Her Telden Diğer Konular kategorisinde ve Türk Ve Dünya Tarihi forumunda, bulunan Bilge Kağan anıtı II konusunu görüntülemektesiniz. BİLGE KAĞAN İÇİN ANIT II Ben, <<Gök Tanrı>> gibi gök'te yaratılmış, <<Türk Bilge Kağan'ım!>>Türk Ulusu, sesimi sonsuzluğa kadar işit!Benden sonra ...
|
|||||||
|
Kayıt | SSS | Üye Listesi | Takvim | Konuları Okundu İşaretle |
|
|
#1 (permalink) |
|
Ben, <<Gök Tanrı>> gibi gök'te yaratılmış, <<Türk Bilge Kağan'ım!>>Türk Ulusu, sesimi sonsuzluğa kadar işit!Benden sonra gelen küçük kardeş ve yeğenlerim, Oğullarım, bütün soyum, sağdaki <<Şadapıt>> Beğleri, soldaki <<Tarkanlar>>, <<Buyruk Beğleri>>, <<Otuz Tatar>> <<Dokuz Oğuz Beğleri>> Sözlerimi iyice işitin, yürekten dinleyin!Doğu'da, Gündoğusuna, Güneyde Günortasına, Kuzey'de Geceortasına dek ülkelerde yaşayan tüm Ulus'lar benim egemenliğim altındadır. Bunca ülkeleri, ben, egemenliğimize kattım.Uluslar arasındaki anlaşmazlıkları, ben, giderdim.Türk Kağan, başkent <<Ötüken>> de, tahtında oturur, ülaaai oradan yönetirse, düzen bozulmaz.Ben, bugüne kadar çok sefere çıktım. Doğu'da <<Şantuk>> Ovasına, Güney'de <<Dokuz Ersin'e>> ulaştım. Denize ve Tibet'e hiç erişmedim. Batı'da <<İnci Irmağı'nı>> geçerek <<Demirkapı'ya>>, Kuzey'de <<Bayırku'ya>> kadar olan bunca yerleri, ülkeme kattım.Türk Ulusunu bir araya getirdim, Yücelttim. Geniş ülkemi buradan yönetmek için <<Ötüken'i>> başkent yaptım.Çinlilerle savaşa ara verdim. Barış yaptım. Çinliler, Altun, Gümüş, İpek ve Darı gibi değerli malları kolaylıkla ve çoklukla verirler. Yüzleri güzel, sözleri tatlıdır. Onlar güleryüzle ve tatlı sözlerle yaklaşır, değerli armağanlar verir, önce kişileri, sonra Ulus'ları tutsak ederler. Onlar, nice Türk halkını, böyle kandırdılar. İnanıp kanan ve bu yüzden böylesi tuzaklara düşen pek çok Türk yokoldu. Egemenlikleri, Kağan'lıkları, Ulusları, yıkılıp gitti. Çin güzellerine, Çin armağanlarına kapılan bir takım hainler, Türk Ulusunun içine fesat soktular, Ulus bölündü, çok Türk yokoldu. Düşmanın dost görünen yumuşak yüzüne, tatlı sözlerine, armağanlarına gene kanacak olursan, Ey, Türk Ulusu, yokolacaksın!Ülkende birliğini korursan, yaşayacaksın.Ey, Türk Ulusu!Tutsaksan özgür, yoksulsan varlıklı, çıplaksan giyimli olacaksın. Yeter ki, düşmanlarına kanma! Yeter ki, birliğini bozma!Niçin yenik düştüğünü, niçin tutsak olduğunu bilmelisin ve hiç unutmamalısın! Ancak o zaman, bir daha öyle olmamayı başaracaksın!Türk ulusunun birliğini ve yücelmesini isteyen ülkü'lü Kağanlarını dinlemedin, Öğütlerine önem vermedin, buyruklarına ilgisiz kaldın. Seni yoketmek, seni tutsak etmek isteyen düşmanlarına inandın. İşte, bu yüzden benliğini, ve tüm gücünü yitirdin. Bitkin düştün. Sen, tüm Ulusça böylesine şaşkın ve dağılmış olarak ayakta gezen ölüler örneğince güçsüzlük içinde tükenirken, Tanrı istediği için ve kendim Türk ulusunu kurtarmak için, Kağan'lık tahtına oturdum.Dağılmış Ulusumu topladım, yoksul düşmüş halkımı varlıklı kıldım.Türk birliğini korumak, ülküm ve amac'ımdı. Tüm Türkleri birleştirdim.<<Budun'u>> Ulus yaptım.Ey, Türk Ulusu, işittin!Yıkılmış ve yokolmak üzere olan ulusumun dirilerek, yeniden, nasıl varolduğunu, ben, bu taşa yazdım.Yanılıp, düşmanı dost saydığında nasıl tutsak olduğunu, yazdım. Bu taşa yazılanları okuyarak tüm gerçekleri öğrenin, bilin!Şimdiki Türk Ulusu!Seni yıkmak, seni yoketmek için, var güçleriyle çaba harcayan düşmanlarına aldanıp yanılmamalısın!Ben, bu taşı yaptırmak için Çin'den sanatçılar getirttim. Nakışlar yaptırttım.Çin imparatoru benim sözümü kıramadı, isteğimi yerine getirdi. Kendi sarayının en usta sanatçılarını gönderdi. Burada, ayrı bir <<Bark>> yaptırttım. İçine, dışına nakış vurdurttum. Taşlar yontturttum. Üzerlerine gördüklerimi, düşündüklerimi yazdırttım.<<Onok>> Oğulları, tüm Uluslar ve yabancılar, bu taşları görüp okusunlar!Bu çorak yerde, ben, bu Anıtı yaptırttım ve yazdırttım. BİLGE KAĞAN ANITININ KUZEY YÖNÜ III Babam ve amcam, Kağan olup tahta oturduklarında dört bir yandaki halkları, Kağan'lıkları, birleştirip ülke'yi ve düzen'i yücelttiler.Kağan olup tahta oturduğumda, ben de öyle yaptım.<<Türgiş>> Kağan'a kızımı, Yüce bir törenle gelin verdim. Ve Türgiş Kağan'ın kızını, oğluma gelin aldım.Başlılara başeğdirdim, dizlilere diz çöktürdüm.<<Gök ve yer Tanrıları>> buyruğunca, ulusumu, o vakte dek gözünün görmediği, kulağının işitmediği ülkelere kadar götürdüm.İleri'de, Gündoğusuna, beri'de Günortasına, geri'de günbatısına, yukarı'da geceortasına dek götürdüm. Altın'ın sarı'sını, gümüşün beyazını, ipeğin katıksızını, darının ekimliğini, Atın, aygırın, karakakımların, Göksincapların en iyilerini, Türklerime, kazandırdım, ulusumu kaygusuz kıldım. BİLGE KAĞAN ANITININ DOĞU YÖNÜ IV Ben, <<Gök Tanrı>> gibi gökte yaratılmış, <<Türk Bilge Kağan'ım!>>Sözlerimi işitin, babam <<Türk İlteriş Kağan>>, Soy'um, <<Dokuz Oğuzlar>>dır. <<Türk Tanrısı>> Beni, ulusum için, hükümdar kıldı. Tahta oturduğumda, yokolacak kadar yıkılmış olan Türk halkı öylesine sevindi ki, bükülmüş boyunları üstünde önlerine düşmüş başları yeniden yukarı kalktı. İşte, ben öyle bir zamanda tahta oturdum.Ulusum için yararlı yasalar yaparak, dört bir yöndeki toplumları yönettim. 17 yaşımda; <<Tangut>> lara karşı sefer ettim. Tüm kuvvetlerini bozguna uğrattım. Oğullarını, kadınlarını tutsak ettim. At sürülerini, mallarını aldım. 18 yaşımda; <<Çub-Suğdak>> lara karşı sefere çıktım. Onların da tüm güçlerini yok ettim. Çinli general <<Ong-Tutuk>> elli bin askerle geldi. <<iduk>> başında savaştık. O, Çin ordusunu, orada yenik düşürdüm. <<iduk-Kut>> ve <<Basmiller>> benim soyumdan, Türk ulusundandılar. 20 yaşımda; onlara karşı sefer ettim. Tüm halkını ve ülkelerini egemenliğimize kattım. 22 yaşımda; Çinli'lere savaş açtım. <<Çaça-Sengün>> ün 80 bin erlik ordusuyla savaştık. O, orduyu, o savaş meydanında yokettik. 26 yaşımda; <<Çikler>>, <<Kırgızlar>>'la bir olup, bize düşman oldular. <<Kem>> Irmağını aşarak Çik'lere karşı sefer ettim. Ordularımız <<Örpen'de>> karşılaştı. Düşman erlerini mızraktan geçirdik. Orduları yenik düştü. Ülkelerini ve halklarını egemenliğimize kattım. 27 yaşımda; gene Kırgız'lara karşı sefer ettim. <<Gökmen>> ormanında <<Kırgız>> ordusunu uykuda bastırdık. Kağan'ı ile <<Sunga>> ormanında savaştık. Kağan'ı öldürdük, ülkesini aldık. O yıl, <<Türgişlere>> karşı da sefere çıktım. <<Altun ormanını>> aştık. <<irtiş Irmağını>> geçerek <<Türgiş>> ordusunu bastırdık. Savaş <<Bolçu>> da oldu.<<Türgiş Kağan'ı>> ordusunun başındaydı. O, ordu, ateş ve su gibi üstümüze geliyordu. Ama, zafer gene bizim oldu. <<Kağan'ı>> ve <<Yabgu'sunu>> ve <<Şad'ını>>, orada öldürdük. Onların ülkesini ve halkını da egemenliğimize kattık. 30 yaşımda; <<Beş Balığa>> sefer ettim. 6 kez savaştık. 31 yaşımda özgür, egemen ve bağımsız yaşayan <<Karluklar>> bize düşman olup, savaş açtılar. <<Tamag-idük>> başında savaşa girdik. Zafer gene bizim oldu. <<Karluk>> halkı yokoldu. Sağ kalanları başeğdi.<<Dokuz Oğuzlar>> benim soyumdandılar. Ama, <<Gök ve yer Tanrıları>> nasıl birbirine düşman olursa, onlar da öyle oldu. <<Dokuz Oğuzlarla>> bir yılda dört kez savaştık. En ilki, <<Toğu-Balık>> ta oldu. <<Toğla Irmağını>> yüzerek geçip ordusunu yokettik. Bizi yoketmek için saldıran düşmanın yenik düşmesi, benim Türklerime canlılık verdi. Yeniden güçlenip dirildiler. <<Tongra-Yılpagut>> adlı bir kabileyi Tonga-Tiğin'in cenazesinde kılıçladık. <<Dokuz Oğuzlarla>> dördüncü savaşı, <<Ezgenti Kadaz'da> yaptık. Düşmanı püskürttük. <<Amga Kalasında>> kışı geçirirken salgın hastalık çıktı. İlkbaharla sefere çıktık. Birinci ordu dışarıda, ikinci ordu yurdumuzdaydı. <<Oğuzların>> üç ordusu bize karşı hücuma geçti. Bizi yenik, düşürüp tutsak etmek istiyordu. <<Oğuz>> ordusu'nun biri savaşırken, öteki ordu, yurdumuzda yağma ve talan yapıyordu. Biz az'dık, güçsüzdük. Ama, Tanrı bize güç verdi. Düşman oğuzları yendik, perişan ettik. Ben, tahta çıktığımda, durup dinlenmeden, gece ve gündüz çalışmasaydım, <<Türk ulusu>> yokolacaktı.Ey, Türk ulusu, bu gerçekleri işitin, bilin!<<Dokuz Oğuzlarla>> <<Dokuz Tatarlar>> birleşip yeniden saldırdılar. İki büyük savaş sonunda orduları gene yenik düştü. Sağ kalanlar yurtlarını bırakıp Çin'e göçtüler. Sonra, yeniden yurt edinmek için dönüp geri geldiler. Çin'de kalanların adları ve kendileri, silinip yokoldular. Ben, Kağan olduğumda, <<Türk ulusunu>> yüceltmek için çalıştım <<Uygurların Eltebirleri>> yüz kadar er ile Doğuya gittiler. O Türkler yoksul düşmüştü, yiyecek kıttı. 34 yaşımdayken; Çin'lilere sığıntı olmaya kalkışan <<Oğuz'lara>> savaş açtım. Onları tutsak ettim. <<Tatabı'lar>> Çinlilere sığındı. Ordusu benim egemenliğime katıldı. <<Kadırkan>> bölgesini onlara, vatan yaptım. Güney'de yeniden başkaldıran Karluk'lara <<Tudun-Yamatarı>> gönderdim. Korkup kaçtılar.Ordunun başında olarak, geceli gündüzlü 7 gün yürüdüm. Erlerim ve ben, 7 gün susuz kaldık. Savaşın ilk gününde Çin'lilerin 17 bin atlı askerini yokettik. Bir gün sonra, tüm yaya erlerini yokettik. 39 yaşımdaydım. İlkbaharda <<Tatabı'lara>> karşı sefer ettim. Ordularını yenilgiye uğrattım. Korkusuz, yiğit komutanlarını öldürüp onlar için <<Taş>> diktim. 50 yaşımda, <<Kıtan'lar>> ve <<Tatabı'larla>> savaştım. <<Ku-Sengün>> ün komutasında 40 bin erlik bir ordu bize hücum etti. <<Töngkes>> dağında savaştık. Düşman ordusunun 30 bin erini yokettik. Ben 19 yıl <<Şad>> olup, yurdumu yönettim. 31 yıl <<Tiğin>> oldum.<<Türklerimi>>, tüm Ulusumu yüceltmek için, onlara yararlı olmak için çalıştım.Babam Kağan; <<it yılının 10 uncu ayında, 27. günde>> uçup gitti. <<Domuz yılının 5. ayında, 27 günde <<Yuğ>> yaptırdım. <<Bukağ-Tutuk>> ve <<Lisün-Tay-Sengün>> 500 kişiyle beraber geldiler. Koku'luk, Altun ve Gümüş getirdiler. Bunca kavimler saçlarını, kulaklarını kestiler. İyi cins atlarını, karakakımlarını, Gök sincaplarını armağan verdiler.Ben, <<Gök Tanrı>> gibi gökte yaratılmış, <<Türk Bilge Kağanım>> Ben, söylüyorum!Babam, <<Türk Bilge ilteriş Kağan>>, Tahta oturduğunda, şimdiki Türk Beğ'leri, sonra <<Tarduş Beğ'leri>>, <<Kül-Çurlar>>, soylu <<Şadapıt Beğleri>>, önde, <<Tölis Beğleri>>, <<Apa-Tarkanlar>> <<Tonyukuk>>, <<Bağa-Tarkan>>, <<Buyruklar>>, <<İç Buyruklar>>, <<Sebeg-Kül-irkiz>> ve soylu kişileriyle Buyrukları ve bunca şimdiki Beğler, Babam Kağan'ın Tahta çıkışında, varıp diz çöktüler.(<<Türk Bilge Kağan>> Anıtını, ben Yuluğ-Tigin, yazdım. Bunca Bark'ını, süslemeleri ve heykelleri, ben, Kağan'ın kızkardeşinin oğlu, Yuluğ-Tiğin, bir ay dört gün oturup nakşettirdim ve yaptırttım.) Bu sayfadaki bilgiler [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] 'ten alınmıştır |
|
|
|
|
![]() |
Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) |
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Oğuz Kağan | rx3004 | Asker | 0 | 10-01-2008 09:13 |
| Bilge Karasu | rx3004 | Yazarlar | 0 | 18-12-2007 00:42 |
| AYASOFYA: İnsanlığın Kutsal Anıtı (DvdRip - Türkçe - Caps) | Deadly | İslami Download | 0 | 28-10-2007 11:18 |
| Abide-i Hürriyet Anıtı | Mülteci | Türk Ve Dünya Tarihi | 0 | 23-08-2007 02:49 |
| Bilge Karasu'dan Alıntılar | Mülteci | Tiyatro,Edebiyat,Sanat | 0 | 05-07-2007 15:36 |