full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Süleymaniye Camii

Bilgi Kulübü kategorisinde ve Tarih forumunda, bulunan Süleymaniye Camii konusunu görüntülemektesiniz. Kanunî devrinde İslam - Türk mîmarîsinin ölmez eserleri, mîmarlık san'atının yüce devi Sinan vasıtası ile gerçekleştirilmiştir. O'nun en meşhur eseri ...




Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Tez & Makale > Bilgi Kulübü > Tarih

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 01-07-2008, 10:49   #1 (permalink)
Varsayılan Süleymaniye Camii

Kanunî devrinde İslam - Türk mîmarîsinin ölmez eserleri, mîmarlık san'atının yüce devi Sinan vasıtası ile gerçekleştirilmiştir. O'nun en meşhur eseri Süleymaniye külliyesidir. Taşlarının bile yerlerine abdestsiz konmamasına çok dikkat edilmiştir. Halk ağzındaki yaygın şu sözler, gerçeğin tam ifadesidir:
"Süleymaniye'nin sahibi Sultan Süleyman, mimarı Sinan, hamuru îmandır!.."
Şeyhülislam Ebussuüd Efendi'nin temele ilk taşı koyması ile inşaat başlamış; eser, 1550-1557 tarihleri arasında tamamlanmıştır.
Süleymaniye Camîi'nin açılış merasiminde Kanunî, büyük bir kadirşinaslık göstererek:
"Bu ulu mabedi Sinan açsın! Zîra en çok emeği geçen O'dur!."dedi.
Sinan ise, Hünkar'a:
"Hattat Karahisarî bu camii hatları ile tezyin ederken gözlerini kaybetti, ama oldu. Bu şerefi ona bahşedelim!.."dedi.
Bu ulu mabedi, taltîfen hattat Karahisarî'ye açtırdılar.
Süleymaniye Camî, İslam ruhunun maddede şekillenmesidir. Uzaktan manzarası, ellerini Rabbine uzatan dua halindeki bir insan siluetidir. Mîmarîye ibadetin ruhaniyeti sindirilmiştir. Mana, maddeye ka'bına varılamaz bir mükemmellikle in'ikas ettirilmiştir. İçerisi karanlık olmayan bir loşluktadır. Mü'mini, bir gönül heyecanı içinde derunî bir aleme götürür. Okunmuş su gibidir. Taşı toprağı mana kazanmıştır. Bu mabed, İslam'ın en ulvî bir üslupla maddeye aksedişidir. O, sanki susan ve sükutu ile çok şey anlatan insandır. Zemîninde beş yüz senedir devam eden secdelerin izleri, gelip giden, dönmeyen akıncıların hayalleri vardır. Harcını maneviyyattan alan tarife sığmaz derecede ulvî bir abidedir. Tarih boyu şanlı zaferlere dua mekanı olmuştur. Yahya Kemal bu mabedin rühaniyetini şiirinde ne güzel seslendirir:
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor birbiri ardınca ilahî yapıya..
En güzel mabedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayal ettiği mimarînin.
Büyük Allah'ı anarken bir ağızdan herkes,
Nice bin dalgalı tekbîr oluyor tek bir ses!.
Sinan, bu eserin kıyamete dek ayakta kalması için bütün gayretini sarf etmiş ve sonra bu yolda dua etmiştir. Kendi türbesini mütevazı bir imza gibi bir köşeciğe iliştiren Sinan, bu camîi ziyarete gelenlerden kendisi için de bir dua taleb etmiştir. Osmanlı topraklarında serpiştirilmiş 230 adet eseri vardır. İslam mîmarî san'atını kemal noktasına ulaştırmıştır. Eserlerinin san'at incelikleri ve salabeti ile hala aşılamaması, dünyada hayret uyandıran bir husustur. Bugün dahî, ancak onu taklit edebilen mîmar büyük san'atkar unvanını alabilmektedir. Zîra kendisini aşan biri çıkamamıştır.
Kanunî devrinde dünya çapında iki büyük san'at abidesi meydana gelmiştir. Bunlar:
Mîmarîdeki Süleymaniye;
Şiirde ise, Bakî'nin Kanunî Sultan Süleyman'a yazdığı mersiyesidir:
"Ol şehsüvar-ı mülk-i seadet ki rahşına
Cevlan deminde arsa-i alem gelürdi teng"
"O seadet ülkesinin şehsüvarı (olan muhteşem sultan), atinin üzerinde (şahlanıp) dolaştığı zaman, bütün yeryüzü O'na dargelirdi.."
Kanunî'nin aynı zamanda çok hassas bir kalbe sahip olması, O'nu şiir san'atına da yönlendirmişdir. "Mu-hibbî" mahlası ile çok güzel şiirleri vardır. Dîvanındaki gazellerinin sayısı 3000'e yaklaşır. Hastalığı sırasında yazmış olduğu şu beyti bercestesi, yani seçkin beyti dillerden düşmez:
"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.."
Ulu Hakan, Zigetvar'da kumanda mevkiinde iken vefat etti. Cenaze dört yüz muhafızın nezaretinde İstanbul'a getirildi. Süleymaniye Camî musalla taşına kondu. Cenaze namazı beş yüz müezzinin, tekbîrleri birbirlerine aktarmaları ile kılındı. Cemaatin arka ucu Fatih Camî'ine dayanıyordu.
Kanunî'nin naşı, kabre indirilirken bir sandık getirilip "Vasiyyeti gereğidir!" denilerek, o da kabre konulmak istendi. Şeyhülislam Ebussuud Efendi, bu duruma mü-dahele etti. Cenaze ile beraber kıymetli bir şeyin gömülmesinin caiz olmadığını bildirdi. Ebussuud Efendi'ye bunun, Hakan'ın bir gün evvelki vasiyeti olduğu bildirilince, merakla sandığı açtı. Kendisinin Hünkar'a verdiği fetvalarla karşılaştı. Hayretler içinde donakaldı:
"Sen kendini kurtardın ulu Hakan!. Biz yarın Ahiret'te ne yapacağız?!." diyerek hüzünlendi ve ağlamağa başladı.
Kanunî, hayatı boyunca yapacağı her işin fetvasın almış, ondan sonra icra etmiştir. İhtilale teşebbüs eden oğlu Şehzade Mustafa'nın katli bile böyledir!.. Yaradandan ötürü yaradılanlara merhametin, şefkatin ve sevginin müesseseleşmiş şekli olan vakıflar da, O'nun devrinde kemal noktasına ulaşmış, yapılan camîlerin yanına şifahaneler, sebiller, hamamlar, kervansaraylar (misafirhaneler), kütüphaneler ve medreseler açılmış, toplumun maddî ve manevî muvazenesi kurulmuş, imkanlar muhtaçlara camî vasıtasıyla infak edilerek toplumun zengin, fakir, hasta, sıhhatli, çareli ve çaresizlerinin birbirleri ile kaynaştığı muhabbet odağı olmuştur. Bu gayret ve faaliyetler, toplumun muzdarip fertlerine müşfik bir ana kucağının sıcaklığını kazandırmıştır.
Sanki ashab devrindeki Ensar ve Muhacirîn'in dayanışmasından emsal alan tesanüd toplumu, feyz ve bereket ile dolmuştur.
Bu devirde; dîn-i mübîni, zahirî cephesi ile beraber, batınına da, yani ruhî derinliğine, gönül ve vicdan ufkuna ulaşarak, kitab ve sünnetin ince hikmetleri ile ebedî hayat sermayesi olan ruhanî duyguları tekamül ettiren büyük gönül erleri yetişmiştir. Ümmetin rehberleri ve feyz pınarları olan bu büyük şahsiyetlerden bazıları şunlardır:
Silsile-i Sadat'tan Hace Muhammed Zahid Bedahşî (k.s.), Şeyh Sünbül Efendi (k.s.), Şeyh İbrahim Gülşenî (k.s.), Şeyh Merkez Efendi (k.s.), kırklardan Hızır Efendi (k.s.), Şeyh Yahya Efendi (k.s.), Kara Davud, Beyzavî'ye haşiye yazan Şeyhzade (K.s.), Mülteka sahibi Halebî (k.s.), Şeyh Hamîdullah'ın oğlu Hattat Mustafa Dede (k.s.) v.s.'dir.
Bu ve emsali zatlar, derin, mehtaplı bir gece gibi imparatorluk semasının gönüllere yansıyan pırıltılı yıldızları olmuştur.
Dünya coğrafyasına hükmeden, tarihi elinin çizdiği mecradan akıtan dahî padişah, büyük cihangir, şahsiyeti ve icraatı ile tam bir emsalsiz bir ihtişamın temsilcisidir..
Rahmetullahi Aleyh!..
Bize miras olarak bırakılan bu topraklar üzerinde, azîz ecdadımızın gönül eseri hatıralarını yaşamak ve onlara olan tehassürümüzü gidermek için bir seyahate çıkmayı arzulasak, altmış devletin konsolosundan vize almamız gerekir.
Osmanlılar'ın kuruluşundaki üç yüz atlının maddî, mütevazı gücünün yanında, müessir manevi şahlanışın eseri olan bu muhteşem ülkenin bugünkü hazin akıbeti, bizleri bir vicdan muhasebesine sürüklemelidir!.
O günkü kölelerimizi taklit ederek varabileceğimiz hiç bir noktanın olmadığını kavramakta daha fazla gecikmemeliyiz! Bugünkü hazin akıbetimiz meydandadır! Acı bir aldanış ve hüsranın maddî ve manevî buhranları, dehşet verici bir hadde ulaşmış bulunmaktadır!.
Maddenin karşısında maneviyatı esir etmek, netice itibarı ile bir cahiliyye devrine dönüştür...
Mübarek cedlerimiz, nefsin süfli duygularına ram olmayarak ruhî derinlik ve olgunluk içinde vakarlı bir hayat yaşadılar. Onlar, insanî cevherlerine kavuşabilmenin vicdan huzuru içinde idiler. İslam'ın mahlukata ve insana bakış ve muamele tarzının, ince, hassas, zarif örnekleri oldular. Ulvî davranışları ile, hakimiyeti altında bulundurdukları insanlar ve nesillerine bir seadet rehberi oldular.
Rabbimiz; bizlere muazzez ecdadın rühaniyetinden ve gönül iklîminden bir nasîb ihsan edip; yirmi birinci asrı, biçare ve muzdarip İslam Alemi'ni, mübarek bir bayram sevincine gark eylesin!..
Amin!.....
__________________





Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi
Hele puslu geçen o geceyi
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi
Bu benim en büyük yasım
Bu atamın öldüğü tarih on kasım


Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu
Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan
Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı
Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan



Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü
Tutturmus Bir Kürdistan Türküsü
Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü
Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine
İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine

Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline
Duy Ulan Soysuz
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!!









IceMaN Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
camii, suleymaniye


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Selimiye Camii IceMaN Tarih 0 27-06-2008 16:36
Edirne'deki ünlü Türk camii. IceMaN Tarih 0 27-06-2008 16:36
180 bin kibrit çöpünden Sultan Ahmed Camii ultrAslan Hobi Bölümü 1 05-08-2007 22:59
dünyanın en büyük camii DarkgirL Dini Resim & Videolar 0 10-07-2007 13:12
Bunlarda Yurdum İnsanlarından Kareler...Fanatik Camii... Deadly Komik Resimler 0 30-04-2007 13:32


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:41 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439