full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Uşakta Kültür,Sanat-Turizm

il il Türkiyem kategorisinde ve Uşak forumunda, bulunan Uşakta Kültür,Sanat-Turizm konusunu görüntülemektesiniz. KÜLTÜR ve TURİZM KÜLTÜR Genel Bilgiler Tablo-115: Kültüre İlişkin Temel Bilgiler (2005) Halk Kütüphanesi Çocuk Kütüphanesi Gezici Kütüphane Kütüphane (adet) ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Her Telden,Konular > Her Telden Diğer Konular > il il Türkiyem > Uşak

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Uşakta Kültür,Sanat-Turizm






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 23-08-2007, 16:56   #1 (permalink)
Varsayılan Uşakta Kültür,Sanat-Turizm

KÜLTÜR ve TURİZM
KÜLTÜR

Genel Bilgiler
Tablo-115: Kültüre İlişkin Temel Bilgiler (2005)
Halk Kütüphanesi Çocuk Kütüphanesi Gezici Kütüphane
Kütüphane (adet)
3
Okuyucu sayısı
108 770
Üye sayısı
5 887
Ödünç verilen kitap sayısı
39 900
Kitap Sayısı
95 221
Müzeler
Müze Sayısı
2
Müze Ziyaretçi Sayısı
14.856
Kültür Merkezi Sayısı
Yapımda
Tiyatrolar
Sergilenen Eser Sayısı
Devlet Tiyatrosu (adet)
2
Özel Tiyatrolar (adet)
0
Seyirci Sayısı
Devlet Tiyatrosu (adet)
528
Özel Tiyatrolar (adet)
0
Sinema Sayısı
2
Konservatuar Sayısı
0
Matbaa Sayısı
21
Yayımlanan Gazete Sayısı
12
Yayımlanan Dergi Sayısı
14
Cami Sayısı
508
Din Görevlisi Sayısı
467
Kur’an Kursu Sayısı
23

Kaynak: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü

İlde Faaliyet Gösteren Gazete, Radyo ve Televizyonlar

Tablo-116: İlde Yayımlanan Gazeteler, Yerel Radyo ve Televizyonlar
YAYIMLANAN GAZETELER
YEREL RADYOLAR
YEREL TELEVİZYONLAR
Uşak Haber Gazetesi
Gençliğin Sesi
Egem Tv
Uşak İlk Haber Gazetesi
Klas FM
Art Radyo Tv
Çağdaş Uşak Gazetesi
Ses FM
ÖzEge Tv
Uşak Asrın Gazetesi
Sevtek Radyo

Uşak’ta Yeni Gün Gazetesi
Özlem FM

Uşak Olay Gazetesi
Banaz Dost FM

Bir Eylül Gazetesi
Eşme Kent FM

Egeses Gazetesi


Yeşil Banaz Gazetesi


Banaz Hasret Gazetesi


Eşme’nin Sesi Gazetesi


Yeşil Sivaslı Gazetesi













Kaynak: Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
Sivil Mimari Örnekleri
Bedesten : Evliya çelebi 300 sene evvel,300 sene evvel ki uşak’ın hanlarını, hamamlarını yazdıktan sonra uşak bir kusur gibi, noksanlık gibi(amma bezanı yoktur.) der. Bu söz Uşak’lılara dokunmuş olmalı ki, her fırsatta Hacı Gedikoğlu, Hacı Mustafa Efendi Uşak’ın bu eksiğini gidermiş, çok güzel bir bedesten yapmaya geçmiştir. Uapılmasına paşa hanından üç sene sonra (1901) yılında başlanan bu yapı paşa hanı’na nazire olacak şekilde mimari bir güzelliktedir.
İki katlı,simetrik planlıdır.Eni 16m.boyu 44m, alt ve ast kat yükseklikleri 5.5m. olan yapının alt katında her iki giriş kapısı arasında uzun bir koridor bulunmaktadır. Bu koridorun sağ ve solunda sıralanmış 21 adet dükkan bulunmaktadır.
Altlı üstlü 30 kadar odası vardır. Hep demir malzeme ve kireç harçlıdır. Paşa hanı’nın bir Fransız, bedestenin de İtalyan bir mimar tarafından yapıldığı söylenir.
Bedestenin dış cephesindeki süsleme taşları binanın ihtişamını okşar. Bedestende paşahanı gibi şehre süs ve güzellik veren yapıt değerinde bir eserdir.
Yapının çatısının yarısı camdır. Bu nedenle üstün ışıklandırma özelliği vardır. Onarımdan sonra önce manifaturacılar ve terziler çarşısı olan bu yapı günümüzde sarraflar ve kuyumcular çarşısı olmuştur.
Tarihi Uşak Evleri :Uşak’taki tarihi evler çoğunlukla iki katlı olarak inşa edilmiştir. Tek ya da üç katlı olanlarda vardır. Zemin katlar tasarruflu bir düşünceyle günlük ve kışlık ihtiyaca göre düzenlenmiştir. Birinci katlar esas ikamet bölümü olduğu için daha fazla önem kazanmış, evin ası planı da burada teşekkül etmiştir. Üç katlı evlerde ise, genellikle yazlık olarak düşünülmüştür.
Türk evleri için karakteristik diyebileceğimiz kat aralarındaki kışlık odalar bazı Uşak Evlerinde de bulunmaktadır. Bunlar çoğunlukla kapısı merdiven sahanlığına açılan, ocaklı bir odadan ibaret mekanlar halindedir.
Kullanılan inşa malzemesinin sağladığı imkanla, katlar arasında plan serbestliğine az da olsa rastlanır. Ancak, çıkmaların dışında buna pek gefrek görülmediği; sağlamlık açısından mümkün olduğu kadar alt kattan yükselen beden duvarlarına uyulmak istendiği gözlenir.
Uşak evlerinin planlanmasında haremlik-selamlık ayrımına rastlanmamıştır. Ancak, söz konusu anlayış , erkeklerle kadınların ayrı oturmaları şeklinde uygulanmıştır.
Tarihi uşak evlerinin en belirleyici özelliği ve merkezi sofa’lardır. Uşak’taki tarihi evlerin hemen hemen hepsinde küçük bir avlu ve bahçesi vardır. Evlerin avlu ve bahçeleri birbirinden farklılık gösterirler. Ancak, çoğunun ortak özelliğ, içlerinde fırın, ocak ve ekmek evi gibi elemanlarının bulunması, ön avlularında kayrak taşlarıyla döşeli taşlık denilen bir kısmının yer almasıdır.
İlimizde bu evlere Aybey, Işık ve Karaağaç Mahallerinde rastlamak mümkündür.
MÜZELER
1-Arkeoloji Müzesi : İlimizde müzecilik çalışması 1970 yılına kadar Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülmüştür. İlk önce Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak düzenlenen bina 1 Eylül 1978 yılında Atatürk ve Etnografya Müzesinin açılmasından sonra Arkeoloji ve idari merkez binası olarak kullanılmıştır. 1970 yılında açılan müzede; kalkolitik dönemden başlayarak Bizans döneminin sonuna kadar uzanan bir zaman dilimine ait idol, pişmiş toprak eserler, taş eserler, cam eserler, altın ve gümüşten yapılmış çeşitli ziynet eşyaları, bronz eserler, altın, gümüş,bronz sikkeler, heykeller, lahitler ve mezar taşları kronolojik olarak teşhir edilmektedir. 1996 yılında Karun Hazinelerinin gelmesiyle yeniden düzenlenmiş olup “Karun Hazineleri “ de bu müzede sergilenmektedir.
Müzenin en önemli koleksiyonu; Karun Hazineleri olarak bilinen Lidya eserleridir. 1965-1968 yıllarında kaçak kazılarla ortaya çıkarılarak Amerika’ya kaçırılan bu eserler 1993 yılında geri getirilerek, 1996 yılından itibaren müzemizde teşhire sunulmuştur. Büyük bir kısmı altın ve gümüş takılar,içki ve koku kapları, bronz kalıplar,süs eşyaları, tütsü kaplarından oluşan M.Ö. 6. yüzyıla ait Karun hazineleri 363 parçadan oluşmaktadır.
2005 Yılı İstatistiklerine göre Müzedeki eser sayısı;
Arkeolojik Eser + Sikke Sayısı = 35573
Etnoğrafik Eser Sayısı = 1447
Son 10 (On) Yılın Ziyaretçi Sayısı ;
2005 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 14 856 kişi.
2004 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 11925 kişi.
2003 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 14674 kişi.
2002 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 15341 kişi.
2001 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 9377 kişi.
2000 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 12397 kişi.
1999 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 14206 kişi.
1998 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 10261 kişi.
1997 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 14832 kişi.
1996 Yılı Ziyaretçi Sayısı : 10783 kişi.
1995 Yılı Ziyaretçi Sayısı : Tadilat nedeni ile Müze ziyarete kapalı.
2-Atatürk ve Etnografya Müzesi : Uşak, MerkezBozkurt Mah. Hisarkapı Uluyolu No:77’de bulunan Atatürk ve Etnografya Müzesi 1890’lı yıllarda konut olarak yapılmış bir binadır.
Kurtuluş Savaşının son dönemlerinde karargah binası olarak kullanılan, Atatürk’ün 2 Eylül 1922’de esir alınan Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis’in teslim olduğu bina, 1 Eylül 1978’de kamulaştırılarak Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.
19.yy sonlarında geleneksel Türk mimarisi tipinde inşa edilen iki katlı yapının giriş katında; Uşak halkının yaşantısını yansıtan giysiler, ünlü uşak halıları,eşme kilimleri ve kullanım araçlarından oluşan etnografik nitelikteki silahlar, takılar ve giyim eşyaları, üst katta Anıtkabir Müzesinden getirilen Atatürk’e ait özel eşyaları ile düzenlenmiş, çalışma odası, yatak odası, toplantı odası ile konuk ağırlama odası bulunmaktadır.
ANTİK KENTLER :
Banaz İlçesi, Ahat Köyünde bulunan, Akmonia Antik Kenti : İlimiz, Banaz İlçesi, Ahat Köyü, Asar Mevkii, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 21.1.1983 tarih ve A- 4049 sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir.
Uşak İli merkezine 38 km. Banaz İlçesine 8km. uzaklıkta, Ahat köyünün güney tarafında üç tarafı dere ile çevrili ( Kuruçay ) hakim bir tepe üzerinde Akmonia antik yerleşimi yer almaktadır. Akmonia’nın İ:Ö. 7 yy’da kurulduğu Roma Devrinde önemli bir yerleşim merkezi haline geldiği bilinmektedir.Ele geçen sikkelerden buranın bir sikke darphanesine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.En parlak dönemini İ:Ö. 1yy ile İ.S. 3yy’ları arası yaşadığı ele geçen buluntulardan anlaşılmaktadır. Antik kent büyük tahriplere uğradığı, birçok mimari parçaların taşındığı sanılmaktadır.Halen sit alanı içerisinde bazı temel taşları dışında herhangi bir yapı kalıntısına rastlanılmamaktadır.
Sivaslı İlçesi, Selçikler Kasabasında bulunan, Sebaste Antik Kenti : İlimiz, Sivaslı İlçesi, Selçikler Kasabasında bulunan Sebaste antik kenti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 21.1.1983 tarih ve A- 4049 sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir.
Uşak İline32 km. Sivaslı İlçesine 2 km. uzaklıktaki Selçikler köyündeki yerleşim alanı üzerindedir. Köyde tepe mahallesinde bir höyük tespit edilmiştir.Burada önceden yapılmış olan araştırmalarda İ.Ö:4 bin yıllarına ait buluntulara rastlanmıştır.Köyün güneydoğu kısmında 1966 da Nezih FIRATLI tarafından yapılan arkeolojik kazılarda iki kilise kalıntısı ortaya çıkarılmış ayrıca köyün güney tarafına düşen Çingil Çayırının etrafındaki alan nekropol sahası olarak tespit edilmiş burada üç ayrı tümülüse rastlanmıştır.Bu tümülüslerin daha önce açılarak tahrip edildiği bilinmektedir. Sebaste şehri Roma imparatoru Augustus’a Sadık anlamına gelen şehirlerden biridir.Bizans devrinde piskoposluk merkezi haline gelmiştir.
Ulubey İlçesi, Sülümenli Köyü, Blaundus Antik Kenti : İlimiz, Ulubey İlçesi, Sülümenli Köyünün kuzey doğusunda yer alan Blaundus antik kenti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 21.1.1983 tarih ve A- 4049 sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir.
Uşak İl merkezine 40km.Ulubey İlçesine 10km. uzaklıkta bulunan Sülümenli köyünün kuzey doğusunda çevreye hakim bir tepe üzerinde üç tarafı, dere yatağı ile çevrili yarımada görünümünde bir arazi üzerinde kurulmuştur. İskender’in Anadolu seferinden sonra Makedonyalılar tarafından kurulduğu ve şehir halkının kendilerine Makedonyalı Blaundus adını verdiğini bazı kaynaklardan öğrenmekteyiz. İskender den sonra Bergama krallığına daha sonra da Roma İmparatorluğuna bağlandığını ve bu zamanda önemli bir merkez olduğu görülmektedir. Şehirde bir darphanenin yanında, tapınak, tiyatro, stadyum, giriş kapısı, şehir surları ve idari binalar yer almaktadır.
LİDYA ESERLERİ (KARUN HAZİNELERİ):
Antik çağda Anadolu’nun batısında yer alan, güneyi Karia, kuzeyi Mysia, doğusu Frigya, batısı Ionia ve Aiolia bölgeleriyle çevrili alana Lidya denmektedir.
Ünlü tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya’nın son sülalesi Mermnad’lar 141 yıl egemen olmuş, Lidya’nın bölgede siyasi ve ekonomik yönden önemli bir ülke olmasını sağlamışlardır.
Saray entrikalarıyla ikinci sülale Heraklidlerden krallığı ele geçiren üçüncü sülale Mermnadlar kral Gyges ile başlar. Ardys, Sadyattes, Alyattes ile devam edip Kroisos yani Karun ile son bulur. M.Ö. 7.yy’ın ilk yarısında Gyges ile başlayan Lidya imparatorluğu parayı icat ederek insanlık tarihinde önemli buluşlardan birini gerçekleştirmişlerdir. Bu buluş, İlkçağ dünyasının ekonomik gelişimini hızlandıran bir olay olmuştur.
Lidya’nın İlkçağ dünyasının en zengin ülkesi olmasının bir nedeni, Tmolos dağlarından çıkan ve Hermos nehrine karışan başkent Sardes’ten geçen Paktalos deresinin alüvyonları içindeki altındır. Buradan çıkarılan altın Lidya’nın kaderini belirlemiştir. Üçüncü sülalenin son kralı Kroisos babası Alyattes’in ölümünden sonra M.Ö. 560’da tahta geçmiş ve akıl almaz zenginliği sayesinde “Karun kadar zengin” deyimiyle ününü günümüze kadar taşımıştır.
M.Ö. 560-546 yılları arasında ülkesini yöneten bu kralın dönemine ait, Uşak’ın 25 km batısında ve İzmir Karayolu üzerinde bulunan Güre Köyü yakınlarındaki Lidya tümülüslerinden çıkarılarak kaçırılan ve 1993 yılında geri alınan eserlere KARUN HAZİNELERİ denmektedir.
Lidya döneminin en görkemli eserleri olarak bilinen bu hazine 1965-66-68 yıllarında kaçırılmıştır.
İlk soygun 1965 yılında Toptepe tümülüsünde gerçekleşmiştir. 5 kişilik grup tünel kazarak mezar odasına ulaşmışlardır. Kapıyı kırarak içeri giren soyguncular kline üzerinde yatan ve sadece bir tutam saçı kalmış prensesin tüm mezar hediyelerini toplamışlar ve bu eşsiz hazineyi 65000 TL’ye satmışlardır.
Toptepe tümülüsünün soyulmasından 1 yıl sonra 6.6.1966 tarihinde ikiztepe tümülüsü kazılır. Kaçakçılar mezarın tavanını delerek içeri girerler. Oda içerisinde iki kline ve üzerlerinde birer ceset vardır. Ölülerle birlikte oda içerisinde 150 parça; altın takı, gümüş kap ve tütsü kabı bulunmaktaydı. 11 kişiden oluşan soyguncular eserleri topladıktan sonra saklamışlardır. Bir süre sonra olay jandarmaya ihbar edilir. Kaçakçılar yakalanır ama eserlerin çoğu satılmıştır. İkiztepe hazinesi de Toptepe hazinesi gibi aynı kişi ve yollarla Amerika’ya kaçırılmıştır. Bu eser ise 160000 TL’ye satılmıştır.
Güre’deki 3. soygun 1968 yılında Aktepe tümülüsünde yapılır. Tesadüfen bulunan mezar odasında bu kez altın, gümüş gibi hediyeler yoktur. Çünkü mezar Bizans çağında soyulmuştur. Ama odadaki duvar resimleri, klinenin boyalı ve kabartmalı ayakları duruyordu. Soyguncular bu kez, bu çok nadir eserleri yerlerinden söküp 40000 TL’ye satmışlardır. Hazinenin tamamı Amerika’daki Metropolitan Müzesindeydi. Gerideyse tahrip edilmiş anıtsal mezarlar ile talan edilmiş Lidya kültürü kalmıştı.
1985 yılına kadar gizlenen eserler o yıl sergiye çıkarılır. Teşhirde 55 eser vardır, gerisi depolarda saklanır. Müze bu sergiyle ilgili bir katalog yayınlamış ve Lidya eserlerine Doğu Yunan eseri diyerek buluntu yerini gizlemeye çalışmışlardır.
Uzun yıllar olayı araştıran gazeteci Özgen ACAR’ın konuyu basında yayınlaması üzerine Kültür Bakanlığı girişimlerde bulunarak hazineyi Metropolitan Müzesinden ister. Müzenin olumsuz tavrı üzerine 1987 yılında müze aleyhine, New York eyalet mahkemesine dava açılır. Kültür Bakanlığınca açılan dava üzerine bir taraftan belge toplanmaya başlanırken diğer taraftan da Uşak Müzesi eserlerin çıktığı alanda kazılara başlamıştır.
1987 yılında Aktepe tümülüsünde yapılan çalışmada, kaçak kazıdan geri kalan parçalar ele geçmiş ve buluntular çok önemli delil olmuştur. 1989 yılında ise yine Uşak Müzesi Basmacı tümülüsünde kazı yapmış ve tahrip edilmemiş Lidya dönemi mezar odasını bulmuştur. Ele geçen buluntular, kaçırılan eserlerin bu bölgeye ait olduğunu kanıtlaması açısından önemlidir.
En önemli belgeler ise kaçak kazıyı yapanların anlattıkları olmuştur. Olayların bilinmeyen yönleri bu sayede aydınlanmış ve belgelendirilerek Amerika’daki avukatlara gönderilmiştir. Ayrıca, 1990 yılında eyalet mahkemesi kararıyla 4 Türk, 2 Amerikalı, 6 kişilik bilir kişi grubu, Metropolitan Müzesi depolarında tespit çalışmasında bulunarak detaylı raporu avukatlara vermiştir.
1987 yılında, zaman aşımına 3 gün kala açılan Karun Hazineleri davası 1993 yılına kadar devam etmiştir. Aynı yıl mahkemeyi kaybedeceğini anlayan müze Türkiye’ye anlaşma teklifleri getirir. Hiçbir teklif kabul edilmez. Sonuçta müze, Güre’den kaçırılan hazineyi vermeyi kabul eder.Karşılığında ise, davadan çekilmemiz istenir. Görüşmeler sonunda 1993 yılında anlaşma sağlanır ve aynı yıl Karun Hazinesi ülkemize geri getirilir.
Önce Ankara’da sergilenen, 1996 yılından itibaren Uşak Müzesinde sergilenen Kroisos’un bu muhteşem hazinesi, 2500 yıl önce yaşadığı topraklardan kalan tek hazine olsa gerek.
14 yıl sahip olduğu zenginliğinin 14 gün gibi kısa sürede kaybeden Kroisos’un hazineleri 2500 yıl sonra yine talan edildi. Bu kez Karun yoktu ama hazineleri, kaçırıldığı topraklara geri gelmişti.
TURİZM
Turizm Tesisleri
Son 10 yıla ait ilimizde faaliyet gösteren otel, lokanta ve seyahat acentalarını gösteren çizelgeler aşağıdadır.

Tablo-117: Yıllara Göreİldeki Turizm İşletme Belgeli Tesisler
YILI
TOPLAM TESİS SAYISI
TOPLAM ODA SAYISI
TOPLAM YATAK SAYISI
1995
5
134
256
1996
5
134
134
1997
6
154
296
1998
6
150
286
1999
6
150
286
2000
7
230
333
2001
7
230
333
2002
7
230
333
2003
7
230
333
2004
7
230
333
2005
7
230
333

Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Tablo-118: Yıllara Göre İldeki Turizm İşletme Belgeli Lokantalar
YILI
SAYISI
SINIFI
1995
-
-
1996
-
-
1997
-
-
1998
-
-
1999
-
-
2000
1
2.sınıf
2201
2002
2003
2004
2
2 ve 1.sınıf lokanta
2005
3
2 ad.1.sınıf lokanta ile 1 ad.2. sınıf lokanta








Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
İlde Faaliyet Gösteren Seyahat Acentaları
İlde 3 adet seyahat acentası vardır. Bunlardan birisi (A), birisi ((B) ve diğeri ise (C) grubu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
İLİN TURİZM POTANSİYELİNİ OLUŞTURAN DOĞAL KAYNAKLAR
a) Dağlar
Dağlar il alanının kuzey-kuzey-doğu ve iç kesimlerinde kümelenmiştir. İlin % 37’sini kaplayan dağlık alanlar kapladığı alan itibariyle platolardan sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Muratdağı : Uşak ile Kütaha sınırı boyunca uzanan dağ’ın bir kısmı il sınırları içerisinde kalmaktadır. Yüksekliği 2309 metreyi bulan Muratdağı zengin bir orman örtüsü ile kaplıdır. Doğusunda 1644 metre yükseklikte olan Tahtalı Tepe bulunmaktadır.
Murat dağı’ının Kütahya sınırları içinde kalan kesiminde kaplıcalar, yaylalar ve zengin su kaynakları bulunmaktadır. Engin bir floraya sahiptir. Kayak merkezi olabilir.
Bulkaz Dağı : Sivaslı İlçesi’nin doğusunda bulunan bu dağın yüksekliği 1990 metreyi bulmaktadır. Dağda zengin su kaynakları bulunmaktadır. Av turizmi için ideal bir yapısı vardır. Çevre Orman İl Müdürlüğünün bir projesi mevcuttur.
Ahır Dağı : Afyon-Kütahya sınırını oluşturan bu dağın bir kısmı ilimiz sınırları içerisinde kalmaktadır. Yüksekliği 1915 metreyi bulan bu dağda Kartal ve Sümbüllü tepelerinde zengin ormanlar yer almaktadır.
Elma Dağı : Yüksekliği 1805 metreyi bulan Elma dağı merkezin kuzeyinde yer almaktadır. Geniş otlak ve yaylalarla kaplıdır.
b) Yaylalar ve Ovalar
Uşak ilinin en önemli ovaları Büyük Menderes’in kollarından olan Banaz Çayı etrafında gelişen Banaz Ovası’yla, bunun batısındaki Uşak ovasıdır.
Uşak Ovası : Adını kenarında kurulu bulunan Uşak şehrinden alan bu ova doğu ve batı istikametine uzanmaktadır.
Bu ovanın tabanı kalın bir alüvyon tabakasıyla örtülüdür. Kuzey ve doğu kenarı aniden yükselir. Güney yükseltisi 100 m.yi bulan taraça halindeki bir tepeyle çevrilmiştir. Uzunluğu 12.km.olan bu ovanın alanı 55.000 dekar kadardır. Bu ovanın uşak ekonomisindeki önemi büyüktür.
Banaz Ovası : Adını üzerinde kurulduğu Banaz ilçesinden alan bu ova kuzeydoğudan güneybatıya doğru uzanır. Alanı 65.000 dekardır. Düz bir ova olup ortasından Banaz çayı geçmekte ve araziyi verimli bir hale getirmektedir.
Yaylalar :
Uşak merkez ve Banaz ilçelerinin kuzey hudutları içinde kalan 1200-1800 metre yüksekliğindeki murat dağı eteklerinde, batıda ise, 1050-1150 metre yüksekliğindeki itecik dağı eteklerinde iyi otlak karakterinde yüksek yaylalar bulunmaktadır. Banaz ilçesinin doğusunda bulunan Ahır dağı uzantılarında da yüksek kaliteli otlaklar mevcuttur.
c) Akarsular ve Göller :
Akarsular
İlimizde iki önemli akarsu bulunmaktadır. Bunlar, Büyük Menderes’in kolu olan Banaz çayı ile Gediz Irmağıdır. Bu akarsular ilin kuzeyindeki dağlık kesimden doğmaktadır.
Banaz Çayı : Büyük menderes’in yukarı havzasından doğan bu çay, ilin en önemli akarsuyudur. Bu su, Murat dağından doğar. Genel olarak kuzey-güney doğrultusunda akarak denizli ilinde Büyük menderes’e karışır. Banaz çayı’nın Murat dağı’ndaki kaynağından büyük Menderes’e ulaştığı noktaya dek uzunluğu 165 km.dir.
Kuzeydoğu güneybatı doğrultulu Kasura deresi ile kuzey-güney doğrultulu Kocadere’nin birleşmesi ile oluşan Demirciler Deresi, Banaz çayı’nın en önemli koludur.
Gediz Irmağı : Murat ve eğriöz dağlarından doğan Gediz Irmağı, Uşak’ın bir başka önemli akarsuyudur. Akarsuyun kimi küçük kaynakları il merkezindedir. Irmağın, kaynağını aldığı Muratdağı’ndan denize döküldüğü noktaya dek toplam uzunluğu 401 km.dir. Uşakta’ki en önemli kolu Karabol deresidir.
Doğal Ve Yapay Göller
Uşak il merkezinde büyük barajlar bulunmamakla beraber, daha çok sulama amaçlı göletler vardır.
Göğem Göleti : Uşak-Ankara yolu üzerindeki, göğem yol ayrımından 7 km. içeride bulunan bu gölete asfalt bir yolla ulaşılmaktadır. Göletin çevresi ormanlıktır.
Gölet çevresinde bulunan özel mülkiyetteki arazilerde ikinci konut gelişmesi gözlemlenmektedir.
Eşme-Takmak Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesi takmak köyünde bulunan bu gölet 280 ha. Arazinin sulanması amacıyla 21 m. Yüksekliğinde 3 hm3. depolama hacmindeki Takmak Göleti inşa edilmiştir. Takmak ve çevre köylerin içme suyu ihtiyacı dipsavak çıkışından su tahsisi de yapılmaktadır.

Eşme Üçpınar Göleti ve Sulaması : Üçpınar göleti Eşme ilçesinin kuzeyinde caberdamı mevkiinde çiftlik deresi üzerinde yer almaktadır. Yüksekliği 27 m. Ve 5,3 hm3. depolama hacminde olan bu gölet 242 ha. alan sulamaktadır.

Merkez Karaağaç Göleti ve Sulaması : Merkez ilçe karaağaç köyünde 20 m.yüksekliğinde, 1,4 hm3. depolama hacminde 164 ha.alanı sulayacak olan göletin inşaatına 1993 yılında başlanmıştır.

Eşme Karaahmetli Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesi karaahmetli köyünde 15 m.yüksekliğinde 0,16 hm3. depolama hacminde 18 ha.alanı sulayacak gölet inşaatı 1993 yılında tamamlanmıştır.

Merkez-Mesudiye- Altıntaş Göleti ve Sulaması : Merkez Altıntaş köyünde 39 metre yüksekliğinde, 2,8 hm3. depolama hacmindeki gölet inşaatı 1997 yılında tamamlanarak 350 ha.alan sulamaya açılmıştır.

Eşme-Güneyköy Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesi Güneyköy’de talvegten 17,6 m.yüksekliğinde, 0.364 hm3. depolama hacmindeki gölet inşaatı 1997 yılında tamamlanarak 45 ha. arazi sulamaya açılmıştır.

Eşme Ahmetler Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesi Ahmetler köyünde talvegten yüksekliği 16.5 ve 0,45 hm3. depolama hacmine sahip gölet 1999 yılında tamamlanarak 67 ha. arazi sulamaya açılmıştır.
Banaz Yazıtepe Yer altı Suyu Sulaması : Banaz ilçesi yazıtepe köyünde
80 ha. arazinin sulanması amacıyla 3 adet yer altı kuyusu açılarak 2000 yılında hizmete girmiştir.
Bütün bu göletlerden başka Merkez Sorkun Göleti, içme ve kullanma suyu amacıyla yapılmıştır.

Ayrıca, bu göletlerden başka uygulama programında olan DSİ tesisleri bulunmaktadır.

Küçükler Barajı ve Sulaması : Banaz ilçesindeki murat dağı eteklerinde ve Gediz Nehri havzası sınırları içinde kalan bu baraj uşak ilinde depolama ve sulama alanı açısından en büyük tesistir. Küçükler Barajı hem içme hem de sulama suyu sağlanması amacında sahiptir. Baraj ile Uşak il merkezine yılda ortalama 6,4 hm3.içme suyu sağlanacak ve Ayrancı ovasında 1604 ha.arazi sulamaya açılacaktır.
Yüksekliği 35,3 m. Yükseklikte olan Küçükler barajı zonlu dolgu tipinde bir barajdır. Baraj inşaatına 1995 yılında başlanmış olup, derivasyon kondüvisi ve baraj gövdesi tamamlanmıştır.

Banaz Kozviran Göleti ve Sulaması: Banaz ilçesinde Banaz çayının kolu üzerinde bulunan bu gölet 38.m.yüksekliktedir. Kozviran göleti ile 2,25 hm3. su depolanacaktır.
Bu gölet 2000 yılında tamamlanmış ve su tutulmuştur.Halen yüksek basınçlı borulu tipi olan sulama şebekesi inşaatına devam edilmektedir.

Eşme İsalar Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesinde Gediz havzası sınırları içersinde bulunan İsalar göleti ile 88 ha. arazinin sulanması amaçlanmıştır.
Zonlu toprak tipindeki gölet 27,5 m.yüksekliktedir. Bu gölet ile 0,67 hm3. su depolanacaktır.

Banaz Ahat Göleti ve Sulaması : Banaz ilçesinde banaz çayı kolu üzerinde bulunan bu gölet ile 88 ha. arazinin sulanması amaçlanmıştır.
Zonlu toprak tipindeki gölet 35 m. yüksekliktedir. Ahat göleti ile 3.05 hm3. su depolanacaktır.
PLANLANAN DSİ TESİSLERİ
Eşme Yeşilkavak Göleti ve Sulaması : Eşme ilçesinde Gediz havzası içerisinde yer alan bu gölet ile 40 ha. arazinin sulanması amaçlanmıştır. Yüksekliği 19 m.olup, bu gölet ile 0.51 hm3. su depolanacaktır.

Banaz Kızılcasöğüt Göleti ve Sulaması : Banaz ilçesinde Banaz çayının kolu olan derendere üzerinde yer alan bu gölet ile 809 ha. arazinin sulanması amaçlanmıştır. 25 m. yüksekleğindedir. Kızılcasöğüt göleti ile 4.17 hm3.su depolanacaktır. Sulama şebekesi yüksek basınçlı borulu tiptedir.

Merkez Zep Sulama Göleti ve Sulaması : Merkez ilçesinde banaz çayının kolu olan Zep deresi üzerinde yer alan bu gölet ile 297 ha. arazinin sulanması amaçlanmıştır. 24.6 m.yüksekliğindedir. bu gölet ile 2.5 hm3.su depolanacaktır. Sulama şebekesi yüksek basınçlı boru tiptedir.

Banaz Bahadır Göleti ve Sulaması : Banaz ilçesinde Banaz çayının kolu olan sıra cevizler deresi üzerinde yer alan bu gölet ile 285 ha.arazinin sulanması amaçlanmıştır. Bu göletin yüksekliği 25 m.dir. Bahadır göleti ile 1.80 hm3. su depolanacaktır. Sulama şebekesi yüksek basınçlı boru tiptedir.
d) Doğal Kaynaklar
Kaplıcalar ve Termal Tesisler
Hamamboğazı Kaplıcası : 40 lt/sn.debiye sahiptir.60 derece sıcaklıktadır. Kişi başına günlük su tüketimi 700 lt.olarak kabul edilenkaplıca, günde 12.000 kişiye hizmet verebilecek kapasitedir. Bunların % 75’i tesislerde konaklayacağı varsayımla, en az 300 nitelikli yatağa ihtiyaç duyulacaktır. Geri kalan, günübirlik kullanıma ayrılmıştır. Fiziko-kimyasal ile bakteriyolojik analizleri yapılmış, sağlık yönünden çok yararlı olduğu görülmüştür. Mide, bağırsak, karaciğer, özellikle kronik dejeneratif romatizmal hastalıklara iyi geldiği tespit edilmiştir.
Bakanlığımızca “ Termal Turizm Merkezi” olarak değerlendirilmesine yönelik talep edilen 1.298.542 m2.orman alanının Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 22.06.2004 tarih ve 262 sayılı olurları Kültür ve Turizm Bakanlığı adına 49 yıl süre ile tahsis edilmesi uygun görülmüştür.
Hamamboğazı termal alanında çift yataklı 26 adet bungalov tipi ev, 1 adet yüzme havuzu , 3 adet kaplıca, 1 adet idare birimi, 1 restoran, 1 sağlık odası ve 2 katlı 1 adet yüzme havuzu bulunmaktadır.
Ormanlık alan 1.298.542 m2, ziraat şahısları, iskan yol, ve boş alan 988.652 m2. olup, tamamı 2.287.194 m2.dir.
1/1000 ile 1/5000 ölçekli halihazır haritası yaptırılmıştır. İmar planına esas olmak üzere, Jeolojik-Jeoteknik etüdü yapılarak rapor haline getirilmesi için ihalesi yapılmış olup, süreç devam etmektedir.
Örencik Kaplıcası : 14 lt.sn. debiye sahiptir. 38 derece sıcaklıktadır. Kişi başına günlük su tüketimi 700 lt.olarak kabul edilirse, kaplıca, kaplıca günde 750 kişiye hizmet verebilecek kapasiteye sahiptir.
İl özel İdare Müdürlüğünce 52 vila tipi konaklama yerleri yaptırılmıştır. Ayrıca iki tane bay-bayan Türk hamamları bulunmaktadır.
Emirfakılı Kaplıcası : İl bazında önemli bir kaplıca olup, özel kişi mülkiyetindedir. 1976’dan bu yana halka hizmet vermektedir. 6 lt/sn. debiye sahiptir. 36 derece sıcaklıktadır. 1985’de analizi yapılmıştır. Sağlık açısından yararlı bir kaplıca olduğu belirlenmiştir.
Aksaz Kaplıcası : Kaplıca gerek kapasitesi, gerekse doğal çevresi ile olan kaynak bütünlüğünü göz önünde bulundurulduğunda il bazında önemli bir kaynaktır. 4 lt/sn. debiye sahiptir. 1994 yılında Ulubey Belediyesi ve dönemin turizm Bakanlığınca sondaj çalışmaları yapılmış, finansman yetersizliği ve suyun kaçması endişesiyle çalışmalara ara verilmiştir.Roma dönemine ait hamam kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.
Mesire Yerleri
Atatürk Parkı : Uşak’ta bulunan park 85.000 m2.lik alana yayılmıştır. Park bünyesinde lunapark, gezinti alanları bulunmaktadır. 5000 metrekarelik bir alanda müze olması bir kültür sitesinin yapılması planlanmaktadır.
Çokkozlar Piknik Alanı : Uşak’ın kuzeyinde bulunan Belediye mülkiyetindeki alan, yaklaşık 10.000 m2.dir. 70.000 m2.ye genişletilebilecek olan spor alanı olarak değerlendirilebilir.
Sivaslı Evrenli Parkı : İlimiz,Sivaslı ilçesinde bulunan ve merkez ilçeye 1 km. uzaklıkta bulunan parke asfalt yolla bir yolla ulaşılmaktadır. Dağın eteklerinde bulunan parkta, kısmen doğal ağaçlık, kısmen de çam ağaçlandırılması yapılmış alanlar vardır. Piknik alanı olarak düzenlenmiştir.
Banaz Evrendede Mesire Yeri : Uşak-Ankara karayolundan ayrılan asfalt bir yolla, çam ormanları içerisinden ulaşılmaktadır. Alanda Orman Bakanlığı’nın tesisleri bekçi evi, açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Mesire yerinin alt alt yapısı tamamlanmış, çevre düzenlemesi yapılmıştır.
Hamamboğazı Piknik Alanı : Uşak-Ankara yolu üzerinde, hamamboğazı kaplıcalarından yaklaşık 1 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Piknik alanı olarak düzenlenmiştir.
Ulubey Çamlığı : Ulubey kent girişinden 500 m. önce kanyona açılan bir alandır. 80.000 m2.lik alan 1969 yılında Belediye tarafından tesis edilmiştir. Mülkiyeti Belediye’ye aittir. Alanda 100 m2.civarında bir kafetaryatdan başka herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Çamlık alanından vadi tabanına inen merdivenler bulunmaktadır.
Avgan Su Deposu : Ulubey-Karahallı yolu üzerinde 5 km.dedir. Avgan belediyesine ait su depolarının bulunduğu alan mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, ilimizde orman ağaçlandırma çalışmaları devam etmektedir.
Bunlardan, başka Ulubey-Karahallı yolu girişinde (965 ha.) Azıtepe Orman Ağaçlandırması, Uşak-İzmir çıkışında (280 ha) Gençlik Ormanı
Organize Sanayi çevresinde Güre ve izci ağaçlandırma sahaları gibi, yerel halka açık mesire yerleri bulunmaktadır.
Kanyonlar
Uşak ilinin güney ve güneybatı kesiminde, jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşmuş kanyonlar bulunmaktadır.
Ulubey ilçesinde, sırtlarda bulunan Belediye, Uşak-Karahallı yolu’nun doğusunda bulunan Kazancı deresinin ve Banaz Çay’ının oluşturduğu kanyonların toplam uzunluğu 75 km.ye ulaşmaktadır.
Ulubey Belediye’si, İller Bankası vasıtasıyla peyzaj çalışmaları yaptırmıştır. Vadinin sırtlarında düzenleme ve doğal yapıyı bozmayacak günübirlik tesisler yapılması düşünülmektedir. Sırtlarda bulunan Belediye’ye ait çamlığı bağlayan bir merdiven bulunmaktadır.
Kaynak bütünlüğü görülebilen bir başka yer ise, Blaundus Kentidir.
Kent, kanyona açılan hakim bir tepe üzerinde kurulmuştur.
Kanyonları oluşturan Kazancı Deresi ve Banaz Çayı’nda, Uşak atıksuyu dolayısıyla kirlenme görülmektedir. Deri Organize Sanayi ve arıtma tesislerinin kullanılmaya başlanmasıyla kirlilik ortadan kaldırılabilecektir.
Anıt Ağaç
İlimiz,Banaz İlçesi, Bahadır Köyü Tepedelen mevkiinde bulunan çam ağacının;
Boyu : 11 m.
Çapı : 3.05 m.
Çevresi : 9.60 m.
Rakım : 1.870 m.
Yaşı : 500-1000 yıl arası
Kapladığı alan : 380 m2.dir.
Yedi kişinin kollarıyla ancak sarabildiği “ Çam Ağacı” Orman Bakanlığı tarafından “ Anıt Ağaç” tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Gerçekten görülmeye değer nadide tabiat değerlerinden birisidir.
SPORTİF TURİZM FAALİYETLERİ
Cirit Sporu : ata sporlarımızdan olan Atlı Cirit sporunu örf, adet ve geleneklerimize uygun olarak yaptırmak, spor disiplinine sahip sağlıklı nesillerin yetişmesine yardımcı olmaktır.
İlimizde her yııl Nisan ayında Türkiye genelinde müsabakalar düzenlenmektedir.
Cirit sporu, ekipler arasında sahada karşılıklı olarak yerlerini alırlar, hakem oyunu başlatır, bir oyuncu çıkarak ekibe giderek ve ekibe en az on (10) metre mesafeden ciritini atar, atını geri döndürerek süratle kendi kendine döner. Ciritini atan oyuncu rakip olmuştur. Karşı ekipten bir oyuncu çıkarak rakibini kovalar ve yine en az on ( 10) metre yükseklikten ciritini atarak, rakip oyuncuya vurmak ister. Ciritini atan oyuncu geri dönerek süratle yerine döner.
Rakibine cirit vuran veya vurma pozisyonuna girerek ciritini atmayıp, bağışlayan, rakip oyuncunun attğı ciriti eliyle yakalayan sporcuya puan verilir. On metreden az mesafeden cirit atan, ata cirit vuran karşı ekibin içerisine giren, oyun sahasının dışına çıkan oyuncuya da ceza puanı verilir.
Atlı cirit sporu çeviklik, ata binmede ustalık ve zeka isteyen çok yönlü bir spordur. Bu spor da atla binicisi birbirini tamamlar. Hiçbir atlı spor dalında atla binicisi kadar bütünleşmemiştir.
Geliştirilmesi Öngörülen Turizm Kaynakları
1- Turistik açıdan tarihi vekültürel özelliğe sahip merkezlere etkin ve sürekli bir ulaşım sağlanmalı ve örenyerlerimize çevre düzenlemesi yapılırsa, turistik açıdan çok yararlı olacağı kanısındayız.

2- İlin kuzeyinde bulunan Muratdağı rekreasyon ve dağ yürüyüşleri için elverişli bir alandır.

3- Ulubey ilçesinde bulunan kanyonlar, doğal çevre ve diğer kaynaklarla olan ilişkileri nedeniyle doğa yürüyüşlerinin ve atla yapılacak gezintilerin gerçekleştirilebileceği alanlardır.

4- Yöremizde oynanan cirit sporu geliştirilecek başlıca sportif faaliyetlerdendir.

5- İl’deki kentsel yerleşmelerin yakınında bulunan mesire yerleri, il ölçeğinde ve kentler ölçeğinde geliştirilebilecek kaynaklardır. Her kentin çevresinde, kent için, bu nitelikteki alanların üretilmesi ile turizme kazandırılabilir.

6- Son Osmanlı döneminin izlerini taşıyan uşak kenti sivil mimari örnekleri, dini yapılar, hanlar ve hamamlardan oluşmuş tarihi doku, kent merkezi ile yapılacak projeler sonucunda il turizminin gelişmesinde işlev kazanacak niteliktedir.

7- ilimiz, Banaz İlçesi, Bahadır köyü, tepedelen mevkiinde bulunan tarihi “Anıt Ağaç “ görülmeye değer nadide tabiat varlıklarından birisidir.
8-Turizm açısından gerekli görülen kültür varlıklarının özelikle ,tarihi “Uşak Evleri’nin
restorasyonunun yapılarak bulundukları alan içerisinde ev pansiyonculuğu olarak değerlendirilebilir.
Özel Kutlama Günleri
Tablo-119: Özel Kutlama Günleri
Faaliyet
Yapıldığı Yer
Başladığı Yıl
Kutlama Tarihi
Süresi (Gün)
Atatürk'ün Uşak'a Geliş Yıl Dönümü
Uşak
2 Eylül
1
Banaz İlçesi Kurtuluş Günü
Banaz
31 Agustos
1
Çilek Festivali
Sivaslı
1987
Mayıs Ayı Son Hafta
2
Eşme İlçesi Kurtuluş Günü
Eşme
3 Ağustos
1
Karahallı İlçesi Kurtuluş Günü
Karahallı
2000
2 Eylül
1
Kiraz Ve Kültür Festivali
Banaz
2002
27-31 Temmuz
5
Kurtuluş Yıldömü
Uşak
1-2 Eylül Günü
1
Pınarbaşı Kültür Ve Sanat Festivali
Sivaslı
2000
Temmuz Ayı
1
Sivaslı İlçesi Kurtuluş Günü
Sivaslı
31 Ağustos
1
Ulubey İlçesi Kurtuluş Günü
Ulubey
2 Eylül
1
Uluslararası Kilim Festivali
Eşme
1993
Mayıs Ayı
3
Uşak Zafer Ve Kurtuluş Haftası
Uşak
1994
28.08-02.09
5
Yayla Şenlikleri
Uşak
2000
10 Haziran
1
 
 
__________________
[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]


Türkiye'nin Paylaşım Platformu...










LokuMm... Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
sanatturizm, kultur, usakta


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş