli olan bir yüzbaşı ve çevresine topladığı bir kaç memurla köylerini kalıkndırmak istemeleri ve bu uğurda sarfettikleri çabaları ve azimleriyle neler başardıklarını anlatmaktadır.

4.Kitaptaki olayların ve şahısların değerlendirilmesi:

Kastamonu fidan müdürü ,Şevki Akalın,Yüksek su mühendisi İbrahim derin yüzbaşı buna sucu ibrahim de der.Sucu İbrahim araçtan evlidir.Yüksek orman mühendisi Sait kantarel…işletmeci sait diye de bilinir.yüzbaşı onun gelmesiyle kazaya bet bereket geldiğini,fakir fukaranın ve tüccarın hem cebinin hemde yüzünün gülmeye başladığını ve Belediye kasalarının da para görmeye başladığını söyler.Celal Davut Arıbal ise su döver bal çıkarır.Birde Bucak müdürü Nuri Tunçbilek vardır.yüzbaşı onu tam bir yüzbaşıya benzetir.Bölüğünün başında dimdik duran,karayağız,umut dolu,kartal yüzbaşıya…

5.Kitap hakkında şahsi görüşler:

Gerek konu bakımından, gereksede yörenin ağzının kitap ta vurgulanışı bakımından sürükleyici bir kitap.içinde küçük hikayelerinde bulunması anlatımı iyice süsleyip,okuyucuya kitabı okurken büyük bir haz vermektedir.
__________________
MakinisT Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
tek, czrik, yuzbasihakki, kamil, bese


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Yüzbaşı Kazım Efendi Darkman Asker şiir & Mektupları 0 12-02-2008 18:29
Kamil Turan rx3004 "Doktor" 0 09-01-2008 23:58
Kamil Turan cüneyt Akademisyen 0 07-01-2008 07:55
Kamil Turan rx3004 Yazarlar 0 24-12-2007 19:50
Ciğerci Kamil Gizem_Lee Kurtlar Vadisi Pusu 0 22-08-2007 12:02


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:52 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 46