full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Yemek Yemede Ölçü

Erkek Dünyası kategorisinde ve Fitness & Sağlıklı Yaşam forumunda, bulunan Yemek Yemede Ölçü konusunu görüntülemektesiniz. "Şişmanlık" bilhassa gelişmiş ülkelerde dikkat çekecek ölçüde yaygınlaşmış bir hastalık olduğundan, tedavisi günümüz tıbbının önemli araştırma alanlarından birini teşkil ediyor. ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Erkekçe > Erkek Dünyası > Fitness & Sağlıklı Yaşam

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Yemek Yemede Ölçü






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 19-04-2007, 11:04   #1 (permalink)
Varsayılan Yemek Yemede Ölçü

"Şişmanlık" bilhassa gelişmiş ülkelerde dikkat çekecek ölçüde yaygınlaşmış bir hastalık olduğundan, tedavisi günümüz tıbbının önemli araştırma alanlarından birini teşkil ediyor. İslâmiyet ise, insanı ilgilendiren her konuda dünden bugüne, bugünden yarına eskimeyen prensipler vâzetmiş, yollar göstermiştir. İslâmın şişmanlığı engellemek için tavsiye ettiği hususlar da koruyucu tıbbın bugün ulaşmaya çalıştığı hedeflerdendir.

Şişmanlığın önlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar
Günümüz tıbbı, şişmanlığa yol açan sebepleri, temel olarak yiyeceklerin muhtevası, miktarı, öğünler arasında bırakılan zaman boşluğu, tokluk hissi ve bir öğünde yeme süresi gibi başlıklar altında toplamaktadır.

Yiyeceklerin muhtevası

Yağ, şeker, protein, vitamin ve mineraller vücudumuza temel maddeler olarak alınır. Bunlardan yağ ve protein ağırlıklı beslenmeler önce damar sistemini sonra ilgili organın dokularını bozar. Ülkemizde bu konudaki istatistikî çalışmalar yetersiz olduğu için sağlıklı bir bilgi sahibi olmadığımız aterosklerozdan (damar iç duvarını yağlı maddelerin kaplamasıyla meydana gelen damar sertliği) ölüm oranı, ABD ve gelişmiş ülkelerde % 50'dir. Rakamın bu kadar yüksek olması az yağlı diyetlere yönelimi artırmaktadır. Aşırı karbonhidrat alındığında, ihtiyaç fazlası glikoz karaciğerdeki ****bolizmaya bağlı olarak dokularda yağa dönüşür. Diyette dokuların kullanabileceğinden fazla protein varsa yine yağ olarak depolanır. Yağ, şeker ve proteinlerin fazlasının vücutta yağ olarak depolanması "yiyeceklerin muhtevasını" önemli kılmaktadır. Efendimiz (sas): "Mide vücudun havuzudur, damarlar mideye gelirler. Mide sağlıklı ise damarlar sağlıklı, mide sağlıksız ise damarlar sağlıksız olarak çıkarlar." buyurmuştur.
Netice itibariyle mideye giren yiyeceklerin muhtevası çok önemlidir. Yağ, karbonhidrat ve protein gibi yüksek kalorili maddelerle mide doldurulursa, 40-60 yaşlar arasında ateroskloroza yakalanma ihtimali aileden gelen genetik ve fizyolojik programa bağlı olarak artar.

Yiyeceklerin miktarı

Mide ve bağırsaklar esneyen ve büzülen organlardır. Midenin normal hacmi esnemeden önce 1.000-1.500 mililitre iken, ince bağırsakların uzunluğu kasılmış halde 5 metredir. Alınan besinler midede yumuşatılıp bulamaç haline getirildikten sonra ince bağırsak sistemine (ilk önce onikiparmak bağırsağına) gönderilir. Fakat bu, midede bulamaç haline dönüşen her besinin doğrudan ince bağırsak sistemine boşalacağı mânâsına gelmez. Çünkü mide ile bağırsak arasına yerleştirilen otomatik sistem vasıtasıyla, yiyeceklerin kimyevî özelliği ve miktarı kontrol edilir; Yaratıcı'nın koymuş olduğu sistem uygun bulmazsa geçmesine izin verilmez. Protein yıkım ürünlerinin ve mide muhtevasının fazla, yiyeceklerin yağlı, mide sıvısının da hipertonik veya hipotonik olduğu durumlarda midedeki muhteva onikiparmak bağırsağına geçmez. Muhtevanın bu özelliği midenin çıkış kapısının refleks yoluyla kontrol edilmesinde kullanılır. O halde mideye ne kadar yiyecek alalım? Peygamber Efendimiz (sas) yemek miktarını şu iki hadîste şöyle buyurmuştur: "İnsanoğlu, midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultması için birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekiyorsa, üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes alıp vermeye bırakmalıdır."


* Mide vücudun havuzudur, damarlar mideye gelirler, mide sağlıklı ise damarlar sağlıklı, mide sağlıksızsa damarlar sağlıksız olarak çıkarlar. (K. Hafa, Bağdadî, Kayyim, Ummal Zevaid)
Mü'min bir kimse bir bağırsağı doluncaya kadar yer, kâfir ise yedi bağırsağı doluncaya kadar yer. (Buhari, Et�ime Müslim
Tirmizi, Mace)
* İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekiyorsa üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes alıp vermeğe bırakmalıdır. (Tirmizi, Mâce Et�ime, Müsned)
* Allah'a en sevgili olanınız, az yiyenleriniz, vücud bakımından da hafif olanlarınızdır. (K. Ummal Hakâyık, Gümüşhanevî)
* Ben sizin hakkınızda ancak mideleriniz ve tenasül uzuvlarınız konusundaki aşırılıktan ve nefsani sapıklıklardan korkarım.
* Peygamberlerden sonra bu ümmete arız olacak ilk bela, çok yemek ve tokluktur. Milletin karnı doyduğu zaman bedenleri yağlanır, fakat buna mukabil kalblerine zaaf arız olur, şehevi duyguları ise gemi azıya alır.
* Efendimiz (sas) Medine ahalisi için "Buranın sakinleri karınları acıkmadıkça yemek yemezler. Yedikleri kadar yiyecekken doymadan sofradan kalkarlar. Bu yüzden de hasta olmazlar." buyurmuştur.
* Mide hastalıkların evidir; perhiz ise, tedavinin (ilâçların) başıdır. Her vücuda alışık olduğu şeyleriveriniz. (el Medhal, K. Hafa)




"Ademoğlu tıka basa doldurduğu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Mutlaka doldurması gerekiyorsa üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de kendine ayırsın."

Midenin toplam kapasitesi 1.000-1.500 mililitre kabul edilirse, hadîslere göre bir öğünde alınması gereken yemek miktarı anatomik yapıya göre 333-500 mlt'dir. Kaba bir ölçümle mide hacmi büyük olan bir kişi yaklaşık 2,5 su bardağını geçmeyecek kadar yemek yemelidir (Ekmek, yemek, çorba, meyve ve 1/3 su ilave edilirse, içilen su ile birlikte 666-1.000 cc arasında bir miktar bir öğünde yenilecek miktardır). Bu da, çapı 4-5 santimetre, uzunluğu 20-25 santimetre olan ve "duedonum" denilen onikiparmak bağırsağının hacmine (700-1570 cm3) yaklaşık olarak eşittir. Efendimiz (sas): "Mü'min bir kimse bir bağırsağı doluncaya kadar yer, kâfir ise yedi bağırsağı doluncaya kadar yer." hadîsiyle ideal miktarın azlığını ifade etmiştir. Sistem yaratılırken organlara esneme özelliği verilmiş, ince bağırsağın orta kısmı (jejenum) 4 litre hacimde, fakat 10 litreye kadar esneme kapasitesinde yaratılmıştır. Bu yüzden, insan aşırı yese bile, Yaratıcı kerem ve merhametiyle bağırsak sistemine bunu tolere edebilme istidadı vermiştir. Aşırı yemeyle organların devamlı gerildiği ve şişmanlık komplikasyonlarının ortaya çıktığı göz önüne alındığında, Efendimiz'in (sas) en ideal yeme ölçüsünü koyduğu görülür.

Öğünler arası zaman

İnsan, fizyolojik ve psikolojik olmak üzere iki türlü açlık hisseder.
Fizyolojik açlıkta, vücudun gıda ihtiyacından dolayı midede açlık krampları görülürken, psikolojik açlıkta şartlanma sözkonusudur. Açlık krampları 12-24 saatlik aralıklarla gelir. Alınan son besini takiben başlayan bu kramplar yemekle susturulmazsa, 3-4 gün içinde en şiddetli seviyeye ulaşır, ve ilerleyen günlerde yemek yenmese bile kramplar giderek azalır.
Psikolojik açlıkta ise, on iki saatten daha kısa sürelerde yemek saatleri belirlense ve riayet edilse, 5-7 gün sonra vücut buna şartlanır ve saati gelince insan acıktığını hisseder. İş yerlerinde genellikle saat 1200-1300 arası yemek molası verildiğinden, sabah 0800'de evde kahvaltı yapılsa bile, dört saat sonraya yemek için şartlanıldığından, saat 1200-1300 olunca acıkma hissedilir. Ramazan ayı başlayıp birkaç gün geçtikten sonra öğle yemeği unutulur, saat 1200'de acıkılmaz. İşte bu, psikolojik açlığın yeni bir şartlanmayla bastırılmasıdır. Fizyolojik açlık ise, sabah saat 0800'de kahvaltı yapılırsa, akşam 2000'de açlık krampları ile hissedilen açlıktır. Dolayısıyla, şeker hastalığı vb gibi istisnaî durumlar dışında, fıtrî olan, fizyolojik açlığa uygun olarak, günde iki öğün yemektir.

Tokluk hissi ve bir öğünde yemek yeme süresi

Yemek yerken öğün süresinin uzunluğu çok önemlidir. Yemek, midenin kapıcısı olan ağızda çok çiğnenmeli ve öğütülmelidir. Çiğneme süresi ve salgılar ne kadar çok olursa tokluk hissi de o ölçüde olur. Tokluk hissinin oluşması yemeğin miktarı ile değil de ağızda çiğneme süresiyle alâkalıdır. Bunu teyid eden deneyler yapılmıştır. Hayvanlarda yemek borusundan fistul açılarak yedikleri yiyecekler mideye değil de, dışarıya verilmiştir. Hayvanlar yemi yedikten 20-40 dakika sonra, önlerine konan yeni yemeğe karşı isteksiz davranmışlar ve yememişlerdir. Bundan da anlaşılmaktadır ki, tokluk hissi için yemeğin miktarı ve muhtevası yanında, ağızda çiğneme süresi de önemlidir. Özellikle diyet yapanların bu özellikleri dikkate alarak, düşük kalorili yiyecekleri ağızda en az 20 dakika çiğnemesi ve tokluk hissi oluşturması gerekir.

Diyette gıda seçimi

Kişi hasta değilse ve fazla kiloları varsa, yediği yemeğin kalori miktarını bilmelidir. Meselâ bir öğünde 300-500 cc'nin hepsi unlu mamul olsa 1.050-1.750 kalori, salam olsa 1.420-2.545 kalori alınır. Oysa aynı miktar ıspanak yenirse, bu sadece 50-80 civarında kaloriye karşılık gelir. Normal bir insanın günlük ihtiyacı, işine göre 1.800-3.500 kalori arasındadır. 350 gram salam yiyen bir kişinin kilo almamak için 24 saat başka bir şey yememesi gerekir. Günlük öğünlerden ziyade, yenilen yemeğin miktarıyla birlikte muhtevası da önemlidir. Efendimiz (sas), Medine ahalisi için: "Buranın sakinleri karınları acıkmadıkça yemek yemezler, daha yiyebilecekleri halde doymadan sofradan kalkarlar. Bu yüzden hasta olmazlar." buyurmuştur.
Aşırı yiyerek sofradan tok kalkmak mideyi genişletir. Buna, lezzet ve kalorisi fazla et ve yağlı şeyler de ilâve edilince, şişmanlık hastalığı ortaya çıkar. Efendimizin (sas) ölçülerinden hareketle şunları diyebiliriz:
1) Her öğün 350-500 cc yenmelidir.
2) Öğünler arası 8-12 saat olmalıdır.
3) Yiyecekler 20 dakikada yenmelidir.
Bugün bilhassa, gelişmiş toplumlarda şişmanlık ve buna bağlı hastalıkların görülme sıklığı çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. İslâm ise, şişmanlık hastalığına bile bile bulaşılmaması için, yiyeceğin miktarı, muhtevası, ağızda çiğnenme süresi, öğünler arası zaman gibi hususlarda insan fıtratına uy

Logged
 
 
Ma{X}imum Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
lcu, yemede, yemek


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:10 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477