full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

İtalya'nın Tarihi

Her Telden Diğer Konular kategorisinde ve Türk Ve Dünya Tarihi forumunda, bulunan İtalya'nın Tarihi konusunu görüntülemektesiniz. TAŞ ÇAĞINDAN DEMİR ÇAĞINA İNSAN VE KÜLTÜR Yontma Taş Devri (Paleolitic) (1.000.000 - 10.000) 1.000.000 yıl önce ortaya çıkan ilk ...




Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Her Telden,Konular > Her Telden Diğer Konular > Türk Ve Dünya Tarihi

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



İtalya'nın Tarihi






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 19-07-2007, 14:42   #1 (permalink)
Varsayılan İtalya'nın Tarihi

TAŞ ÇAĞINDAN DEMİR ÇAĞINA İNSAN VE KÜLTÜR
Yontma Taş Devri (Paleolitic) (1.000.000 - 10.000)

1.000.000 yıl önce ortaya çıkan ilk insan olan "Neandertal İnsan" kısa boylu ve şişman olup henüz konuşamamakta idi. 600.000 - 500.000 yıl önce yaşamış bu ilk insan hakkında en eski buluntu Pekin'de ortaya çıkarılmıştır. 500.000 yıl önce ateşi bulan insan, toplu olarak değil yalnız başına yaşamakta idi.

İtalya'da ise göçebe hayatı yaşayan ilk insan, avcı ve sebze toplayıcısı olarak yaşamını sürdürmekte idi. Ya açik havada ya da mağaralarda yaşamakta balta, biçak, mızrak yapma ve ateş yakma teknolojisine sahiptiler. Ölü gömme kültürüne de sahip olan ilk insanın ölümden sonra ikinci hayata inandıklarına dair buluntulara rastlanmıştır.
Neolitik Devir (8.000 - 3.000)

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Neolitik Dönem insani toprağı işlemeyi de öğrenmiş, yaptıkları ilkel seramikleri resim ve şekillerle süslemişlerdir. Bu dönemle ilgili buluntular, Puglia, Campania, Basilicata, Marche, Calabria, Sardenya ile Elba Adası ve Liguria bölgelerinde ortaya çıkartılmıştır. Obsidyen taşı kullanılarak yapılan aletler Calabria ve Sicilya adasında bulunmuştur.

Orta Neolitik dönemde pişmiş topraktan yapılmış eşyaların yapımı gelişme göstererek, iki veya üç farklı rengin birlikte kullanılması Matera-Capri ve Sasso-Fiorano kültürü olarak Sicilya Adaları ile Capri Adası, Basilicata, Puglia ve Abruzzo bölgelerinde gerçekleştirilmiştir. Orta ve Kuzey İtalya'ya özgu olan Sasso-Fiorano kültüründe kullanılan renkler gri ve parlak renktedir.

Ayrıca, İtalya'nın Kuzeyinde Diana, Güneyinde ise Lagozza kültürüne rastlanmıştır.
Bakır Devri (6.000 - 3.000)

Ege-Anadolu kültürünün bir devamıdır.

Gallura'daki Arzachena kültürü; Ölü gömme töreninde kullandıkları ve Mısır ile Girit Adasından ithal ettikleri aletler ile farklılıklar gösterir. San Michele kültürü, Sardenya'daki Campaniforme vazo kültürü, Sicilya'daki Serraferlicchio kültürü ve Campania ve lazio bölgelerindeki Gaudo ve Rinaldone kültürü bakır devrinde görülen kültürlerdir.
Bronz Devri (3.000 - 2.000)

Su üzerine yapılan yerleşim birimleri kuran Kuzey İtalya'daki Polada kültürü dışında, Sicilya'daki Castelluccio ve Tapsos kültürü Miken kültürü etkisinde kalmış organize yerleşim birimleri ortaya çıkmıştır. Yine, Sicilya'daki ve Eiola Adalarındaki Milazzase kültürü bir önceki kültür ile benzerlikler taşımaktadır.

İtalya'da yunanlıların varlığından söz edilen bu dönemde, Kuzey İtalya'da Terremare kültürü de bulunmaktadır.

Ayrıca, İtalyan mozaiği, tüm kültürler tarafından kullanılmıştır.
2.000 - 1.000 Yilları

Nehir kıyılarına oldukça büyük yapılan evler, mezarlık ve ölü yakma gibi özellileri olan Villa-noviana kültürü, ortak bir kültürle İtalya kimliğinin çikartılmasında uzun bir süre engel olmuştur.

Villanoviana kültürü dışında tüm yarımadaya ve büyük adalara yayılmış birçok kültüre rastlanan bu dönemde kuzeyden gelerek Liguria bölgesine yerleşen Celtikler, Kuzey Adriyatik Bölgesine yerleşen Umbri, Sabelli, Veneti, Asci ve Piceni, Orta İtalya Bölgesindeki Illirici, Ausoni, Sabini, Lucani, Peligni, Bruzi, Equi ve Sanniti, Adaların kıyı bölümlerinde ise Fenikeliler İtalya yarımadasının kozmopolitik kültürlerini oluşturmakta idi.

Ayrıca, asıl orijinlerinin neresi olduğu kesinlik kazanmamış fakat M.Ö. 2.000'li yıllarda bölgeye gelerek yerleşen ve İtalya'nin en eski büyük uygarlıklarından birisi olan Etrüskler.


Etrüskler

Toscana bölgesine ismini veren Etrüskler, İtalya'nın ilk önemli uygarlığıdır. Mezarlarında ortaya çıkarılan freskler, değerli ziynet eşyaları ve çanak çömleklerden, onların yüksek seviyede sanat ve kültüre sahip olduğu anlaşılmaktadır. Kullandıkları dil gibi asıl orijinlerinin hala bir sır olduğu, fakat M.Ö. 9.yy'da Orta İtalya’ya yayıldıkları bilinmektedir. Etruria bölgesi olarak adlandırılan yerleşim bölgesinde yaşayan halk tarih boyunca hiç bir zaman bir devlet birliği kuramamış sadece şehirler konfederasyonunda yaşamışlardır. 3 Etrüsklü ve 2 Tarquinius kralı, Roma şehrini M.Ö. 616-509 yılları arasında yönetmişlerdir. Ayrıca, Roma şehrinin ilk kalıcı taş yapılarını, "Servius duvarlarını", idare binalarını, kamu kuruluşlarını, mahkeme binalarını, binaların ve mezarların duvar resimlerini, kutsal kanunlarını, senatoyu ve bir orduyu kuran ilk uygarlık Etrüsklerdir.Türk kökenli oldukları iddiası vardır.


Roma Uygarlığı

Romalılar, 2.000 yıldan fazla süreden beri İtalyalı olan eski bir halk topluluğudur. Kendilerinin, M.Ö. 753'de Roma şehrini kuran ikiz kardeşler; Remus (Remo) ile Romulus (Remolo)'un soyundan geldiklerine inanırlar. M.Ö. 510 yılına kadar süren monarşi donemine kadar güçlü komşuları olan Etrüskler ile birlikte yaşayan Romalılar, tarihlerindeki ilk Cumhuriyetle tanışırlar. Sonradan ortaya çıkan halk savaşlarının sonunda, yani M.Ö. 27 yılında Augustus (Augusto) tarafından İmparatorluk kurulur. Bu İmparatorluk zamanla, İngiltere dahil olmak uzere Avrupanın büyük bir bölümünü, Kuzey Afrikayı, Anadolu'nun hemen ardından Hindistan'a kadar olan büyük bir bölgeyi egemenliği altına alır. Başkentleri Roma, Tiren Denizi (Mar Tirreno)'ne yaklaşık 30 km uzaklıkta ve Tiber (Tevere) nehrinin her iki yakasını içine alan bir bölgede bulunmaktadır. Romalılar, Roma'nın Remus ile Remulus tarafından kurulduğuna inanırlar.


Cumhuriyet

Roma Cumhuriyeti, bir senato ve genellikle 12 kişilik bir halk konseyinden oluşmakta idi. Senato, günümüzdeki Millet Meclisinin görevini üstlenmekle birlikte, Konsey tarafından yılda bir kez seçilen iki lider tarafından yönetilmekte idi. Senato ve liderlerin görevi hem kanun çıkarmak, hem de devleti idare etmekti.

Roma Cumhuriyetinin bu özelliği sayesinde ülkenin en becerikli insanları iktidara getirilerek birbirleri arasında bir rekabet ortamı yaratılmış, böylece iktidara gelen kişiler hem zamanlarını hem de zenginliklerini devlet için harcayarak ülkeyi güçlü hale getirmişlerdir. Dolayısı ile, önce İtalya'daki komşuları, daha sonra da Akdeniz ve Orta Doğu'daki uygarlıklar üzerinde kendi egemenliklerini kanıtlamışlardır.

Ne yazik ki rekabetin ters etkileri de görülmüş; Cumhuriyetin ilk yıllarında Patrici ve Plebeiler arasında yaşanan güç çatışmaları çoğunlukla bir çok insanın ölümü ile sonuçlanmıştır. Cumhuriyetin son yıllarında ise, Roma'nın topraklarını aşırı bir şekilde genişletmesi bazı senatörlerin gücüne güç katmıştır. M.Ö. 44 yılında Sezar (Giulio Cesare) 'ın kendisini zorla diktatör ilan ettirmesi halk tarafından korku ile karşılanmış ve kendisini aynı zamanda Kral ilan etmesinden endişe duyulmuştu. Böylece, Cumhuriyeti korumak isteyen bazı senatör üyeleri ona suikast düzenlemişler, sonucunda ise halk savası başlamıştır. En sonunda, Sazar'ın yeğeni Octaviano savaşı zaferle sonuçlandırarak kendisini Augustus (Augusto) unvanı ile onurlandırmış ve Roma İmparatorluğunu kurmuştur. Augustus, M.Ö. 27 ile M.S. 14 yılları arasında hükümdarlık yapmıştır.


Roma ve Kartacalılar

Kartaca (Carthage), Afrika kıyısında bulunan güçlü bir ticaret şehri idi. Romalıların İtalya'yı ele geçirmesinden çok önce, Kartaca'lılar Sicilya, Sardenya, Kuzey Afrika ve İspanya'yı kontrolleri altında bulundurmakta idiler. Romalılar, İtalya'yı ele geçirdikten sonra topraklarını daha da genişletmek için M.Ö. 264 ile M.Ö. 146 yılları arasında Kartaca'lılar ile bir çok savaş yapmışlardır.

Roma, Kartacalılar ile üç korkunç savaş yapmıştır. Yaptıkları ilk Pon (Punic) savaşında, gemi yapma sanatını ve Kartacalıları denizde nasıl yenebileceklerini öğrenmişlerdir. İkinci Pon savaşında ise Kartaca Generali Hanibal, ordusu ile Alp Dağlarını aşarak bütün İtalya'yı ele geçirmiştir. Romalılar, hiç vazgeçmeden savaş üzerine savaş yaparak İtalya'yı geri almış, daha sonra Afrika'ya geçerek Hanibal'ın ordusunu M.Ö. 202'de Kartaca yakınlarındaki Zama'da yenilgiye uğratmışlardır.

Romalılar, Hanibal'den o kadar çok korkmuşlardır ki sonunda Kartaca'yı yıkarak tamamen yok etmeye karar vermişlerdir. M.Ö. 149 ile M.Ö. 146 yılları arasındaki üçüncü Pon savaşlarında Romalılar, Kartaca şehrini yakarak tamamen tahrip etmişlerdir. Kuzey Afrika, Romalıların eline geçince de eski kalıntılar üzerine yeni bir şehir kurarak buraya lejyonlerini yerleştirmişlerdir.

Romalı yazarlar, Kartacalıların çok barbar olduklarını, hatta çocuklarını tanrılara kurban verdiklerini savunurlar. Fakat, başka kaynaklar da Kartacalıların uygar ve ticaretçi bir millet olduğunu ve çok zengin bir kültüre sahip olduğunu bildirmektedir. Romalılarla savaşa girmelerinin sebebi, her iki tarafında digerinin ne istediğini bilememesidir. Yine, hem Romalılar hem de Kartacalılar diğerinin yapabileceklerinden korkmakta idiler. Pon (Punic) savaslarının sonucunda, Roma, daha önce Kartacalıların elinde bulunan Afrika ve İspanya'yı topraklarına katmış oldular.


Roma ve Britanya

Britanya (İngiltere) Sezar, M.Ö. 55'de Galya bölgesinden geçirdiği ordusu ile bu adaya saldırı düzenlemesine ragmen başarısızlığa uğrayarak M.Ö. 54'de geri çekilmiştir. Romalılar, Britanya'yı ancak İmparator Claudio döneminde M.S. 43'de ele geçirebilmiş ve M.S. 55'de Londra'ya taşınan başkenti, Colcester şehri olarak seçmişlerdir.

Romalılar, İngilterenin ileri gelenlerine önem vererek Romanın ileri gelenleri gibi davranmışlar, onlara villalar, kasabalar vererek, zengin bir Romalının haklarından da yararlandırmışlardır. Böylece, bu kişilerin halk üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırmışlardır.

Romalıların kontrolü altında yaklaşık 350 yıl kalan Britanya, barış ve huzurlu bir ortamın bulunduğu bir yer olarak, Romalıların, tatillerini geçirdiği en gözde yerlerden biri haline gelmiştir.

Roma döneminden kalan en önemli anıtların başında; Roma İmparatorluğunun Kuzey sınırlarının belirlenmesi amacı ile Adriano (Hadrianus)'nun emri ile ve üç Romalı lejyön tarafından inşa edilen ve uzunluğu 79 mil olan Adriano Surları ve Hamamları gelir.

M.S. 410'da Saksonlara karşı yapılacak savaş için yardım isteyen Romalı İngilizler, başka yerlerde çok meşgul olduğu için Roma İmparatoru Honorius (Onorio)'dan " Kendi savunmanızı kendiniz yapın " cevabını alırlar. Bu durum, Romalıların İngilizler üzerindeki himayesinin sonu olur.

Roma ve Anadolu

Asia Minore (Küçük Asya), Türkiye'nin sahip oldugu topraklara eski dönemlerde verilen isimdir. Roma'nın Cumhuriyet ile yönetildiği dönemlerde, Büyük İskenderin Generalleri tarafından yönetilen Küçük Asya'nın Batı bölgesi M.Ö. 133 yılında Bergama Kralı III. Attalos'un vasiyeti ile, Doğu bölümü ise Antiochus'a karşı yapılan küçük bir savaş sonucu Romalılara katılmıştır.

Anadolu'da barış ve huzur içinde yaşayan Romalılar, M.Ö. 88'de Pontus Kralı Mithridates tarafından Küçük Asya'dan dışarı çıkarılmak istenmiştir. Bu dönemde yaklaşık 40.000 Roma askeri öldürülmesine rağmen, Romalılar M.Ö. 63'de Mithridates'i yenmeyi başarmışlardır. Yenilgiye dayanamayan Mithrades, çok küçük yaşdan beri vücudunu zehire karşı alıştırdığından, kendi kılıcını vucuduna sokarak intahar etmiştir.

Roma ve Yunanistan

Yunanistan (Grecia) Uygarlığın babası olarak gördüklerinden Yunanlılara karşı büyük saygı duyuyorlardı. Onların mimarisi ve tanrıları gibi bir çok şeylerini kopya etmişlerdir. Fakat bu kopya edilenler, Roma geleneklerine geliştirilerek uygulanmıştır.

Romalılar, Yunanlılarla ilk olarak Güney İtalya'daki şehirlerde ilişki kurmuşlardır. Bu şehirlerin bazıları Romalılardan korunma isteğinde bulunmuşlar, diğerleri ise Batı Yunanistan'da bulunan Epirus'lu Pyrrhus'dan yardım beklemişlerdir. M.Ö. 280'de Pyrrhus, sahip oldugu filler sayesinde İtalya'yı işgal etmesine ragmen, Romalılar, direnmeyi bırakmamışlar. Phrrhus, Romalılarla yaptığı savaşlarda çoğu askerini kaybettiği için kazandığı savaşlar kendisine çok pahalıya mal olmuştur. Dolayısı ile, İtalya'dan çekilmek zorunda kalmıştır.

Bu dönemlerde yunanlılar, Makedonyalıların kontrolu altında yaşamakta idiler. Fakat, Roma Generali Flaminio, Makedonyalılarla M.Ö. 196'da yaptığı savaşı kazanarak Yunanistan'ın özgür bırakılmasını beyan etmiştir. Yunanlıları özgür bırakarak, Romalı generallerin hiç birisinin daha önce yapmamış olduğu bir şey yapmış ve ülkedeki önemini artıracağını düşünmüştür. Fakat, durum böyle olmamıştır.

Romalılar, kendilerinin özgür bırakılmasından memnun kaldıklarını düşündükleri Yunalılar, hiç doğru olmadığı halde bir çok şey için, sanki hala vergi verdiklerini savunarak Romalılardan sürekli şikayetçi olmuşlardır. Sonunda Romalıların sabrı taşmış ve Yunanlılara bir ders vermeye karar vermişler. M.Ö. 146 yılında Corinth'e giren Romalılar diğer şehirlere örnek olması için, tüm şehri yakıp yıkmışlar, geriye kalan tüm Yunan şehirleri ise Roma'ya teslim olduklarını beyan etmişler. Böylece, yunanlılar, küçük bir parça da olsa ellerindeki özgürlüklerini kaybetmislerdir.

Roma ve Galyalılar

Galya (Gallia), Bugünkü Fransa topraklarına Roma döneminde verilen isimdir. Gallia (İngilizce; Gauls), Romalıların, Roma'nın Kuzeyinde yaşayan barbar kavimlar için kullandıkları bir terimdir. Eski Roma Cumhuriyeti döneminde, Kuzey İtalya'da yaşayan insanlar da aynı isimle anılmakta idi. Fakat, Galyalılar, her biri farklı lider ve geleneklere sahip çok sayıda kavimlerden oluşmakta idi.

M.Ö. 387'de Galyalılar, Romaya saldırı düzenlemişlerdir. Efsaneye göre; Galyalılar, bir gece sessiz sedasız Capitoline tepelerine (Kampidolyo) kadar gelirler. Fakat, tapınakda bulunan kazlar Galyalıların yaklaştıklarını duyarak ve kaçışarak kaz seslerini çıkartırlar. Kaz seslerini duyan Roma'lılar, tehlikenin farkına varırlar ve şehirlerini Galyalılara karşı savunurlar. Şehir, Galyalılardan kurtarıldıktan sonra da kaz kutsal bir hayvan olarak ilan edilir.

M.Ö. 59 yılında Sezar, Galya'ya bir sefer düzenleyerek on yıl içerisinde bütün Galya kavimlarini kontrolü altına alır. Sezar, "Galya Savaşları" adında bir günlük yazmıştır. Elbette, günlüğü yazarken kendisi hakkında hep övücü şeyler yazmayı ihmal etmemiştir.


Roma ve Mısır

Mısır (Egitto) Roma Cumhuriyeti döneminde Mısır, Büyük İskender'in Generallerinden birisi olan Ptolemeo tarafından yönetilmekte idi. Ptolemeo, Büyük İskender öldükten sonra onun vücudunu Mısır'a kaçırmıs, daha sonra da İskenderiye şehrinde onun adına büyük bir mezar inşa ettirmiştir. Roma Cumhuriyeti döneminde oldukça ekonomik bakımdan zayıflamış olan Ptolemeo, M.Ö. 168'de Küçük Asya'daki Krallara karşı Roma'dan yardım istemiştir.

Bir Roma elçisi, Küçük Asya Kralı ile Mısır sınırında buluştuklarında, elindeki bir değnek ile kumun üzerine bir çizgi çizer ve "Bu çizgiyi geçecek olursan, Roma seninle savaşa girer" der. Kral, korkarak ordusunu geri çeker.

Bu olaydan sonra Mısır, Roma'nın koruması altına girmesine ragmen, Octaviano'nun M.Ö. 31 yılında lejyönlerini göndermesine kadar Roma topraklarına katılmaz. İmparator olup Augustus ünvanını alan Octaviano, hiç bir Roma senatörünün burayı kontrol etmesine izin vermeyerek, Mısır'ı İmparatorluk memurları aracılığı ile idare etmiştir. Bunun en önemli nedeni ise Mısır'da üretilen buğdayın Roma'yı beslemesidir.


İmparatorluk

Roma da imparatorluk kurulmadan çok zaman önce de imparatorlar vardı; Romalı halk seçtiği liderlerin savaşlar kazanmasını, dolayısı ile Roma'nın topraklarını genişleterek gücünü artırmasını istemekte idiler. M.Ö. 264'de tüm İtalya'yı ele geçiren Roma, Akdenizde bulunan diger güçlerle ticaret yapmaya başlamıştır. Daha sonra, Afrika'da bulunan Kartacalılarla bir çok savaş yapan Roma, bu ülkeyi de ele geçirerek İmparatorluğunun sınırlarını Akdenizin ötesine taşımıştır.

Sezar döneminde Roma, Doğuda Küçük Asya (Anadolu), Batıda Galya'yı da topraklarına katmıştır. Böylece, M.Ö. 27 'de Augustus kendisini İmparator ilan ettiğinde Roma İmparatorluğu oldukça genişlemişti. Augustus, bir yandan askeri bir diktatörluk yaratmış, diger yandan Cumhuriyeti muhafaza etme yoluna gitmiştir. Dolayısı ile, bir İmparator olarak ordunun kontrolünü elinde bulundurduğundan halka istediklerini kolaylıkla yaptırmıştır. İmparatorluğu şehirlere ve lejyönlere ayırarak idaresine güvendiği insanları getirmiştir.

Generallerinden birisi olan Varus'un, M.S. 9'da, üç lejyonunun, Almanya ormanlarındaki bir karşı grup tarafından tuzağa düşürülerek yok edilmesine kadar Roma, topraklarını genişletmeyi sürdürmüştür. Bu olaydan sonra, artık İmparatorluğun topraklarını genişletmemesini söylemesine rağmen, İmparatorların ünlü olmasının yaptıkları savaş ve zaferlere göre orantılı olduğunu savunan Claudio ve Traiano gibi sonraki İmparatorlar ülkenin genişlemesini sürdürmüşlerdir. Dolayısıyla, İmparator Adriano (Hadrianus) dönemine gelindiğinde ülkenin sınırları çok aşırı genişlediğinden, artık bu işe bir nokta koymanın zamanı geldiğini düşünen İmparator Adriano, ülke sınırlarına son şekli vermek amacı ile surlar ve anıtsal kapılar yaptırmıştır.

Yaklaşık 500 yıllık bir ömür süren Roma İmparatorluğu, kendilerini Romalı yapmak isteyen barbarlar tarafından yıkılmıştır.
 
 
__________________
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]


Türkiye'nin Paylaşım Platformu...










LokuMm... Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
tarihi, italyanin


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:45 .



Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

sinema TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342