full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Devlet Adamlarına Öğütler

Bilgi Kulübü kategorisinde ve Tarih forumunda, bulunan Devlet Adamlarına Öğütler konusunu görüntülemektesiniz. 18.yüzyıl devlet adamlarımızdan Defterdâr Sarı Mehmed Paşa (1655-1717) tarafından yazılan "Nesâyıhü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ" (Kitâb-ı Güldeste) isimli eser, 1935'te W. L. Wright ...




Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Tez & Makale > Bilgi Kulübü > Tarih

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 01-07-2008, 10:36   #1 (permalink)
Varsayılan Devlet Adamlarına Öğütler



18.yüzyıl devlet adamlarımızdan Defterdâr Sarı Mehmed Paşa (1655-1717) tarafından yazılan "Nesâyıhü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ" (Kitâb-ı Güldeste) isimli eser, 1935'te W. L. Wright tarafından "Ottoman Statecraft" başlığı altında İngilizce'ye tercüme edilerek Amerika'da yayımlanmıştır. Sonra H. Rağıb Uğural tarafından sadeleştirilerek 1969 yılında Kültür Bakanlığı tarafından neşredilmiştir. Çağımızda başta ekonomi ve eğitimde ortaya çıkan problemleri halletmek için, geçmiş toplumların durumlarını incelemek akıllıca bir iş olacaktır. Nitekim bu gerçeği fark eden Wright; Sarı Mehmed Paşa'nın bu eserini, eski ve modern milletlerin tarihlerinin tetkikiyle, bunların gerileme, bozulma ve yok olma sebeplerinin meydana çıkarılması amacıyla tercüme ettiğini ifade etmiştir.
Defterdar Mehmed Paşa'nın, "Nesâyıhü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ" isimli eserinden bazı örnekler:

Hayat programı
Yazar, "Her biri bir hidâyet yıldızı ve insanların en iyi ve hayırlıları olan eshâb-ı güzîn..." ifâdeleri ile eserine başlar. Hz. Peygamber (sas)'in ashâbının, kendilerinden sonra gelenler için model insanlar olduğuna işaret ettikten sonra, "Her yaşlı ve genç tarafından anlaşılmıştır ki bu aldatıcı dünya kalıcı olmayıp, devamına ve yerinde durmasına itibar edilmemelidir." sözleriyle de, hayatın gâyesinin âhireti kazanmak olduğuna dikkat çekmiştir.

Maddî-Manevî sorumluluk
Mehmed Paşa, yüksek rütbeli devlet adamlarına önce büyük bir sorumluk altında olduklarını, "Hepiniz yöneticisiniz ve yönettiğiniz kimselerden sorumlusunuz." hadîs-i şerîfi ile uyarıda bulunur. "Allah emanetleri ehil olanlara vermenizi emrediyor..." (Nisa, 4/54) ilâhî emri ile kendilerine görev verilenlerin bu konuda ihtisas sahibi olmaları gerektiğini hatırlatır. Mehmed Paşa, "Allah'ın emâneti" olarak tanımladığı halka karşı, idârecilerin başlıca görevlerinin, "dar gelirliler ve Allah'ın bütün kullarının güven ve rahatını, dirlik ve düzenini koruma, halkın durumunu iyileştirerek, doğruluk ve adaleti su gibi akıtıp, haksızlıkları ortadan kaldırmaya, bozukluk ve zulümleri gidermeye çalışmak" olduğunu belirtir. İdarecilerin sahip oldukları makamları; servet toplamak ve hazinelere sahip olma vasıtası kılmayıp, memleketin gidişatında kendini gösteren düşkünlük ve bezginliğe çare bulmak için, akıl kullanma ve yapılan hizmetlerin karşılığında da, dünya ve ahiret saadetinin kendilerine yeteceğini düşünerek, sonradan gelenlerin kendilerinden "rahmetle anılacak insanlar" olarak bahsetmelerinin kâfi olacağını ifade etmiştir.

Âdil bir vergi toplamak
Geçmişlerin sözlerine ve tecrübelerine dayanarak halka ait malların sebepsiz yere hazineye aktarılmasının, devletin yok olmasına yol açacağını ifade eden Sarı Mehmed Paşa: "Kanaatkâr olup aç gözlülükten ve ceza gününü düşünüp Allah'ın kahredici gazabından çekinmek gerektir. Zira mal toplama ve saklama, sahibini dünyada huzursuz ve hesap gününde de sorulacak soruları cevaplandırmada güçsüz kılar, sahibine azap çektirir ve onu pişman eder. Ama ne fayda!..." der. Zulmün maddî-mânevî kötü sonuçlarını da hatırlatan Mehmed Paşa, giderlerin karşılanması için, fakirlerden imkânlarından fazla mal istemeyi, bir evin temelinden toprak alınıp üzerine atmaya benzetmiştir. "Zira temelden alınan toprakla, temele zayıflık gelir; yüzeyin ise, o ağır yükü çekmeye kudreti kalmadığından, evin büsbütün harap olmasına sebep olur. Vergide halkın kalkınmasını esas alıp, durumlarının denge ve düzeniyle ilgilenmek ve ülkenin şen ve esen olmasına dikkat etmek, her yönden ve hey şeyden elzemdir." diyerek vergilerin âdil bir şekilde toplanmasına dikkat çekmiştir. Vergi mükelleflerinin azalmaması için gerekli tedbirlerin alınmasına dikkat çeken Mehmed Paşa, bu konuda: "Hazine; vergi veren halkın çokluğu ile oluşur. Hazine toplamak ülkenin bayındırlığı ve iyi hal iledir. Ülkenin bayındırlığı da adalet, iyilik ve zalimlere karşı koyma siyasetiyle mümkündür. Başka türlü olmaz." nasihatlerinde bulunur. Mehmed Paşa'nın, halktan alınacak ağır vergilerin devletin gelirlerini azaltacağı şeklindeki iktisat teorisi, İbn Haldun ve onun takipçileri tarafından da ifade edilmiştir. Mehmed Paşa'nın, idarecilerin göz önünde bulundurmalarını istediği hususları şu şekilde misallendirebiliriz:
-Kıyamet gününde insanların en sevimlisi âdil idarecilerdir.
-Bütün âmirler adâletli olmalıdır. Zira adâlet, hazinenin artması ve halkın çoğalmasını sağlar. Hazine ise, halkın çokluğundan ve ülkenin bayındırlığından kaynak alır. Memleketin ümrânı ise adâlet iledir.
-Zalimlerin zulmünden ve valilerin de önem vermemeleri yüzünden halk vatanını terk ederek başka diyarlara dağılıp perişan olacağı gibi, birçok yer halksız ve değerlendirilmekten uzak kalacağından hazine gelirlerinde önemli azalmalar olacaktır.

Merhametle davranma ve zulmü önleme
Devlet idarecilerinin, toplumun önemli bir bölümünü oluşturan dar gelirli kısmıyla özel ilgilenmeleri gerektiğine işaret eden Mehmed Paşa, bu konuda şöyle der: "Zayıf ve miskinlerin hallerinden de gâfil olmamak gerektir. Onların halini sormayı borç bilmek gerektir. Zira halkın gönlünü kazanma, Hâkk'ın rızasını kazanma gereğidir.

Kendisine vazife verilmiş kimse, kapısını kapar da, mazlumlar ve muhtaçlar ona ulaşamazsa; o kimsenin de çok ihtiyacı olduğu bir yerde rahmet kapısı kapanır ve o kimse Allah'ın rahmetinden mahrum kalır."

Mehmed Paşa, eserinde; iftira ile insanları suçlayarak onları cezalandırmaya kalkan devlet memurlarına: "Aslı olmayan bir suçu yükleyip yalan yere kimseye cürüm işledi demiyeler. Zira çok vakit geçmeden bunun cezasını görmeleri mukadderdir. Nitekim bir kimse kardeşi için kuyu kazsa, o kuyuyu kendisi için kazmış olur." sözleriyle uyarıda bulunur.

Rüşvet ve zararları
Rüşvet ve yolsuzluk ile mücadele etmek için devlet yöneticilerine büyük görevler düştüğünü ifade eden yazar, görevlerin, "kayırma, rica veyahut rüşvet.." karşılığında verilmemesi gerektiğini hatırlatarak, rüşvetin, bütün kötü âdetlerin, zulümlerin başı ve kaynağı olduğunu söyler ve devamında, "İslâm topluluğu için bundan ziyâde belâ ve yıkıcı başka kötülük yoktur. Bir devlet hizmeti birisine rüşvetle verilirse, Allah göstermesin, görevi rüşvetle alan kişi, devlet tarafından çeşitli zulümler yapmaya yetkilendirilmiş sayılacağından, ahaliye zulüm yaparak halkı perişan ve mamur mülkü de harap eder. Toprak ve köyler ziraatçilerden boşalınca; memlekete ve hazineye, günden güne zayıflık çöker. Allah korusun kıtlığa, kaza ve belâya sebep olmak ihtimali dahi kaçınılmaz olur." der.

Devlet memurlarının vazifelerini kötüye kullanmamaları ve savurganlıktan kaçınmaları

Hazine defterdarı ve divân memuriyetlerinin durumlarını ele alan Mehmed Paşa: "Hazine, Osmanlı Devleti'nin en önemli ve gerekli işlerindendir." dedikten sonra, defterdârın; maliyede çalışan memurların, "yolsuzluk çukurunun hıyânetine düşmüş; kendi çıkarları için devlet düzeninin yıkılmasına veya tehlikeye düşmesine sebep olan kişiler" olup olmadıklarını araştırması gerektiğine dikkat çekmiştir. Defterdarın tam bağımsız olarak çalışması ve "yakınlarının mahkûmu" olmaması gerektiğini kaydeden yazar, "Mâliye hazinesi kimsenin miras kalmış mülkü değildir. Bunun için gereksiz harcamalardan kaçınıp, dünya ve ahiretin azap ve eziyetinden çekinmek herkese lâzımdır." der. Kendi özel hizmetini gördüğü sırada Hz. Ömer'in, devlete ait mumu söndürdüğünü misal verir. Eserde, mâliye defterlerinin çok sıkı kontrol edilerek gelir-gider hesabının iyi kontrol edilmesi, gümrük vergilerinin toplanmasında adâletin göz önünde bulundurulması ve gereğinden fazla memurun istihdam edilmesinden kaçınılması gibi bazı ekonomik tedbirlere dikkat çekilmiştir. O, ayrıca, padişahın fermanlarında ve Kur'an âyetleriyle yasaklanan haram iş, rüşvet, zulüm ve nizamlara aykırı uydurma şeylerle toplanmış malların hazineye girmemesi konusunda, defterdarın dikkatli davranıp, "Helâl olan yoldan hasıl olan mallarla hazinelerin geliri baştan başa dola." sözleriyle hazinenin dolu bulundurulmasını tavsiye etmiştir.

Doğruyu hatırlatan dostların önemi
Sadık dostun önemini ve arabozucuların zararlarını anlatan yazar: "Buyruk sahiplerine gereken odur ki, özel meclislerini koğucu ve dedikoduculardan arı tutup, vakti oldukça geçmişin hikâyeleri, evliyâ menkıbeleri, büyüklerin hayat hikâyeleriyle zihinlerini dinlendirmeli ve kaçınılması gereken kötülüklerden kendilerini uzak tutmalılar." demektedir.

Halk ile idareciler arasında sevginin önemi
Halk ile idareciler arasında saygı ve sevginin bulunması gerektiğine de dikkat çeken Mehmed Paşa, bu konu ile ilgili, "Sultana sövmeyin, çünkü onlar yer yüzünde Allah'ın gölgesidir." hadîs-i şerîfini kaydetmiştir.

Mehmed Paşa, devlet büyüklerine dua edilmesinin gerekliliği üzerinde durarak eserini bitirmiştir.

Not:
Hüseyin Rağıp Uğural, bu kitabın sadeleştirilerek basılması olayını şöyle anlatır: "1946-1950'de Ardahan Kaymakamı bulunduğum sıralarda, İstanbul Amerikan Koleji eski müdürü ve Princeton Üniversitesi Türk Dili Tarihi ve Profesörü Walter Livingston Wright, Princeton Türk Kütüphanesi için yazacağı bir eserle ilgili olarak incelemelerde bulunmak üzere Ardahan'a gelmişti. Profesör, Amerika'ya döndükten sonra Defterdar Mehmed Paşa'nın Nesâyıhü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ (Kitâb-ı Güldeste) adlı eserini, Osmanlıca metni ve İngilizce tercümesiyle birlikte bastırdığı kitabını bana yollamak lütfunda bulundu. O tarihte Kars milletvekili Akif Eyidoğan bu kitabı görünce aldı, okudu ve yöneticilerimiz için son derece ilgi çekici ve faydalı bulduğunu ifade ederek, eserin bugünkü dile çevrilip basılmasını hararetle tavsiye etti. Bundan dolayı beni teşvik edenlerin ve görevlendirenlerin bu eserin meydana gelmesinde payları büyüktür."
__________________





Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi
Hele puslu geçen o geceyi
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi
Bu benim en büyük yasım
Bu atamın öldüğü tarih on kasım


Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu
Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan
Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı
Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan



Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü
Tutturmus Bir Kürdistan Türküsü
Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü
Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine
İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine

Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline
Duy Ulan Soysuz
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!!









IceMaN Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
adamlarina, devlet, ogutler


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Seda Bacınızdan Öğütler IceMaN Magazin 1 15-05-2008 16:41
Öğütler MakinisT Geyik Bölümü 0 25-01-2008 18:27
Aşkınız İçin Öğütler DarkgirL Aşk Doktorunuz 0 04-01-2008 10:41
Şeyh Edebalı'dan Öğütler HaYSeK Slaytlar & Sunumlar 0 09-07-2007 15:25
Öğütler !! Hande Her Telden 0 14-05-2007 13:42


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:00 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396