full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

DEMOKRASİ (kitap özeti)

E-Kitap & E-Book kategorisinde ve Kitap Özetleri forumunda, bulunan DEMOKRASİ (kitap özeti) konusunu görüntülemektesiniz. DEMOKRASİ KAVRAMI: Demokrasi, tüm sorunlarımızı çözeceğimizi sandığımız ve belki de tüm sorunlarımızın çözümünün yattığı sihirli sözcük. Acaba bu konuda ne ...




Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > E-Kitap & E-Book > Kitap Özetleri

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 24-06-2008, 14:54   #1 (permalink)
Varsayılan DEMOKRASİ (kitap özeti)

DEMOKRASİ KAVRAMI:

Demokrasi, tüm sorunlarımızı çözeceğimizi sandığımız ve belki de tüm sorunlarımızın çözümünün yattığı sihirli sözcük. Acaba bu konuda ne biliyoruz, neleri doğru olarak biliyoruz?

Aslında kim ne derse desin siyaset, bir toplumdaki kaynak paylaşımı için yapılan çabaları betimliyor. İşte bu paylaşım kavgası, örgütlü ve özgürlük içinde yapılırsa adına demokrasi diyoruz.

Yüzlerce tanımı yapılmış demokrasinin; ama bana kalırsa en güzel tanımı Winston Churchill yapmış. “Demokrasi” diyor Churchill, “Berbat bir rejimdir. Ama rejimlerin en az berbat olanıdır.” Gerçekten demokrasinin ve özellikle demokrasi uygulamalarının eleştirisine girişsek, ciltler dolusu yazmak mümkün. Ama daha iyi bir şey bulamamış insanoğlu.

Demokrasinin herkesin kabul edeceği bir tanımı da yok. Herkes kendine göre tanımlıyor demokrasiyi. Herkes kendince haklı tabii. Ancak öyle kurallar var ki;bu kurallara uyulmadığı zaman demokrasiden söz etmek mümkün de değil. Bugünlerde moda olan bir “doğrudan demokrasi” yaklaşımı var. Yani “temsili demokraside” olduğu gibi, insanların kendi kendilerini “temsilcileri vasıtasıyla” değil, doğrudan doğruya yönetmeleri. Kendilerini ilgilendiren, ya da ilgilendirebilecek olan her konuda, kararları doğrudan doğruya almaları. Çok güzel bir şey elbette bu. Gelgelelim “nasıl uygulayacaksınız?” sorusunu sorduğunuz zaman, yanıt alamıyorsunuz, çünkü “uygulanabilirliği” yok. İsviçre’nin bir iki minik kantonunda uygulanıyor, o kadar. Demokrasilerde “demokrasiyi yok etme özgürlüğü” olup olmadığı konusundaki çelişkiler hala tartışılmaktadır. Gerçekten bu konuda kesin bir hüküm sahibi olabilmek çok zor. Tanım gereği elbette demokraside her türlü düşüncenin ileri sürülmesi gerekir. Ama demokrasinin de kendini savunmaya hakkı vardır. Hiçbir rejim, kendini “yok edeceğini” açıkça ifade eden gelişmelere izin veremez. Ama düşünce nerede biter, eylem nerede başlar? İşte bunun saptanması çok zor ve bu nedenle tarih boyunca, özellikle 20 nci yüzyılda gördüğümüz diktatörlerin çoğu, “demokrasi elden gidiyor” diye kendi diktatörlüklerini kurmuşlardır. Demokrasiyi savunma bahanesi, “siyasal hasımları” bertaraf etmenin güzel bir gerekçesi ve kullanılabilir bir aracı olmuştur.

Demokrasinin, herkesçe kabul edilebilecek kısa bir tanımını yapmaya çok uğraştım. Sonunda demokrasiyi tek sözcükle tanımladım: KATILIM!Gerçekten bence demokrasi “kişilerin, grupların, sınıfların vb. kendilerini ilgilendiren ya da ilgilendirebilecek konularda alınacak kararların oluşumuna KATILMA’larıdır.”

TARİHSEL SÜREÇ:

Demokraside en önemli unsur insan olduğu için demokrasinin söz konusu olabileceği ve temel ilkelerinin ortaya atıldığı ilk dönem Eski Yunan’dır. Zira, insanı düşünen bir varlık olarak ele alan ilk düşünce akımı Yunan’da ortaya çıkmıştır. Yunan’da kişi, herhangi bir Tanrısal ilişkinin dışında, bağımsız ve aklı olan bir birey olarak ele alınmıştır. Kurulan ya da kurulması öngörülen siyasal ve sosyal düzenler, Tanrısal değildir. İşte Yunan düşüncesi bu bakımdan önemlidir.Aslında Yunan siyasi düşüncesine demokratik niteliğini veren husus Atina demokrasisinin uygulanması olmuştur. Yirmi yaşını bitiren her erkek Atina vatandaşı “Eklesra” adı verilen şehir meclisinin kendiliğinden üyesi oluyordu. Atina vatandaşları siyasal partiler şeklinde örgütlenmemişlerdi. Bunun yerine “oligarklar” ve “demokratlar” olarak iki gruba ayrılışlardı. Ayrıca her iki grup içinde “hetoireiai” adı verilen birlikler vardı. Bunlar; tiyatrocular, askerler, din grupları, işçiler ve bunlara benzer diğer toplulukların ayrı ayrı gruplaşmalarını sağlıyordu. Bu tarihlerde demokrasiye yatkın ilk düşünce İÖ 700’lerde Hesiodos’la görülmekte, sonra sırasıyla Solon, Perikles, Sokrates, Platon, Aristo, Polybios, Kıbrıslı Zenon, Panaitios, Seneca, Epiktetos, Marcus Aurelius tarafından biçimlendirilmektedir.

Daha sonraları, Hıristiyanlığın doğması ve gelişmesi ile siyasal düşünceye devrimci bir hava girdi. Hıristiyanlık, Roma İmparatorluğu’nda köle ve yoksullar arasında süratle yayılıyor, dünya üzerinde sağlanmamış olan eşitlik Tanrı katında sağlanmış oluyordu. Bu dönemlerden hemen sonra 14 ncü yüzyıla kadar batı, yıllar süren bir karanlığa girdi. Zira bu yüzyıla kadar Batı’da hiç bir şey yazılmadı ve ileriye doğru hiçbir adım atılmadı denilebilir. Yaygın bir şekilde özgürlüklerin ilk belgesi olarak adlandırılan Magna Carta, aslında feodal hakların güvenceye alınmasından başka bir şey değildir.

Yüzyıllar sonra Amerika’nın keşfi ve burada kurulan kolonilerin yaptığı anayasalar, ki içlerinde en önemlisi “Bağımsızlık Bildirisi”, bugün demokrasinin beşiği diye adlandırılan ABD’nin anayasasının temelini oluşturmuştur.Yine bu yüzyıllarda gerçekleştirilen Fransız Devrimi, insanlık tarihinin demokrasi adına, en önemli olaylarından birisi olmuştur. Feodalite (mutlakıyetçi kral ve aristokrasi) yıkılmış, bireysel özgürlükler ve haklara dayalı Burjuva adlı yeni bir sınıf ve Haklar Bildirisi ön plana çıkmıştır. Burada ilginç bir noktaya değinmek gerekmektedir. Neden ABD Devrimi ve Bağımsızlık Bildirisi’nin, Fransız Devrimi kadar geniş yankıları olmamıştır. Bunun iki nedeni vardır;

1. Amerika’nın Avrupa kıtasına uzak oluşu,
2. Devrimin niteliği (Kral ve aristokrasiye karşı değil, yabancı bir devlete karşı yapılmış ve bir tarım toplumunda gerçekleşmişti.) ile ilgilidir.

Ancak Amerikan ve Fransız Bildirilerinin en önemli ve ayrıcalıklı özelliği, bu bildirilerin zamanla evrensel oluşu ve soyutluğudur. Söz konusu devrimlerden sonra, 19 ncu yüzyılda siyasal düşüncede 4 ana akım görüyoruz. Bunlardan birincisi “Liberal Eğilim”, ikinci akım “Demokrasi”, üçüncü akım “sosyalist eğilim ve ekonomik eşitlik tamamlandıkça, politik eşitliğin olmayacağı düşüncesi”, dördüncüsü de Avrupa ülkelerinde görülen ve yurdun bütünlüğünü sağlamak ve gerekirse yabancılara karşı bağımsızlığını gerçekleştirmek amacına yönelik olan “milliyetçilik” idi.Demokrasi sözcüğünün sık ve tanımlayıcı bir kavram olarak kullanılması 1784-1787 arasında Hollanda ve Belçika devrimlerinde olmuştur. Amsterdam’da 1795’te “Democraten” adında etkin bir gazete çıkmaya başladı. Aynı dönemde “Amsterdam Siyasal Kulübü” demokratik bir yönetim talep ediyordu.

Fransız devrimiyle birlikte Fransız milliyetçiliği ön plana çıkmıştı. Bu olaya katkıları olan dönemin ünlüleri Marat, Dante ve Robespierre idi. Bu üçlüye büyük çapta ilham kaynağı olan da Jean Jack Rousseau olmuştur. Bu üçlüye devrimden önce Paris’te kurulan ve kurulduğu bir manastırın isminin verildiği Jakoben adından dolayı Jakobenler de denir.

BATI DEMOKRASİSİNİN TEMEL İLKELERİ:

Bugün dünya üzerinde insanların kaderlerini saptayan siyasal sistemler üç ana grupta toplanabilir:

1. Batı demokrasileri
2. Halk demokrasileri
3. Az gelişmiş ülkelerdeki rejimler

Gerçek demokrasi dünyası bu üç tür demokrasinin tümünü kapsar. Yalnız birini gerçek sayarak diğerlerini yok saymak gerçekçi değildir. Buna bağlı olarak temel ilkelerde şunlardan oluşur;

1. Özgürlük
2. Ulusal irade
3. Çoğunluk ve azınlık
4. Oy verme süreci
5. Ekonomik sorun

Halkın yönetimi demek olan demokrasiye, günümüz koşulları içinde halkın doğrudan doğruya yönetemeyeceği açıktır. Bu ancak temsilcileri, bu temsilcilerin saptanması da seçimler aracılığıyla olacaktır. Bu durumda seçimler, demokrasinin zorunlu koşulu olmaktadırlar. Bu seçimlerde, seçmenlerin birden fazla alternatifi olmalı ve farklı alternatifler farklı görüşleri yansıtmalıdır. Eğer, bir toplumda insanlar hür düşünemiyor, özgürce toplanamıyor ve özgürce muhalefet yapamıyor ise, o toplumda biçimsel seçim kurumunun ve oy sandığının hiçbir değeri yoktur.

DEMOKRASİNİN GELECEĞİ:

Günümüzün ekonomik bakımdan gelişmiş ülkeleri de bazı sorunlarını çözümleme konusunda çıkmaza saplanmış durumdadırlar. Bu, özellikle devletin meşru otoritesi ile bireysel özgürlüklerin dengelendiği somut bir siyasal topluluğun formülü bulunmak istendiği zaman açıkça görülmektedir.

Bütün düzenlerin; ister az gelişmiş olsun, ister çok gelişmiş olsun aksak tarafları ortaya konulduğu zaman ortaya şöyle bir tercih çıkmaktadır: Ya “rejimlerin tümü gayri meşrudur” demek, ya da “rejimlerin tümü meşrudur” demek. Tabii ki tercih edilen ikincisi olan, yani; dış ülkelerce tanınan ve içerde otoriteyi elinde bulunduran, otoriteyi elinde tutabilen her rejim meşrudur. Günümüz gelişmiş toplumları görünüşte tam bir özgürlük içindedirler. Şu ya da bu akımın ya da düşüncenin yasak olduğu gelişmiş devletlerin yönetim ve yasamaları halk oyuyla iş başına geçmektedir. Ancak kamuoyunu etkileyecek tüm kitle iletişim araçları da belirli bir azınlığın elindedir ki, bu azınlık yönetimi biçimlendirir, ya da devletin elindedir ki, devlet bu azınlıklar tarafından biçimlendirilmiştir. Zirvedeki bu bütünleşmenin çözülmesi de şüphesiz bir olasılıktır. Ancak talep yönünden gelebilecek buhranları önleme konusunda kapitalist ekonomi 1930’lara oranla çok daha tecrübelidir ve artan işsizliğe rağmen devlet talebi devamlı körükleyebilmektedir. Ayrıca, kapitalizmin kendi iç çözümlemesinin dışındaki etkenlerle çözüleceği de pek inandırıcı değildir. Bunu engellemek için gelişmiş ülkelerin yapamayacağı şey yoktur.Bu koşullar altında gelişmiş batı toplumlarında demokrasi, bugünkü koşullar içinde daha uzun süre yaşayacaktır. Ancak, büyük bir savaş gibi olağanüstü olaylar bu görüntüyü şüphesiz değiştirebilir.

SONUÇ :

1. KİTABIN ANA FİKRİ :

Yazar eserinde, insan topluluklarının mutlu ve huzurlu bir biçimde yaşayabilmeleri için kurdukları sistemlerde, kendilerinin de katılımıyla oluşturulacak yönetim biçimlerinden biri olan demokrasiyi tanımıyla, tarihsel süreciyle ve geleceğiyle incelemiş ve kanıta dayalı varsayımlarıyla demokrasinin anlaşılmayan yanlarını okuyucuya anlatmaya çalışmıştır.
2. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Eser, Türkiye Cumhuriyeti olarak demokrasi konusunda yeni sayılabilecek bir geçmişe sahip biz nesillere, uygulama metotları ve geleceğe yönelik olarak demokrasinin idamesi için yapılacak faaliyetler konusunda bilgi vermektedir.
3. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

Kitap, demokrasinin aşığı ve her durumda ona bağlılığını ifade eden Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin “Onu kaybetmeden değerini bilenlerden olduklarına inanarak” okumasının tavsiye edilebileceği değerlendirilmektedir.
__________________





Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi
Hele puslu geçen o geceyi
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi
Bu benim en büyük yasım
Bu atamın öldüğü tarih on kasım


Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu
Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan
Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı
Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan



Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü
Tutturmus Bir Kürdistan Türküsü
Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü
Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine
İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine

Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline
Duy Ulan Soysuz
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!!









IceMaN Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
demokrasi, kitap, ozeti


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Zeytindağı (kitap özeti) IceMaN Kitap Özetleri 0 24-06-2008 14:48
Biz Insanlar (kitap özeti) LokuMm... Kitap Özetleri 0 15-06-2008 15:27
SİMYACI kitap özeti LokuMm... Kitap Özetleri 0 15-06-2008 15:27
KÜÇÜK AĞA kitap özeti LokuMm... Kitap Özetleri 0 15-06-2008 15:24
Dracula kitap özeti DarkgirL Yabancı Dil 0 29-02-2008 15:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:48 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382