full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Beden BiçimLeriniz..

Erkek Dünyası kategorisinde ve Fitness & Sağlıklı Yaşam forumunda, bulunan Beden BiçimLeriniz.. konusunu görüntülemektesiniz. Uzun, kısa, topluca, sıska, göbekli, tüylü, kavruk, geniş omuzlu... İlerleyen yaşla birlikte değişen, ama illa da her zaman bizi oldukça ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Erkekçe > Erkek Dünyası > Fitness & Sağlıklı Yaşam

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Beden BiçimLeriniz..






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 31-05-2008, 11:34   #1 (permalink)
Arrow Beden BiçimLeriniz..

Uzun, kısa, topluca, sıska, göbekli, tüylü, kavruk, geniş omuzlu... İlerleyen yaşla birlikte değişen, ama illa da her zaman bizi oldukça yakından ilgilendiren bedenlerimiz... Onlara özellikle günümüzde bir şeyler oluyor. Ortadan şişiyor, tıpkı elma gibi, kırkağaç kavunu gibi bir şekil alıyor... Kötü beslenme, aşırı yağlanarak göbek bağlama, obezlik sonucu yaşanan bu değişim özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarından beri devam ediyor. Gerçi boylar da uzuyor, ama şişmanlık artık bir hastalığa dönüştü. Şişmanlığın başka hastalıklara kaynaklık ettiğini biliyoruz, ama çok tehlikeli başka bir gelişme daha var: Kaslarımızı yitiriyoruz! Bilimsel veriler bu gidişatın hiç de iyi olmadığını söylüyor. Şüphesiz kalıtsal özelliklerimizi yadsımak söz konusu değil, yani anamız babamızdan aldığımız miras, bedenimiz üzerinde etkili. Fakat bedenlerimizin biçimsizlikleri sadece genetiğe mi bağlı? Çevresel koşullar ve içinde yaşadığımız sosyal toplumun da insan bedeninin gelişimi ve değişiminde önemli ölçüde payı var. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin artması ile
a) boyların uzaması
b) refah toplumlarına giderek damgasını vuran obezite, bedensel değişime iki çarpıcı örnek. Son elli yılda bedenlerimiz gerek biçim gerek boyut açısından çarpıcı değişimlere sahne oldu. İnsanlar artık çok daha uzun ama abur cubur sevdası ve uyuşukluk yüzünden eskisinden çok daha tombul.

Büyüme hızı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ivme kazanmakla birlikte, dünyanın en uzun gençlerine sahip Hollanda’da boylar 1850’lerden beri uzuyor. 1965’te 1.78 metre olan ortalama erkek boyu 1997 yılına kadar 6 santim arttı. Hollandalı kadınlarda ise ortalama boy 1.66 metreden 1.71 metreye yükseldi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından hızlı bir sosyoekonomik gelişme sürecine giren Japonya’da yaklaşık 40 yıllık süre zarfında erkeklerde ortalama 5, kızlarda ise 4 santimlik bir boy artışı gerçekleşti.



Peki boylardaki uzamanın ardında yatan faktörler ne?

HamiLeLik
Doğumu izleyen ilk birkaç yıl insanın en hızlı geliştiği dönem, bu sürede gösterilen gelişim son derece önemli. Bu dönemde özellikle bacak kemikleri hızla uzuyor ve boyun uzunluğunu da her şeyden önce bacak uzunluğu belirliyor. Daha iyi beslenme ve refah toplumu olmanın sağladığı başka olanaklar şüphesiz önemli. Antibiyotik ve aşılar yaşamımıza girmeden önce bulaşıcı hastalıklar yüzünden bebeklerin ve çocukların gelişimi büyük ölçüde sekteye uğramaktaydı. Yine de sorunun yanıtı bunlarla sınırlı değil.

Bedene şekli veren genlerimiz mi, yoksa beslenmeyi de içeren çevresel faktörler midir tartışmasına, bilim dünyası bir üçüncüsünü de eklemiş durumda: Anne karnındaki çevresel faktörler.

İngiltere’de Southampton Üniversitesi’nden fizikçi ve epidemiyolog David Barker, küçük boylu doğan erkek çocukların yaşamlarının ileriki safhalarında kalp krizi geçirme risklerinin daha fazla olduğunu ortaya koydu. Arkasından, 2. Dünya Savaşı sırasında sağlıksız ve kötü beslenen kadınların daha küçük çocuklar doğurduğunu, bu kadınların kızlarının da anneleri gibi küçük çocuklar doğurduklarını ortaya çıkardı.

Yaşadığımız çevre boyumuzu etkiliyor, ancak ağırlığımızı da etkilediği kesin. Kilolardaki artışın bir nedeni de insanların 50 yıl öncesine kıyasla daha uzun boylu olmaları. Bu yüzden bilim insanları ağırlığımızı beden-kütle katsayısı (BKK) (Body-Mass Index: BMI) bağlamında değerlendiriyorlar. Yani BKK kişinin boyundan yola çıkılarak ideal ağırlığının belirlendiği bir yöntem.

Kişinin kilo olarak ağırlığı, metre olarak uzunluğunun karesine bölünüyor. Örneğin 1.63 metre boyunda 59 kilo ağırlığında bir kişinin BKK’sı 59/(1.63) (1.63): 22.2 çıkıyor.

18.5’un altında bir BKK’ya sahip kişi zayıf sınıfına girerken, 18.5- 24.9 arası normal kilolu, 25-29.9 arası aşırı kilolu (obez öncesi) olarak değerlendiriliyor. BKK değeri 30’un üzerinde olanlar ise obez sınıfında.

Obezliğin batı ülkelerinde giderek bir salgına dönüştüğü, ABD’nin ise bundan en etkilenen ülke olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. ABD Ulusal Sağlık İstatistik Merkezi verilerine göre Amerikalı erişkinlerin yaklaşık üçte ikisi aşırı kilolu sınıfına giriyor. İngiltere, Avustralya ve daha birçok ülkede de durum pek parlak değil.

Sonuçta Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya üzerinde aşırı kilolu erişkinlerin sayısı 1 milyarı aşıyor ve bunların 300 milyonu obez sınıfına giriyor.

Yağın bedendeki dağılımı sağlığın bir göstergesi olduğundan büyük bir önem taşıyor. Karın bölgesinde aşırı yağlanma olan kişilerde 2. tip şeker hastalığı riski de yüksek olduğu gibi, bu kişilerin kanlarındaki zararlı yağ oranı da yüksek düzeylere ulaşabiliyor.

Her iki durum da kalp hastalıkları riskini artırıyor.

ELMA BEDENLER

Karın bölgesindeki aşırı yağlanmayı ölçmenin bir yolu da bel çevresini ölçmek. Normal durun, mezurayı kalçanızın hemen üstünden geçirerek göbeğin hemen üzeri veya bir cm altından ölçün. Normal ölçü, kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm’nin altında olmalı. Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Altan Onat’ın araştırmalarına göre, Türk toplumunda iyi kolesterol düzeyi düşük olduğundan, erkeklerde bu ölçünün 96’ye çekilmesi şart.

Son dönemlerde yapılan araştırmalar gelişmiş toplumlarda yaşayan insanların bedenlerinin giderek bir ‘elmayı’ andırdığını ortaya koyuyor. Macon Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Ike Okosun önderliğindeki bir ekibin yaptığı araştırmada, Amerikalı erişkin erkeklerin bel çevresi ölçümlerinde 1960-2000 yılları arasında 9,9 santimlik bir artış görülürken, kadınlarda bu artış 23,2 santimetreye ulaşıyor.

Aldığımız kilolara hayıflanırken, bir yandan da yitirdiklerimize eğilmekte yarar var.

BKK ve bel çevresi ölçümlerindeki değişimi izleyen araştırma bulguları garip bir eğilimi de gözler önüne serdi. Bel çevresi ve deri-büküm kalınlığının ölçüt alındığı şişmanlık, BKK değerlerine kıyasla çok daha belirgin bir artış gösteriyor. Öyle ki, giderek yağlansak bile kilomuz aynı oranda bir artış göstermiyor.

KASLARIMIZI YİTİRİYORUZ

Bu durum kulağa hoş gelebilir, ama hiç de öyle değil. Gerçek şu ki, bedendeki yağ düzeyi arttıkça bir şeyler de yitiriliyor.

Araştırmacılar yitirilen bu şeyin yağsız kütle ya da kas olduğunu artık biliyorlar. Kas, yağdan daha yoğun olduğundan, BKK ile yağlanma arasında bir fark oluyor, yani kaslarımız giderek küçülüyor ve yerini yağa bırakıyor.

Bu eğilim özellikle çocuklarda ürkütücü boyutlarda. 1970’lerin ortasından 90’lara dek geçen süre içinde çocukların beden bileşiminde müthiş değişimler saptandı.

Kaslardaki bu küçülme, büyümekte olan çocuklarda kasların giderek daha az geliştiği anlamına geliyor. Kas gelişimi, sağlam kemiklerin oluşumunda önemli bir rol oynadığından, bu durum özellikle kaygı uyandırıyor. Çocuklar uzun erimde aynı kiloyu korusalar bile, giderek sağlıklarını yitirebilir. Bu yüzden obezlik salgını sanıldığından çok daha tehlikeli olabilir.

Tüm bunların nereden kaynaklandığını bilmek için evliya olmak gerekmiyor. Her geçen gün daha fazla yememiz bir yana, yediklerimizin niteliği de giderek düşüyor.

Uyuşuk ve devinimden yoksun yaşam biçimlerimizin bunda büyük bir payı var.


Toplumlar zenginleştikçe insanlar şişmanlarken, batının ideal kadın bedeni ölçüleri ise giderek küçülüyor. Erkeklerde de daha iri yarı ve kaslı bedenler göklere çıkartılıyor. Bu eğilim pornografik dergilerdeki erkek ve kadın bedenlerini araştıran bilim insanları tarafından onaylanıyor. Söz konusu dergiler, dönemin ideal beden ölçülerini yansıtmak açısından bir gösterge kabul ediliyor.

KADINLAR

Clarke Psikiyatri Enstitüsü’nde görevli olan David Garner ve arkadaşları tarafından yapılan ve epey yankı uyandıran bir araştırma, 1950-1978 yılları arasında kadınların ortalama ağırlıklarının artmasına karşın, Playboy dergisinin orta sayfasında yer alan kadınlarda bu ortalamanın giderek düştüğünü ortaya koyuyor. 1980’lerden bugüne kadar olan süreçte Playboy fotomodellerinin beden ölçülerini gözden geçiren araştırmacılar, zaman içinde bel giderek genişlerken, göğüs ve kalça ölçülerinin küçüldüğüne tanık oldular. Bu da, ideal kadın bedeniyle gerçek yaşamımızdaki kadın bedeni arasında büyük bir uçurum olduğunu gözler önüne seriyordu.

ERKEKLER

2001’de Washington’daki Amerikan Üniversitesi ruhbilimcilerinden Richard Leit, 1973-1997 yılları arasında Playgirl dergisinde yer alan erkek fotomodellerdeki değişimi inceledi. Leit’in elde ettiği bulgulara göre erkek modeller de, tıpkı kadın meslektaşları gibi, giderek incelmekteydiler. Ancak, bu arada giderek daha da kaslanmaktaydılar. Giderek iri yarı bir hal alıp, kaslanan Hollywood yıldızları da bu eğilimin bir yansımasıydı.
Artık ailenin tek temel direği olmaktan çıkan erkek, çözümü kas geliştirmekte, yani kadınların aynı başarıya ulaşamayacakları bir alana yönelmekte buldu. Daha önceleri güçlerini askere giderek, siyasal yaşamda etkin olarak ya da para kazanarak ortaya koyarlarken, şimdilerde cinsiyetlerini bedenlerini sergileyerek kanıtlar oldular.

 
 
__________________
Düşüyorum tut ellerimi,
Düşemiyorum..
İter misin beni..?
Kendimle çelişkiliyim..
Kurtar beni..
meRmaid Şu anda çevrimiçi  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
beden, bicimleriniz


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
BEDEN DİLİ (Kol ve Bacak) Aysun Bunları Biliyormusunuz ? 0 25-05-2008 17:23
seç beğen al nyaya Karikatürler 3 12-05-2008 18:13
BEDEN DİLİ rx3004 Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji 4 16-02-2008 08:19
sıfır beden _CaRiZMa_ Garip Resimler 2 23-09-2007 14:15
Beden ile ruh Ma{X}imum Aşk & Sevgi 0 12-04-2007 16:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:39 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395