full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Anap’in KuruluŞu

Türk Ve Dünya Tarihi kategorisinde ve Siyaset Tarihimiz forumunda, bulunan Anap’in KuruluŞu konusunu görüntülemektesiniz. ANAP’IN KURULUŞU “ANAP özgürlükçü ve yenilikçi bir partidir.” Anavatan Partisi 20 Mayıs 1983 günü Turgut ÖZAL’ın önderliğinden 37 kişi tarafından ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Her Telden,Konular > Her Telden Diğer Konular > Türk Ve Dünya Tarihi > Siyaset Tarihimiz

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Anap’in KuruluŞu






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 24-06-2007, 05:31   #1 (permalink)
Exclamation Anap’in KuruluŞu

ANAP’IN KURULUŞU

“ANAP özgürlükçü ve yenilikçi bir partidir.”


Anavatan Partisi 20 Mayıs 1983 günü Turgut ÖZAL’ın önderliğinden 37 kişi tarafından kurularak Türk siyasi hayatındaki yerini almıştır: Merhum Özal, yeni kurulan ANAP’ı kamuoyuna şöyle takdim ediyordu:

Anavatan Partisi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, insan Hakları Beyannamesi; Siyasi Partiler Kanunu ve diğer kanunların esas sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir siyasi teşekküldür. Partinin sembolü bal petekleriyle donatılmış Türkiye haritası ve bal arısıdır. Arı çalışkanlığı; petek, aziz vatanımızın en ücra köşesine kadar mamur hale getirilmesini ifade etmektedir.

Milliyetçi; muhafazakar sosyal adaletçi ve rekabete dayalı serbest Pazar ekonomisini esas alan bir partiyiz. Bundan önceki eğilimleri ne olursa olsun, programımıza inananları birliğe, beraberliğe davet ediyoruz.

KURUCU LİDER

Anavatan Partisi’nin kuruluşunda, programının şekillenmesinde, farklı köken ve düşünceden insanların kurucu olarak biraraya getirilmesinde ve mevcut zorlukları aşarak 1983’teki seçimlere katılabilmesinde en büyük katkı ve emek şüphesiz ki merhum ÖZAL’ın olmuştur. Özal olmasaydı. ANAP gibi bir partinin kurulup siyasi hayattaki yerini alması mümkün değildi.

Sahip olduğu bilgi ve tecrübe birikimiyle Özal; Türk siyasi hayatını, Türk bürokrasinin ve özel sektörünü yakından bilen, dünyayı tanıyan bir kişi olarak kendini siyasi liderliğe hazırlamış bir insandı. Türkiye’nin problemlerinin ne olduğunu çok iyi biliyordu. Üst düzey bürokrat ve bakan olarak devlete verebileceği hizmeti vermiş, daha ötesinin ise ancak yeni bir siyasi parti ve ekiple gerçekleştirilebileceğini görmüş bir insandı. Devlet, toplum ve siyasi hayatta köklü değişikliklerin ancak yeni bir dönüşüm ve değişim devresinde gerçekleştirilebileceğine inanıyordu. İktidara geldiği takdirde yapacağı icraatların çoğu zihninde oluşmuş durumdaydı. Kısaca, Anavatan Partisi’nin kurulması gündeme geldiğinde Özal, her şeyiyle hizmete hazırdı.

Uzlaşmacı, engin hoşgörü sahibi, icraatçı, yeri geldiğinde Allah’tan başka kimseden korkmadığını göstermesini bilen, yeniliklere açık, muhafazakar, milliyetçi, demokrat düşünceye sahip bir kimse oluşu, partinin yapısına ve programına yansımıştır.

Ancak bütün bunlar Anavatan’ın şahıs partisi olarak değil bir fikir ve icraat partisi olarak kurulduğu gerçeğinin önüne geçemez.

KURUCU EKİP

Türk siyasi hayatında sahneye çıkan partilerin kurucuları incelendiğinde kurucuların büyük bir çoğunluğunun o dönemde mevcut olan bir partinin içerisindeki çekişmeden dolayı o partiden ayrılan insanlar oldukları görülmektedir. ANAP, kurucuları bakımından bugüne kadar kurulan bütün partilerden farklı bir yapı sergilemektedir. ANAP’ın kurucu heyeti incelendiğinde görülecektir ki, kurucuların büyük bir kısmı daha önce her hangi bir siyasi parti çatsı altında yer almamış kişilerdir. Bunun bir nedeni, ANAP’ın hiçbir partinin devamı olmadığının kamuoyuna gösterilmek istenmesidir. Bir diğer nedeni ise Özal’ın, yeni yüzler, yıpranmamış isimler ve genç insanlardan oluşan bir ekiple, kamuoyunun karşısına çıkmak istemesidir. Öte yandan Merhum Özal, bir parti kurmaya karar verdiğinde o günkü askeri yönetimin bu partiye seçimlere girme izni verip vermeyeceği ve kurucularını veto edip etmeyeceği belli olmadığından pek çok kişi ANAP kurucusu olmayı riskli olarak görmüşler ve kurucu olmak istememişlerdir.

Anavatan Partisinin kurucuları şunlardır.

Turgut Özal (Vefat)

Erol Aksoy,

Berettin Doğancan Akyürek,

Mehmet Altınsoy,

H.Cahit Aral,

Abdülhalim Aras,

Veysel Atasoy, (İstifa)

Muzaffer Atılgan,

Kamil Tuğrul Coşkunoğlu,

Aycan Çakıroğulları, (İstifa)

Cemil Çiçek,

Bedrettin Dalan, (İstifa)

Ferudun Demsoy

M.Vehbi Dinçerler

H.Hüsnü Doğan (İstifa)

M.Necat Eldem

Metin Emiroğlu

Ö: Ferruh İlter (Vefat)

Adnan Kahveci (Vefat)

M.Cavit Kavak

Alaattin Kısakürek (Vefat)

R.Ercüment Konukman (İstifa)

Leyla Yeniay Köseoğlu, (İstifa)

Kazım Oksay,

İbrahim Özdemir,

Şadi Pehlivanoğlu

Fahir Sabuniş,

Halil Şıvgın, (İstifa)

Güneş Taner, (İstifa)

Ali Tanrıyar,

Mustafa R. Taşar,

Mükerrem Taşçıoğlu,

Abdullah Tenekeci,

Sudi Neşe Türel,

Yener Ulusoy,

A.Mesut Yılmaz,

Vural Arıkan, (Vefat)(**)

Kurucu olan arkadaşlarımızdan beşi vefat etmiş olup sekizi de istifa ederek ANAP’tan ayrılmışlardır. 24 Kurucu arkadaşımız halen parti saflarında hizmete devam etmektedirler.

Kurulduğu günden bu yana milletimize büyük hizmetler veren ANAP’ın kuruluşunda görev alan ve emeği geçenlerin hepsine teşekkürü bir borç biliyor, aramızdan ayrılarak ebediyete irtihal eden başta merhum Genel Başkanımız, 8 Cumhurbaşkanımız Turgut Özal olmak üzere kurucu arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

ANAP’IN SİYASİ KONUMU

Anavatan partisi olarak 20 mayıs 1983 tarihinde kurulurken, dünün siyasi hayatının milletimize neler getirip, neler götürdüğünü, yarınlarımızı nasıl daha iyi ve daha güzel yapabileceğimizin hesabını çıkarıp göreve talip olduk ve gördük ki sorumluluklarımız, görevlerimiz çok ağırdır.

Anavatan Partisi, bir ihtilal yönetiminin ardından demokrasiye geçiş sürece içerisinde kurulmuş bir partidir. ANAP’ın kuruluşuna o günkü askeri yönetim tarafından izin verilmesinin ardında ANAP’ın seçimleri kazanarak iktidara gelemeyeceği, olsa olsa küçük bir muhalefet partisi olarak fonksiyon ifa edeceği anlayışı yatmaktaydı.

ANAP’ın kuruluşu öncesinde yaşanan ihtilal ülkemizde yaşanan ilk ihtilal değildi. Ülkemizin çok partili siyasi sisteme geçmesinden bu yana sistemin bir çok kereler tıkandığını ve bunun tabii sonucu olarak müdahalelerle kesintiye uğradığını görmekteyiz.

Siyasi tarihimiz boyunca demokrasiye geçiş sürecinde çok sayıda parti kurulmuştur. Bu partilerin kuruluşundaki temel anlayışa bakıldığında, ya mevcut yönetim ve partiyle hesaplaşmak ya da mevcut yönetimin paratoneri olarak hizmet vermek gayesi ön plana çıkmaktadır.

ANAP, ne birileriyle hesaplaşmak ne de birilerinin koruyucusu olmak mantığıyla değil, tamamıyla hizmet mantığı ve yaklaşımıyla kurulmuştur. Bu nedenledir ki, başarılı olmuş ve ilk seçimlerde iktidara gelebilmiştir.

Türk siyasi tarihine göz attığımızda en köklü siyasi oluşum olarak İttihat ve Terakki Partisini görüyoruz. İttihat ve Terakki’nin gizli bir cemiyet olarak doğuşu ve ihtilalci yaklaşımı bu partinin yapısını ve kullandığı metotları derinden etkilemiştir. Dağılan bir imparatorluğun yönetimini üstlenen İttihat ve Terakki’de imparatorluğun bütünlüğünün korunması ve hatta özlem duyulan eski sınırlara erişilmesi anlayışı mevcuttur. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte vücuda gelen Cumhuriyet Halk Partisi İttihat ve Terakki’den yalnızca kurucu kadrolarını değil, aynı zamanda siyaset ve mücadele yöntem ve anlayışını da miras almıştır.

Prens Sebahattin’le başlayan bir siyasi çizgi ise Türk siyasi hayatında zaman zaman su yüzüne çıkmakla beraber tam olarak şekillenememiştir. Serbest Fırka deneyimi bir kenara bırakılırsa, Demokrat Parti ile birlikte Türk siyasi hayatının yapısı değişmiştir. Kalkınmacı, gelişmeci, özgürlükçü, muhafazakar bir yapıya sahip olan Demokrat Parti kendinden sonra gelen partileri pek çok noktadan etkilemiştir.

1960’tan sonra kurulan partilerde Demokrat Parti iktidarının askerlerce devrilmesi ve tüm iktidar mensuplarının Yassıada Mahkemelerinde yargılanmalarının getirdiği bir tedirginlik hakimdir. Yeni dönemdeki partilere “Mevcut statükoyu devem ettirelim, Türkiye’yi daha fazla değiştirmeyelim,başımıza benzer işler gelmesin” anlayışı hakim olmuştur. 1960 sonrasının iktidarlarının icraatlarının arkasında bu anlayış yatmaktadır. Yalnız bu anlayış, ülkemizin gelişmesini engelleyen bir anlayıştır. Türkiye’nin gelişmesi için sosyal değişikliğin devam etmesi ve sosyal değişiklikle beraber iktisadi değişikliklerin de gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 1960-1980 arasında siyasi partiler arasında cereyan eden mücadele bir büyük değişiklik ve reform mücadelesi değildir.

sonrasında ANAP’ı kurarken halkımızın iktisadi ve sosyal değişim beklediğini ve bu yönde mesaj veren partiye yöneleceğini biliyorduk. İşte bu nedenle herhangi bir partinin devamı olarak değil, halkımızdaki yenilik ve değişim isteğini kavrayarak bu doğrultuda bir programa sahip bir partiyle halkımızın karşısına çıktık.

Anavatan Partisi milliyetçi-muhafazakar, milli ve manevi değerlere bağlı, rekabete dayalı serbest Pazar ekonomisini esas alan, sosyal adaletçi bir parti olarak kuruldu ve bu çizgisiyle siyasi hayatına devam etmektedir.

Bizim anlayışımıza göre;

İktisadi ve sosyal gelişmenin hedefi insanların daha mutlu hale gelmesine, insanların yücelmesine yöneliktir. Kalkınma insan içindir.

Temelinde insan sevgi ve saygının, insana hizmetin esas alınmadığı hiçbir hareketin anlamı yoktur. Kalkınma bir bütündür, sosyal ve iktisadi gelişme arasında ahenk ve dengenin sağlanması kalkınmanın temel şartıdır.

Anavatan partisi, meselelerimizde iktisadi tarafın ağır bastığının bilinci içerisinde, hedefleri ve araçları birbiriyle ahenkli bir iktisadi politikanın takibini zorunlu görmektedir. İstikrar içinde gelişen bir ekonomide sosyal meseleler daha kolay, daha süratli çözülür. Huzursuzluğu meydana getiren sebeplerin büyük bir kısmı kendiliğinden ortadan kalkar. Büyük Atatürk’ün ifade ettiği gibi “hiçbir zafer iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça kalıcı ve devamlı olamaz.”

Sebepleri hepimizce bilinen anarşi ve terörün ortadan kaldırılması, kardeşlik, dayanışma ve milli birlik duygularının daha da pekiştirilmesi için herkesin, her organın azami dikkat ve gayret sarfetmesini, vatan ve millet için kaçınılmaz görev sayıyoruz. Bu itibarla siyasi faaliyetlerin müsamaha ve olgunlukla, medeni bir şekilde yürütülmesini, siyasi mücadelede tek yolun ikna, uzlaşma ve fikirlere hürmet edilmesini partimiz temel ilke olarak kabul etmektedir. Bu ilke milli iradenin en güzel şekilde tecelli ettiği hürriyetçi demokratik nizama saygımızın tabii sonucudur. Demokratik nizamı bütün müesseseleriyle sağlam, ahenkli bir şekilde kurduğumuz takdirde kalkınmanın, refahın., istikrarın ve milli dayanışmanın en köklü ve kalıcı temellerini atmış oluruz.

Anavatan Partisi, kuruluşunun ilk gününden itibaren daima birleştirici, dostluk ve beraberlik duygularını pekiştirici, vatan ve memleket hizmetinde, gönül birliği içinde bulunanların topluluğu olmuştur.

ANAVATAN Partisi milliyetçi., muhafazakar, milli ve manevi değerlere bağlı, rekabete dayalı serbest Pazar ekonomisini esas alan, sosyal adaletçi bir partidir. İktisadi ve sosyal gelişmenin hedefi, insanların daha mutlu hale gelmesi ve yücelmelerine yöneliktir.

Parti programımız yakın tarihimizdeki tecrübelerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Sebepleri hepimizce malum olan anarşi, terör ve huzursuzluk ortamının tekrar yaşanmaması, buna mukabil kardeşlik, dayanışma ve milli birlik duygularının daha da pekiştirilmesi için herkesin,y her organın azami dikkat ve gayret sarfetmesini vatana ve millete karşı kaçınılmaz görev sayıyoruz.

Bu itibarla, siyasi faaliyetlerin müsamaha ve olgunlukla medeni bir şeklide yürütülmesini, siyasi mücadelede tek yolun ikna, uzlaşma ve fikirlere hürmet olmasını, partimizin temel siyasi ilkesi olarak kabul ediyoruz.

Türkiye’nin siyasi hayatında da bu prensiplerin temel ilkeler olmasını ısrarla istiyoruz. Bu ilke, milli iradenin en güzel şekilde tecelli ettiği hürriyetçi demokratik nizama saygımızın tabii sonucudur.

PARTİNİN OLAYLARA VE DÜNYAYA BAKIŞI

12 Eylül öncesi milletimiz kamplara bölünmüş ve bir kavga ortamına itilmiştir. Bizleri iç savaşın eşiğinden döndüren huzura ve güvene kavuşturan Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasiye geçebilmek için gerekli tedbirleri almış ve 16 Mayıs 1983 tarihinde tekrar demokrasiye dönülmesini sağlamıştır. 20 Mayıs 1983’te kurulan partimiz 12 Eylül öncesi ortamın nasıl meydana geldiğini, hataların neler olduğunu yeni dönemde neler yapılması gerektiğini içeren güçlü bir program ile Türk siyasi hayatında yerini almıştır. Partimizin bu yeni dönemde olaylara nasıl baktığı, nasıl değerlendirdiği ve neden görev talip olduğu programımızın giriş bölümünde şöyle belirtilmiştir:

“Gücünü tarihinden, milli ve manevi değerlerinden alarak, geleceğe güvenle bakan büyük Milletimizin, demokrasiye bağlı vatansever evlatlarının üzerine düşün tarihi görev ve sorunluluğunu, hür, bağımsız, gelişmiş, itibarlı ve güçlü bir siyasi faaliyette bulunmak olduğuna inanırız. Siyaseti aziz milletimiz için mukaddes bir fazilet ve hizmet yarışı olarak telakki eder, siyasi faaliyetin müsamaha ve olgunlukla, kavgadan uzak, medeni bir şekilde yürütülmesini düstur ittihaz ederiz. Demokratik siyasi mücadelenin tek yolu ikna, uzlaşma ve fikirlere hürmet etmek olmalıdır.

Aziz Milletimiz çekişmenin, kavganın ve bölücülüğün hiçbir zaman yanında olmamıştır. Geçmişte veya bu şekilde kavgaya itenler veya kendini kavganın içerisinde bulanlar muzdariptir. Kırgınlıkların giderilmesine, yaraların sarılmasına, dostluğun, kardeşliğin ve dayanışmanın geliştirilmesine zaruret vardır.

Milli birliğin muhafazası ve idamesi için Milletçe büyük bir dikkat ve gayret sarfetmemizin zarureti, bilhassa yakın tarihimizde cereyan eden üzücü olaylar sebebiyle daha iyi anlaşılmıştır. Aziz vatanımız, dış mihrakların, siyasi ve ideolojik ihtirasların sebep olduğu bölücülük, terör ve anarşi soncu büyük bir tehlikeye sürüklenmiş, son çare olarak, Silahlı Kuvvetlerimiz 12 Eylül 1980 tarihinde yaptığı müdahale ile bu tehlikeli gidişe son vermiştir.

Bu müdahalenin hemen akabinde Silahlı Kuvvetlerimiz millete verdiği asker sözünün birer birer yerine getirildiğini görmenin verdiği güvenle, demokrasiye geçişin son safhasının da başarı ile tamamlanacağına inanıyoruz.

Programımızda ve tüzüğümüzde partimizin kuruluş ve varoluş “gaye”sini şu şekilde açıklamıştık.

“GAYE”

Anavatan Partisi; Milli iradenin tecellisinin ve millet hakimiyetinin tesisinin ancak halkın serbest oyunun esas olduğu hür demokratik düzen içerisinde mümkün olabileceğine inanan, insan temel hak ve hürriyetlerini vazgeçilmez kabul eden “Adalet mülkün temelidir” anlayışına sahip, Milliyetçiliği; milli ve manevi değerlere bağlılığı düstur ittihaz eden, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk’ün ilke ve inkılapları istikametinde muasır medeniyet seviyesine erişmeyi hedef alan, “Asıl olan fertlerin ve toplumun mutluluğudur” görüşü içerisinde sosyal adalete ve fırsat eşitliğine inanmış, iktisadi kalkınmanın hızlandırılmasını, işsizliğin ve fakirliğin kaldırılmasını, gelir dağılımı farklılıklarının azaltılarak, refahın yaygınlaştırılmasını öngören, İktisadi gelişmede fertlerin teşebbüs gücünü esas kabul eden, Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin modern ve ileri Türkiye idealine bağlı, milli ve ahlaki değerlerimizi benimsemiş, ilmi düşünceye sahip, herkese karşı sevgi saygı ve müsamaha besleyen medeni bir insan olarak yetişmelerini Milli Eğitimin esası sayan, Demokratik siyasi mücadelede tek yolu ikna, uzlaşma ve fikirlere hürmet olarak gören hür bağımsız, gelişmiş, itibarlı, büyük ve güçlü Türkiye idealine ulaşmayı gaye edinmiş bir siyasi partidir.

Partimizin programında ve b programda belirtilen esasların ışığı altında öngörülen hususların gerçekleşmesi maksadıyla her çeşit sosyal, iktisadi, hukuki, politik ve diğer tedbirlerin alınması ve uygulanması için çalışmayı ve mücadele etmeyi aziz milletimize karşı vazgeçilmez görevimiz sayar, siyasi parti oluşumuzun sebebi görürüz.

ANAP HANGİ ŞARTLAR ALTINDA KURULDU

Anavatan Partisi 1983 yılında çok güç şartlar altında kurulmuştur. Rahmetli Özal bir konuşmasında o günleri şöyle anlatmaktadır: “Biz yeni bir partiyiz. Türkiye çok büyük bir bunalım devresinden geçtikten sonra kurulmuş bir partiyiz. Hiçbir eski partinin devamı olmadığımızı da açık seçik ifade ettik Ve kurulduğumuz zaman hiç kimse bizim doğru dürüst rey alacağımızı tahmin ve tasavvur etmemişti.

Muhterem Arkadaşlarım;

Siyaset bir risk meselesidir. Ticarette de risk vardır. Kazanmak için risk almadığınız zaman hiç büyüyemezsiniz. Ama kaybedebilirsiniz de... Önemli olan, siyasette olsun veya ticarette olsun, hesap edilmiş, çok iyi hesap edilmiş risklerin üzerine atılmaktır.

1983 seçimlerine girerken aynen bu durumla karşılaşmışızdır. 1983 seçimlerinde Anavatan Partisini kurarken, bize söylenen sözlerin başında “hiçbir şekilde bu partiyi kurmayın” demiştir en yakın arkadaşlarımız. 37 kurcumuz bulurken epey zorluk çektiğimi ben iliyorum. Niye 50 tane bulamadık da, ancak, zar zor 37 tane bulabildik. Çünkü, o tarihte kimse bu kadar büyük riske atılmayı istemiyordu. Parti teşkilatını kuran arkadaşlarım da çok iyi bilecekler. Bugün hala İl başkanı olan veya İl Başkanlığı’ndan milletvekilliğine gelmiş arkadaşlarımız vardır.

O tarihlerde eski siyasi partilerin mensuplarından önde gelen kimselerin hiçbirisini biz bu teşkilatımıza alamadık. Çünkü kimse bizden herhangi bir şey beklemiyordu. Bana söylenen, “İşti filanca parti esas itibarı ile iktidar olacaktır, niçin onunla birleşmiyorsun?” Devamlı söylenen de buydu.

Hiç unutmuyorum, bir keresinde, bir dış ülkenin sefiri geldi, ziyaret etti. Bizi de iyi tanırlar. Güzel güzel konuştuk. Dedi, “Sayın Özal niçin öbür parti ile birleşmiyorsunuz?” ben anlatım, dedim ki, “BİZİM GÖRÜŞLERİMİZ BUDUR, BİZ NETİCE İTİBARİYLE HİZMET İÇİN VARIZ. KAZANIRIZ, KAYBEDERİZ, ÖNEMLİ DEĞİL. AMA ÖNEMLİ OLAN KENDİ GÖRÜŞÜMÜZÜ, KENDİ FİKRİMİZİ ORTAYA KOYMA. ONUN İÇİN MİLLETE GİTMEK. MİLLETTEN REY ALIRIZ. BAŞARILI OLURSAK BİR NETİCEYE VARIRIZ."”'’.8.1988 Günü ANAVATAN PARTİSİ GRUBU’nda yaptığı konuşmadan)

ANAP’ın kuruluşunun hemen sonrasında yapılan baskılar ve üstü örtülü tehditler nedeniyle zor günler yaşanmıştır. Ancak bu baskılar göğüslenmiş ve zor şartlar altında seçimlere girilmiştir. Bu baskı ve telkinleri merhum Özal şöyle anlatmaktadır:

“Partiyi kurduktan sonra, hatta, kurduğumuz sıralarda birçok kere, şunlar söylenmiştir. Sen yüzde 10 dahi oy alamazsın. Bunu bana en yakın arkadaşlarım dahi söylemiştir. Daha ilerisine gideceğim. Demişlerdir ki; filanca partiyle birleş, o şekilde memlekete hizmet edebilirsin. Hatta şunu ilave ettiler. Senin için plan hazırlanmıştır. Eğer filanca partiyle birleşmezsen dosyalar çıkacaktır, hesaplar çıkarılacaktır. Ve partiniz ve kapatılacaktır. Ve sen de bu işte büyük zarar göreceksin. Onlara söylediğim bir şey oldu. Dedim ki; o plan yapanları biliyorum ben. Plan yapılır ama unutmayınız ki dedim, bu plandan çok daha büyük plan yapan var yukarda. O planı yapanı biliyor musunuz? Dedim”. (Merhum Özal’ın 2. Büyük Kongre sonrasında yaptığı konuşmadan 19.6.1988)

ANAP’I DİĞER PARTİLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLER

ANAP hiçbir siyasi partinin devamı olarak kurulmamıştır.

Biz ANAP’ı kurarken, Sayın ÖZAL’ın önderliğinde açık yüreklilikle ifade ettik. Dedik ki; “Biz ne Adalet Partisinin, ne Cumhuriyet Halk Partisinin, ne Milli Selamet Partisinin, ne de Milliyetçi Hareket Partisinin devamı değiliz. Onların devamı olmak için kurulmadık.” Onların geçmişte şu memlekete yapmış oldukları hayırlı hizmetler için o kadroların hepsine şükran hislerimizi her zaman ifade ediyoruz, şimdi de ifade etmekte devam ediyoruz. Ama Anavatan Partisi yepyeni bir ruhla yepyeni bir anlayışla kurulmuştur.

Anavatan Partisi 12 Eylül öncesi siyasi yapımızda yer almayan bir parti hüviyetindedir. Hiçbir partinin devamı niteliğinde olmadığını, ancak, 12 Eylül’den önceki hiçbir partiyi karşısına almadığını açıkça ifade eden bir siyasi teşekküldür. Bu özellikler sebebiyle Anavatan Partisi kendisinden önceki siyasi eğilimlerin münakaşasına girmemiş, bu eğilimlerden herhangi birisini tercih etmemiştir. Bunları karşısına almamaktadır. Böylece bu eğilimlerin şu veya bu şekilde temsilcisi olmuş, insanlara partisinin kapılarını açabilmiştir.

ANAP değişik düşünce ve görüşteki insanları bir program ve çat ı altında biraraya getirmiştir. Bu açıdan Türk siyasi tarihinde tek partidir.

12 Eylül harekatından sonra, partilerin kapatılmasıyla geçmişte bu partilere oy vermek suretiyle veya sempati duymak suretiyle veya bizatihi içinde çalışmak suretiyle hizmet etmiş olanlardan, programımızı ve ilkelerimizi kabul edenleri hiçbir ayırım yapmadan aramıza kabul ettik. Bunun dışında o günden bugüne kapımızın; vatanını, milletini seven, programımıza inanan, liderimize inanan, kadrolarımıza güvenen herkese açık olduğunu, açık yüreklilikle ifade ettik, bugün de ifade etmeye devam ediyoruz.

ANAP’ın felsefesinde kavga değil hizmet yatmaktadır.

İktidarda olduğu ve bütün gücü elinde bulundurduğu dönemde geçmiş siyasetçilerle veya ülke yönetiminde geçmişte görev almış kişilerle kavga içerisine girmemiş, bütün gücünü hizmet yönünde kullanmıştır. Bu meydanda 1983’ten sonra iktidara geldiğimizde TBMM’de bekleyen Demirel, Ecevit, Erbakan gibi pek çok eski siyasiye ait 279 adet soruşturma dosyasını ortadan kaldırdık.

ANAP özgürlükçü bir partidir.

Sekiz yıllık icraat döneminde ANAP her alanda tabu sayılan pek çok yasağı ortadan kaldırmıştır. Ekonomideki yasaklardan, düşünce alanındaki yasaklara kadar bir dizi yasak ANAP iktidarı döneminde kaldırılmıştır.

ANAP kadroları ve düşünceleri itibarıyla geniş bir partidir ve kuruluştan bugüne kadar geçen zaman içinde de genç kalmıştır.

Bu konuda Merhum Özal şunları söylemektedir: “Ben 1983 sonunda Anavatan’ı kurarken, üzerinde önemle durduğum nokta buydu. Herkesi biraraya getirelim. Farklı farklı bölünmüş olanları bir araya toplayalım. Bunu söylediğim zaman güldüler. Yepyeni bir parti kurduk.

Bugün inanıyorum ki, çocuklar ve gençler, bu fikrimi çok daha iyi anlıyorlar. Çünkü onların eski alışkanlıkları da yok. Yani şu yola ya da bu yola gitmiş değiller. Onun için çocuklara ve gençlere çok dikkat ediyorum. Çok önem veriyorum. Çünkü gelecek onlarda. On uda bildiğim için biz bu tarafa fazla önem vereceğiz ve netice itibarıyla bu nesiller Türkiye’nin yükünü sırtlayacaklar.” (Merhum Özal’ın Van’da 23 OCAK 1989 tarihinde Muhtarlara yaptığı konuşmadan)

ANAP yenilikçi bir partidir.

Propaganda tekniklerinden örgütlenmeye, hükümetteki icraatından muhalefet anlayışına kadar Türkiye’de daha önce görülmeyen pek çok yeniliğin sahibidir.

ANAP, bir ihtilal yönetiminden devir aldığı iktidarı bir ihtilale sebebiyet vermeden bir başka sivil iktidara seçimle bırakabilen bir partidir.

ANAP, Türkiye’de birbirine zıtmış gibi gösterilen Milliyetçilik, Muhafazakarlık, rekabete dayalı serbest Pazar ekonomisi ve Sosyal Adaletçilik fikirlerini bir potada toplayıp, uzlaştırabilmiş bir partidir.

ANAP, Türk siyasi tarihinde kurulduktan sonra girdiği ilk seçimde iktidara gelen tek partidir.

SONUÇ

Anavatan Partisi kuruluşunda ve 8 yıllık iktidar döneminde sahip olduğu özelliklerini, kuruluşuna hakim olan felsefeyi ve 1983’ün ruhun bugün de devam ettirmektedir. 20 Ekim 1991 milletvekilliği seçimleriyle birlikte milletimiz, Anavatan Partisine, Ana muhalefet görevi vermiştir. Anavatan Partisi siyasi tarihimizde görülmedik bir olgunlukla yapıcı bir muhalefet yürütmüş ve milletimizin kendisine verdiği Ana muhalefet görevini yerine getirmiştir. Son üç yılda ülkemizde yaşananlar, ANAP’ın diğer partilerden farkını açıkça ortaya koymuştur. Milletimiz koltuk sevdasıyla her şeyi vaat eden, iktidara gelince hizmet yerine husumete yönelen ve ülkeyi bir krizin eşiğine getiren bir iktidarı görmüştür. Ülkemizin içinde bulunduğu krizden çıkaracak olan kuruluşundaki ilke ve esaslara bağlı olan bir ANAP iktidarıdır. ANAP’ın ikinci iktidar hamlesidir. Biz bu hamleyi gerçekleştirmede ve ANAP’ı iktidara taşımada 1983’ün ruhun ve coşkusunu taşıyan siz arkadaşlarımızın üzerinize düşeni yapacağınıza inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz., Sevgi ve saygıyla hepinizi kucaklar çalışmalarınızda başarılar dilerim.

(*) 21-25 Ekim 994 tarihleri arasında tertiplenen Anap Partisi İçi Eğitim Çalışmaları çerçevesindeki “Anavatan Partisi’nin Kuruluşu” konulu konuşma.
(**) Konuşmanın yapıldığı tarihtensonra Güneş Taner, Hüsnü Doğan ve Veysel Atasoy partimize dönmüşler, Mehmet Altınsoy ve kazım Oksay İstifa etmiş, Kamil Tuğrul Coşkunoğlu vefat etmiştir.
 
 

Bu mesaj en son " 24-06-2007 " tarihinde saat 05:34 itibariyle Starlife tarafından düzenlenmiştir....
Starlife Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
kurulusu, anap8217in


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:40 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215