Her Telden Diğer Konular kategorisinde ve Tiyatro,Edebiyat,Sanat forumunda, bulunan Octavio Paz ŞiirLeri konusunu görüntülemektesiniz. Ellerim Açar varlığının perdelerini Giydirir seni başka bir çıplaklıkla Bedenler soyar senin bedeninden Ellerim Uydurur senin bedenine başka bir beden ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) | |
|
Ellerim Açar varlığının perdelerini Giydirir seni başka bir çıplaklıkla Bedenler soyar senin bedeninden Ellerim Uydurur senin bedenine başka bir beden . Kapalı Gözlerle Kapalı gözlerle Sen aydınlanırsın içerden Sen kör bir taşşın Geceler boyu yontarım seni Kapalı gözlerle Sen açık-sözlü taşşın Yalnızca tanıyarak birbirimizi kapalı gözlerle. Madrigal Daha da parlak Şu bir damla sudan Sarmaşığın parmakları arasında Senden yine sana uzanan Gerilmiş bir köprü düşüncem Bir bak Canını taşımakta daha sahici bir beden Yerleşmiş zihnimin derinliklerine Bir adada yaşamak için doğmadın mı sen? Sevdadan da Öte Bir Yerler Her şey bizimle başladı: zaman, böldü geçmişimden geleceğime uzanan canlı parçaları yılana vurulan satır gibi; ışıltılar ışıldadı, bakalmanın kör bakışı; sözcükler, ruhun delikdeşik ağı; adlarımız, sende ve bende uyandırdıkları arasında boşluğun duvarları hiçbir borazanın sarsamadığı. Ne düşler ne umutları kırılmış halk ne hezeyan ne peygamberce köpükleri ne sevda dişleri ve tırmıklarıyla, bize yeterli. Bizden daha ötelerde, varolmanın ve bir yerlerde bulunmanın sınırlarından, bu hayattan öte bir hayat hakkımız bizim. Dışarda soluklanıyor gece, açılıp saçılıyor, iri sıcak yapraklar sarmış her yanını, döğüşen aynalar: meyvalar, pençeler, gözler, dalbudak. parıldayan omuzlar, bedenler arasında yol açan bedenler. Seril bu köpük basmış kıyıya. Geçer onca ömür habersiz ve boşvermişlikle: sende karışıver gitsin geceye. Aç mahremiyetini efil efil beyazlık, uza uzayabildiğince, ey parçalanmış yıldız, şafağın ucuna kurulmuş terazide tartılan ekmek, şu anda ve diğer ölçüsüzlükteki kan deveranı. Unutuş Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında. Gömül vızıldayan sesin düşen sesin halkalarına ve uzaklarda yankılan dilsiz bir çağlayan gibi, davulların çalındığı yerde Bırak kendini karanlığa, kendi etine gömül, kendi yüreğine; kemik, o mor şimşek, kamaştırsın gözlerini, kör etsin, mavi göğsünü göstersin akşam ışığı körfezler ve gölgeli koyaklar arasında. O sıvı karanlığında uykunun ıslat çıplaklığını; kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni, o köpük danteli unut. Sonsuz kadın, yitir kendini kendi benliğinin sonsuzluğunda, bir başka denizle buluşan bir deniz gibi unut kendini, beni unut. Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey yeniden doğar o ölümsüz, o yalın unutuşla: gecenin kızlarıdır yıldızlar. Alıntı:
|
||
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| octavio paz iirleri |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|