Güzellik & Moda kategorisinde ve Sağlıklı Yaşam forumunda, bulunan İnat Yüzünden Bugüne Kadar Kabul Edilmeyen Şeyler konusunu görüntülemektesiniz. 14 asır önce Rehberimizin (s) yapılmasını istediği sünnet, Remondino'nun eserinde de (1) ifade ettiği üzere şimdi A.B.D. de çok sık ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
1-) Sünnet derisi altında birikimin önlenerek uzuv temizliği, 2-) Phimozis (sünnet derisinin aşırı derece dar olması ) ve balanitisin (sünnet derisi civarındaki iltihaplanmaların ) önüne geçilmesi, 3-) Seyir esnasında sünnet derisinde yırtılma ve travmanın önlenmesi, 4-) Erkekte penis kanseri ve eşlerinin rahim ağzı kanserinin önlenmesi. Friedman'ın dediği gibi "smegma" denen sünnet derisindeki kokulu maddenin alınması ile iyi bir temizlik olacak, iltihabî hadiseler önlenecektir. Sünnet derisi taşları, sünnet derisi altında dökülmüş epitel hücreleri ve smegmanın üzerine idrar tuzlarının çökmesi neticesi meydana gelir. Bunun hem önlenmesi, hem de tedavisi için sünnet lazımdır. Bu taşların oluşması için hazırlayıcı faktörlerin başında phimozis gelir. Bunun da tedavisi sünnettir (3). Phimozisin bir iltihabı olan parafimozis de umumiyetle dar sünnet derisi halkası geriye çekildekten sonra, tekrar öne getirilmemesinin neticesidir. Bunun da tedavisi sünnettir (4). Sünnet temizlik için şart olan bir ameliyedir. İngiltere'de 14-15 yaşlarındaki sünnetsiz okul çocuklarının % 72 sinde sünnet derisi hijyeni (temizliği) olmadığı anlaşılmıştır (5). Kaplan'ın çalışmasına göre, hijyenin iyi olmadığı topluluklarda penis kanseri sıktır. David Grimes'in de ifade ettiği üzere, bunun önlenmesinde en mühim tedbir sünnettir (6). Thompson ve arkadaşları da makalelerinde, sünnetin penis hijyeni sağladığını, penis kanserlerinin sünnetle önleneceğini ifade ederler. Sünnetlilerde prostat kanseri de azdır. Geissendörfer'e göre prostat kanseri sünnetsizlerde, sünnetlilerden 10 kat daha fazla görülür. Doll ve arkadaşları, tropik bölgelerde sünnet olmayanlar arasında penis kanserinin oldukça yüksek olduğunu ifade etmektedirler. Warner ve Strhashin, daha önceleri sünnet olmayanların % 10 unun ileride çeşitli faktörlerden ötürü, sünnet olma mecburiyetinin ortaya çıktığını ifade ederler. II. Cihan Savaşı'nda çöl şartlan altında sünnet olmamış Amerikan askerlerinde, sünnet derisi altında kuma bağlı balanit geliştiği ifade edilir. Ağrılı olan bu iltihap sadece sünnet olmamışlarda görülür. Nitekim William ve arkadaşlarının dediği gibi "tropiklerde penis kanserine, çöllerde balanite karşı koruyucu olarak tek çare sünnet yapılmasıdır." "Kocaları sünnetli olan kadınlarda porsiyo seruix kanserlerinin çok az görüldüğü" Geissendörfer'in istatistiklerinde tesbit edilmiştir. 1947' de sünnet olmamışlık yüzünden, Kanada ordusunda zührevi hastalık sebebiyle çürüğe çıkarılan çok sayıda asker olmuş, aynı durum Amerika Donanmasında da görülmüştür. Bunlarda herpes genitalis denen bir mikrobik hastalık oldukça sık görülmüştür. İngiltere'de bir çalışmada, sünnetsizlerde herpes genitalis hastalığının sık sık görüldüğü bulunmuştur. Sünnet işinden, cerrahi bir ameliyedir diye de korkmamak lazım. Her şeyi ehline yaptırmalıdır. Nasıl ki, kırık - çıkıkçıların ağır hatasını ortopedistler tamir ediyorsa, sünnetçilerin ayıbını da ürologlar örtüyor. Ehil kişiler elinde sünnet tehlikesiz bir ameliyattır. William ve arkadaşlarının çalışmasına göre 5882 kişide sünnet yapmışlar, binde iki ihtilat (komplikasyon) bulmuşlar. En sık görülen ihtilat kanama ve mikrop kapmaydı. Hiç bir ölüm hadisesi de olmadı. Speert ve arkadaşları 10 802 çocuğu sünnet etmiş, sadece 6 ihtilat vuku bulmuştur. Shulman ve arkadaşları 800 sünnet yapıyorlar: İhtilat olarak kanama 800 de 1 bulunmuştur. Bu kanama da hemofili gibi bir kanama hastalığı cihetiyle olmuştur. Doç. Öztürk'ün bir çalışmasına göre sünnet ile çocukta bir çok ruhî değişiklikler olur. Her şeyden önce büyüklere saygıyı, erişkin erkekler gibi acıya dayanmayı öğrenmiş, yeni görünümü ile onlara daha çok ben-zemiştir. Ayrıca bütün yakınlarının sevgilerini üzerinde daha çok toplamış, onlardan hediyeler almıştır. Sünnet olmanın bunca faydaları daha önce biliniyordu. Böyle olduğu halde sadece her söz ve davranışında bütün insanlara örnek olan O yüce insanın (s) bir sünneti olarak yapılan bu ameliye müntesiplerine maddi ve manevi çok kıymetli faydalar sağlamıştır. Faydalarını ve hikmetlerini bilmesek de bu durum, O insan'ın bütün söz ve davranışlarına, tıpatıp uymanın gerekliliğini ispat eden bir hadisedir. Yoksa böyle zor ve riskli bir işe kimse girişmez ve kimseye de tavsiye etmezdi. Madem bu iş O'ndan çıkmış, o halde bütün inananlar O'nun davranışı olarak, müntesip olmayanlar da fayda umarak sünnet olacaklar ve sünnet yapacaklardır. |
|
|
|
|