Bilgi Kulübü kategorisinde ve Tarih forumunda, bulunan Çanakkale Savaşında Rusya konusunu görüntülemektesiniz. RUSYA'NIN HÜSRANI a.Savaşın Başlaması ve Çanakkale Cephesi Rusya artık kağıt üzerinde yaptığı anlaşmaları fiiliyata dökmesinin zamanının geldiğini düşünüyordu. Dünya devletleri ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
a.Savaşın Başlaması ve Çanakkale Cephesi Rusya artık kağıt üzerinde yaptığı anlaşmaları fiiliyata dökmesinin zamanının geldiğini düşünüyordu. Dünya devletleri siyasi çıkarları neticesinde bloklaşmış, olabilecek bir savaş ihtimaline karşı tedbir almaya başlamışlardı. Dünya devletlerinin tedirginlik için hazırlık yapmalarına karşı Rusların sıkıntısı; Boğazlar ve İstanbul üzerinde kilitlenmiş bulunuyordu. Bunu Rus Dışişleri Bakanı Sazanov şöyle dile getirmiştir; Ne yapılırsa yapılsın Osmanlı devleti çökecektir. Dolayısıyla payımızı almaya ve İstanbul ile Boğazları başkalarının yerleşmesini önlemeğe hazır olmalıyız. Sazanov'un kullandığı bu mantıktaki iki yüzlülük şuradadır ki Osmanlı devletini çöküntüye götürecek olan en önemli dış amillerden birini Balkan bağlaşmasını ve onun sonucu olarak Balkan savaşını baştan başa Rusya hazırlamıştır. Rusya hedefleri için ilk olarak Osmanlı içindeki azınlıkları kullanmaktan çekinmedi. Ermenilerin haklarını savunmak bahanesi ile Osmanlı iç işlerine karışarak ordusu üzerinde denetleme hakkı elde etmeye çalışan Rus hükümeti olmuştur. Bir diğer mesele de Slavların bu şekilde karışık halde bulunması ve Avusturya'nın durumdan yararlanabileceği ve Balkanlara egemen olabileceği de Rusya'yı çok fazla tedirgin ediyordu. Ne olursa olsun İstanbul ve Boğazları ele geçirmek istiyordu. Balkan Savaşlarından önce Rusya ile İtalya arasında Boğazlar meselesi üzerinde bir anlaşma yapıldı. Rusya İtalya'nın Trablusgarp üzerindeki hakkını tanıyacak İtalya ise Rusya'nın Boğazlarda emniyet elde etmelerine itiraz etmeyecekti. İngiltere ile Fransa tarafından desteklenmediği için desteksiz kaldı. Türkiye ile de anlaşamayınca Rus hükümeti Balkan savaşının ateşleyicisi oldu. Rusya iyiden iyiye İstanbul ve Boğazlar için endişelenmeye başlamıştı. Kendi ülkelerinin güvenliğini sanayileşen ülkeler karşısında İstanbul ve Boğazlarla güvence altına almaya çalışıyordu. Boğazlar için savaşmaya götüren diğer önemli sebepler de göz ardı edilmemelidir. Boğazları ele geçirmesi halinde hem ekonomisi düzelecek hem de ülke topraklarını kendince güvence altına almış bulunacaktı. En işlek liman ve demiryolları Karadeniz ve Baltık denizinde idi. İkinci yol Alman donanmasının ablukası altındaydı. Birinci yolu da açıp kapamak Türkiye'nin elindeydi. Bu yol açık olsa hem Rusya demiryollarının cephe hizmeti dolayısıyla kuzeye Petrogra'da taşıyamadıkları Ukrayna buğdayını ihraç edip döviz sıkıntısını hafifletecek ve Amerika'dan aldığı silahlar için mali bakımdan İngiltere'ye daha az yük olur, hem de bağlaşıklarından ve Amerika'dan alacağı silah ve cephane ile sonsuz kalabalıklarını yeni savaş kurallarına göre donatabilirdi. Rusya'nın da bu şekilde hareketlerde bulunması gerek İngiltere'yi gerek Fransa, İtalya ve Almanya'yı bir tedirginlik içinde bırakıyordu. Çünkü Boğazlar bu devletler ve güvenlikleri içinde konum itibariyle önem arz ediyordu. Bu devletlerin her birinin Rusya'ya yaklaşımları farklı olmuştur. İngiltere İstanbul ve Boğazların Rusya'ya geçmesinin kabulü karşılığında ileri sürdüğü istek ve şartlar sayılır özetleri aşağıdaki yedi maddede toplanılmıştır. 1.Rus toprakları dışındaki yerlerle yapılacak tecim için İstanbul'da bir sağlam liman kurulması, 2.Boğazlardan tecim gemileri için serbest geçişin sağlanılması, 3.Çanakkale savaşlarına Yunanistan gibi devletlerin katılmasına Rusya'nın itiraz etmemesi, 4.Bulgaristan'la Romanya Rusların Boğazları almasından kuşkulanmaktadırlar. Rus hükümeti onları yatıştırmaya çalışacağını ve keza onların bizim tarafa katılmalarını kendileri için faydalı kılacağını İngiltere hükümeti umar. 5.İslam kutsal yerleri ve Arabistan Müslüman bir yönetim altında kalmalıdır. 6.1907 tarihli İngiliz-Rus anlaşmasına göre tarafsız sayılan İran bölgesi İngiltere'ye ait olacaktır. 7.En çok Bulgaristan'la Romanya bakımından ve bazı kuşkuları uyandırmamak düşüncesi ile bu anlaşma gizil kalmalıdır. Ruslar hemen hemen bütün maddeleri kabul etmelerinin yanısıra Afgan sınırı Rus Bölgesine katılmasını doğru bulur. Yukarıda da görüldüğü gibi Rusya'nın isteklerine karşı İngiltere kendi menfaatlerini korumak amacıyla bir çok ayrıntıya girmiştir. Özellikle Hindistan ve Akdeniz'deki sömürgelerinin tehlikeye düşmemesi önceliğini göz önünde bulundurmuştur. Öte yandan bir başka müttefik devlet olarak seçilen Fransa da aynı politikayı takip etmiştir. Fransa da Rusya'nın İstanbul ve Boğazları istemesine karşı Çukurova ve Kilikya bölgesindeki toprakları kendi himayesine geçmesinin teminatını tedarik etmiştir. Diğer yandan Almanya da Rusya ile ikili temaslarda bulunmaktan geri kalmamıştır. Almanya, I. Dünya savaşına kadar biraz iki yüzlü bir politika takip etmiştir. Savaştan önce Rusya ile ılımlı ilişkileri adeta sağ gösterip sol vurması ile sonuçlanmış. Bunun sebebi ise Rusya'nın Boğazları ele geçirme sendromuna girmesi. Eğer bütün antlaşmalara karşı İngiltere ve Fransa Boğazlara ve İstanbul'a Rusya'dan önce yerleşirse ne yapabilirdi. Hep bunun korkusunu çekiyordu. Almanya'dan kendisi için fırsat gördüğü bu durumdan yararlanmak istiyordu. Yani bu dönemde Osmanlıyı arkasından vurarak diğer ittifak devletleri gibi Rusya ile paylaşım antlaşması için masaya oturuyordu. Almanya bu olay ile dostunu düşmanına tercih etmiştir. Almanya'nın 1915 sonlarında Rusya ile Barış Denemesi • - Moskova sanayicilerince hazırlanmış olan gümrük tarifesi tasarısının kabulü, • - Boğazların tarafsızlaştırılması, • - Almanya ve Rusya lehinde sınır düzeltilmesi arasında bir ara devlet olacak olan büyük Lehistan'ın kurulması, • - Doğu Prusya'da Rusya lehinde sınır düzeltilmesi, • - Almanların eline düşmüş bulunan Rus topraklarının boşaltılması, • - Müşterek düşman olan İngiltere'ye karşı bir Rus-Alman bağlaşması düşüncesini savunmuştur. Almanlar 1915 yılında en çok Çanakkale vuruşmaları sırasında Rusya ile ayrı barışa kavuşmak için yaptıkları denemelerin başlıcaları bunlardır. Hal böyle iken Osmanlının seçeceği en mantıklı seçenek hangisi olurdu? Savaşa girip boğazları düşman gemilerine kapatarak savunması mı, yoksa tarafsız kalarak Boğazları tarafsız hale getirmesi mi? Eğer savaşa seyirci kalsaydı Rusya'nın bu savaştan sağ salim çıkmasına yardımcı olurdu. Çünkü Boğazlar yansızlaştırılacaktı ve Rusların Boğazlardan geçerek gelen yardımı almalarına kolaylık sağlamış olacaklardı. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin savaşa katılarak Boğazları kapatması Rusya'nın aleyhine olmuştur. Batılı devletler Rusya'ya kolay yardım ulaştırabilmek için savaş döneminde türlü entrikalara başvuruyorlardı. Bunlardan biri 1914 sonlarında İngiltere'de Çanakkale saldırısı düşünüldüğü sırada esas amaç Rusya ile kolay ve verimli bir yoldan bağlantı kurmak olmayıp Osmanlıyı en can alacak noktasından tehdit ederek onun kuvvet göndermesini ve daha sonra da Sarıkamış vuruşmaları sırasında Rusya'ya aşırı baskı yapmasını önlemekti. Bu olayların sonucunda Rusya kendisini I. Dünya Harbinin içinde buldu. Osmanlı donanmasının başında o dönemde Alman Amirali Suşon bulunuyordu ve Kasım 1914'te Enver'den aldığı talimatnameyle Karadeniz saldırısını başlatmayı uygun gördü. Osmanlının bu şekilde tarafsızlığını bozarak Rusya'nın karşısında Almanya'nın yanında savaşa girmesi bütün dengeleri alt üst etti. Savaşa girmesiyle birlikte Rusya'nın yardım kapısı olarak gördüğü Boğazlar kapandı. Böylece Rusya ve Romanya'nın bağlaşıkları ile ilişkisi kesilmiş oluyordu. Osmanlının savaşa girmesi harbin kaderini değiştirdi ve iki yıl uzamasına, Rusya'nın ağır kayıplar almasına sebep oldu. İngiltere Bahriye Nazırı Winston Churcill gerek Rusya'ya destek olmak gerekse Osmanlıyı bir an önce savaştan saf dışı etmek amacı ile Çanakkale cephesini başlatırken Babıali'nin hasımları kağıt üzerindeki gizli antlaşmalarla paylaşıyorlardı. 18 Mayıs 1915 tarihli İstanbul Antlaşmasıyla Boğazların sahibi sayılan Rusya tarihsel misyonunu bir bakıma gerçekleştirmiş oluyordu. Ne var ki Çanakkale cephesi açısından 10 ay sonra İtilaf devletlerinin yenilgisi ile çökmüş ve 1917 Kasımında iktidara gelen Bolşevikler Çarlık arşivindeki bütün gizli antlaşmaları emperyalizmin örnekleri olarak yayınlamışlar ve İstanbul Antlaşmasını tanımadıklarını ilan etmişler. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| canakkale, savasinda, rusya |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| rusya | Funda | Coğrafya | 0 | 13-02-2008 10:32 |
| Kurtuluş Savaşında Eskişehir | DarkgirL | Eskişehir | 0 | 09-11-2007 19:21 |
| Kurtuluş Savaşında Bilecik | Hande | Bilecik | 0 | 11-06-2007 21:13 |
| Çanakkale Savaşında İllere Göre Şehit Sayısı... | Hande | Türk Ve Dünya Tarihi | 0 | 05-06-2007 15:02 |