full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod  

Rıfat Araz Hayatı ve şiirlerinden Örnekler

Biyografi kategorisinde ve Yazarlar forumunda, bulunan Rıfat Araz Hayatı ve şiirlerinden Örnekler konusunu görüntülemektesiniz. Rıfat ARAZ Şair ve yazar. 27 Ocak 1949, Erciş / Van doğumlu. İlkokulu Iğdır’da, liseyi Kars ve Ağrı’da tamamladı. Atatürk ...


Geri Git   full programlar-oyun yamalari-dizi arsivi-msn-cep-telefonu-ipod > Eğitim & Öğretim > Tez & Makale > Biyografi > Yazarlar

Maşaallah

Kayıt SSS Üye Listesi Takvim Konuları Okundu İşaretle



Rıfat Araz Hayatı ve şiirlerinden Örnekler






Yeni Konu Gönder Cevap Yaz

 

LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Eski 04-06-2008, 21:38   #1 (permalink)
Varsayılan Rıfat Araz Hayatı ve şiirlerinden Örnekler

Rıfat ARAZ

Şair ve yazar. 27 Ocak 1949, Erciş / Van doğumlu. İlkokulu Iğdır’da, liseyi Kars ve Ağrı’da tamamladı. Atatürk Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü (1976) mezunu. Gazi Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamlayarak Halk Edebiyatı Uzmanı oldu (1992) Yüksek öğrenim öncesi Iğdır, Manisa ve Erzurum’da ilkokul öğretmeni ve idareci olarak çalıştı (1968-72); daha sonra Elazığ liseleri ve Elazığ Eğitim Enstitüsü’nde, Ankara Çubuk Lisesi, Hasanoğlan Öğretmen Lisesinde okul müdürlükleri görevinde bulundu (1976-1988). Halen Ankara’da ikâmet etmekte ve MEB’da Bakanlık Başmüfettiş olarak görev yapmaktadır.

Yazı ve şiirleri Erdem, Bilge ve Bizim Külliye dergileri başta olmak üzere Türk Edebiyatı, (Töre), (Divan), Türk Dili, Çınar, Anadolu Çınar, Azerbaycan, Yağmur, Somuncu Baba, Altınoluk, Sızıntı, Kümbet, Hazan, Yeni Güneysu, Simav, Bizim Ece, Karınca, Maki, Kervan, Hedef, Millî Eğitim, vd dergiler ile Gündüz ve Kurultay gazeteleri ile on antolojide yer aldı.

İlk şiiri, 1976 yılında Türk Edebiyatı yayımlandı. Çınar Kültür ve Sanat Dergisince “Osmanlının 700. Kuruluş Yıldönümü” münasebetiyle düzenlenen Türkiye genelindeki şiir yarışmasında “Yeşeren Dallar” adlı şiiriyle üçüncülük ödülüne; 2000 Yılında İLESAM, Atatürk Kültür Merkezi ve ailesi tarafından Şair Nüzhet ERMAN anısına düzenlenen Türkiye genelindeki şiir yarışmasında “ Ağrı Dağına Sesleniş” adlı şiiriyle birincilik ödülüne; 2002 Yılında Isparta Göller Bölesi Şairler Derneğince açılan Türkiye genelindeki “serbest konulu” şiir yarışmasında “Kan Ağlayan Gül” şiiriyle birincilik ödülüne; 2003 Yılında Kütahya / Simav Anadolu Dergisince açılan Türkiye genelindeki şiir yarışmasında “Bursa’ya Sesleniş” adlı şiiriyle birincilik ödülüne; Kayseri’de yayınlanan Berceste Dergisince, Türkiye genelinde 2005 yılında açılan “Na’t konulu şiir yarışmasında, “Na’t” başlıklı şiiriyle birincilik ödülüne; 2008 yılında İstanbul Kubader Vakfı tarafından Türkiye genelinde düzenlenen “Peygamberimize Adanmış Şiirler” yarışmasında “Seni Andım Efendim” adlı şiiriyle birincilik ödülüne layık görüldü. Türkiye’nin muhtelif illerinde düzenlenmekte olan “Şiir Akşamları”na ayrıca, her yıl Elazığ’da Uluslararası seviyede yürütülen ve XI.’si Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen “Hazar Şiir Akşamları”na Türkiye’den şâir olarak katıldı.

“R. Araz, hecenin bütün kurallarını ve kalıplarını bilen bir edebiyat öğretmeni, bunun yüksek eğitimini almış edebiyat doktorudur. Vezne hakimiyeti, âhenkteki başarısı buradan gelmektedir. Yer yer didaktizmin hissedildiği mısraları görmezden gelerek kendi ikliminde hür kanat çırpışını, his ve hayalini fikir kazanında kaynatışını dikkate alarak denilebilir ki: Şiir, örtülenmiş ifade, söylenmişi söylenmemişe taşıyan söyleyiştir.” (Prof.Dr. Sadık Tural)

“Bu şiirler için, Yediyüzyıl sonra, “ Yûnus Bahçesinde Açan Gül “bile diyebilirim. Sonsuzluğa Adanan Ömür’de, Siyasetten, İdeolojiden, günlük dedikodulardan uzak dingin bir inanmış rûhun insanın rûhuna inşirah veren seslenişleri yer almakta. Bu şiirler insanı mâsivâdan mâverâya doğru huzur dolu, güven dolu, mutluluk dolu, uzun bir yolculuğa çıkarmaktadır. Bu şiirler Çağdaş Türk Edebiyatının Tasavvuf Şiirleridir. Yeni bir dinî ve Tasavvufî hassasiyetin güzel verimleridir. Çağdaşımız olan bir Yûnus Emre’nin şiirleridir. Bu çağın Yûnus’unun ne kadar çok ilim, kültür ve hüner bilmesi, edinmesi gerekiyorsa Rıfat ARAZ’da bunların hepsi hakkıyla bulunmaktadır. Bu bakımdan bu şiirler, tıpkı Yûnus’unkilerde olduğu gibi hem halk, hem de aydınlar tarafından sevilerek okunacak kırattadır. Böylece bugünkü Türk Şiirinin handikaplarından da kendisini kurtarmış görünmektedir.”(Bekir Oğuzbaşaran)

Rıfat Araz, şiiri ilahî bir menzile ulaşma çabası olarak görür. Bu menzile ulaşmak için çıktığı yolculukta yalnızdır şâir, yedeğinde sadece şiiri vardır. Bu nedenle şiirlerindeki kararlı çıkış, sığ sulardan çıkış değildir. O mısralarını derinlerden süzerek, karmaşık olanı imbikten geçirerek bize yerli yerinde bir duruş ile sunar...”( Ömer KAZAZOĞLU)

“Rıfat Araz’ın Şiiri, kendi şiiridir. Kendisini çeşitli yayın organlarında okumuş ve kendi duygularıma yakın bulmuştum. Onu, Nât yarışmasındaki şiiriyle daha bir sevdim. Çünkü taklidi yoktu. Bu yarışmaya, kendi duygu harmanındaki mahsulü toplayıp göndermişti… Yedi jüri üyesi de ona birincilik vermişti. Bu, bir şair için az bir başarı değildir. Bazen şiirini iki defa okurum, bu onun şiirinden aldığım hazzın işaretidir. Rıfat Araz, aslında böyle takdim ve tanıtma yazılarına ihtiyaç duyacak bir şair değildir. Onun, şiiriyle ayakta duracağına ve yarınımızın gönül coğrafyasında yerini alacağına inanıyorum…”( Muhsin İlyas SUBAŞI)

“Rıfat Araz’ın şiirlerini okurken insan, sanki yıllardır suya hasret kalmış toprağın coşkusunu yaşıyor. Çoğu insanın diline peleseng ettiği “şiir iklimi” ibaresi olsa olsa işte budur diye düşünüyorum. Bu özelliğiyle Rıfat Araz’ın edebiyatımızda hak ettiği yeri alacağına da şüphem yoktur.” (Doç. Dr. Doğan KAYA)

Rıfat Araz inançlı, gelecek için baktığı nokta veya noktaların netliğiyle ilgilenen bir imza. Bu netlikleri görebilen bir şair…”( Dr. İsa KAYACAN)

“…Şiirlerini okurken “İlahi Aşk” ateşinin bir ruhu nasıl tutuşturduğuna ve o ruhun vecd halindeki söyleyişine tanıklık ederiz. Araz’ın şiiri, Allah’ı tanımanın, bilmenin ve o varlığın önünde secde etmenin şiiridir. Bu coşkunluk ve aşkla söylediği şiirinde, kâinatın her zerresinde Yaratıcı’ nın isimlerini okur, O’nun nurunun akislerini görür.Araz, şiirinde biçime de oldukça önem vermektedir. Özellikle hece ölçüsünü, ahenk unsurlarını kullanmadaki ustalığı gözden kaçmayacak kadar incelikle ortaya konmuştur. (Taner NAMLI)

“ARAZ’ın şiiri dinî-tasavvufî motifler taşıyor. Onların çoğu bir na’t, bir münâcât lezzetinde… Okudukça tad aldık, okudukça arşa kanatlandık. Araz, sonsuzluğu şiirlerinde âdeta bir mazmun olarak kullanmış. Her şeyin bir sonu varken o bize sonsuz olanı, ebedî olanı sezdirmeye çalışmış. Her dem var, her dem diri olanı; bakî olanı yani… hem de öyle-böyle yarım ağızla değil; gönülden bir sevgiyle, sevdayla, aşkla!.” .(R.Mithat YILMAZ)

Rıfat ARAZ, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ile Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) üyesidir.

ESERLERİ:

Harput’ta Eski Türk İnançları ve Halk Hekimliği, Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi ANKARA 1995;

Umut İkliminde (Şiirler),TÜRDAV.A.Ş; P.K.882.Sirkeci/ İSTANBUL 2001; İndeks Kitabevi Ankara 2007, İkinci Baskı.

Sonsuzluğa Adanan Ömür (Şiirler),Kültür Ajans Yayınları, Konur Sokak 66/9 Bakanlıklar / ANKARA 2004; İndeks Kitabevi Ankara 2007, İkinci Baskı

Şiir İncelemeleri, Alp Yayınları, AKARA 2005 (621 sayfa)

Bir Yürek Yıkanır.(Şiirler); İndeks Kitabevi Ankara 2007

Basılacak Olan Eserleri

Türk Edebiyatı Üzerine Makaleler ve incelemeler.

Yakındasın A Sevgili (Şiirler)

Vuslât Çağrışımları (Şiirler)


BULUNDUĞU ANSİKLOPEDİLER: Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2001,Cilt I, s.419.; İhsan IŞIK, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Ankara 2002, s.103,104.



ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER;



SENİ İSTER

Aşkın odu alsın beni;
Ben duyayım bende seni!..
Sorup durdum bu düzeni;
Seni ister bu can seni!..

Tende yanıp can bulayım;
İkrâr verdim, yol alayım!..
Sana lâyık kul olayım;
Seni ister bu can seni!..

Erişti mi gül zamanı;
Gül açmaz mı kulun canı?..
Sensin alan her bir yanı;
Seni ister bu can seni!..

Günâhım var büyük, küçük;
İçim oyuk, boynum bükük!..
Tövbe kapın her an açık;
Seni ister bu can seni!..

Zaman senin, mekân senin;
Hakim sensin, fermân senin!..
Senin nefhân, bu can senin;
Seni ister bu can seni!..

Sensiz özüm, sözüm mü var;
Yazım, kışım, güzüm mü var?..
Yalvarmaya yüzüm mü var?
Seni ister bu can seni!..



DUYAN GELSİN

Devir ile devrân ile;
Varlık döner fermân ile!..
Bir katrede umman ile;
Bu can sana akar böyle!..

Kulluk benden, hüküm senden;
Terk eyledim, terki tenden!..
Al bendeki ben’i benden;
Bu ben beni yakar böyle!..

İncittiler, incinmedim;
Çok kınandım gücenmedim!..
Bir nefsim var güvenmedim;
Dağı dağdan söker böyle!..

Sebep verdin kurda, kuşa;
Hayat verdin ölen kışa!..
Her yazılan gelir başa;
Gam belimi büker böyle!..

Aldım gönül hitâbını;
Yazdım bu aşk kitabını!..
Her nefesin hesabını;
Tenim bir bir, çeker böyle!..

Seni bilen, seni bulur;
Öz içinde menzil alır!..
Her amelim gülşen olur;
Misk-i amber kokar böyle!..





BİR İNCE SIR

Baş koymuşum bu davâya;
Can adadım ilk sevdâya!..
Yüreğimi bir Leylâ’ya;
Mecnûn gibi yâr eyledin!..

Aczim ile doldum, oldum;
Fakrım ile soldum, oldum!..
Kerem eyle şaşıp kaldım;
İçim dışım bir eyledin!..

Bilmem nedir bu öfke, kin?
Sevgin büyür için için!..
Beni böyle gizli, derin;
Böyle ince sır eyledin!..

Bir himmet ver garip kula;
Öz nûrunu canda bula!..
Niyet ola, amel dola;
Aşk yolunu zor eyledin!..

Pazar pazar kula döndüm;
Od içinde güle döndüm!..
Sınandıkça dile döndüm;
Kaç kez öldüm, var eyledin!..

Kaçtım gaflet batağından;
Haset, riyâ yatağından!..
Canı rahmet ocağından;
Alıp böyle nûr eyledin!..





HİKMET ESİNTİLERİ

Dosdoğru ol dedin bana;
Huyum, suyum ayan sana!..
Kıvrım kıvrım, yana yana;
Özüm kaldı köz içinde!..

Ceht eyledim yakîn olam;
Bir deryâya gönül salam!..
Senden alam, sende dolam;
Seni anam söz içinde!..

Elif elif, hece hece;
Aşk okudum gündüz gece!..
Yâ Rab, bu can arştan yüce;
Seni duyar haz içinde!..

Bildim dünya, ahret nedir;
Yüklendiğim cennet nedir!..
Cehenneme, hikmet nedir?
Oda yandım öz içinde!..

Yan ey gönül, yan bu oda;
Kul olduğun gelsin yada!..
Eren erdi son murada;
İniş, yokuş, düz içinde!..

Meyil verme mala, mülke;
İbretle bak sona, ilke!..
Sınandıkça bu zor aşka
Dal deryâya yüz içinde!..




BİR HÂL İLE


İçim döktüm geldim sana,
Vuslât odun düştü cana!..
Bahtım açık aşktan yana;
Kurun da hoş, yaşın da hoş!..

Gafur sensin, Kerim sensin;
Rahman sensin, Rahîm sensin;
Hüküm senin, Hakîm sensin;
Kurdun da hoş, kuşun da hoş!..

Bir gül sundun güldü cihân;
Böyle döndü devir, devrân!..
Bende akıl, bende iz’an;
Bende duygun, düşün de hoş!..

Bir aşk verdin benden evvel;
Bir can verdin ömre bedel!..
Yerden, göğe yoklar ecel;
Dolun da hoş, boşun da hoş!..

Her iyiyi metheyledin;
Her kötüyü nehyeyledin!..
Beni bende şerheyledin;
Varın da hoş, işin de hoş!..

Yâ al beni, benden sana;
Yâ nûrunu sal bu cana!..
Gör ki ne hâl oldu bana,
Yazın da hoş, kışın da hoş!..




GELDİM SANA

Senden aldım hoş hevesi;
Sende buldum her nefesi!..
Bir sevgide, bin bir sesi;
Dil eyleyip geldim sana!..

Sensin yakan aşk varımı;
Sensin alan efkârımı!..
Canda ezel kararımı,
Hâl eyleyip geldim sana!..

Çarkın eler eleğimi,
Süzüp durdum dileğimi!..
Sana akan yüreğimi,
Sel eyleyip geldim sana!..

Senden ayrı olmaz gönül;
Can yanmadan dolmaz gönül!..
Her zerremi menzil menzil,
Yol eyleyip geldim sana!..

Sildim kalbin karasını;
Yaktım ezel çırasını!..
Aşkın bu dağ yarasını,
Gül eyleyip geldim sana!..

Vuslât bağlı her ışığa.
Âlem nedir bu aşığa?..
Koca ömrü bir eşiğe,
Kul eyleyip geldim sana!..





AŞK OCAĞINDA

Aynam düştü bu devrâna;
Umut doğdu garip cana!..
Bir âlemi açtın bana;
Öz canımı sır eyledin!..

Resûl’üne, berât verdin;
Selam verdin, salat verdin!..
Mi’râç sundun, vuslât verdin;
Gül kokulu yâr eyledin!..

Can yeşerdi izden ize;
Hızır İlyas geldi söze!..
Sevgi sundun özden öze;
Bu aşk ile nûr eyledin!..

Hayran oldum bu nizâma;
Gönül girdi ihtimama!..
Lâyık mıyım bu ikrâma?
Ezel ebet var eyledin!..

Hâl içinde sordum dünü;
Göz yaşımla sardım günü!..
Hayra dönsün işin sonu;
Bin derdimi bir eyledin!..

Seher senin, akşam senin;
Menzil, mâna, merâm senin!..
Zaman, mekân, makam senin;
Bir gönülde yer eyledin!..




BÖYLE GARİP

Kadir Mevlâ’m, sırrımı çöz;
Tefekkürde kaldı bu öz!..
Ezel yandı, yansın bu köz;
Ağzım dilim kuru geldim!..

Sende hüküm, sende felâh;
Tövbem ile erir günâh!..
Benliğimi sardı bu âh;
Kaç kez öldüm diri geldim!..

Ecel ile girdim yola;
Tenden öğüt ala ala!..
Can ver çilem sevgi dola;
Aşk odundan arı geldim!..

Yâ Rab, bitsin bu intizâr;
Her sevdiğin seninle var!..
Aç kapını, böyle naçâr;
Böyle garip biri geldim!..

‘Kader’ dedin verdin başa;
Şaşıp kaldım dolan boşa!..
Kaç vadide dağdan, taşa;
Sana aktım duru geldim!..

Açıp dursun imân gülüm;
Gül içinden geçti yolum!..
Tut elimden aciz kulum;
Öz nefsimden beri geldim!..




VUSLÂT YAKARIŞLARI

Yâ Rab, bir aşk verdin bana;
Yanıp durdum Sen’den yana!..
Canı kurban dedim Sana;
Rahîm Sen’sin, rahmet Sen’in!..


Ezel ebet devletin var;
Her zerrede, kudretin var!..
Ne tükenmez servetin var;
Rezzâk Sen’sin, nimet Sen’in!..

Benden yakın oldun bana;
Hangi yüzle dönem Sana?!..
Akıl yetmez bu devrâna;
Kâdir Sen’sin, kudret Sen’in!..

Gelen gider, giden gelmez;
Can Sen’indir bu can ölmez!..
Onca sırrı çözen olmaz;
Hakîm Sen’sin, hikmet Sen’in!..

Şükrü bulduk varlık ile;
Sabrı gördük darlık ile!..
Edep derdik erlik ile;
Rahmân Sen’sin, izzet Sen’in!..


Kalp, adınla Sen’i okur;
Okudukça bir aşk dokur!..
Elimdedir verdiğin nûr;
Samed Sen’sin, himmet Sen’in!..


 
 
Uraldan Çevrimdışı  
Alıntı Yaparak Cevapla
Uraldan Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
breakfree (04-06-2008)
Reklamlar
Cevap Yaz

Etiketler
araz, hayati, ornekler, rifat, siirlerinden


Şu an bu konuyu görüntüleyen üye sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)

 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Yeni cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hızlı Geçiş

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Rıfat Emin rx3004 Yazarlar 0 24-12-2007 23:13
Nezihe Araz ( 1922) rx3004 Yazarlar 0 24-12-2007 22:28
Mevlanzade Rıfat rx3004 Yazarlar 0 24-12-2007 21:35
Rıfat Ilgaz rx3004 Gazeteci 0 17-12-2007 04:47
Rıfat Ilgazın Şaheseri - Hababam sınıfı Deadly E-Kitap & E-Book 0 04-09-2007 11:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:19 .

eXTReMe Tracker




Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
THE SECURITY SYSTEM CBACK.de ACTIVE

TOPlist Rambler's Top100


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149