full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Türk Korkusunun Altında Yatan Nedenler..

Atatürk Özel Bölümü kategorisinde ve Nasıl Bir Türkiye forumunda, bulunan Türk Korkusunun Altında Yatan Nedenler.. konusunu görüntülemektesiniz. Dr. Özlem Kumrular Batıdaki Türk düşmanlığının kökenlerini İspanyol ve Avrupa kaynaklarından araştırdı. Kumrular’a göre ‘bu korku öncelikle askeri sonra dini ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Atatürk Özel Bölümü > Nasıl Bir Türkiye

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Türk Korkusunun Altında Yatan Nedenler..






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 17-05-2008, 12:47   #1 (permalink)
Dikkat Türk Korkusunun Altında Yatan Nedenler..

Dr. Özlem Kumrular Batıdaki Türk düşmanlığının kökenlerini İspanyol ve Avrupa kaynaklarından araştırdı. Kumrular’a göre ‘bu korku öncelikle askeri sonra dini kaynaklı’. Avrupa içlerine ilerleyen bir imparatorluk Avrupa için birincil tehdit. Bu devletin Müslüman olması da korkuyu büyüten başka bir neden. Türk korkusunun yayılmasında esir güncelerinin ayrı bir yeri var. Don Kişot’un yazarı Cervantes’in İnebahtı’da savaşırken esir düşmesi ve 5 yıl Türklerin elinde kaldıktan sonra kaleme aldıkları da Türklerin Batı’da kötü bir imaj oluşturmasına katkıda bulunmuş.
Kuşatan, ele geçiren, kibirli ve mağrur... Barbar, bağnaz, acımasız, akıllı, muhteşem, disiplinli.... Tüm bu kavramlar Avrupa’da ortak düşman Türkler için telaffuz ediliyor. 16.yüzyılda ‘Türk’ dünyanın en meşhur profili. İspanya’dan Japonya’ya dönemin birçok ülkesinde Türk korkusu hissediliyor. Bu korkunun çoğu bir propaganda amacı güdülerek yalan yanlış bilgilerle yayılıyor. Bugün de Avrupa Birliği yolunda yaygın bu kötü imgenin karşımıza çıktığını görüyoruz. Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr Özlem Kumrular, İspanyol kaynaklarından ve Avrupa’da erişilebilecek birçok belge koleksiyondan hareketle bu korkunun hikâyesini yazıyor. Kumrular, bu korkunun Osmanlı’nın askerî gücünden ve dininden kaynaklandığını söylüyor.
Türk Korkusu kitabının yazılış serüveninden başlayalım sohbetimize. Nasıl çıktı bu kitap?
Ben aslında bir doktora tezi hazırlamak için gittim Salamanka’ya. Kanuni üzerine bir tez hazırladım. Bu esnada çok fazla belge topladım. Bütün bu belgelerin ortak bir özelliğini gördüm: Türk korkusu. Sonra bu kitap çıktı.
İncelediğiniz 16.yüzyıla ait belgelerde sizi en çok şaşırtan neydi?
Çok fazla. Özellikle korkunun boyutları tahminimizden çok daha fazla. Mesela bir Osmanlı donanması takip ediliyor. O kadar sıkı takip ediliyor ki. Birçok adadan çok fazla sayıda insan aynı anda haber gönderiyor. Bu kadar büyük korku ve büyük bir tedirginlikte takip edildiğimizi tahmin bile edemezdim. Türklerle ilgili haberler çok büyük bir süratle yayılıyor.
Türklerle ilgili barbar, vahşi sıfatları nasıl ortaya çıktı?
Türkler, Orta Avrupa’da etten ve kemikten bir korkuyla karşılarına çıkıyorlar. Bir taraftan da devlet ve kilise bunu propaganda aracı haline getiriyor. O dönemde dağılmış bir Avrupa söz konusu. Dağılmış Avrupa’yı birleştirmek için Türk korkusunu malzeme olarak kullanıyorlar. Bu korku karşısında birbirinden farklı mezheplerin yan yana savaştığını görüyoruz, Viyana’da olduğu gibi. Avrupa devletleri arasında ortak kaygı Türk korkusu.
Avrupa’yı ortak kaygıda birleştiren ne? Türklerin hangi özellikleri?
Bu korku öncelikle askerî sonra dinî kaynaklı. Birdenbire kıta içlerine yayılan, Akdeniz’in içinde büyük bir güç haline gelen bir devlet var. Büyük bir imparatorluk. Fakat Avrupalı imparatorluk içinde bulunan herkesi Türk olarak algılıyor.. Türk dediği berberi olabiliyor, Mağripli olabiliyor. Arap olabiliyor.
Avrupa’daki Türk korkusu aynı zamanda İslam korkusudur diyebilir miyiz?
Evet diyebiliriz fakat bunun askeri yönü daha ağır basıyor. Yeni bir din gelecek, o yeni din çok büyük bir ****morfoza sebep olacak korkusu var. Protestanlığın -bir mezhebin- çıkması ile hemen hemen benzer korkular. İslam’ın cazip hale gelmesi Avrupa’yı çok korkutuyor. O yüzden Kur’an-ı Kerim’in çok geç çevrildiğini görüyoruz. İspanya’da Kur’an’ın tam gerçek çevirisi 1543’te yapılıyor. Ne kadar geç bir tarih. Daha sonra da yayılması engelleniyor.
Türk eşittir Müslüman algısı var
Birçok dilde kullanılan öyle bir deyim de var zaten. Türk olmak Müslüman olmak demek. En yakın tehdit Türkler kabul ediliyor. Türkler de Müslüman olduğu için Avrupa bunu İslam eşittir Türk olarak algılıyor.
Türkler hakkında olumsuz sıfatlar kullanılırken sıkça başvurulan propaganda yöntemlerinden biri de Osmanlı’nın fethettikleri topraklarda bütün kiliseleri camiye dönüştürdüğü iddiası. Türklere olumsuz sıfatlar verilirken nereden hareket ediliyor? Ellerinde veri olarak neler var? İspanya’ya baktığımızda Endülüs’ten geriye tek Kurtuba Camii’nin kaldığını görüyoruz...
Onun da yarısı katedrala çevriliyor. Türklerin camiye dönüştürdükleri kiliseler var. Ama hepsinin tahrip edilmesi gibi bir şey söz konusu değil. Rahatsız edici şeyler her yerde ve her zaman söz konusu. On altıncı yüzyıla baktığınızda İspanyolları korkunç barbarlık işlerken görüyorsunuz. Evanjalizasyon hareketleri adına İspanya’da çok büyük katliamlar oluyor. Engizisyonun var olduğu bir dönem. Fakat Avrupa yaşananları bir propaganda aracı olarak kullanmayı çok iyi biliyor. Barbarlık ve vahşet dedikleri olaylar her seferinde abartılarak kıta içlerine kadar yayılıyor.
Bu korkunun yayılmasında yazarların katkısı nedir?
Bunda en çok etkili olan seyahatnameler ve esir edebiyatıdır. Türklerin eline esir olarak düşen daha sonra da bir şekilde özgürlüğüne kavuşan insanların yazdıkları etkili oluyor. Esaret günceleri bu anlamda çok önemli çalışmalar. Çünkü bir esir ortalama on yıl geçiriyor. Bu on yıl boyunca hoş bir şeyle karşılaşmıyor. Bu psikolojiyle yazılan metinlerde iyi şeyler bekleyemezsiniz.
Bu esirlerden en ünlüsü Cervantes. Belki diğerlerinin çektiği acıların yanından Cervantes’in ki hiçbir şey… Cervantes’in yazdıklarında Türkler antipatik resmedilir.
Osmanlı’nın güzel yönlerini öne çıkaranlar yok mu?
16. yüzyıl barbar Türk imajının en keskinleştiği dönem. Türklerin antipatik görüldüğü bir çağ. Bu antipatikliğin yanında bir gıpta, bir kıskançlık da var. Çünkü Türk gittiği yere ihtişamıyla gidiyor.. Öyle korkunç bir ordu çıkıyor ki yola. Başlıklar bir tarafa ısmarlanıyor. Saten gömlekler giyiliyor. Mehter... Tam anlamıyla beş duyuya hitap eden bir korku... Bu sadece Avrupa’nın algıladığı gibi kaba bir korku değil. Saldırgan bir güç değil, okkalı, muhteşem, haşmetli bir güç...
Kaynaklarda Osmanlı toplumunun hoşgörüsüne atıf var mı?
Tabii ki var. Bu korkunun nereden geldiğini anlamaya çalıştığımız için daha çok onu öne çıkardık. Sezar’ın hakkını Sezar’a veren seyyahlar çoğunlukta. Mesela Yavuz Sultan Selim’i Mısır topraklarında gören seyyahlar onun çok adil, çok hak savunucusu bir insan olduğunu yazıyorlar. Yine farklı dinden insanların Avrupa’nın hiçbir yerinde olmadığı kadar hoşgörü sınırında yaşadığını görüyorlar. Fakat bir kaç satırla geçtikleri bir şey bu. Lanse edilmiyor.
Türk simgeleri neler o dönemde?
Sarık ve ucu kırık Arap kılıcı kullanan kişilere Türk etiketi yapıştırılıyor... Bunlar hem dinî hem de askerî gücü temsil ediyor. Avrupa’nın birinci dereceden sorunu Türkleri diğer Müslüman tebaadan ayırt edememek.
Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi aldık. Fakat birlik üyelerince Türkler hakkında tereddütler var. Tarihteki ‘Türk korkusu’yla olumsuz kanaatler arasında bir bağ olabilir mi?
Mutlaka korkunun bir yeri var. Bu insanlara yüz yıllardır oturmuş, kemikleşmiş bir imaj veriliyor. Ve ayrıca bu medya tarafından çok iyi manipüle ediliyor. Maalesef en acıklı örneği de Yunanistan’da görüyoruz. Daha birkaç yıl öncesine kadar okullarda okutulan kitaplarında düşmanlık tohumu ekiliyordu. Nefretle ve korkuyla büyütülen bir nesil vardı. Geçen yaz Aristoteles Üniversitesi’ndeydim. Yunanistan’ın en büyük mitologlarından biri 300 öğrenciye Türklerin bütün kiliseleri tahrip ettiğini söyledi.. Birçok tarihi hata yaptı. Sonunda ben dayanamayıp profesör kadınla konuştum. Siz belki 300 insanı kandırabilirsiniz ama beni kandıramazsınız dedim. Düşünün oradaki 300 genç insana Türk düşmanlığı aşılanıyor. Bu benim denk geldiğim örnekti. Kim bilir böyle kaç örnek var.
Aradan yüz yıllar geçti. Ama Türkler hakkındaki imaj değişmedi. Neden acaba?
Propaganda devam ediyor. Her şey tarihi unutulmaya yenilmişken Türkler hâlâ negatif şeylerle birlikte anılıyor. Bir İspanyol gördüğümüzde engizisyonun yaptıkları aklımıza gelmiyor. Ya da bir Almanla karşılaştığımızda aklımıza Nazizm geliyor mu? Gelmiyor. Ama onlar bir Türkle karşılaştıkları zaman o kötü imajın paralelinde yaklaşıyorlar. Tabi bunda bizim de suçumuz var. İmajın ne kadar önemli olduğunun hiçbir zaman farkına varamadık.
Bugün de Türkiye parti kapatmalarla, çetelerle ve suikastlarla malzeme veriyor diyebilir miyiz?
Onlar aradığı malzemeyi kendileri yaratıyor zaten. Yurtdışında kaldığım zaman hangi ülkedeysem medyayı o dille takip etmeye çalışıyorum ve dehşete düşüyorum. En basit bir spor gazetesinde bile örneğin Sevilla Türk Cehenneminde ya da Türk zindanlarında gibi sunuş var. Zindan imajı alakasız bir futbol konusunda bile korku kavramına dönüşüyor. Eminim Fransız takımıyla bir maç olsaydı. Fransız cehenneminde gibi bir başlık kullanılmayacaktı.

--------------------------------------------------------------------------------
‘Sahilde Mağripliler var’
Kitapta Türk korkusunun deyimlere girdiğini görüyoruz...
Bu deyimlerin bir kısmı bugün de kullanılıyor. İspanyolların Türkler ile Mağriplileri ayırt etmeye çok gerek duymadığı bir devirde doğan ve bugün bile tehlike alarmı vermek için kullanılan ‘Sahilde Mağripliler var’ ifadesi halkın yaşadığı korkuyu anlatmaya yeter. Yine aynı şekilde Modern Yunancada kullanılan ve ‘çabuk çabuk’ anlamına gelen ‘Türkler gelmeden önce’ deyimi de Türklerin ektiği korku tohumlarını dile getiren bir sözcük öbeği. İtalyancada hâlâ kullanılan ‘Türk gibi sigara içmek’ ya da ‘Türk gibi küfür etmek’ uzun bir nefret sürecinin ürünüdür... ‘Türk’ün bastığı yerde çimen bitmez’ atasözünü de buna eklediğimizde Türk’ün askeri çağrışımlarının nerelere dek uzandığını gösterir.
Murat Tokay / Zaman Pazar

Kaynak:[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
 
 
__________________
Darkman Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aşk, yastığımın altında cüneyt Şiir & Güzel Sözler 0 13-04-2008 09:00
Mrb ArkadaŞlar gta türk city Veya GTA TÜRK CİTY Nİn %50 Ve Vİce Cİtynİn %100 Savesİ Darkman Oyun Yamaları, NoCD, NoDVD, Patch 0 15-03-2008 14:13
Yağmur Altında ıslanan Aşk.... cüneyt Şiir & Güzel Sözler 0 28-02-2008 07:44
Sinop Cezaevinde Yatan Ünlüler... Starlife Sinop 0 17-09-2007 09:34
Kabrin Ve Kabir Korkusunun Açıklanması Darkman İslam & Din 0 11-04-2007 16:35


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:39 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405