full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Dokusuz yüzey ürünleri üretim yöntemleri ve uygulama alanlari

Bilgi Kulübü kategorisinde ve Tekstil forumunda, bulunan Dokusuz yüzey ürünleri üretim yöntemleri ve uygulama alanlari konusunu görüntülemektesiniz. DOKUSUZ YÜZEY ÜRÜNLERİ ÜRETİM YÖNTEMLERİ VE UYGULAMA ALANLARI Özet Gelişen tekstil teknolojisine paralel olarak ortaya çıkan ve çok özel uygulama ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Tez & Makale > Bilgi Kulübü > Tekstil

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle
Eski 28-06-2008, 13:57   #1 (permalink)
Varsayılan Dokusuz yüzey ürünleri üretim yöntemleri ve uygulama alanlari

DOKUSUZ YÜZEY ÜRÜNLERİ ÜRETİM YÖNTEMLERİ VE UYGULAMA ALANLARI
Özet
Gelişen tekstil teknolojisine paralel olarak ortaya çıkan ve çok özel uygulama alanları bulabilen dokusuz yüzeyler, günümüzde oldukça önemli hale gelmiştir. Bugün için tıptan tarıma, inşaat sektörüne, değişik endüstriyel uygulamalardan, uzay ve savunma sanayiine kadar pek çok alanda kullanımları mümkün olabilmektedir. Çalışmada bu kadar önem kazanan dokusuz yüzeylerin daha yakından tanıtılması amacıyla, temel üretim yöntemleri, kullanılan lifler, dünyadaki ve bölgesel olarak üretim yapan ülkelerdeki üretim miktarları ve istatistikleri, kullanım alanları, ürün özellikleri gibi bazı başlılar altında dokusuz yüzeyler endüstrisi incelenerek dokusuz yüzeylerin tekstildeki yeri ve önemli ve geleceği hakkında tutarlı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır.
Tekstil endüstrisindeki hızlı gelişme insanların örtünme ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, günümüzde çok geniş bir uygulama sahasında rahatlıkla görülebilmektedir. Önceleri sadece doğal lifleri işleyebilen tekstil teknolojisi, doğal kaynakların yetersiz kalmaları nedeniyle zaman içinde sentetik lifleri keşfetmiş, özellikle 1960-70’li yıllarda tüm dünyadaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yetersiz kalan klasik tekstil tanımından çıkarak dokunmadan veya örülmeden tekstil yüzeyleri oluşturma tekniklerini de içine almıştır. Bu dokunma veya örülme yöntemleri dışında tekniklerle liflerin biraraya getirilip bağlanmasıyla oluşturulan yüzeylere Dokusuz yüzeyler (nonwovens) adı verilmiştir. Başka bir ifade ile iplik haline dönüştürülmemiş liflerin çeşitli yöntemlerle birbirine tutturularak oluşturulan özel dokuya veya yüzeye verilen dokunmamış ürün adı Dokusuz Yüzey olarak değerlendirilmektedir [1,2].

Üretim yöntemleri
Dokunmamış ürünlerin imalinde üretimi etkileyen en önemli faktör,, hammadde ile üretim teknolojisi olarak ön plana çıkmaktadır. Hammaddeler elyaf ve kimyasal maddeler olarak ele alınabilmektedir. Birçok fiziksel özellikler yanında maliyetler de hesaba katılarak elyaf türü,, uygulama yerine göre kesikli ve sürekli lifler şeklinde seçilebilmektedir.
Kesikli elyaf bilindiği gibi çeşitli boylarda kesilmiş elyaf olup, tarama, havalı işlem, ıslak işlem, iğneleme, su jetiyle bağlama gibi proseslerde kullanılmaktadır.


Tablo-1okusuz Yüzeyler Oluşturma Teknikleri





1- Kuru İşlem 1- Kimyasal Bağlama 1-Terbiye
a) Taraklama (Carding) a) Kimyasal Maddenin Dokuya Emdirilmesi 2-Dönüştürme
b) Havvalı Serme (Air-Laid) b) Kimyasalın Dokuya Püskürtülmesi
2- Sulu İşlem c) Kimyasalın Dokuya Bir Tarafından Veya
3- Sonsuz Elyaflı İşlem Çift Tarafından Sürülmesi
4- Diğer Teknikler d) Kimyasalın Dokuya Desenli Olarak
a) Eritilerek Dökülme Aktarılması
b) Ani Olarak Oluşturulan 2- Isıyla Bağlama
Dokular a) Sıcak Silindirler İle Isıl Bağlama
b) Sıcak Hava İle Isıl Bağlama
c) Ses Dalgalarıyla Isıl Bağlama
d) Silindir Ve Boşluklu Sistem İle Isıl
Bağlama
3- Mekanik Bağlama
a) İğneleme
b) Su Jeti İle Bağlama
c) Dikerek Bağlama

Kimyasal maddeler ise değişik karakterlerde olmak üzere, gerek doku oluşturmda gerekse dokuyu sabit hale getirmede ve son işlemlerde kullanılmaktadır. Bu maddelerin bağlayıcı antistatik, yağlayıcı, sertleştirici, yumuşatıcı, geç tutuşurluk gibi son üründe istenen özellikleri sağlayıcı işlevi bulunmaktadır. Bu işlevlerden en önemlisi bağlayıcı özellik olup, liflerin birbirine yapıştırılarak tutturulması ve dokunmamış ürünlerde bir dayanım, bir doku yapısı kazandırılmasıdır. Son yıllarda kullanılan bağlayıcı maddelere, yumuşaklık verici, geri dönüşümlü, güç tutuşurluk, su çekicilik-iticilik, ışığı absorplayıcı gibi bazı özellikler de eklenmiştir. Bunların dışında akrilikler, stiren-bütadien reçineler, vinil-asetat akrilik kopolimerleri, polivinil klorid homopolimerleri, vinilasetat homopolimerleri, akrilo nitril kopolimerleri gelmektedir.
Dokunmamış ürünlerin üretiminde kullanılan teknoloji sürekli gelişme göstermekle beraber, yaygın olarak görülen üretim işlem ve kademeleri Tablo-1'te gösterilmektedir [4].
Tablo-2'de ise dokusuz yüzey oluşturmanın temeli olan, doku oluşturma yöntemleri kısaca özetlenerek, bu yöntemlerle elde edilebilen ürün çeşitleri gösterilmiştir [4].
Tablo-2okusuz Yüzey Oluşturma İşlem ve Kademeleri ve Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı [4,5]
KURU İŞLEM

a) Taraklama :Mekanik bir proses olan tarama işleminde harmanlanmış elyaf istenen son ürün ağırlığına uygun olarak hava akııyla tarama işlemi yapılmak üzere tarak bölgesine alınır. Elyaf üzerinde özel tellerin bulunduğu bir seri silindirlerin hareketiyle taranarak düzgün paralel bir doku haline getirilir. Bu paralellik karıştırıcı diye tanımlanan bölümde bozulur ve karmaşık yapıda homojen bir doku oluşturulur. Bu şekilde boyuna mukavemetli olan doku enine de mukavemetlendirilmiş olur.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Su çekici ürünlerin dış yüzeyini koruyan tela, konfeksiyon telası, endüstriyel temizleyiciler, filtrasyon malzemeleri, konfeksiyon, mobilya ve izolasyon vatkaları üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
b) Havalı Serme: bu işlem kısa liflerin (76 mm'ye kadar) kuvvetli bir hava akımıyla delikli bir silindir veya hareketli-delikli bir bant üzerine rast gele olarak aktarılmasıyla doku oluşturulmasını içermektedir. Bu teknikle daha yumuşak dokular elde etmek mümkündür.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Bu uygulama daha çok bir kez kullanılıp atılan ürünlerde kullanılır. Temizlik bezleri, yüksek miktarda sıvı çekici malzemeler içeren endüstriyel temizleyiciler tıbbi uygulamalarda kullanılan ürünler, konfeksiyon, izolasyon, mobilya sektöründe kullanılan elyaf vatkaları üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
SULU İŞLEM 2-6 mm uzunluktaki liflerin % 0,1-0,5 konsantrasyonunda hazırlanan sulu karışımları delikli-eğimli bir bant yada delikli silindir üzerine beslenir ve askıda duran lifler bant veya silindire yapışır. Suyu kontrollü olarak giderilen doku fırında kurutulur. Dokunun tüm yönlerinde aynı mukavemet özelliğini görmek mümkündür.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Genellikle tıbbi tüketim malzemelerinin üretiminde kullanılır. Hijyenik çay torbası, kahve filtresi, duvar kağıdı, alkaline mağnezyum pil ayırıcıları, esanssız temizleyiciler, tela, sigara ağızlığı, filtre yanma geciktirmeli koruyucu örtü üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
SONSUZ ELYAFLI İŞLEM Polimer formdaki termoplastik granüller eritilerek düz veya dairesel deliklerden çekilir. Bu şekilde oluşan filamentler acilen soğutularak hava veya mekanik karıştırıcı silindirlerinden geçirilir. İstenilen boyuta getirilen sonsuz lifler bir bantın üzerine dökülerek doku oluşturulur. Bu tek adımdan oluşan entegre bir prosestir. İkinci bir polimerin eritilerek çekilmesi ürüne artı özellikler kazandırır. Bu işlemle mükemmel bir direnç kazanılmasına rağmen hammadde seçiminde esneklik yoktur. Büyük oranda polipropilen elyaf kullanılır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Bu yöntemle hijyenik ürünler, jeotekstil ve endüstriyel koruyucular üretilir. Üretimin %50'si koruyucu örtüdür. (Çocuk bezleri, kadın bağları). Kalan kısmı tıbbi malzemeler, mobilya yatak ürünleri, halı sırtı, jeotekstil, tarım ürünleri, endüstriyel koruyucu giysi üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
DİĞER TEKNİKLER a) Eritilerek dökülme: düşük viskoziteli termoplastik polimer yüksek hacimli ve hızlı havanın içine eritilerek akıtılır ve havanın etkisiyle katılaşıp kesit haline getirilir ve bir yerde toplanır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Kablo kağıdı, filtrasyon, trnsformatör kağıdı ve tıbbi ürünler üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
b) Ani olarak oluşturulan dokular: çözücüde çözünmüş yüksek yoğunluklu polietilen basınçlı lap içine spreylenir. Çözücü buharlaşır ve elyaf yığını oluşur ve şalon üzerinde toplanır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Kompozit malzeme üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır..

Bu yöntemlerden herhangi biriyle meydana getirilen ve genellikle mukavemet açısından zayıf bir yapıya sahip olan dokunu güçlendirilmesi, sabit hale getirilmesi gerekmektedir. Tablo-3'te özet olarak doku sabitleştirme yöntemleri, işlem teknikleri ile beraber bu yöntemlerin tercih edildiği ürün türleri gösterilmiştir [4].
Dokunmamış ürünlerin son işlem kademesi olarak, klasik tekstil uygulamalarında olduğu gibi yine terbiye (finishing) işlemlerinden bahsetmek mümkündür. Herhangi bir işlem ile sabitleştirilen dokunun tuşesi, yüzey görüntüsü, hacmi, deseni, su iticilik, geç tutuşurluk, hava geçirgenliği gibi istenilen özellikleri kazandırma işlemleri olarak değerlendirilebilir.
Ayrıca dönüştürme işlemi de (mamülün tüketicinin eline geçmeden önceki hali) terbiye işlemine dahil edilmektedir. Bu işlemde dokunmamış ürünlerin alıcının istediği ende, boyda kesilmesi, katlanması, dikilmei, tekrar sarılması, ambalajlanması, gerekirse sterilize edilmesi, bir losyonla işleme tabi tutulamsı gibi aşamalardan geçerek satışa hazır hale getirilmesi gerçekleştirilmektedir [4].
Tablo-3: Doku Sabitleme Yöntemleri ve Ürün Türleri [4,5]
KİMYASAL BAĞLAMA Bu yöntemde kimyasalın dokuya verilmesi dört değişik yöntemle yapılabilir
a) Kimyasalın dokuya emdirilmesi
b) Kimyasalın dokuya püskürtülmesi
c) Kimyasalın dokuya bir taraftan veya çift taraftan sürülmesi
d) Kimyasalın dokuya desenli olarak aralıklı baskı ile aktarılması

Çeşitli tekniklerle dokuya transfer edilen kimyasallar, genellikle içerisinde taşıyıcı kısım olarak su bulundururlar. Bu su ısıtılarak uçurulur. Son adımda da kimyasalın yapısının tamamlanması (polimerize) ve bu bağların sağlamlaştırılması (fikse) yapılmaktadır. Genellikle akrilat polimer ve kopolimerleri, stiren-bütadien kopolimerleri, vinilasetat-etilen kopolimerleri kullanılır.

Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Koruyucu örtü, temizlik bezleri, yumuşak tuşeli kumaşlar, ev tekstilleri ve tela üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
ISIYLA BAĞLAMA Dört değişik yöntem vardır.
a) Sıcak silindirler ile ısıl bağlama: Isı ve yüksek basınç altında devamlı çalışan sistemlerde elyafın her ikisi de düz olan silindir arasında eritilerek birbirine kaynak edilmesi ile doku bağlanır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Koruyucu örtü, tela, ayakkabı keçesi üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.

b) Sıcak hava ile ısıl bağlama: Düşük sıcaklıklarda eriyen elyaf içeren dokunun, kontrol edilen sıcak hava akımı ile yapıştırılmasıyla elde edilir. Basınç uygulanmadığından Hacimli ürünler üretilmesi mümkündür.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Vatka yapımı üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.

c) Silindir ve boşluklu sistem ile ısıl bağlama: Isı ve noktasal basınç altında yapılır. Desenli silindir sayesinde farklı desenlerde oldukça sağlam dokular elde edilir.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Tela, çocuk bezleri, kadın bağları, ayakkabı iç kaplaması, suni deri-flok zemini üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.

d) Ses dalgalarıyla ısıl bağlama: Çok yüksek enerji formundaki yüksek ses dalgaları küçük bir alana uygulanır, elyaf o noktada kaynak olur ve bağlanır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Özellikle otomotiv sanayiinde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
MEKANİK BAĞLAMA Üç değişik yöntem vardır.
a) İğneleme: : sonsuz elyaflı işlem , havalı serme ve tarama işlemlerinden gelen doku üzerine özel dizayn edilmiş iğneler diaaa olarak alttan, üstten veya alttan-üstten sokularak liflerin iğnelerin çıkıntılarına takılıp birbiri içine sürüklenmesi sağlanır. Yatak ve sıyırıcı tablalar arasında tutulan doku bu şekilde keçeleşir. Ana iğnelemeden önce hafif bir ön iğneleme de yapılabilinir. İğnelerin boyu, kalınlığı, çıkıntı tipleri, boğum yerleri ve elyaf tipleri istenilen ürün özelliğine göre seçilir. Farklı tip iğneler kullanılarak desenlendirilmiş keçe yapmak mümkündür.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Ev döşemelikleri, çatı kaplamaları, filtre, dekoratif keçeler, izolasyon mazemeleri, koruyucu giysi üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.
b) Su jeti ile bağlama: Tarama, havalı serme ve ıslak işlemle hazırlanmış dokulara uygulanır. İnce ve yüksek basınçlı su jeti kullanılarak doku sağlamlaştırılır. Son derece sağlam ve yumuşak tuşeli ürünler elde edilir.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Tıbbi paketler, önlükler, başlılar, koruyucu endüstriyel giysiler, yatak dolgu malzemesi, filtre ve ev tekstil mazzemeleri, suni deri-flok zemin, makyaj temizliği pedleri üretiminde bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.

c) Dikerek Bağlama: Motifli dikiş ile dokunun içindeki bağlamamış elyaflar sağlam bir yapı haline getirilir. Dikerek bağlanan ürünler çeşitli kimyasallarla işleme tutularak çok sağlam ve güzel ürünler yapılmaktadır.
Elde Edilen Ürün Türü \Kullanım Alanı: Ayakkabı, ev tekstili sektörü için uygun malzemeler üretilir. Tafting ve mali tekstil yüzeyleri de bu gruba girmektedir. Ayakkabı iç yüzeylerinde, yatak şilte bezlerinde, kaplama yüzeylerde, temizlik bezlerinde, duvar kağıtlarında bu üretim yöntemi kullanılmaktadır.

[1] Kyoto. K.M., Japonya'da Teknik Tekstil Trendi, Tekstil&Teknik Dergisi, Sayı 117, 86-87, Ekim 1994
[2] Industrial Textiles-Demand and Variety Are on The Increase, Sulzer Ruti Bulletin, Issue 29,3-5, March 1997
[4] Cevahiroğlu H., Dokunmamış Ürünler (Non-Woven) ve Kullanım Alanları, Tekstil&Teknik Dergisi, Yıl 10, Sayı 110, 102-109, Mart 1994
[5] Dandik L., Dokunmamış, Örülmemiş Ve Dikilmemiş Ürünler (Nonwoven), SaSa VII. Polyester Günü, Bildiriler, Mersin HiltonSa, 10-11 Eylül 1999
Kaynak: [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] 20 Şubat 2002

NON-WOVEN ÜRÜNLERİ VE HAYAT TARZI

Dokusuz yüzey tekstil malzemeleri bir ürüne özel nitelikler kazandırmak amacıyla geliştirilmiştir. Diğer tekstil malzemeleri ile karşılaştırıldığında ekonomik üretim, yüksek verimlilik, yüksek performans ve düşük gramajlarda üretimin mümkün olması gibi avantajlara sahiptir.
Günümüzün rekabet ortamına ayak uydurabilmek için dokusuz yüzey üreticileri düşük maliyetle yüksek verimlilik elde etmek için çalışmak zorundadırlar. Aynı zamanda kalitenin de yüksek olması istenmektedir. Bu taleplerin karşılanabilmesi için tülbent oluşturma, bağlama ve terbiye işlemleri için uygun proseslerin seçilmesi gerekmektedir.
Yeni teknolojiler sayesinde bu koşulların sağlanması daha kolay hale gelmektedir. Özellikle su jetiyle bağlama teknolojisi ekonomik verimliliğin arttırılmasına, maliyette azalmaya, ürün kalitesinin arttırılmasına ve yeni ürünlerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Tıbbi ve cerrahi alanlarda uygun elyafların kullanımı istenen özelliklerin elde edilmesi için bir şarttır. Bu özel endüstri branşında, binder türü bağlayıcıların ve kimyasalların kullanılmaması tercih edilir.

2- Elyaflar

Tıbbi/cerrahi, sağlık/şahsi bakım ve kozmetik alanlarında kullanılan Dokusuz yüzey tekstil malzemeleri üretimi için esas olarak üç tip elyaf kullanılmaktadır:
-Pamuk
-Rayon
-Käğıt hamuru, pamuk linteri

Bu alanlarda käğıt hamurunun önemi açıktır. Ürünlere istenen özellikleri kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda kapiler bir sistemin uygulanmasına uygun olduğundan sentetik elyaflara göre birçok avantajı da beraberinde getirir.

2.1-Pamuk

Pamuk tüketiciler tarafından çok sık kullanılan bir elyaftır. Pamuk insanoğlu tarafından uzun zamandır kullanılmaktadır. Pamuk selülozun doğada bulunan en saf şeklidir ve diğer doğal elyaflara nazaran fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından öne çıkmaktadır.
Pamuk emiciliği yüksek bir elyaftır ve bu nedenle idrar, kan ve diğer vücut sıvılarının emilmesi için uygun özelliktedir. Bandaj ve sargı bezi, emici pedler, tamponlar vb. ürünlerde sıklıkla kullanılmaktadır.
Pamuk aynı zamanda doğal nefes alabilir bir elyaf olmasının pozitif özelliğini de taşımaktadır. Sıvıların geçişini büyük oranda engellemekte, fakat gaz ve su buharı geçişine izin vermektedir. Bu özelliği sayesinde pamuk, tıbbi giysi ve örtülerde tercih edilmektedir.
Pamuk yaş haldeyken (viskozun aksine) daha yüksek bir mukavemete sahiptir ve sentetik elyaflar gibi kaygan değildir. Bu durum özellikle deriyle temasın gerektiği tıbbi bakım uygulamaları için pozitif bir özelliktir.
Pamuğun sıvıları hızlı bir şekilde emmesi mikrofibrillerin yapısal ağı sayesinde gerçekleşmektedir. Sıvıların yüzeyden uzaklaştırılması gereken uygulamalarda pamuk bu özelliği sayesinde uygun olmaktadır. Ayrıca pamuk 175 santigrat derece gibi yüksek sıcaklıklara çıkıldığında bile mükemmel bir ısıl direnç, yüksek mukavemet ve boyutsal stabilite göstermektedir.
Pamuk ayrıca doğa tarafından yok edilebilir niteliktedir.
Geçmişte pamuğun tıp endüstrisinde kullanımı, örneğin viskoza göre daha pahalı olduğundan genellikle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Pamuğun fiyatı, doğal bir elyaf olmasından dolayı kalitesi ile değişmektedir. Bununla beraber, birçok avantaja sahip olduğu için uzun vadede pamuğun pazar payının artacağı tahmin edilmektedir.
Özet olarak pamuk aşağıdaki mükemmel denebilecek özellikleri ile karakterize edilebilir:
-Emicilik
-Doğa tarafından yok edilebilme
-Nefes alabilme
-Kolayca steril edilebilme
-Isıya dayanıklılık
-Yüksek yaş mukavemet
-Yalıtım özellikleri
-Alerjik olmaması
-Yumuşaklık
-Yenilenebilir kaynakla
Tülbent oluşturma işlemine ve uygulama alanına bağlı olarak 7-25 mm stapel uzunluğundaki pamuk elyafı dokusuz yüzey üretiminde kullanılmaktadır. incelik ise 1,2-1,8 denye arasında değişmektedir. Hacimli ve emici ürünler istendiğinde linter ve tarak döküntüsü kullanılmaktadır. Çoğu durumda pamuk elyafına iyi bir emicilik özelliği kazandıran ağartma işlemi uygulanmış pamuk tercih edilmektedir. Ancak bu tür elyafın tarakta işlem görmesi zor olmaktadır, çünkü elyaflar kopabilmekte ve nepsler oluşabilmektedir. Bu sebeple çoğu kez pamuk, viskoz veya polyesterle harmanlanmaktadır.
Yukarıdaki özellikleri sayesinde pamuk, su jetiyle bağlama işlemiyle işlenerek temizlik bezi üretilmektedir.
Yüksek emicilik, tiftikleşmeye karşı eğiliminin az olması ve yüksek yaş mukavemet gibi özellikleri dolayısıyla pamuğun tıp, endüstri, kozmetik, kişisel bakım alanlarında kullanımı uygundur.
Litografik levhaların temizliği gibi bilgisayar endüstrisine benzer özel uygulamalar da kullanım alanını genişletmektedir.
Su jetiyle bağlanmış pamuk tülbentlerinin boya, baskı ve terbiye işlemleri kolayca yapılabilmektedir. Su jetiyle bağlama teknolojisi diğer tip kumaşlarla veya takviye malzemelerle kompozit malzeme üretimi için de uygundur.
Pamuk elyafının su jeti yöntemiyle iyi sonuçlar vermesinin ana nedeni elyafın su jetlerine reaksiyonu kolaylaştıran düşük ıslanma modülüdür. Ayrıca pamuk yuvarlak bir kesite sahip değildir. Bu özelliği sayesinde elyafların karışmasının ardından elyaf adhezyonunu kuvvetlendiren ilave bir sürtünme kuvveti elde edilmektedir.
Su jetiyle bağlama prosesi için ağartılmamış pamuk kullanımı bazı avantajları beraberinde getirmektedir. Elyaf, ağartılmış olana göre daha ucuzdur ve su jetiyle bağlama yöntemi elyafın üzerindeki yağı veya vaksı uzaklaştırarak elyafın daha sonra ağartılmasını, boyanmasını ve terbiye görmesini kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte su jetiyle bağlama hattının filtre sistemi uygun bir şekilde tasarlanmalıdır. Fleissner bu amaç için özel bir sistem geliştirmiştir.
Giriş su jeti enerjisine bağlı olarak (0,5 kW/kg-elyaf) su jetiyle bağlama işlemi esnasındaki ağırlık kaybı yaklaşık %2'dir. Düşük enerji değerleri elde etmek için Fleissner Aquajet Spunlace ile genelde iyi bir mukavemet değeri elde edilmektedir.
Ağartılmamış pamuk yağ ve vaks ihtiva ettiğinden hidrofobiktir. Su jetiyle bağlama enerjisine bağlı olarak elyaflar tamamen veya kısmen hidrofilik hale gelirler. Çünkü, bu bileşimler elyaftan uzaklaştırılmaktadır. Bunlara ilaveten pamuğun mikroner değeri de önemli bir faktördür. Düşük mikronerli bir pamuk su jetiyle bağlama işleminde yüksek mikronerliye göre daha yüksek gerilme kuvvetine ancak daha sert bir tutuma sahip olmaktadır.
Su jeti prosesine tabi tutulan pamuk sadece tıp endüstrisinde değil aynı zamanda yatak çarşafı, önlük ve masa örtülerinde de kullanılmaktadır. Bu şekilde üretilen ürünler keten görünüşüne sahip olmakta ve ürünlere boya ve baskı ile optik efektler verilebilmektedir. Su jetiyle bağlanmış dokusuz yüzey ürünler genelde Japonya'da 30-250 g/m2 gramajla üretilmekte ve ıslak mendil, tıbbi uygulamalar, sargı bezi ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır.
Fleissner, firmanın kuruluş yılı olan 1848'den bu yana pamuğu hammadde olarak kullanmaktadır ve ağartılmış pamuk için çok sayıda perfore tamburlu hava akımlı kurutucu tedarik etmiştir. Ayrıca yüksek çalışma kapasitesine sahip kontinü bir pamuk ağartma hattı da geliştiriştir.

2.2 Viskoz

Viskoz da pamuk gibi selüloz içermektedir. Selüloz ağaçtan elde edilmekte ve rayon ve selüloz asetat elyaf üretiminde kullanılmaktadır. Bu sebeple rayon rejenere selülozdan üretilmiş bir sentetik elyaftır. Sürekli gelişen çevre bilinci ile dokusuz yüzey ürünlerin bozunması gittikçe artan bir öneme sahip olmakta ve bu da rayon kullanımını arttırmaktadır. Ürün avantajları pamuğunkilerle benzerdir: Deri toleransı, fizyolojik güvenlik, bozunma, iyi nem absorbsiyonu ve basit terbiye işlemleri.
Pamuk yün ürünler için çoğunlukla viskoz ve pamuk kullanılmaktadır. Örneğin tamponlarda. Ancak %100 viskoz elyafı da kullanılabilmektedir. Hijyen gerektiren alanlarda ve tıbbi alanlarda viskozun kullanımı daha da avantajlıdır; çünkü viskoz tülbentler tıbbi giysilerde pamuklu giysilere göre daha az uçuntuludurlar.
Ayrıca temizlik bezlerinde de viskoz büyük bir öneme sahiptir. Temizlik bezlerinin en önemli özelliği sıvıları emmesi ve biriktirebilmesidir. Uygulama alanları tıbbi bezler ve hastanede kullanılan bezler, ıslak mendiller (yüksek miktarda losyon emdirilmiş), ferahlatıcı mendiller, ev temizlik bezleri ve endüstriyel temizlik bezleri olarak sıralanabilir. Öncelikle klor kullanılmadan ağartılmış viskoz ştapel elyafından imal edilen tıbbi alanda kullanılan su jeti yöntemi ile bağlanmış ürünler önem taşımaktadır. Kendine özgü özellikleri sayesinde viskoz tıbbi tekstillerin üretiminde ideal bir elyaf olarak kabul edilmektedir. Birçok durumda polyester veya polipropilen ile harmanlanarak özel karakteristikler elde edilebilmektedir. Emici sargı bezi üretiminde su jetiyle bağlama yöntemiyle imal edilmiş viskoz tülbentler birçok avantaja sahiptir.
Emici sargı bezi normalde pamuk veya pamuk/rayon (%53'den fazla değil) karışımından üretilmektedir. Pürüzsüz bir yüzeye sahiptir ve bu 6-16 katın bir araya gelmesiyle oluşan açık bir yapıya sahiptir. Su jeti teknolojisi ile maliyeti düşük sargı
bezleri üretilebilmektedir. Elekli yapı, su jetiyle bağlama işlemi de tel bir şablon kullanılmasıyla elde edilmektedir. Dahası dokusuz yüzey sargı bezleri için 6-16 kat yerine 4 kat kullanılmakta, bu da maliyetten tasarrufa neden olmaktadır.
Fleissner Aquajet prosesi sayesinde elyaftan bitmiş ürüne kadar sürekli bir üretim yapılarak dokuma ve örme kumaşlara göre daha ucuz bir üretim elde edilmektedir. Sargı bezleri için yüksek oranlarda pamuk kullanıldığı halde %70 rayon, %30 polyester karışımının kullanımı da yaygındır. Çünkü pamuğun emiciliği pratik bir şekilde elde edilmektedir. Böylece uçuntu problemi de çoğunlukla ortadan kalkmaktadır.
İğnelenmiş ve ısıl bağlanmış, spunboyanmış viskoz kesikli elyafından ev temizlik bezleri ve antistatik modifiye viskoz elyafından imal edilen teknik dokusuz yüzey ürünleri de unutmamak gerekir.

2.3-Kağıt hamuru

Käğıt hamuru ağaçtan elde edilen selüloz elyaflarından meydana gelmektedir ve dünyada en yaygın kullanılan elyaftır. Käğıt hamuru üretiminde selüloz elyafı alkolle pişirme veya sülfürikle pişirme ile elde edilmektedir. Elyaflar, elyafları bir arada tutmaya yarayan ligninin çökertilmesiyle elde edilmekte ve bu şekilde dokusuz yüzey üretimi için kullanılabilmektedir.
Bu amaçla elyaflar, %10 oranında kurutulmakta ve balyalar farklı en ve çaplarda silindir toplar haline getirilmektedir.
Käğıt elyafları hidrofilik özelliktedir. Doymuş bir elyaf % 33-35 oranında su ihtiva eder. Bu özellik tıbbi tekstillerin üretimi için önemlidir.
Selüloz hamuru, uygun miktarda emici elyaf istendiğinde ve dolayısıyla düşük fiyatlı elyaflar tercih edildiğinde kullanılmaktadır.
Hamurun esas kullanımı bebek bezi, hijyenik pedler ve yetişkinler için pedlerin üretimidir. Başka bir uygulama alanı tıbbi ve endüstriyel temizlik bezleridir. Ayrıca masa örtüsü, temizlik bezi, ıslak mendil vb. uygulamalarla evlerde ve yatak çarşafı, ameliyat masası örtüsü, ameliyat giysileri gibi uygulamalarla tıp alanında da kullanılmaktadır. Bu uygulamalarda genelde sentetik elyaflarla karışım halinde kullanılmaktadır.
Käğıt hamuru pamuk ve rayon gibi doğa tarafından bozunabilir özellikte bir elyaftır. Käğıt hamurundan dokusuz yüzey üretiminde, hamur topu ilk önce bir çekiç makinesi yardımıyla fibrillerine ayrılır ve daha sonra havalı serme makinesi ile tülbent haline getirilir. Özellikle burada Danweb teknolojisinden bahsetmek gerekir. Bu teknolojisi Fleissner makineleri sayesinde bu pazarda lider konuma gelmiştir. Fleissner, oluşturma kafaları, emme kutuları, contilever bantlı sevk elemanları, transport bantları, kabartmalı silindirler, ısıl bağlanmış fırınları, köpük emprenye üniteleri, perfore tamburlu hava akım hatları, spreyleme bölmeleri ve çok fazlı bantlı kurutucular sağlamaktadır.
Havayla serme hatları da pamuk linterinden tülbentler oluşturabilmektedir. Käğıt hamuru, pamuk linteri ve karışımlarına çekiç makinesi ve havayla serme makinesindeki davranışları ve emicilik açısından karşılaştırıldığında defibrilleşme enerjisi, su emişi ve neps oluşumu hususlarında bir fark beklenmektedir.
Pamuk linterleri tek kullanımlık ürünler pazarında bir alternatif olabilir. Maliyet açısından bakıldığında pamuk käğıt hamurunun yerini kesinlikle alamaz. Ancak ileride pamuğun bir atılım yapacağı düşünülmektedir.
Bir sevk bandı üzerinde serili elyaftan dokusuz yüzey üretilirken käğıt hamuru ve pamuk linteri yanında kısa ştapelli bikomponent elyafları da kullanmak mümkün olmaktadır. Bu amaçla Kosa tarafından üretilen ve selüloz elyafı için ısıl bağlama elemanı olarak kullanılan Cell bond elyafı kullanılabilir.
Bağlamadan başka elyafların kullanılmasında başka nedenler de yatmaktadır: Daha az toz oluşumu, yüksek mukavemet, yüksek emicilik, daha fazla hacimlilik ve daha fazla yumuşaklık.
Käğıt hamurundan imal edilen dokusuz yüzey ürünler için genelde aşağıdaki bağlama işlemleri uygulanmaktadır:
- Isıl bağlama (TBAL = Isıl bağlanmış, havayla serilmiş)
- Bağlayıcılı bağlama (LBAL = Latexle bağlamış, havayla serilmiş)
- Kombine bağlama (MBAL = Multi bağlanmış, hava ile serilmiş)
- Su Jetiyle bağlanmış (SBAL = Su jetiyle bağlanmış, havayla serilmiş)
LBAL ürünlere her iki yönden de latex püskürtülmekte, kurutulmakta ve terbiye edilmektedir. Fleissner bu amaç için püskürtme bölmeleri ve katlı kurutucular imal etmektedir. Bu ürünler için günümüz pazarı kadın hijyenik ürünleri, ıslak mendil, endüstriyel temizlik bezleri, yüz temizleme mendilleri, tek kullanımlık bebek bakım bezleri, hacimli mutfak havluları gibi ürünleri içine almaktadır.
Sentetik elyaf tarakları ile havayla serme işlemi ve sonrasında gelen kimyasal bağlama işleminin kombinasyonu evde kullanım için üretilen temizlik bezlerin kalitesinin yükselmesini sağlamaktadır.
TBAL işlemi için 2,7 mm elyaf uzunluğuna sahip kağıt hamuru elyafları ve 6 mm uzunlukta bikomponent elyaflar kullanılmaktadır. Üretilen ürünler arasında kadın hijyenik bağları, yetişkin bezlerinin emici telası, tıbbi tek kullanımlık ürünler ve bebek bezi emici tabakaları bulunmaktadır.
Bu üretim safhaları için Fleissner ısıl bağlama fırınları, köpük emprenye hatları ve yüksek kapasiteli hava akımlı kurutucular ile birleştirilmektedir. İleri derecede düzgün sıcaklıklarda ısıl bağlama için Fleissner, ısıl bağlama bantlı kurutucular tedarik etmektedir. Bu kurutucularda 400 m/dk hıza çıkabilmektedir.
MBAL metodunda ise elyaf uçuntusu oluşumu yüzey bağlayıcı uygulaması ile önemli oranda azaltılmıştır ve kopma mukavemeti arttırılmıştır. Halen yeni gözüyle bakılan bu teknoloji için olası uygulama alanları kadın hijyenik ürünleri ve bebek bakım bezleridir.
Yakın gelecekte yeni uygulamalar için yeni üretim hatlarının pazara girmesi beklenmektedir. Çok katlı kompozitler için çoklu tülbent oluşturma ve çoklu tülbent bağlama istasyonlarının bir üretim hattında birleşimi gerekmektedir. Bu şekilde çok fonksiyonlu dokusuz yüzey ürünler için gerekli işlem basamakları bu çok amaçlı hatlarda gerçekleştirilmekte ve dönüştürme hatlarında üretim dışı bir işleme gerek kalmamaktadır. Çok katlı ürünler (kompozitler) maliyeti azalttığı gibi üretim kapasitesini artırmaktadır.
Benzer bir ürün bebek bezi veya idrarını tutamayan yetişkinler için bezler olabilir. Bu tip ürünlerde komple çok hatlı kompozit emici tabaka olarak bir havayla serme hattında tek bir basamakta üretilmektedir. Böyle bir kompozitte her tabakanın özel bir görevi vardır.
Danweb ve Fleissner yeni büyük havayla sermeli tülbent oluşturma kafaları üzerinde çalışmaktadır. Bu hatlarda yüksek çalışma hızlarına çıkılabilmektedir ve çalışma eni 45 m'ye ulaşabilmektedir.
Havayla Serme / Su Jetiyle Bağlama Kombinasyonu (SBAL)
Bez üretiminde (bebek bakım bezleri, ıslak mendil, endüstriyel temizlik bezleri, tıbbi giysiler, hastane çarşafları) dokusuz yüzey üreticisinin düşük maliyetli ürünler imal etme olanağı vardır. Hammadde maliyeti ürün maliyetinin büyük bir bölümünü kapsadığından buradan tasarruf edilebileceği açıktır. Bir PES/ käğıt hamuru karışım ürününde viskoz yerine käğıt hamurunun kullanımı böyle bir fırsat oluşturmaktadır.
Fleissner ve Danweb ortak projeler sonucunda birçok benzeri hat tasarlamış ve satmıştır. Böyle bir hatta üretilen dokusuz yüzey ürünler 2 veya 3 katlı olabilmekte ve yüksek mukavemetli ve emicilik özelliklerine sahip olmaktadır.
Üretim hattının kendisi bir sonraki bölümde anlatılacaktır.
Tıp ve hijyen alanlarında kullanılan ürünler için uygulanan yöntemlere örnek olarak Bölüm 3.1.'de Fleissner Aquajet Su Jetiyle Bağlama hattı anlatılacaktır. Bu hat ile makyaj temizleme pamukları gibi şahsi bakım ürünleri ve tıbbi giysi ve örtüler imal edilebilmektedir.
Bölüm3.2.2'de ise bebek bezleri, ıslak mendil ve endüstriyel temizlik bezlerinin üretiminde kullanılan ve käğıt hamuru, PES, PP ve rayon elyafı içeren taraklanmış ve havayla serilmiş dokusuz yüzey ürünlerin üretimi anlatılacaktır.

3- Üretim Hatları
3.1-Pamuklu perdeler ve diğer ürünler için Aquajet su jetiyle bağlama projesi

Tıp ve hijyen endüstrisinde ve özellikle de makyaj temizleme pamukları için pamuk temel madde olmuştur. Bunun nedeni pamuğun ekolojik olarak zararlı bir madde olmamasıdır. Pamuk doğa tarafından yok edilebilen bir maddedir.
Pamuk elyafları için su jetiyle bağlama prosesi kullanılmaya başlamadan önce tülbent oluşturma safhasını izleyen 3 farklı yöntem kullanılmaktaydı:
- Yüzey bağlayıcı ile empregnasyon,
- Isı bağlayıcı elyaflar ile bağlama (bikomponent elyaflar),
- Tülbentlerin gravürlü desen silindirleri ile desenlendirilerek bağlama.
Bu üç sistem de su jetiyle bağlama işlemine göre dezavantajlara sahiptir:
- Ürünler doğa! pamuktan başka yabancı maddeler (sentetik elyaf, polimer bağlayıcı)" ihtiva etmektedir ve bunlar deri ile temas etmektedir. Bu nedenle bu ürünier %100 pamuk olarak tanımlanamazlar. Ancak bu birçok tüketici için tercih edilen yeterli bir saflıktır.
- Kabartmalı pedler yüzeyde iyi bir aşınma mukavemetine sahip değildir ve bu nedenle temizlik sonrasında deride elyaf artıkları kalabilmektedir.
Su jeti işlerni ile bu dezavantajlar ortadan kalkmaktadır. Bağlama işlemi su ile yapılmaktadır ve sadece yüzey su jetleri ile bağlanmaktadır. İç kısım ise sıvı veya krem gibi maddeler için emici kalmaktadır.
Genelde Aquajet su jetiyle bağlama prosesinden önce herhangi bir tülbent oluşturma yöntemi uygulanabilir:
- Çapraz sericili dokusuz yüzey tarağı
- Havayla serme hatları
- 200-250 g/m2 gramaja ulaşabilmek için birkaç taraktan oluşan pamuk tarakları
- Ayrıca farklı tülbent oluşturma sistemlerini birleştirerek kullanmak da mümkün olabilmektedir.
Fleissner Aquajet sisteminde kullanılan su jetiyle bağlama teknolojisi (Şekil 5) birbirinden bağımsız elyafları yüksek basınç altında ince jetlerden geçen su ile birbirlerine bağlama prensibine dayanmaktadır. Bu su jetleri elyafları karıştırarak birbirlerine bağlamakta ve yoğun bir yapı oluşturmaktadır.
Su jetleri ve özellikle de impuls kuvveti tülbent desteği ile beraber elyaf karışımı, yerleşimi ve ürün özelliklerini etkilemektedir.

Aquajet sistemlerinin tasarımı
Bir Fleissner Aquajet Sistemi temel olarak aşağıdaki elemanlardan oluşmaktadır:
- Bağlama ünitesi
Bağlama işlemi öncesinde optimum ön terbiye elde edebilmek için tülbentin iki bant arasında sıkıştırılmasıdır.
- Su jetiyle bağlama ünitesi Bu ünite bağlama işlemi ile ilgili tüm konstrüksiyonel elemanları içermektedir ve Aquajet aaagahının üzerinde jet kafaları, tamburlar, emme sistemleri, sevk bantları ve tahrikler olarak monte edilmiştir.
- Nihai su uzaklaştırma sistemi Bağlanmış tülbent üzerindeki suyun vakum ile uzaklaştırılması
- Su sirkülasyonu
Sirküle suyun çevrimi için gerekli elemanları içermektedir. Bunlar arasında emme fanları, ayırıcılar, emme pompaları, filtre sistemleri, su tankı, besleme pompası ve yüksek basınçlı pompalar bulunmaktadır.
Elektrik sistemi / hat kontrolü, Frekans çeviriciler, regülasyon sistemleri, görüntüleme cihazları ve kontrol panelleri gibi elektrik bileşenler yanında bu sistemde hat kontrol sistemi ve Fleissner PCS (PLC ve endüstriyel PC ile proses kontrol sistemi) de mevcuttur.
- Aksesuarlar
Jetlerin temizlenmesi için sistemler ve yüksek basınçlı filtreler talimata dahildir ve hattın uzun süre problemsiz çalışmasını garantilemektedir.
Pamuk pedlerin üretimi Aquajet üzerinde iki safhada gerçekleştirilmektedir. (Şekil 6)
Yukarıda anlatılan tülbent oluşturma prosesinin ardından bağlanmamış tülbent Aquajet'e beslenir ve burada su jeti bandı üzerine alınır. Tülbent, oluşturma bantları ile güvenli bir şekilde taşınmakta ve ilk su jetiyle bağlama bölmesi bir su jeti bağlama tamburu üzerine monte edilen iki adet jet kafasından oluşmaktadır. İlk jet kafası ön ıslatma için kullanılmakta ve düşük su basıncında çalışmaktadır. ikinci jet kafası ise nispeten daha yüksek bir basınçla çalışmaktadır.
Bundan sonra gelen su jetiyle bağlama bölmesinde ise tülbendin arka yüzü sıkıştırılmaktadır. Bu ise bir tamburun altına yerleştirilen bir jet kafası ile gerçekleştirilmektedir.
Tülbendin sıkıştırılması sadece alt yüzeyden gerçekleştirilmektedir. Çünkü maksimum 40 bar'a çıkan düşük basınç uygulanmaktadır. Elyafın sıkıştırılması tamamlandığında tülbendin suyunun optimum olarak uzaklaştırıldığı bir band ünitesi ile tülbent sevk edilmektedir.
Bunun ardından ise tülbent kurutulmak üzere perfore tamburlu kurutucuya beslenir ve çıkışta bir sarıcı ile alınır.
Ayrıca giysi ve örtülük kumaşlar için tamamen sıkıştırılmış düz tülbentler üretmek de mümkündür (viskoz, pamuk, PES, PP). Bunun için Şekil 7'de gösterildiği gibi ilave jet kafaları ile yüksek su basınçlarında çalışılmaktadır.
Tıp alanında kullanılan diğer ürünler de aynı hat üzerinde üretilebilmektedir. Örneğin, tıp, ev ve endüstriyel alanlarda kullanılan temizlik bezlerine tülbent oluşumundan sonra empregnasyon ve baskı işlemleri uygulanmakta ve görünüşü iyileştirmek ve mukavemeti arttırmak amacıyla da su jetiyle bağlama uygulanmaktadır. Bunun için daha yüksek basınçlarda çatışmak ve daha fazla sayıda jet kafası gerekmektedir. Bu tip ürünlerde sadece yüzey değil tülbendin kesitinin tamamı su jetleri ile bağlanmaktadır. Hat içi bir kimyasal bağlama gerektiğinde köpük vatka makinesi kullanılmaktadır. Baskı ise bir Fleissner yüzey baskı ünitesi ile gerçekleştirilmektedir. Özel tel desenlendirme şablonlarının kullanılması bez, sünger, sargı bezi vb ürünlerin aynı hat üzerinde üretilmesine imkan vermektedir.
Su jeti enerjisi 12 jet kafası ile azaltılarak bazı dokusuz yüzey ürünler için tülbentler üretilebilmektedir. Ardışık hat içi veya hat dışı empregnasyon ile mukavemet arttırılmakta, yüzey boncuklaşması azaltılmakta ve aşınma dayanımı arttırılmaktadır. Bu işlemle %25 oranında bağlayıcı uygulaması yapılmaktadır.

3.2 Bezlerde kullanılan kağıt hamuru ile kombinasyonları içeren Aquajet su jetiyle sabitleştirme projesi
Yukarıda bahsedildiği üzere SBAL ile üretilen dokusuz yüzey ürünler (havayla serme / su jetiyle bağlama kombinasyonu) düşük maliyette ihtiyaçlara karşılık verecek şekilde özelliklere sahip olmaktadır.
Benzeri bir proses hattı aşağıda anlatılacaktır. (Şekil 9) ilk safhada su jetiyle bir ön bağlama işlemine tabi tutulmuş taraklanmış bir tülbende DanWeb oluşturma kafası yardımıyla havayla serme teknolojisi uygulanarak käğıt hamuru püskürtülür.
Bu havayla serilmiş tülbent bir veya birden fazla çekiç makinesinde käğıt hamuru silindirlerinin defıbrilasyonu ile üretilmektedir. Çekiç makinelerinden çok kısa käğıt hamurunun iki oluşturma tamburundan oluşan oluşturma kafasına sevki pnömatik konveyörler yardımıyla gerçekleşir. Elyaf akışı tamburlara ulaşmadan ikiye bölünür ve her iki taraftan da sağlanır.
iki tambur, havanın emildiği bir emme ünitesinde oluşturulan vakum yardımıyla bir tülbent oluşturma bandının üzerinde ters yönlerde dönmektedir. Elyaflar kar taneleri gibi düşmekte ve band üzerine veya taraklanmış PES üzerine serilmektedir.
Tamburun içindeki dönen iğneli silindirler ve elyaf akışının bölünmesi tüm çalışma eni boyunca düzgün bir dağılımı garantiler.
Tülbent oluşturma kayısındaki elyaf miktarı ve bant hızı havayla serilmiş tülbendin düzgünlüğü ve kalınlığını belirleyen unsurlardır.
Band ile sevk edilen elyaf ve parçacıklar bir hava filtresi yardımıyla filtrelenerek sisteme geri döndürülür.
Taraklanmış tülbent havayla serme ünitesinden geçtikten sonra iki katlı kompozit (taraklanmış PES / havayla serilmiş käğıt hamuru) su jetiyle bağlama ünitesine beslenir ve burada käğıt hamuru katı PES tülbende bağlanır.
Su jeti ünitesinden önce monte edilmiş ikinci bir taraktan başka bir tülbent ilave edilerek üç katlı bir kompozit de elde edilebilir.
Fleissner bir su jeti prosesi ile havayla serme makinesinin kombinasyonu ile elde edilen yeni bir ürün jenerasyonu meydana getirmek için ilginç bir geliştirme çalışmasına başlamıştır.
Üç işlem de (spunbonding havayla serme ve su jetiyle bağlama) yüksek hızlarda çalışmaya imkan verdiği için (500 m/dak) düşük maliyetli çok katlı kompozitler üretmek mümkün olmaktadır.
Doğal olarak viskoz veya PP elyaflar PES yerine kullanılabilmektedir.

4 ÖZET
Gelişmeler pazarın tıp ve hijyen endüstrileri için düşük maliyetli ve çevre dostu dokusuz yüzey ürünlerin imalatı için yüksek performanslı hatlar talep ettiğini göstermektedir.
Su jetiyle bağlama teknolojisinin havayla serme teknolojisi ile kombinasyonu bu talebi karşılamakta ve aynı zamanda enerji ve kaynak sağlayarak karı arttırmaktadır.



TEKNİK TEKSTİLLER, NONWOVEN VE KORUYUCU TEKSTİLLER İÇİN GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ
Prof. Dr.-Ing. H. FUCHS, Dipl.-Ing. (FH) R. ARNOLD, Dipl.-Inform. H. BEIER, Dipl.-Chem. W. SCHILDE
Sächsisches Textilforschungsinstitut e. V., ALMANYA
1.GİRİŞ
Teknik tekstiller, Nonwoven ( Dokusuz ) tekstiller ve koruyucu tekstiller modern tekstil endüstrisinin yüksek büyüme oranına sahip ürün gruplarıdır. Bu büyüme oranları dünya çapında en azından 2005-2010’a kadar %5-10 oranında olacaktır.
Bu alandaki proseslerin ve ürünlerin gelişimi, Tekstil ve Tekstil mühendisliğinde yeniliklere yönelik olarak yüksek talepler ortaya koymaktadır.
Saksonya Tekstil Araştırma Enstitüsü-STFI-(Das Sächsische Textilforschungs Institüt) ve onun Chemnitz ve Dresden’deki devamı niteliğindeki enstitüler bu alanlarda çalışmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda aşağıda belirtilen yöntem ve ürünler geliştirilip, lisans anlaşması çerçevesinde makine üreticilerine satılmıştır:
- Filamentten doğrudan nonwoven yüzey (tülbent yüzey) üretimi (Reifenhäuser)
- Dikme- örme yöntemi. ( Karl Mayer/Malimo)
- KEMAFİL ( SL-Spesiyal Makine İmalatı)
- Su jeti ile sabitleştirilmiş Nonwoven yüzey (NORAFİN)
- Kaba Raschel Makinesi ( Jakob Müller, Frick)

STFI- tarafından araştırma çalışmaları ulusal ve uluslararası projeler çerçevesinde yürütülmektedir. Buna Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülen aşağıdaki projeler de dahildir.
- Oto tekstilleri
- Koruyucu Giysiler/ Elektrostatik
- Bilgisayarda görüntü işlemleri/Kalite Güvence
- Çevre Yönetimi
- Bilim transferi

STFI ürün ve yöntem geliştirme çalışmalarının yanı sıra aşağıda belirtilen Test- ve sertifika görevlerini de yürütmektedir.
- DIN EN 45001, DIN EN ISO 9002 ve ISO 17025’e göre Akredite Tekstil Muayene laboratuvarı
- DIN EN 45001, DIN EN 450011 ve DIN EN 45012 (EG- Talimatname 89/686/EWG); Notified Bady 0516’ya göre kişisel koruyucu donanımlar için sertifikalandırma bürosu. Böylece koruyucu tekstiller için CE- test ve sertifika standart seviyesine ulaşılabilmektedir.
- Yarışçıların koruyucu elbiseleri için sertifikalandırma bürosu FIA Nr. 9
- Jeo sentetik madde ve jeo tekstiller için kontrol ve sertifikalandırma bürosu; Notified Bady 0991
- Öko-Tex- 100 Standardı için test laboratuvarı

Aşağıda birkaç araştırma sonucu hakkında bilgi sunulacaktır.

Dokusuz (Nonwoven) Tekstil Yüzeyleri
2.1. Kunit Ve Multikunit - Yöntemi İle Üretilen Ürünler ve Makineler
Dikme-Örme teknolojisi ile dokusuz yüzey üretimi teknik tekstiller alanında hızlı bir gelişme göstermektedir. Tüm dünyada üretilen Malimo, Malivat ve Mailivlis gibi Dikme-örme türü dokusuz yüzeylerin yanında Chemnitz’deki Karl Mayer Malimo firması ile yürütülen yoğun ortak çalışmaların sonucu olarak Kunit yöntemiyle boyuna lif oryantasyonlu elyaf tülbendi, direk tekstil yüzeyi üzerine aplike edilmektedir. Bu tür ürünler bir ilmik ve bir de pol tabakasından oluşmaktadır.
Bir Kunit-dokusuz yüzeyin enine kesiti incelendiğinde, pol (hav) tabakasındaki liflerin ilmiklerle ilmik tabakasına bağlı olduğu görülür. Bunlar Kunt’in yüzeyine göre hemen hemen diaaa konumdadır. Karl-Mayer Malimo firması Kunit tipi dikme-örme dokusuz yüzey makinelerini 3,6 m çalışma enine kadar üretmektedir.
Multikunit yönteminde ise dışarıdan gelen iki ilmik tabakası, pol tabakası içindeki diaaa konumda bulunan lifler tarafından birleştirilmektedir. Buradaki çıkış materyalini bir Kunit dokusuz yüzey oluşturmaktadır.

2.2. Otomobil endüstrisi için Kunit/Multikunit tipi geri kazanılabilir dolgulu dokusuz yüzey
Otomobillerde bu zamana kadar kullanılan koltuk döşemelerinin yapısı ağırlıklı olarak aşağıda görüldüğü gibidir:
Üst yüzey kumaşı : Dokuma, çözgülü örme, poliester yuvarlak örme.
Dolgu Tabakası : Köpük (sünger), PUR
Alt taban kumaşı : Örme PA/PES
Bu komponentler alev kaşeleme yöntemi ile birbirlerine bağlanmıştır. Bu tür ürünlerin geri kazanılabilirlikleri, materyalin çok katlı olması nedeniyle mümkün olmamaktadır. Yürütülen geliştirme çalışmaları sayesinde hep aynı materyallerden oluşan ve böylece geri kazanılabilir atıklar oluşturan yeni birleşik oto döşemelikleri elde edilmiştir. Bu köpük tabakasının zorunlu olarak uygun bir dokusuz yüzey tabakası ile birleştirilmesi anlamına gelmektedir.
Bu tür bir malzemeden beklenen özellikler şunlardır :
- Yüksek hacimlilik
- Kalıcı deformasyonlara karşı dayanıklılık
- İzotop bir mukavemet ve uzama özelliği
- Sünger ile karşılaştırıldığında, daha iyi bir oturma fizyolojisi

Bu nedenle çözümünün esasını, PES ve PES-Kopolimer lif karışımından oluşan Kunit/Multikunit dokusuz yüzeyler oluşturmaktadır. Dokusuz yüzey üretiminden sonra yapılan bir termokalibrasyon dokusuz yüzeye öngörülen düzeyde bir materyal kalınlığı ve deformasyona karşı istendiği şekilde bir mukavemet özelliği kazandırmaktadır.

2.3. Derin filtrasyon için su jeti ile iğneleyerek fikse edilmiş dokusuz tülbent yüzeyler
Tülbent içindeki liflerin konumu ve liflerin birleşme şekline göre enine kesitlerindeki tülbent yoğunluklarının farklı olmasından dolayı dikme-örme dokusuz yüzeyler filtrasyonda özel kullanımlar için uygun olmaktadır.
Yüksek oranda gözeneklilik özelliğinden dolayı Kunit-dikme-örme tabakası partiküllerin tutulması için oldukça uygundur. Dikme-örme tabakanın alt yüzeyi, nispeten daha büyük gözenekli elyaf ilmiklerinden oluşmaktadır. Bir elyaf tülbent tabakasının yüksek enerjili su jeti iğneleri yardımıyla ilmik yüzey üzerine birleştirilmesi (aplike edilmesi) suretiyle mamul az çok sıkılaşmaktadır. Böylece Kunit dokusuz tülbent yüzeyin havlı ( pol) üst yüzeyinin iyi filtrasyon özelliği ile ince gözenekli tabakanın küçük partikülleri tutmasının kombinasyonu gerçekleştirilmiştir.
Yapılan denemeler göstermiştir ki; hacimli ve yoğun tülbent tabakasına sahip Kunit- Dikme- örme dokusuz yüzeyler derin filtrasyon için oldukça uygundur. Geliştirilmiş olan Dikme-örme dokusuz yüzeyler yüksek bir ayrılma derecesine, büyük bir toz tutma kapasitesine ve mekanik etkilere karşı yüksek bir dayanıma sahiptir. Üretimleri çevre dostudur ve kimyasal bağlayıcı madde (binder) içermezler.

2.4. Toz Tutma İçin Yeni Su Jeti İle İğnelenerek Sabitleştirilmiş Dokusuz Tülbent Yüzeyler
Teknik tekstiller alanında dokusuz tülbent yüzeylerin talep profilleri giderek daha kompleks bir hal almaktadır. Bu yüzden çok iyi belirlenmiş fonksiyonel tabakaların bir araya gelmesi ile üretilen yeni dokusuz tülbent yüzeylerin önemi giderek artmaktadır. Bu tür dokusuz tülbent yüzeylerin üretimi birçok durumda çeşitli üretim ya da sabitleştirme yöntemlerinin kombinasyonunu gerektirmektedir

2.5. Sıcak Gaz Filtrasyonu İçin Tülbent–:-):-):-):-)l Bileşik Yapılar
150°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda pliseli filtre elemanları için şu anda ağırlıklı olarak fiyatları çok yüksek olan, çok küçük gözenekli :-):-):-):-)l dokumalar kullanılmaktadır. Yeni ürün geliştirilmesinde aşağıdaki talep profillerini karşılanması gerekmektedir.
- Temperatüre karşı dayanıklılık > 150°C
- Materyal kalınlığı < 1 mm
- Yüksek oranda form stabilitesi ve plise edilebilirlik
- Yüksek filtrasyon verimliliği
- Az basınç kaybı
- İyi temizlenebilme özelliği
- Düşük fiyat

Bir bileşik malzemenin geliştirilmesi sayesinde problem çözülmüş oldu. Bu bileşik malzeme iki dokusuz tülbent yüzey tabakası arasına yerleştirilmiş olan bir :-):-):-):-)l dokuma tabakasından oluşmaktadır.
Birleştirme için yöntem olarak su jeti ile iğneleme ( SPUNLACE-TEKNOLOJİSİ ) kullanılmıştır. Birleştirme prensibi tülbent içerisindeki liflerin bir :-):-):-):-)l strüktür içerisine su jeti iğneleri ile sokularak sabitleştirilmesine dayanmaktadır. Burada enerji bakımından yüksek basınçlı su jeti iğneleri, tülbent içerisindeki lifleri :-):-):-):-)l strüktür içerisine kıvrım şeklinde sokmakta ve böylece her iki komponent arasında belli bir dayanıklılığın sağlandığı bileşik malzemeler elde edilmektedir.
Bu yöntem teknolojik açıdan elyaf inceliği, bileşik malzeme mukavemeti, materyal kalınlığı, plise edilebilirlik gibi önemli özellikleri etkileyebilen geniş varyasyon olanakları sunmaktadır. Daha sonra uygulanacak bir kalandırlama işlemi ile filtre malzeme yüzeyi, kalınlığı ve hava geçirgenliğine istenen şekilde bir etki sağlanabilmektedir.
Dokusuz tülbent–:-):-):-):-)l bileşik malzemenin basınç kaybı, tutma, temizleme özelliği açısından yapılan deneme sonuçları olumludur.

2.6. Su Jeti İle İğneleyerek Sabitleştirilmiş Filament Dokusuz Yüzeyler
Dokusuz Filament Yüzeylerin Batı Avrupa’daki üretim miktarları 400.000 ton civarındadır. Dokusuz filament tülbent yüzeylerin Batı Avrupa ve A.B.D.’deki tüketimlerinin 2005 yılına kadar %4 civarında artacağı tahmin edilmektedir. Doğu Asya ve Güney Amerika gibi diğer bölgeler için ise kullanım oranında iki misline yakın bir artış beklenmektedir. Benzeri dinamik bir gelişme şimdiye kadar tamamen ştapel elyaf ile üretilmiş olan su jeti ile sabitleştirilmiş dokusuz tülbent yüzeyler için de geçerlidir. 1997 yılında sabitleştirilmiş dokusuz tülbent yüzeylerin dünya çapındaki üretimi 150.000 ton olmuştur. Önümüzdeki yıllarda ise % 8’in üzerinde bir üretim artışı beklenmektedir.
Her iki teknolojideki kalitatif gelişmeyi her şeyden önce teknik veriler göstermektedir. Hem filament dokusuz tülbent yüzeyler üretimi ve hem de su jeti ile iğneleyerek sabitleştirme yöntemlerinde düşük gramajlarda ( m2 ağırlıklarında ) 500-600 m/dakikalık üretim hızlarına ulaşılmıştır. ( 1996: 250-300 m/dakika. )
Su jeti ile iğneleme yönteminde çalışma hızındaki artış, fiksaj efektini sağlamada gerekli özgül enerjiyi aktarma için çalışma basıncının 30 Mpa’dan 60 Mpa’ya yükselmesini sağlamaktadır.
Filament tülbent yüzeylerde ya da filament tülbent/Meltblown birleşik ürünlerde kısmen daha düşük olan metre kare ağırlıkları su jeti ile iğneleyerek elde edilen dokusuz yüzeylerde 10 ile 600 g/m2 arasında bulunmaktadır. Bu da materyalden büyük oranda tasarruf sağlamaktadır. Tekstil teknolojisinde sürdürülen geliştirme çalışmalarında bu iki teknolojinin kombine edilip, edilemeyeceği konusu araştırılmaktadır. Bu düşünce kişileri yeni yöntem tekniği çözümlerine ve bu sayede yeni ürün geliştirilmesine sevk etmektedir. STFI’da bu problemin çözümü yönünde araştırma çalışmaları sürdürülmekte ve elde edilen sonuçlar en kısa zamanda örneğin: “Evolon Yöntemi” gibi, denemeye tabi tutulacaktır. Tesisin teknik açıdan gerçekleştirilme olanağı mevcuttur. (Aqua Spun, Spun Jet )
STFI’de yapılan denemeler göstermiştir ki; su jeti ile iğneleme yöntemi ile yüksek değerli filament dokusuz tekstil yüzeyleri elde edilebilmektedir. Bu ürünler termik (ısıl işlem) yolla fikse edilenlere göre özellikle 120 g/m2 ağırlığa kadar daha yumuşak, hacimli ve yüksek çekme ve basınç dayanımına sahiptir. Ham madde olarak konvensiyonel polipropilen (PP) ve :-):-):-):-)llocen ile katalize edilmiş polipropilen ( MPP) kullanılmıştır.
Filament tülbentlerin su jeti ile iğnelenerek fiksajı aşağıdaki avantajları sunmaktadır:
* Filament halindeki strüktürlerin birbirine bağlanması ve filamentler için daha düşük zarar rizikosu, yüksek mukavemet ve iyi şekillendirebilme olanağı.
* Sert ve folye türünde nokta veya bölgelerin oluşmaması, yani yüksek düzeyde yumuşaklık.
* Bağlayıcı madde (binder) kullanılmaması, yani çevre dostu üretim.
* Tülbent oluşturma ve fiksajda yüksek çalışma hızı, yani yüksek randıman ve uygun üretim maliyeti.
* Su jeti ile fiksaj yöntemi aynı zamanda birkaç tülbent tabakasını sabitleştirebilmekte ve birbirlerine bağlayabilmektedir. Bu suretle yumuşak ve dokusuz tülbent yüzey elde edilebilmektedir.
* İç yüzeydeki filamentlerin olası bir ayrışma etkisinden faydalanma, örtme derecesinin iyileştirilmesi ve yumuşaklığın arttırılması.

Kaynak: [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] 20 Şubat 2002

DOKUSUZ YÜZEYLER VE TEKNİK TEKSTİLLER
Resmi EDANA (Avrupa Kullanılıp Atılabilirler ve Dokusuz Yüzeyler Kurumu) verileri gösteriyor ki Batı Avrupa dokusuz yüzeyler üretimi 1997’ye göre beklenenden fazla olarak %6 arttı. Ayrıca Avrupa’nın 15 birleşik ülkesindeki üretim de Norveç ve İsviçre ile birlikte, %11 düzeyinde arttı ve 759000 tona ulaştı.
Metrekare olarak değerlendirildiğinde artış biraz daha düşüktür, %8 olarak gerçekleşmiştir (19.891.100 milyon m2).
“Dokusuz yüzeyler üretiminin 98’de de büyüyeceğini bekliyorum” diyor EDANA’nın genel sekreteri Guy Massenaux “ve 800000 ton seviyesini geçecek”.
Avrupa dokusuz yüzeyler endüstrisinde kullanılan en önemli polimer olan polipropilen ise 369900 ton granül ile toplam 781500 ton üretimin haricinde aynı seviyede kalmıştır.
Almanya ise toplam üretimin %26’sını sağladığından Avrupa dokusuz yüzeyler üreticilerinin liderliğini sürdürmekte, %20.5 ile İtalya ise ikinci sırada bulunmaktadır. Artan üretim ise yine bu iki ülkede belirgindir, İtalya’da hızla artmıştır, %18’lik artışla 157000 tona dayanmıştır. Farkedilir olan şudur ki polimer esaslı teknolojiler hızla geleneksel taraklama esaslı metotları gölgelemektedir.
Sonsuz elyaflı işlem ve eritilerek dökülme şimdilerde Avrupa üretiminin %42’sini oluşturmaktadır, 1996’daki %40’lık paya benzer olarak. Kuru işlem üretimiyle birlikte %43’lük bir toplam üretim payına sahip olmaktadır. rahatlıkla söylenebilir ki 1998’de polimer esaslı üretim liderliği alacaktır.
Artan kapasite, bununla birlikte, fiyatlarda bir düşüş yaşadı, özellikle ısıl bağlanmış ve SMS saklama malzemeleri için, ve bu durum genel ve sürekli bir gerileme olarak kendini gösterebilir.
Ayrıca Birleşik Devletler'e %26'yı aşan ihracat rakamları kaydedildi ve Polonya şuan 12000 ton ithal ediyor ve Avrupa üretiminin ikinci en büyük ithalatçısı haline geliyor.
14000 insana iş imkanı sağlayan Batı Avrupa endüstrisinin değeri EDANA tarafından ECU'da 3,000 milyon olarak ifade edildi.

KAYNAK: Textile Horizons Şubat '99

Teknik tekstiller konsepti Brezilya’ya ilk olarak 1999 kasımında So Paulo’da gerçekleştirilen “Techtextil Fint” organizasyonunda Latin Amerikan Fuarı ve Kongresi’nde tanıtıldı. Bölge insanının büyük çoğunluğu “Teknik Tekstiller” terimiyle bu organizasyona kadar hiç karşılaşmamış.
Bölgenin verilerini çıkarabilmek için yaptığımız çalışmada karşılaştığımız en büyük zorluk bilgi bulmaktı. Bir şey için, bazı Brezilya’lı imalatçıların verileri açıklamakta ihtiyatlı davranmalarıyla birlikte başka bir şey için “Teknik Tekstiller” terimi konseptle, bir tanımlamayla ve şirket bilgi tablolarıyla birlikte tanıtılmak zorunda kalındı.

Konsept
Brezilya ve Latin Amerika pazarlarının verileri 3 aylık yoğun bir çalışmadan sonra %95’lik doğruluk derecesinde oluşturuldu (Tablo-1). Teknik tekstiller konseptinin 5 ana grubu ifade etmesi benimsenir, şöyle ki lifler ve iplikler, kumaşlar, dokusuz yüzeyler, kompozitler ve diğer tekstiller. İstatistikleri düzenli ve anlaşılır yapmak için bazı ürünler farklı gruplara ayrıldı. Serbest lif aplikasyonları, oyuncaklar ve yastık içleri için doldu lifleri gibi ürünler diğer tekstiller grubuna ayırıldı.

Tablo-1: 2000 yılı için Latin Amerikan tekstil pazarı oranları (%)
Materyal %
Kumaşlar 59
Dokusuz Yüzeyler 33
Kompozitler 2
Diğerleri 6

Kaynak: Prof. Ing. Freddy Gustavo Rewald, ITS Yazı İşleri Editörü, Notecidos Consultaria&Assossocia Ltda. So Paulo (BRA), Nonwovens & Industrial Textiles 3/2001

KULLANILIP ATILABİLEN DOKUSUZ YÜZEYLER İÇİN AVRUPA PAZARI
1990’ların başında kullanılıp atılabilen dokusuz yüzeyler için toplam Avrupa pazarı güçlü bir büyüme yaşadı. 1996’da yaklaşık 1.5 milyarlık bir değer verildi, bu hijyen pazarının yarısıydı. Milenyumdan sonra ise gelirlerin, küçük bir büyüme oranıyla, artmaya devam etmesi beklenmektedir.
2003’te Avrupa kullanılıp atılabilen dokusuz yüzeyler pazarı için dokusuz yüzeyler hacminin yarım milyon tonu toplayacağı beklenmektedir, diyor uluslararası danışmanlık şirketi Frost & Sullivan tarafından yapılan yeni bir stratejik çalışma.


Anahtar Eğilim
Analizde tanılanan anahtar eğilim geleneksel dokusuz yüzey imalat teknolojilerinden uzaklaşan açık değişimdir. Isıl yöntemle bağlanmış eritilerek dökülmüş ve kompozitler yerine daha da önemli hale gelmektedir. Endüstri son zamanlarda herhangi bir kayda değer yeni teknoloji görmediyse de, teknolojide birçok gelişim meydana gelmiştir. Isıl yöntemle bağlanma teknolojisi özellikle hijyen uygulamalarında gelişme gösterdi, ki bunlar geleneksel/klasik şekilde taraklanmıştı, ve ayrıca koruyucu giysi pazarında da önemli bir paya sahiptir. Bununla birlikte, ısıl yöntemle bağlama gelişen bir teknoloji olsa da tek olarak başlı başına duran bir proses kadar hızlı gelişmiyor, kompozitlerde kullanımının olduğu kadar, özellikle SMS (spunbonded/meltblown/spunblown = ısıl yöntemle bağlama/eritilerek dökülme/spunblown) kompozitlerinde.
Batı Avrupa çocuk bezi ve kadın koruma ürünlerinde artan talep sabit ve sınırlıdır. Bununla birlikte, dokusuz yüzeylerin çocuk bezlerinde kullanımında büyüme hacmini etkileyen bir artış vardır.
Kullanılıp atılabilen son kullanım ürünleri dokusuz yüzeyler imalatında kullanılan değişik teknolojiler, 1996-2003 yılları arasında %1.4 ila 12.5 arasında yıllık bileşil büyüme oranlarının kaydedilmesi için beklenmektedir. Aynı zaman diliminde, kullanılıp atılabilir ve ürün pazarları %3.7 ila 8.8 arasında yıllık bileşik büyüme oranlarının kaydedilmesi için beklenmektedir. Kullanılmış en önemli hammadde olan viskon rayonu dokusuz yüzey imalatında da kullanıldı. Bununla birlikte, bugün polipropilen dokusuz yüzeyler imalatında kullanılan en temel lif haline gelmiştir ve çok büyük bir büyüme göstermiştir.

Müşteri İstekleriyle Buluşma
Hijyen pazarı Avrupa kullanılıp atılabilen dokusuz yüzeyler pazarına hakim olmaktadır, ve çocuk bezleri hijyen pazarı içinde en büyük pasta dilimi olarak kendini göstermektedir. Bununla birlikte, çocuk bezleri ve kadın koruma ürünleri Batı Avrupa’da olgunlaşan pazarlar olsa da, tahmini bir periyotta baştan başa hijyenin en önemli Pazar olarak kalacağı beklenilmektedir. Bu dokusuz yüzeylerin çocuk bezlerindeki kullanımının yukarda bahsedilen büyümesi nedeniyledir ve yetişkin incontinence ürünlerinde devam etti. Hijyen pazarında, ince ürünlerdeki eğilim artmaktadır. Pazar daha çok müşteri sürüşlüdür ve dokusuz yüzeyler imalatçıları çok yakın müşteri ilişkileri oluşturmaktadırlar. Yeni ürün gelişimi müşteri istekleri birleşimiyle çok uyumludur ve dokusuz yüzeyler imalatçıları müşteri problemlerini bilmeye çok ihtiyaç duyarlar.

Kısa Hayat Dönemi
Ürünler kısa bir hayat dönemine sahiptirler ve teknolojideki gelişmeler yeni ürün gelişmelerinden geri kalmamalıdır. Ürünler kısa bir lead zaman içinde geliştirilmiş olmaya ihtiyaç duyarlar, yüksek bir kalitede ve verimli bir maliyette olmalıdır. “Disposable” (kullanılıp atılabilen) sözcüğü çoğunlukla çevresel bilinçli topluluk üzerinde olumsuz olabilmektedir. Çalışma alanındaki yükselmiş güvenlik yönergeleriyle, hijyen uygulamalarının güçlü bir farkındalığı ve hayatın hızlı bir gidişi, kullanılıp atılabilen dokusuz yüzeylerdeki talebi devam ettirmektedir.
Bununla birlikte, büyüme/gelişme dokusuz yüzeyler imalatçılarının izlemek için seçecekleri yola bağlıdır. Hijyen pazarında, büyüme hacmi, eğer imalatçılar çocuk bezlerinin tüm bileşenlerini dönüştürücülere sağlamaya devam ederlerse, başarılmış olmaktadır.
Kaynak: Frost & Sullivan
Kaynak: Nonwovens & Industrial Textiles 2/98 (sayfa 48)

TÜRKİYE’DE DOKUSUZ YÜZEYLER ENDÜSTRİSİNİN GELİŞİMİ
Dokusuz yüzeylerin tün dünyada uzun bir zamandan beri bilinmesine ve üretilmesine rağmen, Türkiye’deki dokusuz yüzeyler endüstrisi geleneksel tekstil endüstrilerine nazaran yeni gelişmekte olan bir endüstridir. Bununla birlikte hızlı bir gelişme içerisindedir.
Üretim son 3 yıl içinde 50.000 tondan 110.000 tona çıktı (Tablo-1). Türkiye’nin dünya tekstil sektöründeki pazar payının Uzakdoğu’nun rekabetsel değerleri dolayısıyla düşmeye başlamasıyla birlikte Türk tekstil üreticileri dokusuz yüzeyler gibi düşük maliyetli ürünler üretme ihtiyacında olduklarının farkına vardılar.

Tablo-1: Türkiye’de dokusuz yüzeyler üretim metotlarının miktarları
Metot Ton/Yıl
İğneleme 45000
Isıl Bağlama 32000
Sonsuz Elyaflı İşlem (Spunbonding) 18000
Kimyasal Bağlama 15000
Toplam 110000


İşgücü maliyetleri Türkiye’de Batı’ya göre düşük ancak yine de Uzakdoğu’daki işgücü maliyetleri ile rekabet edemeyecek düzeydedir. Bu nedenle 10 yıl önce dokusuz yüzeyler yatırımı yapmakta isteksizdiler, şimdi ise ısıl bağlama ve su jetiyle bağlama gibi yeni üretim tekniklerine düzenli olarak yatırım yapmaya başladılar.
Türk dokusuz yüzey üreticileri ayrıca dokunmuş ve örülmüş kumaş yerine kullanılabilecek yeni dokusuz yüzey ürünleri için araştırma-geliştirme yatırımları da yapıyorlar. Bu ayrıca dokusuz yüzeylerin dünyada ve Türkiye’de tüketiminin hızlı bir şekilde artmasının bir sonucudur.
Tarih
İkinci dünya savaşına kadar Türkiye İtalya’dan başlıca dolgu malzemesi olarak pamuk pedleri ithal ederdi. Fakat Türkiye’nin pamuk pedleri ithali savaş nedeniyle durduruldu. Böylece pamuk pedler ilkel manuel yöntemlerle üretilmeye başlandı. İlk tahta tarak günlük 100kg’lık kapasite ile 1946’da kullanılmaya başlandı ve ardından 1950’lerde taraklar yüksek üretim kapasitesiyle kullanılmaya başlandı. İlk yabancı tarak 1908 model 105cm üretim genişliğinde İngiliz Lord Braun eğirme tarağıydı. Bazı gelişmeler bu tarağı bir dokusuz yüzey tarağı olmaya itti.

İlk pedler
İlk pedler tarak çıkışı tülbentin bir masa üzerine serilip bağlayıcı zamkın serilmiş yüzey üzerine aplikasyonu ve ardından sıcak bir ortamda kurutulması yöntemiyle üretildi. Bu pedler yorgan, yatak, mobilya ve kış giysilerinde destek pedleri olarak dolgu malzemesi şeklinde kullanıldılar. Gerçek anlamda bir dokusuz yüzey üretim hattı ilk olarak 1967’de Avusturya’dan ithal edildi. Bu üretim hattı bir havalı serme ünitesi, bir kimyasal bağlama ünitesi, bir kurutucu ve kullanım yerinde istenen şekilde (parça yada sürekli yüzey gibi) son formunu veren bir üniteden ibaretti.
Bu hattın satın alınmasıyla dokusuz yüzeyler otomotiv sektöründe kullanılmaya başlandı. 1970’lwerde iğneli halı hatları yine ithal makinalarla kuruldu ve dokusuz yüzey üretimi geliştirildi fakat bu geleneksel tekstil üretimi -eğirme, dokuma, örme ve bitirilmiş giysi gibi- kadar hızlı bir şekilde gerçekleşmedi.

Dokusuz yüzeyler endüstrisinin genişlemesi
Dokusuz yüzeyler endüstrisinin genişlemesinin 1970’lerde dokusuz yüzey olarak taban kaplamaları üretimiyle başladığı söylenebilir. Ardından Türkiye’de en çok üretilen dokusuz yüzeyler konfeksiyon telaları, pedler (dolgu malzemesi olarak), iğnelenmiş keçeler ve iğnelenmiş halılar oldu. Dokusuz yüzey makinalarındaki gelişmelerin dünyadaki dokusuz yüzeyler tüketiminin artmasının bir sonucu olarak Türk dokusuz yüzey üreticileri 1980’lerde daha geliştirilmiş bir şekilde üretim yapmaya başladılar.

Günümüzde Dokusuz Yüzeyler
1990’lardan önce takım üretim hatları eski, kullanılmış makinalardan oluşuyordu, özellikle taraklar, çapraz sericiler ve iğneleme makinalarından, fakat ’90 yılının ortalarından sonra kalitenin kazanılmış gücüyle, yeni, modern üretim hatları satın alınmaya başlandı. Özellikle Alman, İtalyan ve Fransız firmaları tamamlanmış hatları Türk dokusuz yüzey firmalarında kurdular.
Çapraz serme-taraklama ve havalı metotlar en yaygın yüzey oluşturma metotlarıydı. Oysa ardından iğneleme, kimyasal bağlama ve termal bağlama yöntemleri yüzey bağlamada yaygın olarak kullanıldı. Bu metotlar en yaygın klasik dokusuz yüzey üretim metotlarıdır. Daha modern metotlar, ısıl bağlama ve su jetiyle bağlama ve eritilerek dökülme gibi, bundan 5 yıl önce yüksek yatırım maliyetlerinden dolayı tercih edilmezdi.

Önemli tekstil İhracatçısı
1990’dan sonra Türkiye önemli bir tekstil ihracatçısı oldu, özellikle Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika’ya. Bunun en önemli nedeni şuydu ki iyi kalitede ve yüksek performanslı makinelerin satın alınması ve kurulmasıyla ve iyi eğitilmiş ve tecrübeli işgücüyle, Türk tekstil üreticileri yüksek kalitede ürünler üretebilmeye başladılar. Düşük hammadde ve işgücü maliyetleriyle düşük üretim bedeli de bir başka neden oldu. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa ve A.B.D. pazarını doğu ülkelerine nazaran daha yakından keşfetmeye başlaması da önemli bir avantajdır, çünkü düşük nakliye giderleri önemli bir miktar oluşturmaktadır.
Aynı zamanda Türkiye’deki tekstil müşterileri tekstile diğer endüstriyel sektörlerden daha fazla para harcamaya başladılar. Böylelikle birçok girişimci tekstil üretiminde yatırım yapmaya başladı. Büyük ve orta ölçekli firmalar kadar küçük ölçekli firmalar da kuruldu.

Modern Tekstil Üretim Hatları
1995’den sonra Türkiye’de yani ve modern tekstil üretim hattı yatırımı yapıldı. Bu yatırım faaliyetlerinin birçoğu fizibilite çalışmaları yada pazar araştırma çalışmaları olmadan gerçekleştirildi.
Girişimciler ürünlerine nasıl pazar bulabileceklerini yada Pazar ihtiyaçlarına yeterince önem vermeyi düşünmediler. Yine birçoğu Çin ve Uzakdoğu ülkelerinin tekstil alanına girişlerinin farkında olmadılar.

Çok Yüksek Kalitede Ürünler
Eğirme, örme, dokuma, boyama-basma ve hazır giyim üretimindeki yeni ve modern yatırımların bir sonucu olarak, tekstil üreticileri çok yüksek kalitede ürünler üretmeye başladılar ve birçok ülke içinde neredeyse birinci ihracatçı ülke oldu. Tekstil ihracatı, Türkiye’nin toplam ihracatının %40’ına ulaştı ve tekstil endüstrisi Türk ekonomisi için bir lokomotif oldu.

Ekonomik Kriz
Bu çok güzel rüya zamanlarından sonra ekonomik krizler Türkiye’de sıklıkla görülmeye başlandı ve tutarlı bir tekstil ve pamuk politikasının olmaması tekstil endüstrisini kötü bir şekilde etkiledi.
Birçok küçük ve orta ölçekli firma hatta geniş ölçekli firmalar ürünlerini satamamalarından ve bankaların tekstil firmalarına kredi sağlamamalarından dolayı üretimlerini durdurmak zorunda kaldılar. Uzakdoğu ülkeleri ise aynı pazarda aynı kalitede ürünleri çok düşük işgücü maliyetleri nedeniyle düşük bedellerle satmaya başladılar.
Aynı zamanda, bilindiği üzere, dokusuz yüzeyler endüstrisi Batı ülkeleri ve Japonya’daki geleneksel tekstil endüstrileriyle karşılaştırıldığında yüksek bir oranda gelişti. Birçok yeni üretim tekniği ve ürünleri geliştirildi ve tüketim de buna paralel olarak arttı. Böylelikle Batı pazarının ihtiyaçları değişmeye başladı.

Uzakdoğu Ülkeleriyle Rekabet
Türk tekstil üreticileri şuan şu gerçeğin farkındalar ki, Uzakdoğu ülkeleriyle onların sunduğu düşük bedeller nedeniyle rekabet etmek zorundalar. Böylece yeni yatırımlar üzerinde düşünmeye başladılar.
Ayrıca Türkiye’deki dokusuz yüzeyler tüketimi dünyada olduğu kadar hızlı bir şekilde artmaktadır. Türkiye’nin yüksek bedellerle ithal ettiği dokusuz yüzeyler artık bu ülkede aynı kalitede ancak çok düşük bedellerle üretilebilmektedir.

Rekabetçi Olmak
Rekabetçi olmak iğneleme, kimyasal bağlama gibi geleneksel üretim yöntemleriyle sınırlıdır. Böylece ısıl bağlama, eritilerek dökülme ve su jetiyle bağlama gibi yeni teknoloji yatırımları son 4 yılda kazanıldı. İlk ısıl bağlama hattı 1997’de kuruldu. Daha sonra bir eritilerek dökülme hattı da kuruldu. Su jetiyle bağlama yatırımları geçen yıla kadar dikkat çekmekteydi, ama 2001 başındaki son ekonomik kriz nedeniyle, ki bu da Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük ekonomik krizdir, sadece iki su jetiyle bağlama hattı kurulabildi ve diğer projeler durdurulmak zorunda kalındı. Bu iki su jetiyle bağlama hattından bir tanesi birkaç ay içinde çalışmaya başlayacak. Hedeflenen sektörler ise suni deri ve hijyen sektörleridir.

Tablo- : dünya dokusuz yüzeyler üretimi (1000 t)
Yıl 1997 %
Batı Avrupa 759500 33,3
Kuzey Amerika 875000 38,4
Japonya 296700 13,0
Diğerleri 350000 15,3
Toplam 2281200 100,0

Polipropilen toplam üretimin (759000 t) 369900 tonu ile en önde gelen hammadde olmaya devam ediyor.

Kaynak: Jürg Rupp, editör, Nonwovens & Industrial Textiles 2/1999, sayfa 8 (sadece tablo için)

Tablo-3:'99 yılı dünya dokusuz yüzeyler üretimi (ton)
Yıl 1999 %
Batı Avrupa 909800 33,8
Kuzey Amerika 985000 36,5
Japonya 309300 11,5
Diğerleri 490000 18,2
Toplam 2694000 100,0

8
__________________





Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi
Hele puslu geçen o geceyi
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi
Bu benim en büyük yasım
Bu atamın öldüğü tarih on kasım


Türkle Kürdün yoldaş olduğu, Çerkezle Lazın adaş olduğu
Alevi Sünninin gardaş olduğu, Mukaddes topraktır vatan
Şehitlerin koyun koyuna yattığı, Dosta gurur düşmana korku saldığı
Dünyanın hayran kaldığı, Cennet Türkiyem’dir vatan













IceMaN Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
alanlari, dokusuz, uretim, urunleri, uygulama, yontemleri, yuzey


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş