full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Neden Bozkurt!?

Bilgi Kulübü kategorisinde ve Tarih forumunda, bulunan Neden Bozkurt!? konusunu görüntülemektesiniz. Türk'ler ve Bozkurt Irkimiz tarih boyu kendine yakin hissettigi ve tasidigi özelliklerden dolayi Bozkurtu kendine sembol edinmistir. Bozkurtun özelliklerini temel ...




Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Tez & Makale > Bilgi Kulübü > Tarih

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 24-09-2008, 21:32   #1 (permalink)
Varsayılan Neden Bozkurt!?

Türk'ler ve Bozkurt
Irkimiz tarih boyu kendine yakin hissettigi ve tasidigi özelliklerden dolayi Bozkurtu kendine sembol edinmistir.
Bozkurtun özelliklerini temel olarak su sekilde siralamak mümkündür.

1- Bozkurtlar , Türk'ler gibi ataerkil bir yapidadir . (Yani ataya baglidir)

2- Bozkurtlar , Türk'ler gibi teskilat halinde bir yasam sürerler.

3- Bozkurt sürüsünün , Türk ailesindeki gibi bir lideri vardir ve sürü o liderin emrinden çikmaz.

4- Savas sekilleri olarak benzerlik gösterirler .( Bozkurt sürüsü sagdan ve soldan giden öncüler , akabinde de göbekten gelen ana kuvvetle saldirirlar , Türk'lerdeki Hilal taktigi burdan gelir)

5- Bozkurtlar eslerini kiskanirlar ( çok saglam bir özellik)

6- Karda yürüyen 40 bireylik bir sürüyü takip eden biri sadece 5-6 ayak izi görebilir. Çünkü sürü önde giden lider Bozkurt'un ayak izlerine basarak ilerler. 6-7 kurt bulacaginizi düsünürken koca bir sürüyle karsilasabilirsiniz.

7- Bozkurtlar , Türk'lerin oldugu gibi özgürlüklerine düskünlerdir . Dünyada evcillestirilememis tek hayvan olma ünvani Orta asya bozkurtlarindadir ...Hayvan yakalandiginda tüm hayvanlarin aksine girtlak kisminda bulunan öd denen keseyi parçalar ve intihar eder.

8- Tüm hayvanlarda bir yavrunun annesi yada babasi ölürse yavru da ölür. Fakat bozkurtlarda sürü hiyerarsisi buna müsade etmez , yavrunun hem annesi hem de babasi ölse dahi yavru hayatta kalir.
Diger sürü üyeleri yavruyu evlat edinir ve kendi yavrulari gibi büyütürler.

9- Bir bozkurt sürüsü Sadece yiyecegi kadarini avlar , ve yine harika bir özelliktir... Kuzulu koyuna saldirmazlar ( Yavrusu olan bir hayvana saldirmazlar)

bu özellikleri dahada uzatmak mümkün ... fakat devaminda baska bir konuya deyinmek istiyorum.

Bozkurtlar asildirler. Bunun en saglam kanitini söyleyeyim
Bozkurtlar , yasadiklari cografyada karakurtlarla birlikte yasarlar.

Bozkurt sürüsünden ayrilan bir erkek bozkurt karsilastigi bir karakurt sürüsüne girer. Ve girdigi sürünün liderligini alir. Fakat karakurt sürüsünden ayrilan bir kurt bozkurt sürüsüne alinmaz.

Bozkurt disisi asla bir karakurtla çiftlesmez.
buna akaben , bozkurt sürüsünden ayrilmis bir bozkurtta tekrar o sürüye alinmaz.

Bunlar hos olaylar fakat beni en çok etkileyen konuyu söyleyeyim simdi.

Dünyanin heryerinde av yapmis ve ölümüne yakin bu maceralarini kitaba almis bir avcinin anlattiklarindan bahsetmek istiyorum.
aslinda kitabi 2 kisi yaziyor ve ural daglarinda yaptiklari bir avdan bahsediyorlar kitapta.
7 kisilik bir avci ekibi 2 de rehberleri var . av sirasinda bir Bozkurt sürüsüyle karsilasiyorlar.
bu kurt Türünden her yerde olmadigi için hepsini avlayip doldurmak istiyorlar.
Avcilari farkeden sürü , Lider Bozkurt esliginde ormana giriyor . Tüm sürü ormana girince içlerinden üçünün geri geldigini görüyor avcilar.
Sanki vurulmayi bekliyormuscasina oracikta öylece duruyorlarmis. Tabi ayiya bile kafa tutabilen güçlü çeneleri Av tüfeklerine karsi yetersiz kaliyor ve üçüde vuruluyor.
Sürüyü kaçirmak istemeyen avcilar ... Rehberlerin " Ormanin bu bölümü çok sik ve dik yamaçlidir "uyarisina ragmen , sürünün pesinden ormana giriyor.
Avcilardan birini sokan bir yilan yüzünden av yarida kaliyor ve dönmek zorunda kaliyorlar. Sürüye ulasamiyorlar yani.
Dönüste vurduklari 3 kurtu almaya geldiklerinde , Kitabin yazari ölene kadar unutamayacagini söyledigi bir manzarayla karsilasiyor.
not :Kurtlar ölen bir baska kurtu yerler ..... fakat yavrularina yedirmezler.
Kurtlardan biri ölmüs , birisi ise ölmek üzere ve aci çekiyor... Sonuncu kurtsa kaburgasiyla kalça kemigi arasindaki bölgeden yara almis , ayakta duramakta zorluk çekmesine ragmen Ölen kurtu yemeye gelen 4 karakurt'a kafa tutuyor... 4 Karakurt ise Yarali bozkurt yüzünden ölü Bozkurta yaklasamiyor.

Avcilari gören karakurtlar hemen kaçiyor . Onlarin uzaklastigini gören Bozkurt , agir yarali olan ve aci çeken diger Bozkurtun bogazini isiriyor ve öldürüyor onu. Sonrada kendi düsüp ölüyor.
Ölen ilk Bozkurtun da bogazindaki dis izlerini farkedince , daha fazla aci çekmemesi için arkadasi tarafindan öldürüldügüne kanaat getiriyorlar.
Üzerlerine dogrulmus namludan korkmayan Bozkurtlar ve diger gördükleri avcida hayranlik uyandiriyor.
Kurtlari doldurmak yerine gömmeyi daha uygun buluyor . gömme islemi bittikten sonra yerdeki kanlara dakikalarca bakiyor. Altin kaplama biçagiyla koluna bir kesik atiyor ve
Bozkurtlarin mezari yanindaki karlara kendi kaniyla tek bir kelime yaziyor SORY (Üzgünüm)
Alinti (1)


--------------------------------------------------------------------------
Göktürklerden geldigi bilinen iki destandan biri Bozkurt Destani ve digeri Ergenekon destanidir. Her ikisi de kurttan türemis olundugunu gösteren bu efsanelerin, biz günümüze ulasabilen ve sekil degistirip Türk dünyasinin muhtelif mekânlarina uyum saglayan uzantilarindan hareketle, kurdun Türk inanç sistemindeki yerini belirlemeye çalisacagiz [1].

Erken devir Türklerinde en önemli hayvan sembollerden birisi kurttur. Türklerde türenilen varlik olarak sayilan kurtlar daha ziyade Gök menseli olarak kabul edilmistir. Erkek kurt resimleri, kaya resimleri (petroglifler) nde saman ve kam aletleri ve elbiselerinin üzerinde yer almistir. Zamanla kurt, devlet, hükümdarlik ve yigitlik gibi kavramlarla iliskilendirilmistir. Göktürk ve Uygur devri Türk freskolarindaki kurt basli bayrak tasvirleri görülmektedir. Burgut Abidesi ile Buncikes saray freskoda görülen erkek ve disi kurtlar türeme efsanelerinin sanata yansimasidir. Oguz’a yol gösteren gök yeleli erkek Kurt’un günesten çikmis olmasi Kültigin Kitabesinin dogu tarafindan “Tanri güç verdigi için babam hakanin ordusu Kurt gibi düsmani koyun gibi imis” gibi ifadeler Kurt’un Gök ehli olduguna isaret etmektedir [2].

Türkler zevk, düsünce ve inanislarina göre bazen bir renge ilahi bir boya da vermisler ve onu Tanrinin rengi gibi görmüslerdir. Uygurca Oguz Kagan Destani’nda “Ufukta bir Kurt (Börü) görünür. Oguz Kagan’in ordusu kurdu izler, kurt bir yerde kayip olur. Oguz hakan Tanri bizim buraya gelmemizi buyurdu, deyip orada durur” Gök Kurt, Tanrinin alameti ve habercisi gibi Türklere yol göstermistir [3]. Mavi seye karsi saygi bütün Türk halkalarinda vardir. Eski inançlara göre bu renk Tanri rengidir. “Gök” kelimesi genel olarak yasamak yenilenmek gençlesmek yesermek anlamini verip göyermek bu anlamdadir.

Nuh Efsanesinde Tufan’dan sonra Nuh’un oglu Yasef’e de Turan denilen Türk topraklari düser ki, efsanelerde Türkler bu Yasef’den gelmistir. Yafes’in ogullarindan birisinin ismi Maruh ve Onun Lakabi Türk’tür. Türkçeyi ilk defa ortaya çikaran bu kisidir. Bundan dolayi kendisine Türk denilmistir [4].

Çin kaynaklari Kök Türk Kaganligi Fetret devrinden çikarken liderligi üstlenen yol gösteren A-shih-na (Asina) ve Ashih-teler(Asite) isimli iki ünlü aileden söz etmektedir. Çin yilliklari Kök Türklerin Hunlarin bir kolundan geldigini açiklamaktadir. Efsaneye göre bu asiretin adi Asina’dir. Kök –Türklerin atalarini düsmanlari tamamen imha edince bir tek çocuk kurtulur. Kollari ve bacaklari da kesilmis olan bu çocugu kurt besler. Efsaneye göre Tanri bu kutlu soyun yok olmasini istememistir. Çocuk ile Kurt birlesirler ve dünyaya 10 çocuklari gelir. Kurt Tanri’dan gelen buyrugu dinleyerek bunlara yol gösterir. Çogalan bu aile Asina adini alir ve çadirlarinin önüne Kurt basli bir sancak asarlar[5].

Adilhan Adiloglu, Kurdogan’i izah ederken, Türk mitolojisindeki Al-Ruhu, demir –demirci kültü ile baglantilayip etimolojik tahlilinin yani sira kahramanin destandaki yeri itibariyle de tezini savunmakta ve Sümer –Türk baglantisindan da delil getirmektedir[6]. Ayrica, yazar Karaçay Balkar ve Oset Nart destan kahramanlarindan Örüzmek’den söz etmektedir. Bu Kafkas destan kahramani gökten gelmis bir tasin içinden çikmis ve bir disi kurdun sütüyle beslenmistir[7].

Bu tahlillere bir boyut daha eklenebilir. Türkçede ala, kir ve boz büyük ölçüde esanlamli olup yekdigerlerinin yerine kullanilirlar. Türk mitolojisindeki geyik “ala geyik” tir. Kurt “Bozkurt”tur. At “kir at”tir. Es anlamli bu üç kelime Kara ve Ak’in karisimi karsiliginda kullanilir. Buradaki kara, siyah degildir. Ak da beyaz degildir. Kurt Alagan bize göre Bozkurt demektir.

Karaçay –Balkar ve Oset Nart destanlarinda “Ala wgan” ve “Kurdalagon” adli kahramanlar vardir. Iri cüsseli olan Alawgan kendisine uygun bir kiz bulamayinca “emegen” (dev) bir kadinla evlenir. Alagan’in etimolojisini yapanlar bu kelimeyi “alanlarin Kurt soyundan olan demircisi” veya “ Kurt Soylu Alangan” seklinde izah etmektedirler[8].Al –Ruhu veya iyesi koruyucu bir iyedir. Iyelerin ak veya kara iye olmalari arasinda çok ince bir çizgi vardir. Nihayet her ikisi de iyedir. Kara iyeler kendilerinden korunulmak için onlardan çekinilir. Ak iyelerden ise yardim alinabilmek için onlara iyi davranilir. Od –ates hastalik mikroplarini yakarak öldürür. Aklar paklar. Ancak ister ise her seyi yakar. Kutsalligina inanilan Kurt gücü temsil ederken, icabina riayet etmeyene karsi da bu gücünü cezalandirici olarak gösterebilir.

Azerbaycanli halk bilimci I.M. Hekimoglu’na göre Karapapah Türkleri arasinda yasayan halk inançlarina göre kurt ile Boz donlu Kurt ayridirlar. Donu boz olan Kurt, bozkurt hayati boyunca sadece bir kurtla çiftlesirler. Disisi veya erkegi ölen bir bozkurt baska bir kurtla çiftlesmez. Halk arasinda birbirini çok seven çiftler için bozkurt benzetmesi yapilir. Bu tür çiftler ardi sira ölürler. Anadolu’da bu türden ölümler için “dayanamadi yanina gitti” denilir[9].

Kirim Tatarlari Kipçak bölgesinde Kurt’a “Börü” ve Kirsal kesimde ise “Kaskir” veya “Kurt” denilmektedir. Kurta Kaskir (Kasi kir olan) denilmesi kurdun adinin telaffuz edilmek istenmemesindendir. Kurt kutsal olup tekin olmayan diger güçler gibi onun isminin telaffuzundan kaçinilir. Aile fertleri içerisinde hanimin esinin ismini vermemesi inancinda oldugu gibi. Kirimda Kurt ismi genellikle “Börü” kelimesi kullanilarak karsilanir. Kirim’da halen köy, nehir ve mahalle ismi olarak Kurti adi vardir. Tatar-Türk düsüncesine göre “Kara Oguz nerede var ise, kurt da orada vardir”[10].

Kurt ile ilgili inanç muhtevali tespitler gündeme “don” kavramini da getirmektedir. Halk sufizminde de tuttugu önemli yer itibariyle Kurt Donu’na girilebilmis oldugu fikri agirlik kazanmaktadir. Güvercin, Aslan, Geyik donuna girilebildiginin örneklerini biliyoruz. Kurt bazen canavar kelimesi ile karsilanabilmektedir. Bu anlamda Kurt siradan bir hayvandir. Kendisinden türetilmis olunan, yol gösteren, manevi güç yüklü, kut bulmus olan kurt boz olan ismi verilmesinden çekinilen ve ondan bahsedilmesi gerekince Kirkas-Kaskir gibi isimlerle tanimlanan kurttur. Bu kurt sergiledigi yasam tarzi ile örnek olmaktadir. Donuna girilen kurt budur. Bunun payi ayrilmaktadir. Zira bu kurdan semavi boyutu vardir. Bunun verebilecegi muhtemel zararlardan korunmak için de bir takim saçilar yapilmaktadir. Mesela ona nezir adanmaktadir.

Kamizmde “Angir” diye bilinen kutsal bir kus vardir. Bu kus öterken aglar gibi sesler çikarir, bu kusun eti yenilmez, öldürülmesi halinde bir felaketin olacagina inanilir. Köpegin, Börü – Kurt gibi ulumasinda da baykus da oldugu gibi ölüm getirecegine inanilir. Köpegin kurt gibi ulumasi gözüne kötü ruhlarin kara iyelerin görünmesi sebebiyledir. Bütün köpeklerde bu türden iyelerin hasleti yoktur. Sadece anlinda “Görmekçi” denilen iki benek bulunan köpekler bu iyeyi görebilir ve görünce de aglarlar[11].

Anadolu’da baykusun görünmesi ve köpegin kurt gibi ulumasi ölüm haberi olarak bilinir. Onlari uzaklastirmak onlara yiyecek verilir. Bu, kazayi savmak için yapilmis bir sacidir.

“Türük Tengrisi”, “Türük Hakani”, “Türük Buyruku” ve “Türk Budunu” bir bütünü olusturuyordu. Türkün Tanrisi; Türke Budununu Türk Hakaninin Türk Buyrugu üzre yönetmek üzere kutsamistir[12].

Türk kaganlari kendilerini, insanlari idare etmek üzere Tanri tarafindan görevlendirilmis olarak kabul ve taktim etmis böylelikle de hâkimiyetlerini ilahi bir mense’e dayamamislardir. Onlar Gök tarafindan tahta çikariliyordu. Onlara gök ve Yer tarafindan hayat veriliyordu. Kutsal degil kutlu idiler. Tek Tanri Inancina dayanan ve Gök dini diye isimlendirilen din Gök Türklerin dini idi. Bu dine Tengricilik de denilmektedir. Bu dinde Kaganlarda Gök’de kut buluyorlardi[13]. Göksel bir varlik olduguna inanilan Kurt’da süphesiz Tanri degildi, Göksel olmasi itibariyle Kut bulmus olacagindan sadece kutsaldi. Kut bulmus kaganin bayragina kutlu hayvan Kurt yakisirdi.

Erzurum ve çevresinde dogum yapacak hanimi al basmamasi için yastiginin altina bir parça Kurt derisi konulur. Kadini ve çocugu koruyacagina inanilan bu uygulamanin derinliklerinde Ata Ruhu, Kurt Ata inanci olmali[14].

Güney Dogu Anadolu’da kirsal kesim ebelerin de mutlaka bir Kurt Kafatasi kemigi bulunur. Ebeler kirk basan çocuklari bu kurt kafatasini hamam tasi gibi kullanarak yikarlarsa çocuklarin sifa bulacagina inanilir[15].

Karaçay Türklerinde hamile kadinlar yanlarinda kurt disi tasirlar. Dünyaya gelmis erkek çocugun besiginin dört yönüne kurt resmi çizerler[16].

Kuzey Azerbaycanda logusa kadinin yastiginin altina bebek erkek ise; kurdisi, biçak,kurt agzi, kartal gagasi, kemik konulur. Kiz olsa dopak, makas, igne, sap, üsküf, ayna konulur[17].

Sarikamis, Kars ve çevresi Türk asiretlerinde erkek çocugun büyüyünce cesur olmalari için burun kanatlari igne ile delinip buradan kurt kili geçirilir. Bu yörede çocuk besikleri için yapilan koruyucu büyülerin içerisinde Kurttirnaginin da konuldugu olur.

Salincakta sallanmakta olan kiza çubukla vurulur ve aniden nisanlisinin ismi sorulur. Kizin ismini söyleyecegi genç erkege hemen gidilip müjde verilir ve kiz istetilir ogullari olur ise kurt disi ve kurt damagi ile yikanilir. Böyle çocuklarin cesur olacagina inanilir[18].

Mogollar’a yenilen Kumanlarin bir kisminin Kafkasya çevresine ve Gürcistan’a iner, bir kismi da Bönek’e inip Hiristiyan olurlar. Hiristiyan Kumanlarin Samanliktan / Tengricilikten bir türlü ayrilamadiklari belirtildikten sonra “Bönek gece çadirindan çikarak kurt gibi uludu Kurtlar buna cevap verdi. Buradan düsmani yenecegini anladi”[19]. Kaskarli Mahmut’un verdigi bilgiye göre hamile kadina “tilki mi yoksa kurt mu diye sorarlar. Tilki diye cevap verenin kizi, kurt diye cevap verenin ise oglunun olacagina inanilir [20].

Bulgaristan Türklerinde Hidirellez de üzerinden atlanilan atesten alinan közün üzeri örtülür. Sabahleyin külün üzerindeki sekillere mana verilir. Sekiller kurt izine benzer ise mutluluga yorumlanir. Kurt gelecekteki basarilarin simgesi olarak kabul edilir[21].

Bu tespitte yeniden dogusun simgesi olan Hidirellez motifi koruyuculugun simgesi olan od/ates/ocak ile ve gelecekten haber veren yol göstericiligin simgesi olan Kurt motifi ile birlesmistir.

Avar ve Kumuklarda da köpegin kurt gibi ulumasi ölüm haberi olarak algilanir [22]. Kirim’da köpegin kurt gibi ulumasinin ugursuz isareti oldugu inanci çok yaygindir. Kötü bir haberin gelecegine yorumlanir. Yol gösterici gelecegin iyi haberinin müjdeleyicisi olarak bilinen kurdun uluma seklinin köpek tarafindan taklit edilmesi halinde ugursuzluga yorumlanisi anlamli olmali. Kafkasya’da Kumuk ve Nogaylar arasinda köpegin kurt gibi ulumasi, onun gözüne bazi kara iyelerin görünmüs olmasi seklinde izah edilmektedir.

Tatar Türklerinde insan ismi olarak Kurtnezir’in olmasi Kurt Nezir, kurda adak, veya kurdun adagi demektir. Nitekim Muhammed Nezir, Muhammade adak kurban, veya Muhammed Adagi kurbani demek olmaktadir. Kurdun kutsal oldugu dönemdeki bir ifade biçimi Islamiyet’te içerigini yitirmeden sürmüstür. Yine Kirim Türklerinde Seyit Börü, Seyit Kuvtov ve Kurt Seyidov gibi insan isimleri vardir. “Seyit” bilindigi gibi Hz. Muhammedin soyundan gelenlere verilen bir isimdir.

Don degistirme itibariyle kurt bahsine tekrar dönülecek olursa, Cebe kelimesi metinlerde, migfer bazen de Cübbe karsiligi olarak kullanilmaktadir. Kurt’un basta, migfer’de veya sirtta, kaftanda olusu onun genel anlamda “don” karsiliginda kullanilmasindan kaynaklanmaktadir. Sahis böyle bir dona bürünmüs olmaktadir. Kurtcebe, Kurtdonlu demek olmali. Nitekim Kurtcebe ismini, insan ve aile adi olarak taniyoruz[23].

Karaim Türklerinde köklü bir kurt kültü vardir. Karaimlerde Kurttan türemis olma inanci çok yaygindir. Karaimlerde sik tekrarlanan bir söze göre “Temelimiz kurttan olmustur”[24].

Kurtlu insan ismi de Karaylarda ve Tatarlarda çok yaygindir. Zikir kurt, Kurt Nezir gibi isimlere rastlanilabilmektedir. “Allahim bizi kurttan bagisla” seklinde diye baslayan dua örnekleri vardir. Afganistan Hazara Türklerinde Muhammet Nezir diye insan ismi vardir. Dede Korkut Destani’nda “...Kara basim kurban olsun kurdum sana...”[25]bir zikir midir?

779 senesinde Yablakar ailesinden Börü /Bögü Kagan’i öldürerek Tun Baga Tarkan tahta geçmistir. Göktürk- Uygur dönemi Türk tarihinde çok sayida içerinde Kurt veya Börü geçen insan ismi vardir. Börü siradan insan ismi olmayip soylulara mahsusdur.

Kurt, Türk Onamastigi’ne de dogal olarak yansimistir. Yörüklerde “Kurt Cemaati” isimli bir cemaat var olmustur[26]. Kurdun toponomiye yansidigini dag, ova, kasaba, kaya isimlerinde sikça görebiliyoruz.

Baglamak, baglanmis olmak, bagi bozmak halk inançlarinda yeni evli çiftler için iliskide basarisiz olmalarini saglamak için yapilmis bir nevi büyüdür. Bu büyüden korunmak ve gerektiginde kurtulabilmek için bir takim inançlar tasinir ve uygulamalar yapilir. Biz bu koruma ve kurtulma tatbikatlarindan kurt ile ilgili olanlar üzerinde duracagiz. Zira Kurt Ata ve Kurt ana inançlari dogurmak ve dogurtmak fiilleri ile ilgilidirler.

Hakkâri’den yapip yayinladigimiz bir tespit de çocuk yasta erginlik yasinda ve yaslilikta kiz ve hanimlarin kemer tokasi farklidir. Erginlik yasindan sonra genç kizlar tokasinda kurt kabartmasi olan gümüs kemer takarlar. Bu kemerler çoluk çocuga karisildiktan sonra yeni genç kizlara birakilir[27] Bu tespit bir çocuk yasta ve yaslilikta yani dogurganlik yasindan evvel ve sonra kurttan üreme ile ilgili korumasinin olmadigimi düsündürmeli.

Maras, Adiyaman ve Kayseri’de kurt kani ile sigara kâgidina özel tilsim yapilip oglanin kapisinin esiginin altina gömülür ise ve gömen sahis arkasina bakmadan oradan uzaklasir ise, damadin ay dört defa oluncaya kadar esi ile birlesemeyecegine inanilir[28].

Hakkâri’nin bazi yörelerinde bagli çiftlerin baglarini bozmak için gelin ve damat parmaklarini kurt kanina bularlar ve kanli parmaklarini çaprazlastirarak çarpi isareti gibi yaparlar[29]. Orta ve basparmakla yapilan bu çapraz isaret çocuklar arasinda küs isareti olarak bilinir. Ayni isareti kollarin baglanmasi seklinde yapilinca yapanin kismetinin kesilecegine inanilir.

Bagli gelin ve damadin baglarinin bozulmasi için de uygulanilan bir takim yöntemler vardir. Güneydogu Anadolu Türkmenleri ve Hakkâri yöresinde bagin bozulmasi için çiftler kurt postu üzerinde birlestirilirler. Toros Türkmenlerinde bu arada Alanya ve Antalya’da henüz vurulmus kurdun sogumamis kani ile bagli çiftlerin cinsel organlari yakinilir[30].

Ergenekon efsanesindeki Türk genci ile birlesen disi kurt Emel Esin’e göre semboliktir. Bu disi kurt Bozkurt donuna/kiligina girmis düsmandan kendisini ve yarali Türk gencini korumus bir Türk kizi kadin kam olabilir[31].Kurt veya Bozkurt donuna girebilmis olma konusu üzerinde ayrica duracagiz.

Umay gibi, ananin da (kurdun) çocugu korumak rolü oldugu düsünülür ise çocugu kurtaran kadin kamin disi bozkurt gibi tasavvur edilmesi akla gelebilir[32].

Gök Tengri Yaradilis Efsanesinde erbah kurt, yerini disi kurda birakir. Efsaneye göre, düsmanla yapilan savasta sag kalan bir erkek çocugu bilindigi gibi kurtaran disi kurttur[33].

Kurt Baba isimli Anadolu’da yatirlarin oldugu bilinmektedir. Geyik Baba yatirlarindaki ulu zatlarin Geyik donuna girisleri ile ilgili efsanelerin varligi bilinmektedir. Bilindigi gibi Babalar adeta geçmislerin Kamlaridir. Konya’da ki Kurt Baba, Kastomunu’daki Kurt Seyh, Konya Tavsanli’daki Kurt Dede’nin Kurt ismini almis olmalari incelenebilir.

Halk Efsanelerinde sekil degistirme cezalandirma, Beddua sonucu olusma, keramet gösterme, utanma duygusunu yerme gibi durumlar sonucu olusur. Sekil degistirme, tasa dönüstürme gibi süreklilik arz eder. Keramet sahibinin kendisini baska bir sekle sokabilmesi halk inançlarin da don degistirme olarak bilinir. Don degisen kutlu kisi, girecegi donu kendisi seçer. Bu arada hayvan donuna da girebilir. Muhakkak ki seçilen donun ve degisik donlari seçmis olmanin da sistem içerisinde yeri vardir[34].

Disinden, kilindan, tirnagindan, yagindan, pöstekisinden, kanindan, kafatasindan korunmak ve kurtulmak için yararlanilan kurt seccadelerinden mezarinin topragindan Çinarinin yapragindan yararlanilan adeta bir ulu baba, ulu dededir. Bu görünümü ile Kurt, Kurt atadir. Türklerdeki Baba Kültü ile Kurt Ata Kültü uyusmaktadir.

Güney Türkistan’da; Börü Han, Börü Nisa, Börü Nisan, Börücan gibi kiz isimleri ve Börü, Börübey, Börcübek, Cinborü gibi erkek insan isimleri kullanilmaktadir. Bu bölgenin Türkleri yasamayan çocuklarini esnetilmis Kurt derisinin agiz kismindan geçirmektedir. Böylece yasayan çocuga Börü ismi verilmektedir[35].

Türk Dünyasinin birçok yerinde çocugu yasamayan anne çocugunu bir yatira satar. Böylece çocugun yatirin korumasi altina girdigine inanilir. Bu tür çocuklara ya yatirin ismi verilir veya cinsiyetine göre Sati veya Satilmis adi konulur. Bu çocuk hayatinin dönüm noktalarinda o türbeyi ziyaret eder.

Güneydogu Anadolu Hakkâri agirlikli Pinyanis asiretinde kurt silahla vurularak öldürülmez. Bunu yapan sahis asagilanir. Kurdun zararsiz hale getirilmesi için özel sürek av yöntemleri vardir. Bu kurda saygili bir uygulama biçimidir.

Saim Sakaoglu yaptigi konu ile ilgili çalismada da Borak asiretinde kurdun uguruna inanildigini kurt basina kutsiyet izafe edildigini, Pervaride kurda atilan tüfegin patlamayacagina inanildigini, belirtmektedir[36].

Güney Azerbaycan’da yasayan Kasgay Türklerinde Kurt’a küfredilmez. Kurdun evcil olmayan hayvanlar arasinda itibarli bir yeri vardir[37].

Anadolu Azerbaycan ve bir kisim Kafkasya cografyasini da kapsayan Dede Korkut Destani’nda yukarida da belirtildigi gibi “...sudan kiçdi bu kez bir kurda tus oldu. Kurt yüzü mübarek dür”[38] ifadesini biliyoruz. Kurt yüzü mübarek bilinmistir.

Stalin’in Karaçaylari Kafkasya’dan sürmeden evvel 1940 lardan önce davasi mahkemeye akseden Karaçay Türkleri yemin ederlerken ellerini kurt kirisine basarlardi. Üzerine yemin edilen nesne yalan söylenilmesi halinde yalan söyleyeni çarpan, çarpma gücünün olduguna inanilan seydir. Kutsaldir. Mukaddes olarak kabul edilir.

Karaçaylar 1940 yilindan sürgüne gönderilinceye kadar yetiskin insanlarin ahsap karyolarinin yan taraflarina oyarak kurt resmi yaparlardi[39] Kurdun birçok bayrak, flama, kokartta yer almis olmasi ayni inancin bir ürünüdür. Naksedilmis kurt motifinin koruyuculugu inancinin bir sonucudur. Bu koruma bazen yol gösterme seklinde de olabilmektedir.

Igdir Soykirim Anit ve Müzesi’nin rölyefleri arasinda asker, kurt, kartal ve at motifi yer almistir[40] Bunlardan her dördü de koruyucu, kurtarici, yol göstericiligin Türk tefekküründeki simgeleridir.

Bozkurt ve Türeyis Destanlarinda oldugu gibi Cengiz Han Destaninda da Kurttan türeyis vardir. Bahattin Ögel Dogu Sibirya ilkel kavimlerinin de atalarinin kurt olduguna inandiklarini belirtmektedir[41].

Kurt motivinin Türk Dünyasi’nin muhtelif kesimleri ve Kizil Derili efsanelerinde yer aldigini Etrüsler’den bahisle yapilan karsilastirmali çalismalar da olmustur[42]. Ancak biz yazimizin kapsamini fazla genisletmek istememekteyiz.

Biz 2000 yilinda katildigimiz Kos-Agaç, El –Oyun Kültür Senliklerinde Kurt Basli filamanlara sahit olduk. Bölge kazilarimdan çikarilan arkeolojik buluntular Daglik Altay Müzesine konulmustu[43].

Kafkasya Türkmenlerinde 16-30 Ocak tarihleri arasinda günlere “Kurt Günleri” denir[44]. Gagauz Türklerinde her yil kis aylarinda “Canavar / Kurt Yortusu” yapilir. Basalma (Besleme) Mikail Çakir Etnografya Müzesi’nde bu yortulari anlatan dokümanlar vardir[45].

Nazar, kem gözden korunmak Türk halk inançlarinda önemli bir yer tutar. Nazar muhakkak bizzat görülerek yapilmaz. Giyaben de nazar degebilir. Sadece canli ve cansiz mala degil insanlara bilhassa çocuk ve kadinlar nazar olabilirler. Nazara ugrayan mal mülk zarar görünebilirken, insanlar hastalanip ölebilirler. Nazar için yari ölümdür, denildigi olur. Nazar‘dan korunmak için bostanlara kurt kafasi dikilir.

S.Sakaoglu’nun Sitki Aras’dan derledigi bir bilgiye göre, uguruna ve yararina inanilan “Kurt Yagmuru” bulutsuz ve günesli havada yagar. Bu esnada kurdun dogurmakta olduguna inanilir[46]. Bu tespiti biz diger kaynaklarla teyit ettik.

*************Afyon – Bolvadin’de yasayan Karabagli Karapapah Türkleri Nevruz ( Yenigün) de tarlaya “Kurt Kafasi” dikip bereketi cezbetmek için Onun etrafinda dönerler[47].Kurt kafasinin koruyuculuguna da inanilir. Bu uygulamada Artova-Tokat’da vardir.

Kumuk Türklerinde Börü Gözü (Kurt Gözü)nün nazara karsi koruyucu etkisi olduguna inanilir. Aile fertleri arasinda ihtilaf çikmis ise geçimsizligi gidermek için, ihtilaflilarin arasindan geçilir. Böylece dargin çiftlerin baristirilacagina inanilir. Bu uygulama bizzat yapilamaz ise, temsilen de yapilip Küsler baristirilir[48].

K.Afganistan Türklerinde Kurt Disi çocuklarin nazardan korunmalari izin kullanirken, Türkmenler çocugun kalpagina, Özbekler Kelepos’una ve omuzuna kurt disi takarlar. Kurt disi Türkiye Türklerinde de nazar boncugu olarak kullanilir ve mavi boncukla birlikte kizlarin saçina örüklerinin içine erkek çocuklarin omuzuna, yakasina ve besigine takilir[49].

Türkiye’de muhtelif vesilelerle belirtildigi gibi, bebegi yasamayan kadinlara ve çocuklara yapilacak koruyucu uygulamalarda “ kurttan yararlanma ile ilgili inançlar da vardir. Bu arada nazarliga kurt disi ve kurttirnagi takilir. Bebek kurt derisinin agzindan geçirilir. Cesur olmasi istenilen erkek çocugun burun kanadi delinerek buradan veya kulak memesi deliginden kurt kili geçirilir. Kirk döneminde çocuklar kurutulmus kurban gözü ile oldugu gibi, kurt gözü ile de banyo yaptirildigi olur. Içerisinde kurt disi, kurt postu, kurt tirnagi olan nazarliklar besik veya salincaga takilir[50].

Güney Türkistan’da durmayan (yasamayan) erkek çocuklar için özel yapilmis kurtagzindan çocugun büyükbabasi veya büyükannesi çocugu geçirir. Anadolu’da ise kurdun çesitli fonksiyonlarina Türk Dünyasinin diger kesimlerinde oldugu gibi, inanilir[51].

Özbekistan’da bebegi nazardan korumak için onun basina nazarlik olarak Kurt Kemigi, Kurt disi, aci isirik (üzerlik) Sarimsak ve igne konulur, muska yapilir[52].

Anadolu’da Ballayan Türkmen asiretinde kötü kisinin nazarindan korunmak için okunarak agzi baglaninca, iki muska yapilir. Bunlardan birisi ulu bir agacin altina digeri esigin altina gömülür[53]. Buradan hareketle korumada agiz baglama bahsine geçecegiz.

Ege ve Akdeniz bölgesinde; Bozkurt’un disini cebinde tasiyan kimseye nazarin degmeyecegi ve bu kimsenin uykusunda sayiklamayacagi inanci vardir. Bozkurt’un kurtulmus gözü toz haline getirilerek sürme gibi göze çekilirse, o gözün iyi görecegine hiç agrimayacagina inanilir. Bu yörede gece kurtlardan bahsedilmez, aksi halde bir kil koparilir veya atese çivi atilir[54]. Bu tespitte yanilmiyorsak Bozkurt’un ak iye, diger kurtlarin kara iye görünümü var. Her iki kurtta da halk inancina göre bir kuvve tespiti yapilmistir. Ancak fonksiyonlari farklidir. Boz olmayan kurdun muhtemel zararindan korunmak için demir ve ates kültleri devreye girmistir. Anadolu’da yilan, cin gibi varliklarin isminin gece geçmemesine özen gösterilir.

Bolvadin – Karabag Türkmenlerinde agillari nazardan korumak için kapinin önüne bir sirik dikilir ve üzerine kurt basi takilir[55].

Azerbaycan’da su biçakla baglanir. Kurtagzi Türk dünyasinin birçok yerinde keza biçakla baglanir. Anadolu’da kiz istenilince ailesinin ve imtahana girince ögretmenlerin agzi igne ile baglanilir. Ayrica yol baglamak, kapi baglamak ile ilgili inançlar da vardir.

Anadolu’daki “kurtagzi baglamasi” uygulamasi Bayir –Bucak Türkmenlerinde de vardir. Evcil bir hayvan dagda, merada kalip köyüne dönmemis ise, o hayvana kurdun zarar vermemesi için merasim ve dualari yapilarak kurdun agzi baglanir. Beklenilen hayvan çiftlige dönünce, açliktan ölmemesi için kurdun agzi açilir. Bu uygulama Güney ve Kuzey Azerbaycan Türklerinde de vardir[56].

Karaçay Türklerinde de kurtagzi baglamak vardir. Bunun için biçak kinindan çikarilir ters çevrilir, biçak ve kini ilgili duasi okunarak birbirine baglanir. Hayvanlar otlaktan salimen dönünce, kurt açliktan ölmesin diye ilgili dua okunarak biçak ve kini açilir. Buna kurdun agzinin açilmasi denir. Bu uygulama da “biçak” ve “baglama –baglanma” temalarinin yani sira halk inançlarindaki merhamet motifi de yer almaktadir. Kurdun avlanmasi onun mesru yoldan rizkini aramasidir. O’na mani olunmamalidir.

Kuzey Kafkasya’da Tabasaranlar’da köyden birinin inegi itse(kaybolsa)Molla kurdun agzini baglar. Kurtagzi baglamak Karapapak, Kirmanç ve Kumanlarda da vardir[57].

Koyun Abdal’in baglarda koyun sürüsünün otlattigi koyunlarin meyvelere hiç dokunmadan sadece otlari yedigi koyunlarin baglara zarar vermeyecegini koyun abdal’in garanti ettigi anlatilir. Koyunlar halisane otlatilir ise sadece riziklarini yiyebilecekleri inanci ulu zatlarla ilgili anlatimlarda çok sik rastlanilir[58].

Azerbaycan’in Kazak bölgesindeki bir inanca göre hiçbir disi kurt erkek yavrusu ve erkek kurt da disi yavrusu ile çiftlesmez. Kurtlarin yakin çevrelerindeki hayvanlarini parçalamasi ilginçtir. Karinlarini doyurabilmek için baska muhitlerden hayvan bulurlar[59].

Enver Börüsoy’un bir arastirmasina göre; Kurt saldiracagi kimsenin dikkatini çeker, saldiracagini duyurur. Aniden ve arkadan saldirmaz. Her kurdun saldiracagi kendi sürüsü vardir. Birbirlerinin sürülerine saldirmazlar. Azerbaycan’in Kazak bölgesinde çobanlar bakmakta olduklari sürülerin sahiplerinden “Kurt payi” alirlar. Kurt payi kurtlarin hakki olarak bilinen bir miktar ettir. Çobanlar 10-15 kilo kadar eti yemeleri için kurtlara ayirir ve onlarin rahat yiyebilecekleri yerlere koyarlar. Kurdun payinin ayrilmasi anlasilan zahiri mahiyetinin yani sira Batini boyutu ile nasiplerinin paylasilmasi olayidir. Kurdun da rizki bir yerden gelmelidir. Onun da beslenme hakki vardir. Anadolu’da ekin topraga atilirken “kurdun ve kusan payi” ilaveten topraga serpitilir. Nevruz uygulamalarinda ambar temizlemede kurdun – kusun payi Anadolu ve Güney Azerbaycan da çok gözetilir.

Türk Dünyasi’nin hemen hemen her yerinde görülen “Kurt Agzi Baglama” uygulamasinin derinliklerinde helal –haram ve rizk-nasip inanci vardir. Kurdun agzi baglanilarak ölüme terk edilmesi amaçlanmaz. Kurda adeta yememesi gereken evcil hayvan için isaret verilmis olunur. Evcil hayvan yerine dönünce kurdun agzi açilir. Kurdun agzi çok kere biçakla baglanir. Baglanmak Türk halk inançlarinda bir kodtur. Baglanmak ve açilmak biçak –demirle yapilar. Demir de Türk halk inançlarinda bir külttür. Baglanma ve açilmanin dua esliginde yapilmis olmasi, yapilan uygulamanin Islamilesmis olusundadir. Uygulama da bazen hocanin yer almis olmasi kam’in rolünü üstlenmis olusu ile izah edilebilir. Bazi uygulamalarda bu esnada yakilmis atesin sönüp sönmedigine bakilmasi, sönmüs olmasi halinde kurdun hayvani yemesi seklinde algilanmasi, kurdun hayvani yemeyeceginin isareti olarak kabul edilir. Bize göre bu Türklerde adalet kavraminin antolojik temelinin varligini da gösterir. Tengride kurt, kut bulmus ise, bunun da bir nizami vardi[60]

Kurtagzinin baglanilmasi gibi kurdun içerdigi manevi kuvvetten istifade ile insanlarin agzi, dili, gönlü baglanabilir. Bunun için kurt yagi kullanilir. Inanca göre kurt yagi insanlarin sevimli görünmelerini önler ve sirin konusmalarina mani olur.

Düsmanlik yapilmak istenilen kimsenin agzini, dilini, kapisini baglamak için, o kisinin kapisina kurt yagi sürülür. Böyle kapilari “Bagli Kapi” denilir[61].

Nahçivan’da Kurt’a kutsiyet atfedilir. Kurt’un tekin olmadigina inanilir. Kurt yagi sürülmüs bir ailenin aile fertleri arasinda tatsizlik çikacagina inanilir ve “ Kurt Yagi ile ocak yikilir” denilir[62].

Azerbaycan Türklerinde iki insan arasinda ihtilaf çikmasi isteniyor ise, bunlarin arasini açmak için birisinin üzerine “kurt Yagi” sürülmesinin gerektigine inanilir[63].

Sonuç

Kurt Eski Türk Inanç Sisteminde Tengriden kut bulmus bir canli olup, Tanri degil ancak semavi bir varlik dir. Fiziki ve cinsel özellikleri de bulunan bu varlik boz, kir renkli ve çok kere disi siradan bir kurt olmaktan ziyade kurt donuna giren bir ata ruhudur. Bozkurt olarak mitolojide yer alan bu varlik Ata ruhu, Kam kültünün bütün özelliklerine sahip. Kendisine sevgi ve saygi duyularak yardiminin alinabilmesine çalisilan ve kendisinden korkulup çekinilerek zararindan korunmak istenilen bir varliktir.

Boz kurt’un hayatin her safhasinda fonksiyonunun olduguna inanilmaktadir. Insanlar dünyaya gelmeden, geldikten sonra, isim almalarinda evliliklerinin muhtelif dönemlerinde, bereket edinme, savas kazanma gibi mücadelelerinde, görünmeyen güçlere karsi savaslarinda hastaliklarinda, gelecekten haber almalarinda kurtun fonksiyonuna inanmaktadir. Kurt yasam biçimi ve çevre ile iliskileri itibariyle Türk halk inançlarinda örnek alinabilmektedir.

Kurdun; kani, yagi, kili, postu, disi, tirnagi, kemigi, kafatasi, izi korunma ve kurtulma da halk inançlarinda yerini buldugu, bir kurt kültünün olustugu söylenebilir. Halk inanç kültüründe bu derece derin iz tasiyan Bozkurt son yüzyil da dogal olarak tekrar resmi devlet armalari gibi üst kültür kurumlarina da yansimistir.





kaynakçalar:

[1] D.CICHOCKI, “Türk Mitolojisinde Kurt –Ana Sembolüne Dair” Türk Dünyasi Arastirmalari, 1985, s. 37 sh. 17-30

[2]Yrd. Doç.Dr. Yasar Coruhlu “Türk Sanatinda Görülen Hayvan Figürlerine Gök ve Yer Sembolizmi Açisindan Bir Bakis” Türk Dünyasi Arastirmalari. sh. 17-42

[3] Cevat Heyet “Türklerin Tarihinde Renklerin Yeri” Nevruz ve Renkler (Haz S. Tural, E.Kiliç –Ankara 1996 sh. 55-61

[4]Doç.Dr. Saadettin Gömeç, Kök Börüler ve Arslanlar” Türk tarihi, Subat 2002 sh.42-47

[5]Doç. Dr. Saadettin Gömeç, “Gök Börüler ve Arslanlar” Türk Tarihi, Subat 2002, sh. 42-47

[6] Adilhan Adiloglu, Kafkas Nart Destanlarinda Sümer ve Saka Izleri, Bilge, Kis 2002, sh. 29-32

[7] Adilhan Adiloglu a.g.e.

[8] Adilhan Adiloglu, “Kafkas Nart Destanlarinda Sümer ve Saka Izleri” Bilge 2001 kis. Sh. 29-32

[9] Y.Kalafat, Güney Kafkasya Ankara,2000,sh. 110

[10] Y.K. Kirim –Kuzey Kafkasya Sosyal Antropoloji Arastirmalari, Ankara, 1999 sh. 61

[11] Y.Kalafat –N. Yuguseva “Altay Kamizmi’nin Anadolu Halk Inançlarinda Izleri” Yol, Ekim-Kasim 1999 S. 2 sh. 102-108

[12]Mübahat Türker – Küyel “Bilge Kagan Bir Filozof –Arhant midir” XI.Türk Tarih Kongresi II: C. Ankara.....sh. 255-264

[13] Harun Güngör, “Uygur kagan Ünvanlarinda Kün ve Ay Tanri Kavramlarinin Kullanisi” XI. Türk Tarih Kongresi, Ankara, 199? Sh......

[14] Y.Kalafat, Dogu Anadolu’da Eski Türk Inançlarinin Izleri, Ankara, 1995 sh. 91

[15] A.Riza Yalgin, Anadolu’da Bozkurt, Halk Bilgisi Haberleri, 1931, sh. 20

[16] B.Kayparov “Karaçay Türklerinin Börü (Kurt)la Ilgili Töreleri” As.Alan, Moskova,2000 S.21 sh.1-6

[17] Y.Kalafat, Güney Azerbaycan, S.2031

[18] Y.Kalafat a.g.e. sh. 203

[19] M.Eröz Hiristiyanlasan Türkler, Ankara, 1983; L.Rasonji, Tarihli Türklük Ankara 1971, sh. 132

[20] R.Genç. Kasgarli Mahmut’a göre XI. Yüzyilda Türk Dünyasi, Ankara 1997, sh. 135

[21]S.Birerova, Bulgaristan Alevileri ve Demir Baba Tekkesi, Ist. 1998, sh-76

[22] Y.Kalafat Kirim Kuzey Kafkasya,Ankara 1999 sh. 124

[23] Y.Kalafat.Bakü Ceyhan Kültür Hatti. Ankara 2000 sh. 6

[24] Y.Kalafat Kirim Kuzey Kafkasya sh. 76-83

[22] Dresden 46/5-6 ifadesi ile kurda kurban olunabilmektedir.

[26]S.Çelik, XVI.Yüzyilda Içel Yörükleri Hakkinda Bazi Degerlendirmeler.” Anadolu ve Rumeli’de Yörükler ve Türkmenler, Sempozyumu Bildirileri –Tarsus 14 Mayis 2000 Ankara, 2000, sh. 83-102

[27] Y.Kalafat, Dogu Anadolu’da Eski Türk Inançlarinin Izleri Ankara, 1990

[28] M.Z.Binler “Türk Dünyasinda Evlenme ile ilgili Gelenekler Ankara, 1980 (Basilmamis- Özel arsivimizde)

[29] M.Z.Binler a.g.e, U.Barlas. a.g.e

[30] Gurol Barlas, Hakkari ili Evlenme Töre ve törenleri, Karabük, 1975, sh.45) (Dr. Yasar Kalafat “Alanya Yöresinde Kilit-Bag-Kitlenmek-Baglanmak” Erdem 2002, S. 34-35-36

[31] E.Esin, “Böri” I.Milli Türkoloji Kongresi –Bildiriler- Istanbul 1980, sh. 491-452

[32]Y.Kalafat, Dogu Anadolu’da Eski Türk Inançlari, S. 81

[33] Kurttan Türeme Efsanesi için bk. B.Ögel, Türk Mitoloji, Ankara 1971 C. 1 sh. 13-29

[34] Sekil degistirme konusunda bkz.Yrd. Doç.Dr. B. Köksel, “Gaziantep Efsanelerinde, sekil Degistirme Motifi Üzerinde” III. Uluslar arasi Çukurova Halk Kültürü Bilgi Söleni (Sempozyumu) Bildirileri, Adana 1994 sh. 487-496

[35] Y.Kalafat, Dogu Anadolu’da Eski Türk Inançlari

[36] S.Sakaoglu, “Anadolu Folklorunda Göktürk Efsanelerinin Izleri” Besinci Milletler arasi Türkoloji Kongresi, Istanbul, 25-28 Eylül 1985, Türk Edebiyati C.I. sh. 256-262

[37] Y.Kalafat M.Kiyani, “Kaskayi Türklerinde Sosyal Yasam, Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat, Ankara, 2002 sh. 109 -136

[38] Dresden 45/9-10

[39]B. Kaypenov a.g.m

[40] Y.Kalafat, Güney Kafkasya sh. 86

[41] B.Ögel, Türk Mitolojisi Ç.1. Ankara, 1989 sh. 441

[42] Doç. Dr. Tanilla Aliyeva, “ Türk Dünyasi ve Kizilderililerde Kurt Motifi” Türksoy Dergisi, Haziran 2000 S. 41 –43 sh. 40-43

[43] Prof. Dr. Dimitri Vasiliyev “Sibirya Müzesinde Bulunan Gök Türk Heykel ve Sanat Eserleri Kolleksiyonlari” Uluslar arasi Dördüncü Türk Kültür Kongresi Bildirileri, Ankara 1997 sh. 298-301

[44] S. Kürünov, Kafkasya Oguzlari ve Türkmenler Arastirma –Aktaran ; A. Duymaz, Istanbul 1995 sh. 85

[45] Y.Kalafat, “Gagauz Türklerinde Halk Inançlari ve Bazi Karsilastirmalar”

[46] S.Sakaoglu, a.g.e

[47] Kaynak kisi: Muharrem Bayar

[48] Y.Kalafat, Kirim Kuzey Kafkasya sh. 134

[49] Y.Kalafat Türk Dünyasinda Karsilastirmali Türkmen Halk Inançlari, Ankara 2000 sh. 71

[50] Y.Kalafat a.g.e sh. 34

[51] Y.Kalafat, Türk Dünyasi Karsilastirmali Türkmen Halk Inançlari Ankara 2000 sh. 72

[52] Y.Kalafat a.g.e S.111

[53] Yasar Kalafat, Dogu Anadolu’da Eski Türk Inançlari, sh.116

[54] Sükrü Tekin Kaftan, “Günler ve Hayvanlarla ilgili olarak sürdürülen Batil Inançlar” Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyumu Bildirileri” (17-18 Mayis 2002) Ankara 2002 sh. 137-157

[55] M. Bayar “Karakeçili Yörük Asiretinin Tarih ve Kültür Hayati” Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyumu Bildirileri Ankara 2002 sh. 27-62

[56] Y.Kalafat.a.g.e sh. 149-150

[57] Y.Kalafat Kirim - Kuzey Kafkasya sh. 127)

[58] Z.Gürel, Koyun Baba Ankara 2000 sh. 18

[59]Y.Kalafat, Kirim Kuzey Kafkasya, sh. 207

[60] Türklerde Adalet Kavraminin Antolojik Temeli Konusunda bkz. Mübahat Türker – Küyel “Türklerde Adalet Kavraminin antolojik bir temeli Var midir?” X. Türk Tarih Kongresi III.c. sh. –735-79

[61] Y.Kalafat, Kirim Kuzey Kafkasya sh. 207

[62] Y.Kalafat , Güney Kafkasya sh. 16

[63]Kaynak Kisi: Kamil Nerimoglu Veliyev

__________________


esrarengiz Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bozkurt Temasi Darkman Nokia Logo,Tema 8 13-10-2008 23:28
Bozkurt Wallpapers cüneyt Wallpaper (Duvar Kağıtları) 5 25-08-2008 01:27
Bozkurt Nedir ? Darkman Türk Ve Dünya Tarihi 1 25-05-2008 16:01
Bozkurt rx3004 Tarih 0 14-02-2008 09:22
Bozkurt Destanı DarkgirL Diğer Videolar 0 29-01-2008 13:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:17 .